Dolar kurunda yaşanan hızlı yükseliş zam olarak yansıyor. Enerjiden akaryakıta, gıdadan giyime kadar birçok ürüne zam gelirken temel gıda ürünlerindeki fahiş fiyat artışı ise tepkilere neden oluyor. Ayçiçek, şeker ve kahve fiyatlarındaki zamlar sonrası marketlerden kota uygulaması gelirken Türkiye’de ekonomik tablo vatandaşı zorluyor. Çanakkale Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaya, “Tüccar eline gelen malı daha fazla para kazanmak için daha değerinde satmak isteyebilir. Eğer doğru ve sağlıklı kurallar koyarsanız, burada hem üreticiyi korumuş olursunuz hem tüccarı korumuş hem de bunu son tüketen, asıl önemli olan tüketimi yapan tüketiciyi korumuş olursunuz. Herkesi koruyacak kurallar koymak gerekiyor. Üreticiyi de, tüccarı da, son halka tüketiciyi de memnun edecek şekilde olmalı. Bu kuralları koymak zor değil” dedi. Kaya, Çanakkale için önemli bir gelir kaynağı olan zeytin için ise, “Bütün her şeyde olduğu gibi zeytinyağında da fiyat artışları olacak. Bu üreticinin elinden çıktıktan sonra olacağını da görmeliyiz. Bizim üreticimiz 30 liraya zeytinyağını satmakta zorlanırken, 2-3 ay sonra 90-100 lira olacağını düşünülüyor. Bu ülke, istenildiği anda kendi kendine yetecek bir ülke haline, 1 sene içinde gelebilecekken, şuanda bunları konuşuyor olmamız bile aslında yersiz.” dedi.
“YERSİZ VE GEREKSİZ ZAMLAR OLUŞUYOR”
Kaya, piyasada gıda ürünlerinde fahiş fiyatların hızlı artışına tepki göstererek, “Piyasaların okunmama durumu söz konusu. Yersiz ve gereksiz zamlar oluşuyor. Söylentilerle zamlar oluşuyor. Şeker pancarının bir taraftan hasadı devam ederken böyle zamların oluşmasının, ciddi şekilde yönetimsel sıkıntıların olduğunu düşünüyoruz” dedi.
“TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETEBİLİR”
Türkiye’nin kendine yetebilecek bir ülke olduğuna dikkat çeken Kaya, “Bu ülke, istenildiği anda kendi kendine yetecek bir ülke haline, 1 sene içinde gelebilecekken, şuanda bunları konuşuyor olmamız bile aslında yersiz. Şeker ve yağ gibi gıda maddelerinde olan hızlı fiyat yükselişinin, yönetenlerin dikkatli davranmaları durumunda çok çabuk önüne geçilebileceğini düşünüyorum. Yönetenlerin gerçekle hızlı yüzleştiklerinde, fiyatların yükselişinin önüne geçebilirler. Okunma problemi, yönetimsel bir sıkıntı var. Burada konunun muhataplarının da ihmalkârlıklarının olduğunu düşünüyorum.” Dedi.
“ZAMLARIN SUNİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
“ARTMAMASI GEREKEN ÜRÜNLERİN FİYATLARI DA ARTTI”
Son günlerde dolarda yaşanan hareketlilik ve Türk Lirasının değer kaybına değinen Kaya, “Kurda ciddi artışlar oldu. Birçok ürünün fiyatı artarken, artmaması gereken ürünlerin fiyatlarının artması bizim canımızı sıkıyor. Bu ülkede iki buçuk üç ay önce hasat sezonu geçti. Mesela buğday hasadı yapıldı. İki buçuk liradan satılmasına o günkü yönetenler, pahalı dedi. ‘2,5 liradan satılmasına müsaade edersek ben insanları zor durumda bırakırız’ dediler. Bugün aynı ürün 4,5 lira. Ama kimseden açıklama yok. Üreticinin elindeyken bu ürün 2,5 liradan satılsaydı üretici de para kazanacaktı, memnun olacaktı ama pahalı denilerek ürün 2,5 liradan 2 liraya geriledi. Aynı ürün hasattan 2-3 ay sonra, yani bugün borsalarda 4,5 liraya işlem görüyor. Bunun hesabını verdiğimizde, bu fiyat artışlarının önüne de geçmiş oluruz” sözlerinin altını çizdi.
“TÜKETİCİNİN ULAŞILABİLİR FİYATLARDAN GIDAYA ULAŞMASI GEREKİYOR”
“Yönetenlerin uyanık olup bu tezgahlara gelmemesi gerekiyor. Bunun yönetenlerinin zaafları olduğunu düşünüyorum. Bu sürecin özellikle gıda ile alakalı olarak çok daha iyi yönetilebilinir. Bu ülke, her an kendi kendine yetebilecek üretimi yapabilecek bir coğrafyaya sahip. Kendi kendine üretimi yapıp, kendi ülkesinde yaşayanları, kendi ülkesine gelen turistleri doyuracak çalışma gücüne, üretici gücüne de sahip bir ülke. O coğrafyaya, işgücüne sahip bir ülke” diye belirten Kaya, “Bunları yerli yerinde kullandığımızda her şey düzelecektir. Yurtdışında ürünün, fiyatının ne olması, kimin ne kadara alması bizim umurumuzda değil. Biz önce 85 milyon vatandaşımızdan sorumluysak, önce 85 milyon vatandaşımızın üretilen gıda ürünlerine, ulaşılabilir fiyatlardan ulaşabilmesini sağlayabilmemiz gerekiyor. Bunu sağlayabilmek içinde, tarıma üretim yapanlara destek vermek gerekiyor. Üretim yapanların ürünlerini zamanında değerinde alabilmek gerekiyor. Zamanında eğer ki ürünleri TMO’nun depolarına alabilmiş olsaydık, bugün un fiyatını konuşmuyor olacaktık” dedi.
“KURAL KONMALI”
Marketlerde ürünlerin zam beklendikten sonra satış yapıldığını hatırlayan Kaya, “Tüccar daha fazla para kazanmak için malını değerinde satmak isteyebilir. Burada bazı şeylerin kurallarla yönetilmesi gerekiyor. Her şeyin ucu açık olmaması, bazı kuralların önceden konulmuş olması gerekiyor. Ticaretin de o kuralların etrafında dönebiliyor olmalı. Tüccar eline gelen malı daha fazla para kazanmak için daha değerinde satmak isteyebilir. Eğer doğru ve sağlıklı kurallar koyarsanız, burada hem üreticiyi korumuş olursunuz hem tüccarı korumuş hem de bunu son tüketen, asıl önemli olan tüketimi yapan tüketiciyi korumuş olursunuz. Herkesi koruyacak kurallar koymak gerekiyor. Üreticiyi de, tüccarı da, son halka tüketiciyi de memnun edecek şekilde olmalı. Bu kuralları koymak zor değil” sözlerine yer verdi.
“UZUN VADEDE KURALLARIMIZI KOYMUŞ OLMAMIZ GEREKİYOR”
“Bizim üreticimizin hak ettiği kazançları elde edebiliyor olması gerekiyor. Ve bunun karşılığında da tüketicinin de bizim ürettiğimiz ne kadar gıda varsa ulaşabilir fiyatlarda elde edebiliyor olması gerekiyor. Ülkemizde bir sürü gelir grubu var. Her gelir grubundaki vatandaşın, her gelir grubundaki son tüketicinin bütün gıda ürünlerine ulaşabilir fiyatlardan istediği zaman ulaşabiliyor olmasının önü açılmalı. Buna yönelik düzenlemelerin, kuralların konulması gerekiyor” sözlerine dikkat çeken Kaya, “Bugünü ufak tefek hamleler yaparak kurtarabiliriz. Yarın, bugün yaptığımız hamleler çok daha büyük sorun olarak karşımıza çıkabilir. Bizim uzun vadede kurallarımızı koymuş olmamız gerekiyor” dedi.
“ÜRÜNLERİN FİYATLARININ ARTMASINI HAYRETLER İÇİNDE TAKİP EDİYORUZ”
“Ürünlerin fiyatlarının artmasını hayretler içinde takip ediyoruz. Eğer önüne geçilmezse un ve un mamullerinin fiyatları daha da artacak. Şeker ve yağ da bu durumun önüne geçilmezse fiyatı daha da artacak” ifadelerine her veren Kaya, Çanakkale için önemli gıda ürünlerinden biri olan zeytin için, “Zeytin hasadını gerçekleştiriyoruz. Zeytinyağın fiyatları da daha da artacak. Şuanda üreticiden 30-35 liraya zeytinyağı alınıyor. Ama hasat bittikten sonra bu 60-70 liraya hatta 100 liraya çıkacağı konuşuluyor. Dolayısıyla kurallar koymamız gerekiyor. Ticaretin bir kuralı olması gerekiyor. Kuralları koyarken üreticiyi, tüketiciyi, son tüketiciyi düşünerek kuralların konulması kıymetli. Ülkemiz istediğimiz taktirde kendi kendine yetecek hale 1 yıl içinde getiririz. Kendi kendimize yetebilecek modele bir an önce geçmek için adımlar atmalıyız. Ki fiyat artışının önüne geçelim” sözlerine yer verdi.
Kaya, “Bütün her şeyde olduğu gibi zeytinyağında da fiyat artışları olacak. Bu üreticinin elinden çıktıktan sonra olacağını da görmeliyiz. Bizim üreticimiz 30 liraya zeytinyağını satmakta zorlanırken, 2-3 ay sonra 90-100 lira olacağını düşünülüyor. Bazı ürünler elde tutuluyor, stokta tutuluyor. Kuralları siz koyarsanız kimse bunu yapamaz” dedi.
“BUNUN FATURASI ÜRETİCİYE ÇIKMIŞ OLUR”
“Şuanda üretici tarafından baktığımda, üreticinin maliyetleri ciddi oranda yükseliyor. Girdi fiyatlarımız, makine ekipmanından tutunda gübresine, işçiliğine üretim maliyetlerimiz yükselmekte. Bu fiyatların düşeceğini kimse düşünmesin. Böyle olduğunda üreticimiz zor durumda kalır. İşini bozar. Bunun faturası üreticiye çıkmış olur. Bu girdi maliyetlerinde üretilen gıdanın fiyatlarının düşeceğini kimse düşünmesin” sözlerinin altını çizdi.
“Hibe destek, gübre ve diğer girdi maliyetlerinde düşüş olursa ancak fiyatlarda düşüş olabilir. Bizim üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünlerin fiyat artışlarının bu dakikadan sonra üreticiye yansımıyor” diye konuşan Kaya, “Üretici sezonunu kapattı gelecek yılın hazırlıklarını yapıyor. Dışarıda olan fiyat artışlarının hiçbir yerinde üretici yok. Bu fiyat artışlarından yararlanan sanayici ve tüccarlar var” dedi.
Damla YELTEKİN
Yorumlar
Yorum Yaz