Gündem

YENİ DELHİ’DE ÇANAKKALE

CHP’DE 4 ADAY

YENİ DELHİ’DE ÇANAKKALE

Ak Parti, İskele Meydanı adının ’15 Temmuz Demokrasi Meydanı’ olarak değiştirilmesini teklif etti. Raftan 2013 yılında yapılan bir mini referandumun sonuçları çıkarılıp oy çokluğu ile red edildi. Buna doğal olarak Ak Parti tepki veriyor.

Hemen arkasından karşı atak. ‘Adı İskele kalsın’ isimli imza kampanyası. Kampanyayı başlatanlar niye o günlerde (gezi olayları sonrası) aynı kampanyayı geliştirmedi? İşi niye mini referanduma kadar götürdü?

Geçmişi unutmamak için hatırlatmada fayda var kanaatimce.

YENİ DELHİ’DE ÇANAKKALE

Hindistan ziyaretinden dönen Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a sordum “Gerçi gündeminizle ne kadar alakalı bilemiyorum ancak temaslar noktasında Çanakkale’ye vereceğiniz bir müjde var mı?”

Hindistan’daki işadamları ve hükümetin bakanları ‘Çanakkale’ dendiğinde hiç çekinmeden “ya evet Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsü.” Demiş. Hindistan için 1915 aslında hiç de sıradan bir tarih değil. Hindistan için Çanakkale Savaşları Gelibolu Cephesi, Britanya sömürgesi gibi akıla daha birçok tarihsel geçmişi kazıyan tarih. Köprü projesi de gündeme gelince bu kez ekonomik anlamda ilgili duyuyorlar buraya.

Sadece köprü ile sınırlı değil elbet kilometrelerce uzakta geçen iki günlük süreçte. Ak Partili Turan, o iki günde ele alınan işbirliği konularında fırsatı yakaladıkça Ezine’ye kurulacak Gıda İhtisas OSB’nin de bir anlamda tanıtımını yapmış. Köprüyle birlikte Çanakkale’nin lojistik olduğu kadar ihracat işleviyle ilgili üstleneceği misyona da değinme fırsatı bulmuş. Yeni Delhi’de işadamlarıyla yapılan görüşmelerin içine Çanakkale’nin nakşedilmesi bana göre hiç masrafsız en az 10 yurtdışı fuara katılım kadar önemli. Görüşmelerde TOBB üyelerinin de bulunması hem ulusal hem de uluslar arası tanıtım için iyi bir fırsat.

Bülent Turan Çanakkaleli. Ve Çanakkaleli olmanın gereğini yapmış, ya yurtdışına çıkan diğerlerimiz ne yapıyor?

Duyar gibiyim bazılarının sesleri ama protokol gibi bir takım gerekçeler öne sürmenin anlamı yok.

Hindistan ziyaretinin iki amacı vardı. Birincisi güvenlik ki FETÖ yapılanmasının yurtdışı bağını koparma. İkincisi de ekonomi. Çanakkale için özel gündem yok ama ‘lafı gediğine koyma deriz’ ya, Bülent Turan gibi fırsatı yaratma da kişilerin elinde. Pek ala Çanakkale’nin tanıtımı, propagandası yapılabiliyor…

İlla Çanakkale’nin gönüllü turizm elçileri ve ticari ataşeleri olmaya gerek yok…

Yapılması gereken; Çanakkaleli olmanın sorumluluk bilinci…

Ve yaratılan en küçük fırsatta lafı Çanakkale’ye getirebilmek…

Bu kadar kabiliyetiniz de yok mu yurtdışına çıkan diğer beyler…

Ye, iç, eğelenin ama Çanakkaleli olduğunuzu aklınızdan bir saniye çıkarmayın…

Dönüp geleceğiniz yer Çanakkale…

CHP’DE 4 ADAY

İkide bir yerel seçimden bahsediyoruz. Ama erken, ama zamanında. Kimin nereden aday olacağı hep merak ediliyor, konuşulup tartışılıyor. Kepez’de Ömer Faruk Mutan sonrasının hesabını yapan , yakın markajla aday çıkarma hesapları yapan görüyoruz ki, CHP dışı partilerde bir şey anlam ifade etmiyor…

Aday tespiti yapıyor, yapmıyor. Ölçüm yapıyor, yapmıyor ayrı tartışma konuları ancak CHP’de her şey orta yerde.

Kulisler tam 4 ismin adaylığından söz ediyor. Bunlardan biri Ömer Faruk Mutan muhalifi, bir diğeri çok sıkı Mutan’cı. Bir başka isim gruplardan ayrı hareket edip tek tarafa yaslanmıyor, bir ötekisi iki gruba da yakın durmaya çalışıyor.

CHP Kulislerinde şu tahmin yapılıyor; Merkez İlçe ve İl’e kim yakınsa o aday çıkar. Merkez belediye tarafından desteklenen isim belli. Kepez belediyesi tarafından desteklenen de belli. Gruplardan ayrı hareket eden ancak mesafeli de durmamaya özen gösteren akademisyen şuan adalığı yakın gibi ama CHP’nin seçim kazanması için yeterli potansiyele sahip değil.

Yani ortaya şu çakıyor; belediyeler arasında yarıştırılan isimlerden biri olmazsa CHP’nin Kepez’de işi çok zor. CHP Kulislerinde konuşulanları ben böyle okuyorum…

GİDER’İN PAYLAŞIMI

Ak Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in sosyal medya hesabındaki bir paylaşımı ilginç buldum. Medya dünyasıyla ilgili yorum ve serzenişine anlam veremedim, kimi ve neyi kastediyor ama söylediği sözlerde, ifadelerinde haklılık payı elbette var.

Sayın vekil medyayı ‘sorgulayan’ taraf olarak ‘sorgulayanların da sorgulanması gerekiyor” diyor. Evet, doğrudur ve destekliyorum çünkü okurlar tarafından hergün denetlenip sorgulanıyor medya. Sanırım okur kitlesini atlamış.

Medya, sayın vekilin destek attığı kamu hizmeti yapanlardan çok daha fazla sorgulanıyor. Yetmiyor bir de 1960 cunta döneminden kalma bir yapı tarafından da her geçen gün yamalı bohçaya dönmüş bazı aritmetik hesaplar üzerinden koşullar ağırlaştırılarak denetleniyor. Bir kalemde öyle cezalar kesiliyor ki, yerel medya için söylüyorum, insanların rüyasında bile göremeyeceği faturalar konuyor önlerine.

Oysa kamu görevindeki bir insanın yapacağı hata, eksikliğe bağlı eleştiriyle en ileri uygulama noktasal yer değişikliği. Kadrosuna maaş ödememe gibi derdi yok. Hukuki sorumluluk medyadaki kadar ağır ve zorlayıcı değil. Binlerce liralık ceza faturası zaten konmuyor.

Geriye ne kaldı?

Senci-benci…

Vur medyaya…

Dayak yemekten ne hale geldik sayın vekilim…

Azıcık da morlukları görün…

Yasama organında görev alma şeffaflığı gerektirmez mi?

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -