Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü ihtiyacı olan çelik halatlar için Çanakkale’de fabrika kurulacakmış. İstihdamdan falan söz ediliyor ama bana pek inandırıcı gelmedi. Nedeni; Çanakkale’de üretime katkı sağlayacak istihdam sıkıntısı öylesine hakim ki.
Sabah 9, akşam 5 işlerini sevenimiz çok.
Kalifiye elamanı geçtim. Kalifesiz işçi bulmak bile dert.
ZAMMIN KAMU YARARI OLUR MU?
Gelibolu Belediyesi 2017 itibarıyla suyu yüzde on zamlandırmış. Yeni yıl gelmeden zam haberi ilçe halkına ulaştı, herkes aile bütçesini ona göre yapsın. Memur, maaş farkını eline alır almaz doğru su veznesine.
Yok ‘maaş farkı cepte kalsın’ diyen varsa önünde iki seçenek var. Yıkanmayıp ya deniz sezonunun açılmasını bekleyecek yada kaldıysa eski kuyulardan su çıkarıp bulaşık ve çamaşır yıkayacak. İçme suyu ihtiyacı için sokak çeşmelerine, tabi eskisi gibi yaygınsa.
Yüzde onluk artış suyu daha değerli hale getirdi, harcarken dikkat. Böbreklerin ihtiyacı su ama tabi bu ihtiyacı karşılamanın farklı yollarını (!) aramak zorunda kalacak emekli. Elektrik fiyatlarında indirim gibi beklenti var. Biraz absürt olacak ama su ihtiyacını karşılamak için elektrikten faydalanmanın yolu aranmalı.
Elimde formül yok, yardımcı olamıyorum. Ortaya attım işte. Gerisi mucitlerin işi.
CHP’nin 6 ilkesinden biri ‘Halkçılık’. O çok eskilerde kaldı. Küresel gelişmelere ayak uydurmak lazım. Vahşi kapitalizm. Yok, o marjinal söylem biçimi olarak eskidendi. Sosyal demokratın tarifi bile değişti. Seçim yatırımı olmasın diye eskisi kadar kolay kadro tahsis edilmiyor.
Heyhat, formül bulundu. Öz sermayesi belediye kasasından şirket yani KİT’in yereli. Şirketin başına meclis üyesi, başkan yardımcısı falan atamak gerek.
Konuyu dağıttık galiba.
Gelibolu’yu CHP’li başkan yönetiyor. Partinin 6 İlkesinden biri ‘Halkçılık’ olduğunu hepimizden çok sayın başkan bilir. Halkçılık ne demek? Gazi Mustafa Kemal Atatürk CHP’nin kuruluşunda, ‘Halkçılık’ ilkesini çeşitli kavramlarla izah etmektedir. Bunlardan birini paylaşayım “Atatürk’ün halkçılık ilkesi hem devlete hem de vatandaşa bazı ödevler yüklemektedir. Halkçılık ilkesinde milli gelirin adaletli bir biçimde dağıtılması temel alınmıştır. Sosyal devlet anlayışı fikri benimsenerek bireylerin ekonomik sorunlarının çözülmesi ilke edinilmiştir. Örneğin, ekonomik açıdan zor durumda kalan yurttaşlara devletin etmesi halkçılık ilkesinin bir gereğidir.”
Halkçılık ilkesini yerel yönetim anlayışına indirgersek ; bireylerin ekonomik sorunlarının çözülmesi için su gibi bazı temel ihtiyaçların karşılanmasında zam yapmadan yönetim anlayışı biçimlendirilebilir. Kaldı ki, bunun örneklerini birçok yerde görebiliyoruz. CHP’li, AK Partili, MHP’li birçok belediyede bu uygulamalar yapılabiliyor. İlla yasal gereklilikse yüzde on değil de cüzi miktarla sonuçlandırılabiliniyor.
Su, temel ihtiyaç. Bir gelir aracı yada kar etme amaçlı değerlendirilmemeli. Çanakkale merkez de dahil CHP’li birçok belediyede gelir kalemlerine baktığımızda kar amaçlı olduğunu görüyoruz.
Efendim “şu partili belediye de yapmış, yüzde onun bile üzerinde üstelik” diye savunma geliştirilebilir. Böyle bir tezle karşılaşırsam ben de derim ki “ama onların partisel ilkelerinde Halkçılık var mı?”
Haksızlık yapmış olmayayım, Gelibolu’da su zammına ‘evet’ elini kim kaldırmışsa CHP, MHP, Ak Parti ayırmadan hepsi için geçerli eleştirilerim. Çünkü, kamu yararı ilgilendiriyor beni.
Zam, kamu yararı mı?
Vatandaşın yolunu yaparken zaten kaktı payı alıyorsun. Keza kanalizasyon yaptın vatandaşa dönüp “katılım payı’ demiyor musun? Temel hizmetlerin tüm karşılığını belediyeler zaten alıyor. Katı atık, sıvı atık aklınıza ne gelirse. Bir de KDV.
Gelibolu’da zam sadece yüzde on ile sınırlı kalmayacak ki. KDV de koy üstüne, vatandaşa yansıması yuvarlak hesaplama ile yüzde 12.
HİBENİN PARTİSİ YOK
AK PARTİ Grup Başkan Vekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Bozcaada Belediyesi’nin Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı İller Bankası Sukap Projesi kapsamına alınarak %50 hibeli 2.5 milyon TL kredinin onaylanmasını sağlamış.
Daha önce bildiğiniz gibi Kepez’e de benzer hibe desteği alınmasını sağlamıştı sayın Turan. Bozcaada da CHP’li Belediye. Eğer partizan bir anlayışa sahip olsaydı Turan, ‘Al kredini İller Bankasından. Nasıl olsa borç senin “ diyebilirdi.
Ne yapmış Ak Partili Turan?“Gel kardeşim. Yaptığın kamu hizmeti. Yüzde 50’sini sana hibe ettireyim. Daha iyi, daha güzel tesis yap” demiş. Gözünün üstünde kaş var, hibeyi sağlarım ama Ak Partiye katıl gibi bir dayatma yapmış mı? CHP’li diye ayırmış mı?
Anlatmak istediğim şu; kim iş yapmak istiyorsa, İl yada İlçesi için kim proje getiriyorsa Turan’ın siyaset anlayışında onlara yardımcı olmak var.Belediye başkanları hizmet üretsin, iş yapsın. Ak Partili belediye iş yapmıyorsa ,çok yakından biliyorum, Turan gidip “ya başkan gel de birlikte şu işi yapalım” demiyor. Nasıl olsa halkına hesap verecek olan o belediye başkanı.
Ama geleni boş çevirmiyor.
Siyasi partisine, siyasi düşüncesine bakmadan, ötekileştirmeden, ayrımcılık yapmadan ‘tamam olur’ diyor ve sonuçlandırıyor. CHP’li başkan gitmiş ‘itfaiye aracına ihtiyacım var’ demiş de alamamış mı? Çöp kamyonu istemiş de Turan ‘hadi git CHP Genel merkezine’ mi demiş. Tek bir örneği yok.
Bülent Turan Çanakkale için büyük şans.
Amorti yok. Büyük ikramiyeyi kim kazanmak istiyorsa; yüzde yüz garantili.
Yerel hizmetlerde zengin olmak isteyen varsa adresi veriyorum. Not edin bir yere; TBMM Ana Bina Kat;2.Ankara. Hatta biraz daha yardımcı olayım. Ana binayı girip asansöre binin. Basın kat numarasına. Kata geldiğinde kapıdan sağa dönün. Grup Başkan Vekilleri koridorunun en sonunda. Ak Parti Genel Başkanı yazılı makam ile yan yana, bitişik, komşu.
Yine de bulamadıysanız cepten ulaşın. Turan, bulunduğunuz yerden sizi aldırır.
Tamam mı başkanlar..
Yorumlar
Yorum Yaz