Eczanelerde satılan tüm ilaçlara %20 oranında zam yapıldığını dile getiren Çanakkale Eczacılar Odası Başkanı Jale Karaata; ”Yapılan zamma reel olarak bakıldığında %20 zammın çok büyük bir zam olduğunu vatandaş olarak değerlendirebilirsiniz. Ama gerçeğe döndüğünüz zaman %20’lik zammın eczacıya kârlılığından öte eczacıdan çok şeyi götürdüğünü de göreceksiniz. Çünkü ince hesapla bu direkt %20 değil. Bir de bunun vatandaşa asla anlatamadığımız kurum ıskontosu dediğimiz bir olayı var. Onunla birleştiği zaman bu zam oranı zaten düşüyor. Bizde ki ilaçlar dört beş bareme ayırılmış ilaçlar. Dört ve beş baremde ayrışan olayda fiyatı 12 liraya kadar olan birinci ve ikinci baremde bu baremler değişiyor. Burada yaşanan zaten 10 TL’lik bir ilaçtaki 2 TL’lik kârlılık. Neticede ne vatandaşı ne de bir başkasını rahatsız eden bir durum değil. Fakat çok pahalı ilaçların yok olmasının sebebi bu yapılan zammın yetersizliğinden. Çünkü ilaçlar Euro bazında Türkiye’ye geliyor. Ama devlet için ödediği sabit bir Euro kuru var. Euro da şuan 9 TL’ye yaklaşıyor. İlaç ithalatındaki artışla birlikte Euro 4000 TL üzerinden hesaplanıyor. Bundan dolayı pahalı kalem ilaçlarda yani hayati önem taşıyan ilaçlarda sıkıntı yaşanıyor” dedi. Başkan Karaata sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bütçe oylamalarında Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi ona göre belirleniyor. Geçen seneye göre bu senenin sağlığa ve ilaca ayrılacak parası da bu şekilde arttırılıyor. Devlet de bunu planlama yaparken bütçe komisyonunda değerlendiriyor.”
“Eczacılar zor durumda”
“Bu zamma yalıngözle bakan ilk başlarda raflardaki ilacın arttığını, eczacıya bir artı getirdiğini sanıyor. Aslında durum böyle değil, şu dönemde işler çok düştü. Pandemiden dolayı hastanelere ve sağlık ocaklarına gitmede bayağı bir kısıtlama var. Eczacıların hepsi zor durumdalar, vitamin satışlarıyla kendilerini döndürüyor gibi görünüyorlardı, fakat son zamanlarda vitamin satışları da bayağı geriledi” diyen Başkan Karaata; “Eczacı ne kadar kamu hizmeti görüp, sağlık hizmet sunucusu olsa da bir yerde de ticari boyutu var eczanelerin. Sonuçta işyerinizin kirasına zam yapılıyor, yanınızda çalıştırdığınız çalışanların maaşları dörtte bir oranında artıyor. Elektriğe iki katı zam geliyor, doğalgaza zam geliyor. Yani sizin sabit giderleriniz otomatik olarak %25 oranında. Bir de özel harcamalarınız da var. Mesela yiyecek ve gıda ürünlerine yapılan bu denli zamlar varken, siz yine de 10 liralık iş yapıyorsunuz. Bütün bu artı harcamalarınız üstüne geliyor ama sizin cironuz hala 10 lirada kalıyor. O zaman eczacıların gelirinde bayağı bir azalma oluyor” şeklinde konuştu.
“Beklenen bir zamdı”
Başkan Jale Karaata sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bir de bunun yanı sıra normalde potansiyel olmayan bir eczanenin bile aylık reçete ve hasta sayısı ortalama 700-800 kişi iken, şu an 200 reçeteye kadar düşen eczaneler var. Bu durumda yapılan zam 100 bin lira sermayesi olan bir eczacının sadece 20 bin lira sermaye artışı demek. Yine de keşke fiyatlar artmasa her şey stabil gitse ama bu zaten beklenen bir zamdı. Çünkü ilaç üreticilerinde, tedarikçilerinde ham madde arttı. Elinizdeki malı yerine koyduğunuz zaman siz de zamlı ürün alıyorsunuz. Yani bu durup dururken yaşanan keyfi bir artış değil. Üretimin tabanından başlayan ve hastaya ulaşana kadar geçen süreçteki bir artış. Mesela işçilik maliyetlerine %25 zam yapılırken, ilaca %20 oranında zam yapıldı. Bu yüzden yapılan zam yeterli değil.”
“Bilinçsiz vitamin kullanımına karşıyız”
Bilinçsiz bir şekilde vitamin kullanımına karşı olduklarını dile getiren Başkan Karaata; “İnsanlar çok acil ve kronik hastalığı olmadığı sürece artık hastanelere gitmiyor. Ancak kronik hastalığı olan raporlu hastaların ilaçları, hastane veya doktora gitmeden SGK tarafından eczacının süresi dolup reçeteyi tekrarlaması sonucunda, eczacıların iş potansiyeli oluyor. Onun haricindeki satılan ürünler vitaminler oluyor. Bunun içinde özellikle vitamin satılsın, herkes vitamin kullansın diye bir eczacı olarak asla bir iddiamız yok. Çünkü vitaminde gerektiği zaman kullanılması gereken içinde etken madde taşıyan bir ürün. O yüzden bilinçsiz vitamin kullanımına da karşıyız” dedi.
“Yatış verilen hastanın ilaçlarını bağlı olduğu kurum karşılıyor”
“Şimdi siz SGK’lısınız ve bir reçete yazdırdınız. Size verdikten sonra tabii ki SGK’ya fatura ediyoruz. SGK’nın ödemelerinde de %20 bir fazlalık oluyor. Bu ilaçları eczaneler yapmıyor. İlaçlar ilk üretim yerinden o fiyatlar ile çıkıyor” diyen Başkan Karaata; “Üretim bazında çıkıp depoya gelişinde fiyat sabitlenmiş oluyor. Onun üzerinden bir toptancının bir ürünü satarken ki sürecini düşünün 8 liralık ürünü, markete bakkala verirken 10 liraya çıkarıyor. İlaç firmaları da bu ürününün fiyatını 8 liradan 10 liraya çıkarıyorsa hastaneye verirken de o zammı uygulayarak veriyor. Yani hastanede yatan hastayı taburcu ederken bağlı olduğu kuruma zamlı bir şekilde fatura ediyor. Ancak bu hastaya yansımıyor. Kullanılan ilaçların bedeli Sosyal Güvenlik Kurumuna ya da Banka personeli iseniz Bankalara yansıyor” ifadelerini kullandı.
“Halkın zamlara tepki göstermesi en doğal hakları”
Halkın bu zamlara tepki göstereceğini söyleyen Başkan Karaata; “Bundan önce de bazılarına ilaçların fiyatları fazla geliyordu. Sonuçta bu sizin cebinizdeki paranın durumuna bağlı. Sizin için pahalı olan bir başkası için etkili olmuyor. Tabii ki bu doğrultuda vatandaş da buna direkt %20 zam diye tepki gösterecektir. Zaten o da en doğal haklarıdır. Fakat işin gerçeğini bildikleri zaman zammın yetersiz olduğunu göreceklerdir. Biz eczacı olarak ilacın fiyatından öte piyasada bulunurluğunun derdindeyiz. Hasta geliyor elinde reçetesi var ilacı bulduğumuz zaman fiyatı ikinci plana atıyoruz. Ama piyasada bulunmayan ilacı arayıp hastanın çaresizce eczaneden çıkmasına çok üzülüyorum. Çünkü çaresizlik çok kötü bir şey. Üretici firma ham maddeyi tedarik edemiyor. Bu %20 zamla ilaçtaki dar boğaz da sonlanacaktır diye tahmin ediyorum. Bir an önce ülkemizin ve dünyanın pandemiden kurtulup normal hayatına dönmesini ve herkese sağlık diliyorum” diye konuştu.
Özden Nur ÖZDEN
Yorumlar
Yorum Yaz