Yerel basının özgürlüğü ile ilgili tartışmalar ve düşünceye bağlı ifada özgürlüğünde karşı eleştiri yönelten Ak Parti’ye yanıt vermesi gereken bir bilen susmayı tercih ederken her işte olduğu gibi konuşan ve yanıt veren yine şişman oldu.
Avukatlık yapmaya bayılıyor. Sözcülüğe pek meraklı.
İşin içine gireli kaç gün oldu, bakmadan, ahkam kesiyor.
Yahu hele bir dur.
Gökten zembille indiğini unutup bana rapor açıklama. Darağacında varsa tek partili döneme git.
Baskının, zorlamanın, basın üzerinde egemenlik kılmanın kralı. Bunları da raporlaştır be mübarek..
HALKIN İÇİNDE DOLAŞMAK
Açık söyleyeyim, bürokraside masa başı işler bir şekilde yürür. Önemli olan temsil edilen makamı halk ile paylaşmak. Eğer bürokrat, halk ile devlet arasında köprü görevi üstlenmiyor, makamın ağırlığına bağlı olarak halk ile kendi arasına set kuruyorsa ne o işten hayır gelir, ne de şeffaflıktan söz edilir.
Devlet yıllarca militarist disiplin içinde yönetilmeye çalışıldı. Halk ile muhatap olunmadı. Halktan bir anlamda çekinildi, devletin hakimiyeti alışkanlıkları sürdürüldü.
Son yıllarda Türkiye, bu anlayışı kırmaya başladı. Siyaset bedel ödeyeceği için yeni düzeni sadece kendi ile sınırlamayıp Vali ve Kaymakamları da dahil etti. Bürokratları uyardı; vatandaşa karşı hoşgörü ve bugün git yarın gel anlayışı terk edilerek ivedi çözüm üretin. Bu talimata uyan oldu, uymayan ve uyuyor gibi yapanlar gördük.
Halen Eskişehir Valisi olarak görev yapan Güngör Azim Tuna, Çanakkale’de görev yaptığı süre içinde büyük bir farklılık gösterdi. Öyle ki, Çanakkale’nin en ücra köşesinde adam 80’ne merdiven dayamış, hayatında bir gün olsun Vali yüzü görmemiş. Tuna, o vatandaşın yaşadığı köye gidip hal hatır sordu.
Yine Çanakkale’nin en eski esnafları. Tek bir gün hatırlanmadıkları için karşılarında Vali Tuna’ya görünce çok şaşırdılar. Bu insanlar alınıp 29 Ekim resepsiyonlarına, 18 Mart kutlamalarına davet edilip en ön saflarda oturtuldu. Bunlar gerçekten büyük bir moral etkisi yarattı.
Bugün Çanakkale Valisi Hamza Erkal’da da aynı alışkanlıkları görüyoruz. Bir gün kalkıp bir köye gidiyor, diğer gün başka bir yerde. Dün de Çarşı Caddesi’nde. Esnaf temsilcileriyle birlikte. Meslek ayrımı ve ticari durumuna bakılmadan, halk ile iç içe. Vali Tuna’dan sonra bu görüntüleri özlemiştik. Vali Erkal, kendine özgü bir stille yaklaşıyor vatandaşa ve takdir de görüyor. Halk ile arasına set kurmuyor. Rutin işlerini gerekirse geceye bırakıyor, daha az uyuyup, daha fazla çalışıyor ama halktan kopmuyor.
Sert, otoriter davranmıyor, daha halkçı, daha sıcak yaklaşıyor insanlara.
İnsanlara dokunmak çok önemli.
Vali Erkal layıkıyla yapıyor.
Kısa sürede büyük başarı.
Devamını bekliyoruz…
MHP’DE İMZALAR
MHP’nin olağanüstü kurultaya götürülmesi için bir süredir muhalifler imza topluyor. İlk başlarda bu imza kampanyasına sıcak bakan da vardı bakmayan da ancak kurultay ısrarları kamuoyunda geniş yer bulmaya başlayınca Çanakkale’de de saflar giderek netleşmeye başladı.
İstifa eden belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, İl Genel Meclisi üyeleri kaotik ortamı daha da gerdi ancak yönetsel açıdan Çanakkale’de zorlanmalar olsa da bir şekilde altlatıldı. Gerçekten atlatıldı mı o konu biraz ucu açık. En azından görüntü ‘atlatıldı’ gibi verilmeye çalışılıyor.
İmzaların toplandığı ve bugün yarın verileceği gibi haberler yaygınlaşınca bu kez gizli sürdürülen kulis hareketleri son iki gündür destekledikleri aday dahil her şeyi açığa vurmaya başladı. Şöyle bir genel tarama yaptığımızda Çanakkale’deki muhalifler ağırlıklı olarak Meral Akşener’in arkasında. Diğer iki isim için de taraftar bulunuyor ama ağırlık Akşener’de..
Bu biraz da güç ile alakalı. Kimin adı daha fazla öne çıkıyorsa üç aday arasında tercih yapmamış olan partililerin birden ‘Akşener’ demeleri, güçten yana destek iddiasını kuvvetlendiriyor. Çanakkale’deki MHP’li birçok tanıdık, eş, dost, ahbap imza konusunda ‘Akşener’ diyor.
Yönetim, en az bizim bildiğimiz kadar bilgi sahibidir diye düşünüyorum.
Sonu nereye varır bilmem.
En iyisini Ender başkan bilir…
NASIL BAŞARACAK?
CHP’de kurultay bugün başlıyor. Kurultay öncesi basında yer alan haberlere bakıyorum, genel başkan yeni yok haritasında ‘değişim’ diyor. Şahsi ikballere izin vermeyeceğini belirtiyor. Partinin kurumsal bir yapıyla birlikte daha örgütçü çalışması gereken ifadelerden söz ediyor. Ve ilk beklenti yüzde 30..
CHP’nin yeni inşası sanki Ak Parti’nin çalışma projelerini andırıyor. Çok da bağımsız ve yeni diyecek bir yol haritası değil. Değişik olan ‘İdeoloji’ ifadesi.
Çanakkale’de pek bir şey değişeceğine inanmıyorum.
Şahsi ihtirası partinin önünde tutma gibi bir alışkanlık zaten yıllardır var. Özellikle belediycilikte. Her geçen gün daha da artıyor. Yüzde örnekleri gösteriliyor ve toplamda da ‘Ben’ çıkıyor ortaya.
Peki yeni sistem nasıl başarılı olacak?
Adamı koltuğundan mı indirecek CHP kurmayları? MEHMET CELEN
Yorumlar
Yorum Yaz