Kent merkezinde görülen otopark probleminden, bir türlü tamamlanamayan belediye binasına kadar şehrin önde gelen sorunlarını tek tek anlatan Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Esra Yüksel, gündem belirleyecek açıklamalarda bulundu. Belediye meclisinin muhalefet grubu olarak Çanakkale Belediyesi’ne ait 4 tespitlerinin bulunduğunu vurgulayan Yüksel, “Faaliyet raporunun görüşüldüğü meclis toplantısında da örnekleriyle ifade ettiğimiz gibi, Çanakkale Belediyesi ile ilgili bizim 4 tespitimiz var. Bizim, Çanakkale Belediyesi’ne yönelik olarak; bürokrasiye yenik düştüğü, kadrolarının heyecanını yitirdiği, belediyeye ait kaynakların iyi kullanılmadığı ve yeni kaynak arayışlarında da hep sorun olduğu şeklinde tespitlerimiz var. Sıraladığımız bu dört tespit, uzun süredir birbirini de körükleyen bir döngü oluşturduğu için, şehrin sorunları çözülmüyor, beklentileri karşılanamıyor. İnanıyoruz ki bu tespitlerde yapılacak iyileşmeler, şehrin önünü açacaktır” ifadelerini kullandı.
“90 metrelik taşıt köprüsü dilimize pelesenk oldu”
“Sarıçay üzerine planlanan 4. Köprü sürekli gündemde tuttuğumuz bir konu” diyerek sözlerine başlayan Yüksel, “Zira bu köprü şehrin yeni gelişen bölgesi ile şehrin bağlantısını kuracak ve Truva Caddesi‘ndeki yoğunluğu azaltarak alternatif bir güzergah olarak trafiği rahatlatacak. Yapımı elzem bu köprüyü söylemekten yorulduk. Aslında CHP’nin seçim vaatlerinde de bulunan bu köprü, planlanan ancak gerçekleşmeyen projelerden biri olarak bekliyor. En son bir protokol süreci vardı, onu da hızlandırdık, omuz verdik. Bu sene yapılacak diye bekliyoruz. Bir yanda dünyada en uzun köprü olarak anılacak, şu an ülkenin en büyük yatırımları arasında olan sembollerin köprüsü, 5 kilometre uzunluğundaki Çanakkale Köprüsü var, bitişi 1 yıl erkene alındı. Diğer yanda yıllardır yapımı planlanan, belediye web sayfasında planlama olarak ilan edilen, 90 metre uzunluğunda 4. köprü var. Biz de hala yapılmalı diye dil döküyoruz. Kaynak da gösterdik. Belediye’nin elinde çeşitli yerlerde 80’e yakın daire var. Bunların yarısı lojman yarısı boş. Boş olanlar gelir getirmediği gibi, ortak giderleri ödediği için boşa kaynak harcıyor.Bunlar Çanakkalelinin, kamunun malları. Satılıp kaynağa dönüşmeli. Çanakkaleliye hizmete, yola,köprüye dönüşmeli diyoruz.Çanakkale Belediyesi, gayrimenkul şirketi değil. Kaynakların iyi kullanılmadığı tespitimize en iyi örnek olan bu konuyu da takip ediyoruz. En son başkan ‘yapacağız’ dedi. Bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“Hafriyat alanı, moloz döküm alanı gibi temel ihtiyaçlarından mahrumuz”
Hafriyat alanı eksikliğinin Sarıçay’a ağır bir darbe vurduğunu belirten Yüksel, “Mesela inşaatla büyüyen şehrimizde hala bir hafriyat alanımızın olmaması çok büyük bir sıkıntı. Hafriyat alanı olmadığı için illegal dökümler yüzünden Sarıçay’ın etrafı çöplüğe döndü. Meclise geldiğimizden beri hafriyat alanının olmamasını eleştiriyoruz. Bir de, hafriyat alanları birçok ilde belediyeye kaynaktır. Belediyeler uygun bir hafriyat alanı yapar, çalıştırır. İnşaatla büyüyen şehirde sürekli işleyen bir tesis olur. Böylelikle belediyeye kaynak oluşturursun, inşaatı sektörünü en büyük derdinden kurtarırsın, illegal dökümlerin de önünü keserek çevre kirliliğine de engel olursun.. Belki de ülkede tek hafriyat alanı olmayan şehir biziz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ceza yazıyor, senin hafriyat alanın yok diye. Belediye çözüm bulamadığı gibi bir de bizim vergilerimizle oluşmuş bütçeden ceza ödüyor. Bu konunun üstünde durduk, takıldığı yerler vardı, omuz da verdik ve yol katedildi. Yakın zamanda Dümrek’te bir döküm alanı hizmete girecek. Ancak yeterli değil . En kısa sürede kapasite ve mesafe anlamında uygun bir hafriyat alanını daha bulunması zaruridir. Bu konuyu gündem de tutmaya devam edeceğiz” dedi.
“Niyetsizlikle açıklıyorum”
Moloz döküm alanın da kent için bir diğer önemli temel ihtiyacı olduğunu vurgulayan Yüksel, “Bir de ayrıca moloz döküm alanı ihtiyacı var. Moloz döküm alanı ile hafriyat alanının mevzuatları ayrıdır. Şehrimizin hala bir moloz döküm alanı yok. Sosyal Konutlar başta olmak üzere, riskli olduğu için dönüşmesi gereken onca bina yıkıldığında, molozlar nereye dökülecek? Demek ki Sosyal Konutlar’da dönüşüm başlamadan, bir an önce moloz döküm alanı sorununun çözülmesi lazım. Bir tek Sosyal Konutlar değil, dönüşmesi gereken çok fazla yer var. Dolayısıyla bizim büyük bir moloz dökümü alanı ihtiyacımız şuan en zaruri ihtiyaç. Bu aynı zamanda bir de gelir kaynağı. Molozu dönüştürerek elde edilen malzeme bir kaynaktır. Dolgu malzemesi olarak kullanılır, satışı yapılarak belediyeye kaynak aktarılır. Vizyoner belediyecilik bu şekliyle hem hizmet üretir, bir sorunu çözer, hem kaynak yaratır, hem de çevreyi korur. Ama bu ihtiyaç da birçok hizmet gibi bekliyor. Biz bu tavrı hizmet heyecanının yitirilmiş olması ve niyetsizlikle tanımlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Belediye otopark sorununu görmezden geliyor”
Gündemde olan meydan düzenlemesi ile ilgili gelinen son durumu da Kaleninsesi Gazetesi'ne yaptığı özel açıklamada özetleyen Yüksel, “Cumhuriyet Meydanı’nın altına otopark yapılması zaruri ve bizim önerimiz. Ama planlanmıyor. Belediye otoparksız bir meydan düzenliyor. Buradaki konu da şu, şehrimiz marka şehir, kültür şehri, turizm şehri diyoruz. Ama çok vasat bir meydanımız var. Ülkemizi gezdiğimizde bakıyoruz, çok güzel meydan düzenlemeleri olan şehirlerimiz var. Bu şehre de öyle bir meydan gerekir dedik. Orada bir Fen Lisesi’nin yatakhanesi vardı. Kullanılmıyordu. Yer belediyenin, bina Milli Eğitim’in. İl Kongremizde Vekilim Sayın Bülent Turan, ‘Biz binayı yıkalım, yer belediyenin, belediye de bunu meydana katsın, yeni, yakışan bir meydan düzenlemesi yapalım’ dedi. Onu izleyen mecliste de bir meydan nasıl olmalı ile ilgili fikrimizi söyledik. ‘Otoparksız bir meydan, yarım bir meydan olacaktır’ dedik. 1 ay önce falan yeni meydan projelerini getirdiler. Otopark yok. Otoparkı çevrede düşünüyorlarmış. Düşünülen şey neden yapılmaz anlamış değiliz. Yakın bir zamanda keşmekeşe dönmüş trafik sorunumuzu çözecek bir otoparkımız olmayacak. Otopark sorunu çözülmeden bir meydan düzenlemesi olacak. Dolayısıyla bu meydan düzenlemesi de yeni taşların serildiği, biraz sosyal donatı eklenmiş, park düzenlemesi gibi bir şey olacak. O konuda da maalesef olması gereken olmuyor” şeklinde konuştu.
“8 yıldır beklenen bir durum var”
Uzun yıllardır çözülemeyen Sosyal Konutlar meselesi konusunda da çarpıcı açıklamalarda bulunan Yüksel, “Sosyal Konutlar konusunda 8 yıldır dillenen ama bir türlü gerçekleşmeyen bir durum var. Bu konuya bakarken, oradaki önceliğimiz riskli binalarda oturan insanların can güvenliği oldu. Biz bu açıdan bakıyoruz. 8 yıl boyunca insanlar riskli binalarında belediyenin çözüm üretmesini beklediler. Süreç o kadar uzun sürdü ki, bu arada mevzuatlar değişti. Bizim en çok gündemde tuttuğumuz konulardan biri Sosyal Konutlar’dır. Zira orada bine yakın konutta insanlar risk altında yaşıyor. İlk etapta can güvenliği açısından baktık. Yeni mevzuata göre artık yatay mimari ön plana çıkıyor. Bir de kentsel dönüşüm yasası var. Sosyal konutların dönüşümü, kentsel dönüşüm teşviklerinden yararlanmalı dedik. Mecliste bu konuda bizim çok çetin tartışmalarımız oldu. Bir mecliste risk tespit edildiği halde, dönüşümün başlamamasının yasaya aykırı olduğunu vurgaladık ve Belediye İmar Müdürlüğü proje hazırlamaya başladı. Belediye böyle bir proje yaptı. Biz de meclis olarak bu projenin önünü açacak plan tadilatını 8 kat olarak onadık. Bu projenin vebali, sevabı belediyeye aittir. Biz 100 bin metrekarelik bir projenin her detayına hakim olamayız. Kocaman bir alan. Bizim amacımız, bir an önce ivedilikle yola çıkılacak bir proje olması ve bunun önünün açılmasıydı. Biz olaya böyle baktık. Ama bu, işin çözülüp bittiği anlamına gelmez. Bu ilk adımdı. Müteahhitlerle vatandaşlarımızın bir an önce anlaşarak orada dönüşümün başlaması ve sağlam konutlara insanların geçmesi gerekiyor. Sonuç alanına kadar burada ‘hayırlı olsun’ denmez. Biz kağıt üzerinde bir plan tadilatını onadık. Bu, sorunun çözümü için bir adımdı. Devamının da hızlıca gelmesi lazım” dedi.
“Yanlış planlamadan bitirilemedi”
Uzun bir süredir tamamlanamayan belediye binası ile ilgili de açıklamalarda bulunan Yüksel, “Aslında sorunların kaynağı aynı, yanlış planlama. Sayın Başkan, binanın bitmemesini ‘krize yakalandık’ şekliyle açıklıyor. Kesinlikle katılmıyorum. Sektörü bilen biriyim. Projenin ilk termin süresi inşaat sektörünün en parlak olduğu, finansmanın en hızlı ve uygun bulunduğu bir dönemdi. Dolayısıyla binanın bitmemesinin kriz ile ilgisi yok. Projenin oraya uygun olmaması, zeminde yapılan hatalar, planlamada yapılan hatalar, karar verme süreçlerindeki yavaşlık, bürokrasiye takılmışlık… Orada olan da budur. Kötü planlama ve yönetim binayı bitmeyen bina haline getirdi” şeklinde konuştu.
“Durdukça işleyen bir zarar saati”
Yapım aşamasındaki belediye binası ile ilgili açıklamalarına devam eden Yüksel, “Orayla ilgili de yine bizim desteğimizle, bizim el atmamızla giden bir süreç var. Oranın hem hesaplanan, hem hesaplanamayan bir sürü zararı var. Durdukça işleyen bir zarar saati açıkçası. Bir de binanın kaba şekliyle, öylece durması inşaat tekniğine de aykırı. Bina bir an önce kapatılmalı. Nerden baksan elinde kalan bir durum var. Nihayet bir ihale yapıldı. Orada 30 milyon civarı bir zarar var. Çanakkale’nin cebinden çıkmış bir zarar bu. Son faturada kesin hesapta ortaya çıkacak. Belediyede kaynaklar da çok yeterli değil. Bu konuda ‘kamu hizmeti gecikmemeli ve zarar görmemeli ‘mantığıyla siyaset ve hizmet yapan Vekilim Bülent Turan’ın desteği çok fazladır. Vekilimin desteğiyle, İller Bankası’nda bu yıl sonuna kadar çıkacak bir kredi ile o bina yol alacak. En azından durmayacak. Biz kamu zararının önüne geçmek için destek veriyoruz. Yıllardır durmuş halde bekleyen o binanın varlığı, etrafındaki o güzelim caddeye çok zarar verdi. Esnaf şikayetçi, konutlarda oturan insanlar gece gündüz güvenlikten şikayetçi. Güya o bina o bölgede otopark sorununu çözecekti. Yapılamadığı için otopark sorunu da çözülemiyor. Durduğu yerde zarar saati çalıyor. Böyle bir durum var. Bakalım bizim görevimiz bitene kadar o bina bitecek mi ve biz o binada da meclis toplantısı yapabilecek miyiz? Bu soruyu Sayın Başkan’a sordum, ‘inşallah’ dedi” ifadelerini kullandı.
“Başkanımıza ‘Otopark yok’ dedim, ‘Arabaya binmeyin’ dedi”
Şehrin temel ihtiyaçlarına yönelik de gündem belirleyecek açıklamalarda bulunan Yüksel, “Şehrin çok sorunu var. Bu şehir özel bir şehir. Hem coğrafi özellikleri hem tarihi hem de sahip olduğu değerler olarak. Dolayısıyla buraya gelindiğinde o özellikler hissedilmeli. Turizm, kültür şehri diyoruz. Kültür şehrinde bize sunulan kültür merkezi ‘Türkan Saylan Kültür Merkezi.’ O bina ne o isme yakışıyor ne turizm kenti bu şehre yakışıyor. Artık inşaat ömrü bitmiş, eskimiş, dönüşmesi gereken bir binayı kültür binası diyoruz. Turist olarak gelen kişi meydanda bir otopark bulamıyor. Arabasıyla vedalaşamadığı için de bir an önce şehirden kaçmak istiyor. Turizm, birçok faktörle desteklenir. En ufak bir detay dahi şehir turizmine artı veya eksi olarak değerlendirilebilir. Belediye’nin ne yapması lazım? Turizmin önünü açması ve turisti çekebilmesi için bu şehirde her şeyi düşünmesi gerekiyor. Trafiktir, otoparktır, yol planlamasıdır, bunlar çok önemli başlıklar. Bu konuda çok eksik var. Sokağa çıkıp insanlara şehirdeki en büyük sorun nedir diye sorsak herkes trafik der, otopark der. Alternatif yol sıkıntısı da var. Bu konuda maalesef şehrimiz kayıp yıllar yaşıyor. Belediye Başkanımıza ‘Otopark yok’ dedim, ‘Arabaya binmeyin’ dedi. Yani otopark sorununun çözümünü arabaya binmemek olarak gören bir CHP yönetimi var. Ben mecliste otopark sorununu çok konuşuyorum. Bir CHP’li meclis üyesinin cevabını ömrümce unutamayacağım. ‘Durmadan otopark diyorsunuz, bir şeyi çok tekrar ederseniz o sorun gibi görünür. Bahsetmeyin sorun olmaz’ dedi. Böyle bir anlayış. Biz AK Parti olarak otopark yapılınca otopark sorunu çözülür diyoruz, CHP yerel yönetimi ise ‘Sorunu yok sayarsak çözülür, arabaya binmeyin’ diyor. İşte aramızda ki devasa uçurum ve vizyon farkının en çarpıcı örneği” dedi.
“Bir proje hazırlatılmış, neden uygulanmıyor?”
Çanakkale Belediyesi’nin yaklaşık 3 yıl önce Belediye İl Trafik Sirkülasyon Projesi adında bir proje hazırlattığını belirten Yüksel, “Bir uzman şirkete hazırlatmış bunu. Bu proje ile ilgili hiçbir şey yapılmıyor. Yürürlüğe girmiyor. Temmuz meclisinde 55 dakika bu konuyla alakalı konuşmuşuz. İlgili müdürlere bu konuyu sormuşuz. Sunum istemişiz. Bir proje hazırlatılmış, neden uygulanmıyor? Biz ne olduğunu görmek istiyoruz. Çanakkale bunu bilmek istiyor ve Çanakkale trafik sorununun çözülmesini istiyor. Belediye Ulaşım Hizmetleri arada lokal bazı uygulamalar yapıyor. o projeye uygun olsun diye, bilgilendirmeden bir gün ansızın yol kapatıyorlar, refüj kapatıyorlar. Barbaros’ta insanlar ayağa kalktı. Geçtikleri yol kapandı. O yaptıkları şeyler, o projeye giden adımlardan biri. Ama insanlar bilmiyor ki. Çalışma yapılan semtlerin görünen bir yerine bir tabela yapın, ‘Bakın sirkülasyon projemiz bu’ diye belirtin. İnsanlar şaşırmasın, ne olduğunu görsün. Bunları dile getirdik, nihayet Ekim meclisinde sunum yapılacakmış. Şehrin trafiğiyle ilgili 3 yıldır bekleyen bir proje var ama uygulama yok. Belediye Trafik Komisyonu, trafik sorunu olan bu kentte, ulaşım hizmetlerine zam kararı almak dışında toplanmıyor ve şehrin ulaşımını yönettiğini sanıyor” şeklinde konuştu.
“Şehrin sorunlarına hakimiz”
Seçimlere çok uzun bir süre olduğunu ve şuan bir aday belirleme gibi bir gündemleri olmadığını vurgulayan Yüksel, “Seçime 3 yıl varken bizim böyle bir gündemimiz yok. Şuan herkes görevini yapıyor. Çok güçlü, şehre ve sorunlarına hakim bir ekibimiz var. Her an desteklerini hissettiğimiz vekillerimiz, çok çalışan İl Başkanımız ile güçlü, büyük bir teşkilatız. Bizde fesatlık yok, kumpas yok, dedikodu yok, hainlik yok. Bu yanlışlar olmadığı için yanlış olanı savunup koruyarak daha büyük yanlış yapan yön verenlerimiz de yok. Hizmete yönelik siyaset üretme derdimiz ve şehrimize hizmet etme aşkımız var. Şuan 3 yıl sonraki seçim için aday belirleme zamanı değil. Genel seçimle ilgili zerre kaygımız yok çünkü alternatifimiz yok. Yerelde de bu şehri AK Parti Belediyeciliği ile tanıştıracak, kayıp yılları telafi edecek, hızla hizmet üretecek ve bu şehri gerçek bir marka şehir haline getirecek onlarca isim teşkilatımızda mevcuttur, zamanı gelince bakılır” ifadelerini kullandı.
“Onlar açısından her şey güllük gülistanlık”
Belediyeciliğin bir vizyon ve birikim işi olduğunun altını çizen Yüksel, “Çanakkale’de bizler açısından farklı bir durum var. 20 yılın muhalefeti CHP, burada yerel iktidarda 20 yılın iktidarı. Bizler de burada muhalefetteyiz. Dolayısıyla biz iktidarı, icrayı iyi biliriz. CHP sadece muhalefet yapar. Bu durum belediye meclis toplantılarına da yansıyor. Meclis toplantılarına bakıldığında görülüyor ki CHP grubunun kent ile ilgili gündemi ya da söylemi olmuyor. Onlar açısından şehrin hiçbir sorunu yok, her şey güllük gülistanlık. CHP grubunun, sadece iktidar karşıtlıklarını ifade eden ve bilgi kirliliği ile siyaset devşirmeye yönelik söylemleri var. Dolayısıyla şehrin hizmet saatinden alınan zamanlar var. Bu şehrin polemikle, anlamsız kısır söylemlerle kaybedecek zamanı yok. Belediyecilik vizyon işidir, birikim işidir, heyecan işidir. Belediyecilik birikim ile dinamizmi bir araya getirme becerisidir. Bu sebeple vizyonumuz ve birikimimiz ile meclis toplantılarında tüm sorunları gündeme getirip, ısrarla gündemde tutarak ve yol alındığında, gerekiyorsa destek vererek ortaya koyuyoruz. Bu tavrımız ile 2.5 yıldır birçok sorunun önü açıldı, yola girdi. En azından yok sayılmaktan çıktığını da görüyoruz. Bundan sonrasında da şehrin menfaatlerini önceleyen muhalefet tavrımızı koruyacağız. Bu süreçte Grup Başkanvekilimiz Sayın Bülent Turan’dan çok destek alıyoruz. Gerekçelendirerek ilettiğimiz vatandaşın hizmet beklediği konulara, ‘halka hizmet gecikmemeli’ etiğine sahip Vekilimiz kayıtsız kalmadan omuz vermektedir. Birçok defa icrasına tanık olduğumuz bu tarzın şehrimiz için bizler için gerçekten büyük bir şans olduğunu düşünüyorum. Vekillerimiz hem bizlerin hem bu kadim şehrin şansıdır. Grup Başkanvekilimiz Bülent Turan ve Vekilimiz Jülide İskenderoğlu’nun Ankara’daki gücü ve şehrimize olan hizmet aşkı şehrimizi şanslı kılıyor” dedi.
“Karışmamıza gerek yok, yeterince karışıklar”
Açıklamasının son bölümünde meclisteki ittifakları da değerlendiren Yüksel, şunları kaydetti:
“Mecliste ittifaklar konusu sizlerin de izlediğiniz üzere karışık. Bizim Cumhur İttifakı’mızda sorunumuz yok. Arkadaşlarımızla uyum içinde ittifak olmanın gereklerini yerine getirerek, çalışmalarımıza devam ediyoruz. Millet ittifakı ise ilginç. İzlediniz, şahit oldunuz. Biri diğerine ‘Bizim sayemizde orada oturuyorsunuz‘ diyor. Diğeri de olası aday konusunda veto koyuyor. ’O varsa biz yokuz’ diyor. Nasıl bir ittifaklık anlamış değiliz. İzlemeye devam ediyoruz. Başka partilerin iç işlerine karışmak bizlik bir durum değil, kaldı ki karışmamıza da gerek yok yeterince karışıklar.”
Murathan Yıldırım
Yorumlar
Yorum Yaz