Özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağanüstü dalgalanma ve başta gıda olmak üzere temel mal ve hizmetlere gelen zamlar, vatandaşı zorluyor. Gözler ise 2022 yılında geçerli olacak asgari ücret görüşmelerinde. Hak-İş Çanakkale İl Başkanı Vedat Yılmaz konuya dair Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamada asgari ücretin enflasyon altında ezilmesini istemediklerine vurgu yaptı. “İşçilerimizin enflasyon oranlarında, asgari ücretle rahat edebilmeleri için talebemiz bu” diyen Başkan Yılmaz; “Asgari ücretin enflasyon altında ezilmesini istemiyoruz. Ücretliler üzerinde dayanılmaz boyutlarda vergi yükleri bulunuyor. Verginin ya tamamen kaldırılmasını ya da cüzi bir oranda olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“ASGARİ ÜCRETİN ENFLASYON ALTINDA EZİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”
Hak-İş Çanakkale İl Başkanı Vedat Yılmaz, asgari ücret zamlarının Cuma günü açıklanmasını beklediklerini dile getirerek, “Yüzde 36’nın altında yani 4 bin TL'nin altında bir rakam olmamalı. Tam bir rakam vermiyoruz ama yüzde 36'nın altında bir rakam verilmesini istemiyoruz. İşçilerimizin enflasyon oranlarında, asgari ücretle rahat edebilmeleri için talebemiz bu. Asgari ücretin enflasyon altında ezilmesini istemiyoruz” sözlerine yer verdi.
“MAAŞLARDAKİ VERGİNİN KALDIRILMASINI TALEP EDİYORUZ”
“Bugün ücretliler üzerinde dayanılmaz boyutlarda vergi yükleri bulunuyor. Türkiye’de gelir vergisi mükelleflerinin büyük çoğunluğu ücret geliri elde edenler olarak karşımıza çıkıyor. Hem doğrudan gelir ve kazanç üzerinden hem dolaylı olarak mal ve hizmet alımında yapılan zorunlu ihtiyaç harcamalarından dolayı günlük yaşantısının her aşamasında vergiye maruz kalınıyor” diye belirten Yılmaz, “Bizim en büyük istediğimiz verginin kaldırılması. Geçtiğimiz yıl asgari ücretteki artış da sevindirdi ama vergi dilimleri yıl içinde yüzde 35'e kadar çıkıyor. Maaşlarda yüzde 35 oranında bir erime oluyor. Yıl bazında verginin sabit alınmasını ya da tamamen kaldırılmasını istiyoruz” diye vurgu yaptı.
“MAAŞLAR ARALIK AYINDA ERİYİP GİDİYOR”
“Ücretli çalışanların net ücreti, vergi dilimlerindeki artışlar nedeniyle ilerleyen aylarda düşüyor. Asgari ücret alan işçiler bile yılın son dört ayında eksik ücret almak durumunda kalıyorlar. Bu işçinin yılın toplamı itibariyle kaybı devam ediyor. Ücretli çalışanlar için vergi matrahı farklılaştırılmalı” ifadelerine yer veren Yılmaz, “Ocak ayında maaşlar 3 bin 500 TL ile başlıyorsa Aralık ayında bu rakam 2 bin 800 TL'ye kadar düşüyor. Bizim bu talebimiz sadece asgari ücret için değil diğer işçilerimiz içinde geçerli. Belediyede çalışan kadrolu işçiler içinde hastanede çalışan işçiler içinde aynı durum söz konusu. Maaşların yüzde 35'i vergi diliminde olduğunda;Aralık ayına geldiğimizde eriyip gidiyor” dedi.
“OCAK AYINDAKİ 6 BİN LİRALIK MAAŞ ARALIK AYINDA 4 BİN OLUYOR”
2002 yılında gelir vergisi tarifesi brüt asgari ücretin 17,1 katı iken, günümüzde 6,7 katına gerilediğini hatırlatan Yılmaz, “Ocak ayında yüzde 15 ile vergilendirme başlıyor. Yıllık gelir brütten hesaplanıyor. Çalışanın eline geçen 3 bin TL var ise o paranın brütü 4 bin TL. Yıllık kazancı 15 bin lirayı geçtikten sonra yüzde 20'lik vergi dilimine giriyor. Bu da 3 aylık bir süre. Yıllık kazanç 25 bin lirayı geçtikten sonrada vergi diliminde yüzde 27'ye çıkıyor. 40 bin lira olduğunda ise yüzde 35'e çıkıyor. Bu da yüzde 15 ile başlayan Aralık ayına geldiğimizde ise ek yüzde 20 üzerinden vergi dilimine girilmesi anlamına geliyor. Toplamda yüzde 35 olarak ücretten düşme olarak maaşlara yansıyor. Ocak ayında belediye de çalışan bir işçisinin 6 bin TL maaşı varsa bu Aralık ayında 4bin TL'ye düşüyor. Bu kadar büyük bir fark oluyor” dedi.
“BİZ DE HASTANEDE ÇALIŞIYORUZ, AYRIMCILIĞA HAYIR DİYORUZ”
“Cumhurbaşkanımız bir açıklama yaptı. Doktorlara 2 bin 500 TL- 5 bin TL arası zam yapılacağını duyurdular. Memurlar ve hemşireler de istedi. Onlara da tamam dediler. Ama hastanede biz işçi olarak hizmet ediyoruz. Biz ayrı tutulduk. Biz ayrımcılığa hayır diyoruz. Bizde orada çalışıyoruz. Bizde işçi olarak istiyoruz. Biz de orada emek veriyoruz” ifadelerinin altını çizen Yılmaz, “Hastanenin temizliğini, güvenliğini, otomasyon işlerini işçiler olarak biz yapıyoruz. Bizim de ek bir zam talebimiz olacak. Asgari ücret, emeğe gösterilen saygının bir ölçüsür. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde, gelir dağılımında adaleti ve iyileştirmeyi temel alan, refahın geniş kitlelere yayılmasını amaçlayan bir yaklaşımla tespit edilmesi toplumsal huzur ve iş barışının sağlanması için gerekli” diye belirtti.
“BİZE DE EK ZAM VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”
“Hastanelerde sağlık açısından sadece doktor ve hemşireler zarar görmüyor. Sadece hastanelerde çalışan doktorlar ve hemşireler covid-19'a yakalanmadı. Türkiye genelinde bizden şehit olan işçiler de var. Burada, Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde covid-19 virüsüne yakalandı. Çok işçi tanıyorum. Hastanede yoğun bakımda yatan arkadaşlarımız var” diye belirten Yılmaz, “Sağlık ekip işidir, bir bütündür deniliyor. Biz, bize de ek zam verilmesini talep ediyoruz. Bugün Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet hastanesi önünde basın açıklamamızı gerçekleştirdik. Yarında Tıp Fakültesinde olacağız. Tıp fakültesi de işçiye böyle bir hak vermiyor. Orada da talebimiz için basın açıklaması gerçekleştireceğiz” sözlerine vurgu yaptı.
Damla YELTEKİN
Yorumlar
Yorum Yaz