KADEM’in 8 Mart 2013 tarihinde İstanbul merkezli kurulduğunu, kadının insanlık onurunu teslim etmek amacıyla gerek akademide gerek sahada çeşitli çalışmalar gerçekleştiren bir STK olduğunu belirten Başkan Yavaş, “KADEM, kadın ve aileye yönelik çalışan bir dernek. Biz Çanakkale'de 7 Nisan 2018 tarihinde kurulduk. Yaklaşık iki buçuk yıldan beri faaliyet gösteriyor ve KADEM'in 33'üncü temsilcisi olarak açıldık. Ben, Çanakkale'nin kurucu temsilciyim. Genel Merkezimizin öncülüğünde kadın ve aileye yönelik çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
‘Pandemi Sürecinde Kadın’
KADEM Genel Merkezi’nin yaptığı çalışmalardan bahseden Başkan Yavaş, gerçekleştirilen projeler hakkında şu şekilde açıklama yaptı; “KADEM Genel Merkezimizin yaptığı birtakım çalışmalar var. ‘İnovasyonda Kadın’ projesi, ‘Geleceğe İşbaşı’ projesi var. Genel merkezimizin iki yılda bir düzenlediği ‘Kadın ve Adalet’ zirvesi var. Bu yıl 26 - 27 - 28 Kasım tarihlerinde düzenlendi. Ana teması ‘Dijital Çağda İnsan Kalmak’ konusuydu. Yine sosyal medyadaki şiddet diline karşı harekete geçen genel merkezimiz ‘Küfürsüz hayat mümkün’ çalışması başlattı ve bu çalışma sosyal medyada hala devam etmekte. ‘İnovasyonda Kadın’ projemizin beşincisini bu yıl gerçekleştirdik. Genel merkezimiz, 5 Mart 2021 tarihinde ise ‘7. Toplumsal Cinsiyet Adaleti’ kongresini gerçekleştirecek. Bu yılki ana teması "Pandemi Sürecinde Kadın" başlığı altında olacak.”
“Valimiz Başkanlığında Toplantılar Gerçekleştiriyoruz”
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında çeşitli toplantıları gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Yavaş, “Sayın Valimizin başkanlığında kadına şiddetle mücadele toplantıları gerçekleştiriyoruz. En sonuncusunu da yine 25 Kasım'da tüm illerde eş zamanlı gerçekleştirdik. Oradaki o kurula üye olan kamu kurumlarımız her kamu kurumu görev alanı gereği farklı sorumlulukları vardır bu konuda. Onlar yaptıkları çalışmaları arz ettiler. Gerçekten her birinin yaptığı çalışmalar çok kıymetli. Bu noktada Sayın Valimiz yapılan çalışmaları değerlendirdi ve kadına şiddet konusunda gerçekten çok duyarlı bir insan olduğu için kamu kurumlarından ve STK'lardan bu çalışmaların daha da arttırılmasını talep etti. Daha fazla kişiye ve kitleye ulaşılmasını talep etti.” şeklinde konuştu.
“Şiddetin hiçbirini dinimiz kabul etmiyor”
Kadına yönelik şiddeti bir insan hakkı ihlali olarak değerlendiren Başkan Yavaş, şiddetin her türlüsünün dil, din, ırk, mezhep ayırt etmeksizin tüm toplumların ortak sorunu olduğu dile getirdi. Başkan Yavaş, kadına yönelik şiddet ile ilgili düşüncelerini şu şekilde aktardı; “Kadın şiddet, dünyanın ortak yarası. Şu şekilde bakılmasından yanayım ben; kadının, insan olması çok önemli. Allahu Teala, kadını bir insan olarak çok değerli bir şekilde yaratmış ve aynı şekilde erkeği de. Yani, erkek nasıl dünyaya gelirken insan olmasının gereği bazı haklara ve dokunulmazlıklara sahipse keza kadın da aynı şekilde. Bizi birbirimizden ayıran tek şey cinsiyetlerimizi farklı oluşu. Diyorlar ya, ‘Kadın ve erkek bir elmanın iki yarısı gibidir.’, gerçekten de öyle. Ne kadın olmadan erkek olabilir, ne de erkek olmadan kadın olabilir. Eğer öyle olsaydı Allahu Teala cinsleri tek olarak yaratırdı. Bizim ne milli ve manevi değerlerimizde, ne kültürümüzde ne de özellikle dinimizde şiddete zaten yer yok. Sadece kadına yönelik şiddet değil, hiçbir şiddete yer yok. Canlıya, cansıza, hayvanlara yönelik, çocuğa yönelik şiddet. Şiddetin hiçbirini dinimiz kabul etmiyor. Ben burada Necip Fazıl Kısakürek'in çok güzel bir sözü var, onu söylemek istiyorum: ‘Kadın, diri diri toprağa gömülürken onu oradan alıp cenneti ayaklarının altına seren dinin adıdır İslam.’
“Kadının siyasette temsili çok önemli”
5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verildiğini hatırlatan Başkan Yavaş, “Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 86'ıncı yılını kutladık. Ben bu bağlamda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle, minnetle anıyoruz. Türk kadınının Avrupa'daki birçok ülkeden önce Türk kadınının bu hakkı almış olması çok önemliydi. Özellikle de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra da bu hakkın en önemli uygulayıcısı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten kadın siyasette çok önemli bir yere sahip oldu. Seçme ve seçilme hakkını özgürce kullanabildi. Çanakkale'nin ilk kadın milletvekili Zekiye Gülşen Hanımefendiden sonra 50 yıl boyunca Çanakkale'de hiç kadın milletvekili olmamış ve 50 yıl aradan sonra Sayın Milletvekilimiz Jülide İskenderoğlu sayesinde Çanakkale'nin bir kadın milletvekili oldu. Bu çok onur ve gurur verici bir şey gerçekten. Çanakkale kadınlarını temsil ediyor Jülide Vekilimiz, genelde de meclisteki tüm kadınlarımız Türkiye'deki kadınların sesi oluyorlar. Bu bağlamda gerçekten kadının siyasette temsilinin çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
“Pandemi Döneminde Saha Çalışmaları Yaptık”
Çanakkale KADEM’in çalışmalarından ve pandemi dönemindeki projelerini aktaran Başkan Yavaş, pandemi dönemi öncesi 150 kadın kursiyelerinin ve 26 özel çocuklarının bünyelerinde olduğunu söyledi. Başkan Yavaş, “Kadınlarımız burada el becerilerine yönelik kurslara katılım sağlıyorlar. Yine özel çocuklarımız da aynı şekilde. Biz, MEB ile iş birliği içerisinde yürütüyoruz bu kurslarımızı ve Halk Eğitim Müdürlüğümüz ile birlikte. Tabii pandemi sürecinde dernekler yüz yüze faaliyetlerine son verdikleri için biz de yüz yüze faaliyetlerimize son verdik. Bu aşamada derneğimizde bir yıldan beri herhangi bir eğitim, kurs maalesef yapılamamakta. Zaten saha çalışmaları da yapıyoruz ama pandemi sürecinde madem dernekte olamıyoruz, sahalarda olalım istedik ve sahada birtakım çalışmalar yaptık.” şeklinde konuştu.
Pandemi döneminde KADEM Çanakkale'nin saha çalışmalarını anlatan Başkan Yavaş, “En son saha çalışmamız Genç KADEM Çanakkale'nin ve aynı zamanda tüm temsilciliklerimiz ile eş zamanlı yürüttüğümüz ‘hijyen kiti’ çalışmamız oldu. Çanakkale'deki vatandaşlarımıza hijyen kiti dağıttık. Aynı zamanda genel merkezimiz sosyal medya üzerinden bazı çalışmalar yapmaya başladı. Biliyorsunuz, dünya artık sosyal medya üzerinden dönüyor ve sosyal medya çok etkili. Hayatımızın nereden baksanız yüzde 90'ını kaplıyor. Genel merkezimizin sosyal medya üzerinden yaptığı birtakım eğitim çalışmaları, söyleşi programları var. En son saha çalışmamızdan sonra artık salgın o kadar çok artmaya başladı ki saha çalışmalarını yapamaz duruma geldik. Bunun akabinde bizler de Instagram üzerinden, Çanakkale KADEM hesapları üzerinden sosyal medya çalışması planlıyoruz. İlerleyen zamanlarda bunu da inşallah sosyal medya hesaplarımızdan duyuracağız.” şeklinde konuştu.
“STK’ların iş birlikleri önemli”
Kızılay ile ortak çalışmalarının olduğunu söyleyen Başkan Yavaş, “En son İkinci Plazma ve Kan Bağışı çalışmamız oldu. Genel merkezimizin de Kızılay Genel Merkezi ile yaptığı protokol mevcut zaten. Bu protokol çerçevesinde temsilciliklerimiz bulunduğu illerde Kızılay ile birlikte çalışma yürütüyor.” dedi. Pandemiden önce Çanakkale’deki yerel dernek ve STK’larla beraber bir araya geldiklerini ifade eden Başkan Yavaş, pandemi öncesinde birtakım çalışmalar yaptıklarını ve birlikte projeler yürütmeyi planladıklarını ifade etti. Başkan Yavaş sözlerine şu şekilde devam etti; “Sonrasında maalesef pandemi ortaya çıkınca bu projelerimiz şu an için askıda kaldı ama inşallah pandemi sonrasında biz Çanakkale'deki yerel derneklerle birlikte topluma faydalı olacak her çalışmada bulunmaya hazırız. İnşallah buna yönelik çalışmalar da olacak. STK - Kamu iş birlği ne kadar önemli ise STK'ların birbirleri ile olan iş birliği de aynı derecede önemli diye düşünüyorum. Çünkü daha fazla kitleye ulaşma imkanımız oluyor.”
Kadına Şiddete Karşı Sosyal Medyada Farkındalık Çalışması
2019 yılında KADEM Genel Merkezi’nin 25 Kasım için yaptığı saha çalışmasını aktaran Başkan Yavaş, “Tüm il temsilciliklerimizle birlikte aynı anda 3 gün süren bir saha çalışmamız olmuştu. Bu saha çalışmamızın sloganı: ‘Ben varsam şiddete yer yok.’ AVM'de 3 gün boyunca stand açtık ve orada çalışmayı yürüttük. Gerçekten çok güzel ve olumlu dönüşleri oldu. Etkili bir farkındalık çalışması olmuştu ama bu yıl dediğim gibi pandemi sebebiyle bu şekilde sahada yer alamadık. Fakat inanıyorum ki sahadaki etkisinden daha da fazla etki uyandıracak sosyal medya çalışması yaptık. Yine genel merkezimizin öncülüğünde tüm illerdeki temsilciliklerimiz bu çalışmayı yürüttüler.” şeklinde konuştu.
Başkan Yavaş, KADEM Genel Merkezi öncülüğünde tüm illerdeki temsilciliklerin yürüttüğü çalışmayı ise şu sözlerle açıkladı: “Bu çalışmamız Instagram filtre uygulaması ile "Şiddete göz yumma" diyerek toplumun tüm bireylerini şiddetin karşısında durmaya davet ettik. Yine sessiz kaldığımız her şiddet eyleminin bir parçası olmaktan kaçınmayacağımızı vurgu yapıldı bu çalışma ile birlikte. Kullanıcıların kadın, erkek, yaşlı, genç fark etmeksizin şiddet karşısında bir başkasının yanında olabileceğinin altı çizildi. Böylelikle filtreyi uygulayanlarla da cinayete kurban giden kadınların yüzleri ile topluma karşı bir aynalama yapılması hedeflendi. Bu çalışma 48 il temsilciliğimiz ile birlikte illerimizde biz de bu çalışmayı yürüttük ve gerçekten bunun çok olumlu geri dönüşler aldık ve sosyal medyada çok yer buldu. Çok da güzel bir farkındalık çalışması oldu.” dedi.
Şiddetin sonuçları itibari ile sadece mağduru etkileyen bir durum olmadığını söyleyen Başkan Yavaş, “Bir babayı, bir evladı, bir kardeşi ve geniş ölçüde baktığımızda toplumu etkileyen bir şey ve aynı zamanda da bizim güvenliğimizi, toplumun huzurunu etkileyen bir durum. O yüzden bizler şiddete göz yumdukça şiddet kendine yer bulacak ve yer bulur da. Bunun için de kesinlikle her ne olursa olsun hiç kimsenin şiddete göz yummaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü eğer bugün şiddete uğrayan kişi bizim için yabancı birisisi ise yarın bizim yakınımız olabilir, bu biz de olabilir. Onun için bu konuda çok tedbirli, dikkatli davranılmasını düşünüyorum.” dedi.
“Şiddet sadece fiziksel değil”
Şiddetin sadece fiziksel olarak düşünülmemesi gerektğini ifade eden Başkan Yavaş, “Fiziksel şiddet, ekonomik şiddet, psikolojik şiddet var. Şiddeti bu şekilde ayırabiliriz. Çünkü sadece fiziksel olarak düşünmek çok yanlış olur. Günlük hayatımızda mesela trafiğe çıktığımızda da birçok sözlü şiddetle karşı karşıya kalıyoruz ki trafikte bile en çok şiddete uğrayan yine kadın sürücüler maalesef. O yüzden yine aynı şekilde ekonomik şiddet. Bunlar gerçekten toplumu çok yaralayan, zedeleyen durumlar.” şeklinde konuştu. Şiddetin somut bir şekilde farkındalık çalışmaları yapılarak önlenebileceğini söyleyen Başkan Yavaş, “Ben aslında şuna inanıyorum; ne kadar çok somut çalışmalar yapsanız da farkındalık çalışmaları yapsanız da veya dünyanın en iyi kanunları bile çıkarsanız vicdan önemli. Dün bir dizi izlemiştim, bir karakterin söylediği söz bana bazı şeyleri hatırlattı, hepimizin bildiği bir şey aslında. Orada dedi ki: ‘Bize öğrencilik hayatımız boyunca üçgenin iç açıları toplamının ne olduğunu öğrettiler. Bunu kafamıza kazıdılar ama okul hayatımız boyunca bir insanın ruhunu anlamayı ya da bir insanı sevebilmeyi öğretmediler.’ Bu çok önemli bir söz çünkü bence bir insanı sevebilmeyi, bir insanın ruhundan anlayabilmeyi okula ilk başladığımız günden liseden mezun olduğumuz güne kadar bize okulda bunu vermeleri gerekiyor. Değerler eğitimi adı altında bize bunu işlemeleri gerekiyor. Diyeceksiniz, bu aileden başlamaz mı? Evet, bu aileden de başlar ama okulda devam edecek bir süreçtir.” dedi.
Şiddetin dilde başladığını da ifade eden Başkan Yavaş; “Örnek vereyim, mesela ‘Saçı uzun aklı kısa.’, ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma.’, ‘Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin.’ Bunları atasözümüz gibi söyleniliyor ki ben böyle atasözlerimizin de olduğunu inanmıyorum. Çünkü bizim kültürümüzde ve geçmişimizde şiddete yer yok. Bu sözlerle benim neslim veya benden önceki nesil büyüdü. Bu sözlerle büyümüş bireylerden ne beklenebilir? Küçüklükten onun beynine o algıyı yerleştiriyorsunuz, o öyle büyüyor ve bunu da normalmiş gibi görüyor. Bir kadına diyorsunuz ki ‘Saçı uzun aklı kısa.’, ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma.’ Bir kız çocuğunun beynine bunları yerleştiriyorsunuz. Yarın öbür gün gerçekten onun aşırı derecede özgüvensiz olmasına sebep oluyorsunuz. Dediğiniz gibi bu deyimler, bunlar çok yanlış şeyler ve hayatımızdan kesinlikle çıkarmamız gereken ve çocuklarımızın yanında da bunları asla ağzıma almamız gereken sözler.” dedi.
“Devletin yardımlarından yararlanmalarını sağladık”
KADEM olarak yaptıkları çalışmalar içerisinde saha faaliyetlerin büyük bir yer tuttuğunu belirten Başkan Yavaş, KADEM Çanakkale olarak bir kitapçık hazırladıklarını aktardı. Başkan Yavaş, 20 bin adet dağıtılan kitapçığın içeriğini şu sözlere açıkladı; “Bizler, ilk saha çalışmalarına "Kadın ve Aileye Verilen Devlet Desteklerinden Haberiniz Var mı?" sosyal destekler kitapçığı ile başladık. Çanakkale'de yaklaşık 20 bin adet bu kitapçıktan dağıttık biz ama sanmayın dağıtmış olmak için yapmadık. Kitapçığın içeriğini anlatarak dağıttık birebir. Bu bağlamda 9 ilçemize gittik ve birçok beldemize ve köylerimize ulaştık. Sosyal desteklerin bu anlamda saha çalışmasının faydasını çok gördük çünkü bilgisi olmayıp, devletin verdiği yardımlardan haberi olmayıp da yararlanamayan birçok vatandaşımız vardı. Onların yararlanmasını sağladık. Onun haricinde normal rutin köy ziyaretlerimiz var. En son Kumkale köyüne bir ziyaret yaptık. Orada domates tarlasında çalışan kadınlarımızı ziyaret ettik. Çünkü köyde çalışan kadınlarımızın hepsi çiftçilik mesleği ile meşgul ve şunu söylemeden geçemeyeceğim, gerçekten erkeklerden daha çok çalışıyorlar tarım işinde. O yüzden gittik, onlarla dertleştik, onları dinledik. O kadar farklı hayatlara denk gelebiliyorsunuz ki onların size ihtiyacı olduğu anda sanki onların yanında bitmiş gibi oluyorsunuz, bu çok güzel bir duygu. Onların sizden bazı talepleri oluyor bazen çünkü köylere maalesef bu tür eğitimler veya seminerler çok fazla gitmiyor ulaşım sebebiyle. Biz de onların taleplerini dinliyoruz, bizden istekleri neler onları dinliyoruz ve elimizden geldiğince de gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Onlar da gerçekten memnun kalıyorlar. Ayvacık tarafındaki köylerimize ziyaretlerimiz olmuştu. Hatta en son Ayvacık Kaymakamlığımız ile birlikte Kaymakamımızın öncülüğünde orada Gürpınar köyünde bir çalışma başlatmıştık biz. 100 tane kadınımıza İŞKUR ve Tarım İl Müdürlüğü ile ortaklaşa süt sığırı yetiştiriciliği kursu açmıştık. Kursumuzun başlayacağı gün maalesef pandemi olup sokağa çıkma yasağı ilan edilince kursumuz askıda kalmış oldu ama pandemiden sonra biz kursumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
KADEM Çanakkale’ye sosyal medyadan ulaşabileceklerini söyleyen Başkan Yavaş, “KADEM Çanakkale sosyal medya hesaplarımız var. Facebook üzerinden KADEM Çanakkale, Instagram üzerinden Kadem Çanakkale ve Twitter üzerinden KADEM Çanakkale bizi takip edebilirler. Aynı zamanda biz yer olarak da Çanakkale'de İstiklal İlkokulu'nun tam karşısında bulunuyoruz. Emniyetin karşı sokağında İstikal ve Cumhuriyet İlkokulu'nun karşısında bulunuyoruz. Bize yerimize gelerek de ulaşabilirler. Pandemi sebebi ile saat 14.00'te açılıyor derneğimiz, 18.00'de kapanıyor. Cumartesi ve pazar kapalıyız. Onun haricinde sosyal medya hesaplarımızda telefon numaralarımız da var. Bir şey olduğunda bize telefon numaralarımızdan da 24 saat boyunca ulaşabilirler.” dedi.
“Şiddetin olmadığı bir dünyada yaşamayı temenni ediyorum”
Programda “Çanakkale’nin en büyük sorunu nedir?” sorusuna da yanıt veren Başkan Yavaş, “Ben Çanakkale'de doğdum büyüdüm, benim iki tane köyüm var. Biri Mahmudiye biri Kumkale. Kumkale köyünde doğdum, Mahmudiye köyünde de büyüdüm. Köyde yetiştim, köy çocuğuyum. Çanakkale'yi çok seviyorum. Bu topraklarda doğmuş olmaktan ötürü ben gerçekten her gün Çanakkale'de doğduğum için şükrediyorum ama bence Çanakkale'nin en büyük sorunu Çanakkale'nin yerel yönetimi tarafından hak ettiği değeri görmediğine inanıyorum. O kadar güzel sloganımız var ki bizim, "Barışın kenti Çanakkale" diye ama ben bu sloganın sadece Çanakkale'nin girişlerinde tabela sloganından ibaret olduğunu düşünüyorum. Çanakkale'ye dışarıdan gelen misafirlerimizin o manevi huzuru hissetmediklerini düşünüyorum. Hissedemiyorlar çünkü ve bunu dile getiriyorlar gelen misafirlerimiz. Bu yüzden yerel yönetim tarafından Çanakkale'nin şanlı tarihine yakışır bir şekilde değer gördüğüne inanmıyorum. Son söz olarak da şiddetin olmadığı bir dünyada sevgi ve barışın hakim olduğu bir dünyada yaşamayı temenni ediyorum, inşallah.” dedi.
Mert Doğan Pehlivan
Yorumlar
Yorum Yaz