Gündem

"YENİ YÜZYILDA ROLLER DEĞİŞTİ" (09.03.2021)

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, Kültür ve Turizm Politikaları Başkanı Yeşim Karadağ, Damla Yeltekin’in hazırlayıp sundu...

"YENİ YÜZYILDA ROLLER DEĞİŞTİ" (09.03.2021)

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, Kültür ve Turizm Politikaları Başkanı Yeşim Karadağ, Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘Not Defteri’ programına konuk oldu. Kaleninsesi Web TV’de yayınlanan programda önemli açıklamalarda bulunan Karadağ; “Çanakkale ili özelinde gerçekten şanslıyız. Çanakkale’nin şöyle bir özelliği var. Çanakkale Türkiye’nin ön sözüdür. Burada Gazi Mustafa Kemal’i rahmet ve minnetle anıyorum. Seçme seçilme hakkı olsun tüm hepsini birçok Avrupa ülkesinden önce kazanmış bir ülkenin kadınlarıyız biz. Çanakkale’de bundan nasibini almış bir İl” dedi.

Kaleninsesi Web TV üzerinden Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘Not Defteri’ programı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel yayın yaptı. Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi ve Kültür ve Turizm Politikaları Başkanı Yeşim Karadağ programa konuk oldu. Karadağ ile yaptığımız programı siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunuyoruz.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Tüm Kadınlarımızın birer emekçi kadın olduğunun altını çizerek de tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyorum. Yeşim Karadağ kimdir diye sorduğunuzda 15-20 yıldan beri siyasetin içerisinde yer alan Çanakkale’nin iş hayatı içerisinde KDV üretmeye çalışıp Çanakkale ekonomisine katkı sunmaya çalışan iki tane kız annesi, eşimde diş hekimi Cuma Karadağ ve Çanakkale sevdalısı bir kardeşiniz diyebilirim.

“BAŞARININ SIRRI ÇOK ÇALIŞMAK”

Senelerdir siyasetin içerisinde bulunuyorsunuz ve aynı zamanda iş hayatında da çok başarılısınız. Bu başarıların sırrını öğrenebilir miyim?

Başarı göreceli bir kavram ama başarının sırrı bence çok çalışmak. Yaptığınız işe inanmak, samimi bir şekilde yolunuzda ilerlemek. Yaşadığınız bir günün diğer yaşayacağınız günde bir adım öteye gittiğini gördüğünüz zaman aslında hedeflerinize ulaşmış oluyorsunuz. Tabii ki benim şiarlarımdan bir tanesi, önceki günden daha başarılı, daha iyi, daha hedeflerine yakın bir gün geçiriyor olmak. Başarının belki de sırrı. Ama öncelikle her ne iş yapıyor iseniz öncelikle orada samimi olmak, dürüst olmak ve de her şeyden önemlisi o işi en iyi şekilde yapacağınıza inanıyor olmak lazım. Bende hep bu şekilde çalışıyorum. Öncelikle samimiyim. Bunu her noktada ve her yaptığım işte bu samimiyet benim hayatımda vardır. Hem işimde, hem siyasette. İkincisi hedeflerimi önceden belirlerim. Üçüncüsü de bunu gerçekten inanarak yaparım. Daha sonrasında da hepsi yavaş yavaş arkadan geliyor.

İş hayatında kadın olmanın güçlükleriyle karşılaştınız mı? Karşılaştıysanız nasıl aştınız?

Kadın hem işinin kadını, evinin kadını, kocasının eşi, çocuklarının annesi ayrıca bir de anne yavrusu. Kadını sorumlulukları çok ciddi anlamda ağır. Baktığınız zaman bunların hepsini bir arada yapıyor olmak gerçekten çoğu zaman yorucu oluyor. Allah biz kadınlara özel tüm bunların hepsini bir arada yapabilme yetisini vermiş. Biz bir anda birçok şeyi düşünüp o düşündüklerimiz esnasında da birçok işi beraber yapabiliyoruz. Tabii ki kadın olduğunuzda da tüm bu sorumluluklarınızdan dolayı hem iş hayatınızda hem siyasi hayatınızda bir takım yorucu süreçlerle karşılaşıyorsunuz. Ben de karşılaştım. Ancak şöyle de bir gerçek var. Tüm bunları yaparken eğer evinizde eşiniz, çocuklarınız, aileniz sizlere destek oluyor ise o zaman bir nebze bu yük az oluyor. Ve şöyle diyorum ben baktığınız da artık 21.yüzyılda bazı rollerde değişti. Artık 30 sene öncesi gibi değil. Eşler de yardımcı, çocuklarda yardımcı görev paylaşımları dağılıyor ve bu noktada sizin yükünüzü birazcık da olsa almış oluyorlar. Siz de o fedakârlıkla sevgiyle işinize siyasetinize daha çok bağlanıp önünüze çıkan engelleri veya o yorucu süreçleri aşmış oluyorsunuz.

Partinizin kadın ve kadın temsilcileri hakkında ki görüşleriniz neler?

Biz Gelecek Partisi olarak 12 Aralık 2019’da siyaset tarihine girdik ve girerken de birçok şeyinde aslında bizimle birlikte değişebileceği noktasında söylemlerimiz oldu. Bunları da kadın noktasında da uygulamaya çalışıyoruz. Gelecek partisini kurarken 154 tane kurucular kurulu üyemiz vardı. Bu 154 tane kurucular kurulu üyesinin yüzde 20’sine tekabül eden 31 kişi kadın. Parti yönetim kurulumuz var. Parti yönetim kurulu 60 kişiden oluşuyor. Yine yüzde 20’sine tekabül eden kısmında kadın arkadaşımız görevlendirilmiş durumda. Bizim Parti Başkanlık Kurulu Ve Politika İzleme Kurulu dediğimiz Sn. Genel Başkanımız Prof. Ahmet Davutoğlu’nun A takımı olan 35 kişi arasından yine 7 tane kadın arkadaşlarımızla bu görevleri icra ediyoruz. Gelecek Partisi olarak biz kadına pozitif ayrımcılık noktasındayız. Bunu özde ve sözde ifade ettiğimiz gibi özde de gösteriyoruz. Bunun başında da Sn. Genel Başkanımız Prof. Ahmet Davutoğlu geliyor. Kendisinin bizzat talimatlarıyla biz bu şekilde hareket ediyoruz. Tabii bu parti içerisinde cinsiyet ayrımcılığı yapmıyorum ama kendinizi bir kadın olarak da değerli görüyor olmanız pozitif ayrımcılığı hissediyor olmanız da insana bir nebze olsun o gururu veriyor. Yine bizim Gelecek Partisi olarak tüzüğümüze baktığınızda görebilirsiniz. Tüzüğün içerisinde tam 36 yerde kadın kelimesi geçiyor. Diğer partilerin tüzüklerini incelediğinizde hiçbir tüzükte bu kadar fazla kadına hitap edilmiş cümleler olduğunu ya da politikalar olduğunu göremezsiniz. Biz genel başkanımızın öncülüğünde ve talimatları doğrultusunda kadınlarımızı önemsiyoruz ve kadınlarla gerçekten yol yürümek istiyoruz. Şöyle de bir gerçek var. Keşke meclisin yarısı da kadın olsa diyoruz. Çünkü kadın elinin değdiği her yer güzelleşir ve özelleşir. Kadınlarımız her yerde yüzde 50 daha görünür olsaydı daha sevgiyle bürünmüş daha naif daha düzenli ve daha iş yapılabilir olurdu.

Kadın ve istihdam sorunu hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Türkiye kadın istihdamı noktasında şu anda maalesef istediğimiz yerde değil. Burada hükümetin daha fazla politikaları üretip istihdam noktasında daha farklı önlemler alması ve uygulaması gerektiği kanaatindeyim. Ama tabii istihdam dediğimizde şunu da görebiliyoruz bizim işsizlik oranımıza baktığımız da yüzde 12 gibi bir işsizlik oranımız var. Biz şu tabiri kullanıp ev işsizi diyoruz. Ev işsizi dediğimiz o kadar işsizimiz var ki. Bunun içerisinde tabii ki kadınlarımız, gençlerimiz erkeklerde var. Bizim istihdam noktasında gerçekten ciddi politikalar üretip bunu geliştirmemiz gerekiyor. Ama tabii ki kadınlarımız noktasında da farklı kadınlar için desteklerin yaratılması gerekiyor. Bu destekler de şöyle olsun böyle olsun gibi ufak tefek desteklerle değil de kadının ağır sorumluluklarını saydık ya az önce bu sorumlulukları da göz önüne alarak bir politika üretilmesi gerekiyor. Tarımdan sanayiye ulaşımdan bilişime kadar her alanda kadınımızın olması ve istihdam edilmesi, ayrımcılık yapılmaması kanaatindeyim. İlerleyen süreçte de kadın politikamızla kadının iş hayatı içerisindeki istihdamı noktasında farklı süreçler yaşayacağımıza inanıyorum ve bunları da uygulayacağız diyorum. Zamanı geldiğinde de Sayın Genel Başkanımız bunları sunacak. Çünkü çok çalışma yapıyoruz kadın istihdamı konusunda. Kadınımızı güçlendirmeliyiz, yönlendirmeliyiz ona istihdam açısından o alanları yaratmalıyız. Çünkü biz bunu yaptığımızda kesinlikle bunun karşılığını ülkeye katma değer katan topluma fayda sağlayan kadınlarımızın olduğunu göreceğiz.

8 Mart ve 5 Aralık ne anlam ifade ediyor?

Belli günlerle bunları sınırlandırmamak lazım. Biz yapı olarak toplum olarak kadına bakış açımızı değiştirmemiz lazım. Aslında kadınlar baktığınız zaman biz şiddetle mücadele gününde Gelecek Partisi olarak bir video yayımlamıştık. Kadınlar yaşamak ister diye. Milyonlarca beğeni aldı. Ama baktığımızda aslında bunun her gün gibi bunun bir güne sıkıştırılarak değil sözde değil özde uygulanan durumlar olması gerektiği kanaatindeyim. Mesela biz o videomuzda kadın ne ister diye bir sorumuz var. Kadın hedeflerine koşarken devleti arkasında görmek ister. Herkes kadar saygı görmek ister. Ön yargısız bakışlarla karşılanmak ister. İnandıklarından dolayı ötekileştirilmemek ister. Fedakârlıkları hiçe sayılmasın ister. Diğer kadınlardan farklı olmadığının görülmesini ister. Camdan kalıplara hapsedilmemek ister. İnsan onuruna yakışır bir şekilde çalışmak ister. Çocuğunun geleceği için endişe duymamak ister. Bunları sayabiliriz. Kadınlar çok şey ister de diyebiliriz. Ama aslında kadınlar sadece hakkı olanı ister. Sözde değil özde bunların samimi olarak hayata geçmesini ister. Kısaca kadınlar yaşamak ister. Yaşadığı dokunduğu her alana da gerçekten güzelliği ve özel olmayı da kadınlar getirir. Çünkü kadınlar bir annedir. Evladı da yetiştiren yine o kadındır.

Kadın ve şiddet kelimeleri son zamanlarda daha sık bir arada geçmeye başladı? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Biz 21.yüzyıldayız. 2021 yılındayız ve hala biz kadına şiddet noktasında çok üzücü haberlerle her gün uyabiliyoruz. Geçenlerde İçişleri Bakan Yardımcısı bir veri açıkladı. Şubat ayında 24 tane kadınımız şiddetten dolayı hayatını kaybetti. Bu çok ciddi ve çok üzücü bir rakam. Bu noktada gerçekten kadını erkeği demeden ayırt etmeden şiddete dur demeyi bilmeliyiz. Bunu nasıl yapacağız çözüm önerisi noktasına baktığımızda da yine aslında işin ucu kadınlarımıza dayanıyor. Kadınlarımız evlatlarını yetiştirirken ailesinin desteğiyle, eşinin desteğiyle onları sevgiyle merhametle ve saygıyla yetiştirdiği noktada herhalde bir nebze kadına şiddetin önüne de geçmiş olacağız. Şiddetin kadına da yapılanı, erkeğe de yapılanı, hayvana da yapılanı gerçekten yüreğimizi çok acıtan bir durum. Hep birlikte şiddete dur demeliyiz. O kadına bakış açısı var ya onuruyla yaşaması, onuruyla iş yerinde çalışması onuruyla bu hayattaki isteklerini dileklerinin yerine getirilmesi, saygı duyulması noktasında biz bir seviye atladığımızda işte bu şiddetinde önüne inşallah bir nebze geçeceğiz. Gerçekten çok acı ve gerçekten bizi çok yaralayan bir durum. 21.yüzyılda artık bunları konuşmayalım istiyoruz.

Bir kadın olarak kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?

Buna Çanakkale kadını olarak bakalım istiyorum. Çanakkale’miz çok özel bir yer. Biraz benim bölgesel milliyetçiliğim vardır. Çanakkale çok güzel bir yer. Ben istiyorum ki Çanakkale’mizde gerçekten karar mercilerinde kadınlarımızın sayısı artsın. Kadın orada en güzel işleri yapsın biz de Çanakkale’mizde o noktalarda olursak ve kadınlarımızın sayısı o noktalarda çoğalırsa Çanakkale’miz daha çok güzel işlere şahit olur diye düşünüyorum. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Çanakkale‘de bir kadın vekilimiz var. Partilerimiz ayrı olsa da kadın olması o tarafta olsa da başka bir görüşte olsa da tüm kadınlarımız için mutluluk kaynağı. Ve bizler istiyoruz ki Çanakkale’de belediye başkanlarımızda kadın olsun. Belediye meclis üyelerimizde daha fazla sayıda kadın olsun. İl genel meclis üyelerimizde daha fazla kadın olsun. Belli noktalardaki kurumlardaki yöneticilerimizde daha çok kadınlarımız artsın. Eminim ki Çanakkale o zaman çok çok daha güzel, çok çok daha faydalı işlerden nasibini alır diye düşünüyorum.

Bugünkü haliyle Çanakkale’deki kadın görünürlüğünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çanakkale ili özelinde gerçekten şanslıyız. Çanakkale’nin şöyle bir özelliği var. Çanakkale Türkiye’nin ön sözüdür. Burada Gazi Mustafa Kemal’i rahmet ve minnetle anıyorum. Hem kadın noktasında da analım. Çünkü biz kadın olarak siyasetin içerisinde isek birçok Avrupa ülkesinden önce kadın olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün bize kazandırmasından kaynaklıdır bu. Seçme seçilme hakkı olsun tüm hepsini birçok Avrupa ülkesinden önce kazanmış bir ülkenin kadınlarıyız biz. Çanakkale’de bundan nasibini almış bir il. Çanakkale’mizde gerçekten kadınlarımız işleri noktasında olsun çalışma hayatlarının dışında sosyal faaliyetler olsun sivil toplum kuruluşları noktasında olsun aktif olduğunu düşünüyorum. Ve güzel işler yaptıklarını da düşünüyorum. Şunu da söylemek istiyorum. Bizim Çanakkale’mizin beyleri de bu noktada kadına karşı farklı bir bakış açısı var. Öyle kadınlara hak ettiği değeri vermeyen erkeklerle çalışmıyoruz biz. Kadına farklı bakış açılarıyla bakanlarla çalışmıyoruz. Kadına saygı duyan Çanakkale erkekleriyle bir aradayız. Bu da tabii ki bizi daha çok başarıya iten bir nokta. Bu doğrultuda Çanakkale’mizde kadın noktasında iyi olduğumuzu söyleyebilirim. Ama Çanakkale maalesef Türkiye’nin 81 ilinden sadece bir tanesi. İstiyoruz ki ve olması gereken Türkiye’deki 81 il de Çanakkale’mizde ki görüş hâkim olsun. Temennimiz budur.

8 Mart mesajınız?

Kaleninsesi ailesine davetleriniz için teşekkür ederim. Türk kadını ve dünya kadını evinde evinin kadını, işinde işinin kadını, bir annenin evladı ve bir ferdi yetiştiren anne. Bu noktada her şeyin ötesinde kadına saygıyı lütfen unutmayalım. Bunu sadece 8 Mart da değil tüm zamanlara yayarak herkes onuruyla, hak ettiği insanlık gururuyla yaşasın.Bu bakış açısını da 365 güne yayalım istiyorum.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -