Gündem

Yrd. Doç. Dr. Necmi Akyalçın -(Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı )

Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?

Yrd. Doç. Dr. Necmi Akyalçın -(Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı )

Çanakkale nüfus olarak büyüyor, yapılaşma olarak büyüyor. Sorunsuz çağdaş bir kent olarak mı büyüyor? Yoksa beraberinde bazı problemleri de getiriyor mu? Bu konu tartışılır. Ana kanalizasyona atıklarını gönderen bina sayısı her geçen gün artıyor nüfusla birlikte. Çanakkale’nin altyapısı bunu kaldırabiliyor mu? Bana göre taşıyamıyor. Ben belediye başkanı olsam, her şeyi göze alarak içinden kamyon geçecek büyüklükte ana arterler yapar, onları Ege’nin çıkışına bağlarım. Bu sorunu Antalya böyle çözdü. Dolayısıyla bir ters rüzgar estiği zaman kötü kokularda gelmez insanların burnuna. Çanakkale’nin üniversitesi var ve öğrenci sayısı her geçen sene artıyor. 50.000 öğrenciye dayandı öğrenci sayısı. Bu öğrencilerin barınma, ulaşım, beslenme vb doğal gereksinimleri ile alakalı sağlıklı bir altyapı var mı Çanakkale’de? Yok. Öğrencinin ekonomik durumunu zaten biliyoruz. Ailelerinden aldıkları parayla geçinmeye çalışan öğrencilerimize belediyemiz günde 4 lira ulaşım ücreti ödettiriyor. Bir öğrenci için 4 lira çok fazla. Ayrıca otobüslerde sıkışık olduğundan dolayı rahat gidemiyorlar. Acilen bir raylı sistem yapılmalı ve öğrenci düşük ücretlerle okuluna gidip gelebilmeli. 50.000 öğrenciyi, merkez nüfusundan çıkarttığınızda 70.000 kalıyor. Öğrenci bizim gözümüzün bebeği. Lütfen onların yaşamlarını kolaylaştıracak çalışmalar yapılsın, hepimizin yüzü gülsün.

2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?

Çanakkale’de zaten bir sanayi yok. O açıdan da bir gelişme olacağını sanmıyorum. Tarım her geçen gün üretim açısından gerileyen bir sektör çünkü üretim yapan kişiler ürettikleri malları satamıyor ve gereken maddi değeri kazanamıyor. Zarar etmiş oluyor. Bunun yanında tarım alanları da azalıyor. Bu ülkeyi tarım kurtarır, bu ülke tarım ülkesidir. Bizim üretimimizin her geçen gün teknik açıdan geliştirilmeli ve bilinçli olarak ilerlemesi gerekiyor. Çanakkale’de domates, şeftali , erik , üzüm gibi bir sürü şey üretilebilir. Bu açıdan topraklarımız çok bereketli. 10 sene evvel İntepe’de dünyanın en güzel üzümleri yetişiyordu. Bütün bu bağlar bozuldu, sürüldü. Bizim burada konyak ve şarap fabrikamız vardı onlarda üzümden işleniyordu. Şimdi yok. Tarım alanlarındaki üretim gittikçe azalıyor, keşke böyle olmasa. Şöyle bir paradoks var. İntepe’deki bağlar yok edilirken, gidiyorsunuz Kumköy’e ve bazı firmaların büyük bağ tarlalarıyla karşılaşıyorsunuz. Eceabat tarafında büyük bağ tarlaları var. Kimin bunlar? Özel Fransız firmalarının. Eğer bu şehirde bağcılık yapılmıyorsa, iyi para getirmiyorsa ve yerliye bağları söktürüyorsan, o adam da yapmamalı. Burada farklı bir durum söz konusu. Dilerim ki önümüzdeki 5 yılda Çanakkale’deki tarım arazilerinde bilinçli tarım yapılsın ve bu olay devlet politikası tarafından desteklensin. Eğitim açısından güzel bir kentiz. Önümüzdeki 5 yılda öğrenci sayısı da artacak. Bu artışla beraber yeni bir vakıf üniversitesi de açılabilir şehrimize. 2 üniversite olacak. 2 üniversite demek öğrenci sayısının da önümüzdeki yıllarda 2 katına çıkması demektir. Buna hazırlanmalıyız. Yurtlar, konutlar ve bu öğrencilerin beslenmesi , eğlenmesi, barınması açısından gereken çalışmalara şimdi başlanmalı ve yakın zamanda bitirilmeli. Gidin öğrencilerle konuşun. Çanakkale çok güzel bir kent ama belediye otobüsüne bindiğim zaman rezil oluyorum diyor. Dediğim gibi daha fazla zaman kaybetmeden çalışmalara başlamalıyız.


3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?


Mutlu bir kent olup olmadığı tartışılır. Fakat önümüzdeki 5 yıl içerisinde mutlu olmak istiyorsak elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Öncelikle trafik sorununun köprüyle ya da çevre yollarıyla halledilmesi gerek, yoksa bu çile devam eder ve Çanakkale yaşanılmaz bir yer haline dönüşür. Altyapıların geliştirilmesi gerek. Geçenlerde gördük bir yağmur yağdığında her yer sel oluyor ve felakete dönüşüyor. Eğitim açısından, öğrenciler için kolaylıklar sağlanması gerekiyor. Bir şehirde öğrenci mutluysa o şehir geneliyle mutludur.

4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Çanakkale’de doğanın getirmiş olduğu bir hava temizleme sirkülasyonu var. Boğazımız. Ona rağmen biz Çanakkale’nin havasını kirletmek için elimizden geleni yapıyoruz. Termik santraller ve maden şirketlerinin bu güzel bölgelere hücum edip, buralara kurulması. Bunlar çok yanlış. Gelişmiş ülkelerde maden aranılacak yerlerin haritası çıkartılır ve çıkartılacak yerler bellidir. Şirket gider, arama iznini alır ve sadece izin aldığı bölgelerde arama yapar. Başka yerde yaptığı anda elini kolunu bağlayıp içeri atarlar. Maalesef bizim ülkemizde böyle değil. Adam geliyor belli önkoşulları yerine getirip arama iznini alıyor çok rahat bir şekilde. Ben Anıtkabir’in altında maden arayacağım dese, nasıl engel olacağız? Adam ruhsatını almış, gelmiş Kazdağları’nda maden çıkartıyor ve o doğal bölgeyi rezil ediyor. İnsanlarımız Kazdağları’nda maden aratmayız, karşıyız diyor ama adam ruhsatını almış, prosedürü yerine getirmiş ve arama yapıyor. Sen gelip bu adama burada bu işi yapamazsın dediğinde, devletin güvenlik güçleri senin karşına dikiliyor. Sonuç olarak arbede çıkıyor. Bence yapılması gereken tek şey bu yasayı iptal ettirmek. Hükümetle görüşmek gerekiyor. Bu şekilde her arama ruhsatı alan, gözüne kestirdiği her yerde maden arayamamalı. Kazdağları bölgesi özel bölgedir. Faunasıyla, florasıyla, bitki örtüsüsüyle ve hayvan çeşitliliğiyle dokunulmazdır. Orada maden çıkarmak cinayettir! Bunun dışında maden ararken etrafa yaydıkları pislik bizim suyumuza karışıyor, ağaçlarımıza zarar veriyor.En kötüsü altını çözerken siyanür kullanıyorlar. Siyanür dediğimiz şey, herhangi bir orman yangınından daha çok hasar veriyor orada ki ağaçlara ve bitki örtüsüne. Bunlara izin verilmemesi gerekiyor.

5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?

Araç sayısı gittikçe artıyor ve yetmezmiş gibi herkes ikinci veya üçüncü arabasını alıyor. Bu araçlar karşıdan karşıya geçmek için ne kullanıyorlar? Feribot. Peki bu feribotlar yeterli oluyor mu? Hayır. GESTAŞ’ın da nasıl bir politikası varsa, feribotları saat başı kaldırıyor. Gemi doluyor, kapağını da kapatıp bekliyor. Neden bekliyorsun diye sorduğumuzda, saati bekliyoruz diyorlar. Arkada 3 km araç kuyruğu olmuş hala saat diyorlar. Doğal olarak bir köprü olsa insanlar hiç beklemeden karşıya geçecek ve bu kadar çile çekilmemiş olacak. Köprüye karşı olmak demek bu trafiğin bu çilenin devam etmesi demektir. Ancak köprüyle beraber rant kapısı, gelir kapısı elde etmek olmamalı. Maalesef daha köprünün ismi duyulur duyulmaz bunlar oldu. Köprüye ihtiyacımız var, tabi ulaşım sorununu çözelim derken başka sorunların ortaya çıkmaması için dikkat etmek gerekiyor.

6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?


Troia yılında ne yapılacak pek bir fikrim yok. Bizim için ne gibi katkıları olur bilmiyorum.

7- Muhtemelen büyükşehir olacağız, bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz ?

Büyükşehir hangi hedef ve amaç için olacağız bilmiyorum. Çanakkale’ye daha iyi hizmetler verilmesi için gerekiyor diyenler var. Diyelim ki; ben büyükşehir belediyesi başkanı oldum. Bu kente ve Çanakkale sınırları içindeki ilçelere hizmet götürme açısından bir avantaj mı olur dezavantaj mı olur ona bakarım. Bunun hesabını, kitabını iyi yapmak gerekiyor. Bu yararlı mıdır zararlı mıdır iyi düşünmek gerekiyor. Örnek olarak Eskişehir bir büyükşehir belediyesi. İlçelere bir faydası oluyor mu büyükşehirin? Büyükşehir olsa mı daha iyiydi olmasa mı daha iyiydi? Bunları öğrenmek lazım. Tabi olacak bu engellenemez. Yapmak istiyorlarsa zaten yapacaklardır. Hedef şu olmalı; büyükşehir belediyesi başkanı olacak insan Çanakkale’ye daha büyük hizmetler getirme yollarını açmalı. Durumu bir fırsata çevirmeli. Bizim gibi insanlarda belediyeye bu konuda destek olmalı. Amacımız iyi yönetilen bir Çanakkale, insanların gerek sokağa çıktığında, gerek evine girdiğinde memnuniyetle gününü ve gecesini geçirdiği bir Çanakkale olmalı. Dolayısıyla, yöneticilerin niyetleriyle de alakalı. Büyükşehir çok iyidir ama yönetici kötüdür, harcanır gider. Tam terside olabilir iyi bir fırsat olur. Önemli olan önümüzdeki senelerde Çanakkale’ye iyi yöneticilerin seçilmesidir. Ben böyle düşünüyorum. Burası kavga edilecek biryer değil hizmet edilecek bir yerdir. Burası Cumhuriyetin kurulduğu yerlerden biridir, Atatürk’ün kendini gösterdiği bir yerdir. Böylesi bir coğrafyanın insanı, kendisini memnun edecek yöneticilere layıktır. HABER MERKEZİ

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -