Meğer darbe girişimini kınamada geç kaldı diye İl Genel Meclisine haksızlık etmişiz.
Baksanıza Biga belediye meclisi bile kınama bildirisini yeni yayınlıyor…
Sağlamcı olma böyle bir şey…
Herşey milletin gözünün önünde cereyan ediyor.
Demokrasi için, seçtiğine sahip çıkma adına tankın önünde duran bu millet zamanı geldiğinde sağlam at’a oynayanları da ayırt eder…
Millet…
Bu tanımı hiç aklınızdan çıkarmayın..
YETER, BIKTIK…
Çanakkale ne çektiyse birilerinin hesaplaşması, iç çekişme, koltuk, mevki, makam hırsının aklın önüne geçmesi, beğenmezlik, ötekileştirme, kıskançlık, ihtiras yüzünden…
Yıllardır görüyor, zamanla tanık oluyor, konuşuyoruz. “Şu kavgayı bırakın Çanakkale’nin toplumsal menfaatleri için uzlaşın” diyoruz ama sakalımız ve bıyıklarımız olduğu halde bir türlü sözü geçiremiyor ve kahroluyorum.
Birbirimizle edilen kavgalardan kim karlı çıkıyor biliyor musunuz? Şehir rantından bireysel kazanç elde edenler. Gidin geriye, bakın kimler zarar görmüş, kimler karlı çıkmış. Biz hala çene yormaya devam…
Son tartışmaya bakın. Biri bu şehrin belediye başkanı, diğeri de iş dünyasının yönetim kurulu başkanı. Kimin haklı, kimin haksız olduğu çok önemli değil. Kavganın içine kimler dahil olup olmayacağı gibi bir merakım da yok. İki isim de yaşını, başını almış.
Toplum yeteri kadar gerildi. Keza siyaset kurumlarının da gerilime kattığı dün gibi hafızalarımızda. 15 Temmuz kalkışması sonrası kavga ve hakaretlerin yerini daha barışçı bir havaya bıraktığını görüyoruz ama maalesef bahar havasını Çanakkale’ye yansıtamıyoruz.
Oysa bu kentin belediyesinin de Ticaret ve Sanayi odasının yapması gereken o kadar çok iş var ki. İki kurumun bir araya gelip Çanakkale için yeni projeler üretmesi gerekirken bakıyorsunuz kavga…
Çanakkale’nin genel menfaatleri üzerinde en fazla efor sarf eden, Çanakkale bir şeyler kazansın derdi taşıyan bir tek isim (AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan) görüyoruz, onun dışında kimse tasa etmiyor.
Çanakkale’nin kayıp yıllarını kazanca dönüştürme için bir saatlik vakit kaybetmeye dahi tahammül yok. Ortak akıl geliştirme, birlikte iş yapma kültürünü rayına oturtma, yeni projeler üretme, hangisi için fırsat yaratılıyor.
Tekrar ediyorum; belediye-TSO kavgasının hiçbir tarafını tutmuyorum. Kim, kimin hakkında ne diyor hiç ama hiçbiri umurum değil. Sokaktaki insanın ilgisini çektiğini de zannetmiyorum. Kurumlar arası çatışmaya dönüşmesi asıl tehlike.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminde, meclisinde, meslek komitelerinde yer alan onlarca ismin bu kavgalardan rahatsız olduğunu çok iyi biliyorum. Kaç tanesi bugüne kadar istifa etme gibi bir düşünceye kapıldı, onları da biliyorum. Bu işin siyasi düşence tarafı da yok. Kişiler üzerinde her iki taraf için aynen şu söyleniyor “Yeter artık bıktık”
Belediye başkanı “ben sözlerimi başkan sıfatıyla değil iş adamı sıfatımla söylüyorum” gibisinden bir farklı boyut içine girmeye çalışıyor ama bu söylem bile kavganın haklılığı için yeterli neden değil.
Bugüne kadar gerçekleşen icraatlara bakıyorum TSO başkanını da haklı görüp savunacak durum yok ortada. Genel müdürlüğünü yaptığı firmasının kazancı dışında ne yapmış? Termik santraller ki, bir başka iddiaya göre; firmanın Çanakkale’de yeni yatırım planında yüksek tavan ısılı fırın kuracağı gibi laflar dolaşıyor ortalıkta. Başkanın kavgaya girdiği genel müdür, temsil ettiği firmasının kurumlar vergisini mi taşımış bu kente?
Belediye başkanı niyetini açık etti. Önümüzdeki yıl ÇTSO seçimleri için bu tür kavgalarla alt yapı oluşturuluyor. Oysa bir insanın iki koltukta temsili yerine birini tercih etmesi lazım. Madem ilgili şahıstan rahatsızlığınız var, üstelik de tüccar, iş adamı olarak, o zaman belediye başkanlığından vereceksin istifanı gireceksin ÇTSO yarışına. Amenna, saygı duyarım o zaman.
Zenginin kavgası züğürdün çenesini yorar derler ya. Bizimki de o misal.
İki tarafın beklentileri bize uymuyor.
Hele Çanakkale’nin toplumsal menfaatlerine uyan tek bir yanı yok.
Baskılar, tehditler v.s..
Hiçbir iddia umurum değil.
İçi ‘Çanakkale’ diye doldurulan bir laf var mı ortada?
Yok…
Ne derseniz deyin, bizi ilgilendirmiyor.
Kafamızı ütülemeyin yeter..
Kimsinin dırdırını çekecek halde değiliz…
YİNE AÇIK ARA
Anket çalışması var mı bilmiyorum ancak Çanakkale’de halkın en çok adından bahsettiği, tanınır olma oranı en yüksek göstergeye sahip, şüphesiz, açık ara farkla Çanakkale Milletvekili ve Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan..
Peki elinde veri yok, neye göre bu tespiti yapıyorsun diye soranlar olabilir.
15 Temmuz FETÖ kalkışmasından bu yana hem ulusal hem de yerel yayınları inceledim. Hemen her gün, Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan adının yer aldığı birden fazla o kadar çok haber çıkmış ki. Aynı gün içersinde üç, bazen de 4 Bülent Turan haberine rastlarsınız.
Gazete boyutu bu da ya erkan?
Hem yerel, hem de ulusal kanallarda en fazla gözüken, davet alıp değerlendirme yapan yine Bülent Turan. Basılı yayınlar gibi ekranda da Turan açık ara…
Tabi bütün bunların bir anlamı var. Birincisi; bilgi birikimi. İkincisi; Çanakkale’nin çıtasını yükseltme uğraşı. Ankara’da yüzlerce siyasetçi var. Kimi milletvekili, kimi MKYK, MYK üyesi, kimi YDK üyesi, kimi bakan v.s Geçen 18 günlük süreç içersinde bu isimlerle ilgili haberlere yer verseniz en fazla 100, daha da ileri geçmez. Bunlar arasında sıralama yapsanız; Cumhurbaşkanı, Başbakan dışında en fazla kanal olarak yer alan isim Bülent Turan.. Gazete kupürleri bakanları bile geçmiş durumda..
Yıllar sonra Çanakkale’den biri çıkıyor, adından en fazla bahsettiren isim oluyor.
Çanakkaleli olarak bizi gururlandırmayacak da kimi gururlandıracak…
Bir insanın adı Edirne’den Ardahan’a kadar duyulup tanınıyorsa , bunun en önemli nedeni çalışma…
Turan çalışarak kazanıyor bizler de beleşten geçiniyoruz.
Yahu sayın Turan’ın gösterdiği performansın yüzde birini göster be mübarek…
Alışmışız… Seçip zamanı çıkıp sahneye iki alavla işi bağlamak.
Bundan sonra alav dönemi geçerli mi?
Sanmıyorum…
Bülent Turan, bu kentte siyasi alışkanlıkları da değiştirmeye başladı gibi…
Muhalefet sözüm size…
Yorumlar
Yorum Yaz