Gündem

VOLKAN USLU TECRÜBELERİNİ GENÇLERE AKTARDI

Çanakkale'nin ilk ve tek Birleşmiş Milletler Konferansı olan, Türkiye çapında 400’den fazla öğrencinin katıldığı, uluslararası...

VOLKAN USLU TECRÜBELERİNİ GENÇLERE AKTARDI

Uslu’nun yanı sıra milli eğitimden sorumlu Çanakkale Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu, Kale Seramik Fabrikalar Genel Müdürü Süleyman Soysal, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Dinçay Köksal da konuşmacılar arasındaydı.

“Hayatınızı kim kullanıyor, kim satın alıyor, kim hayatınızın sahibi, hayatınızı kim etkiliyor?”

İngilizce gerçekleştirdiği konuşmada, Volkan Uslu konuşmalarında şu ifadeleri kullandı: “Bundan birkaç hafta önce organizasyon komitesi, beni konuşmacı olarak çağırdığında memnun oldum ve kabul ettim. Şimdi hep beraber metafor yapalım. Bana göre hayat bir üründür. Nasıl mı? Örneğin bir ürün düşünün. Bebek bezi. Bebek bezini kim kullanır? Bebek. Kim satın alır? Baba satın alır. Hangi marka bez ve ne tarz olacağına kim karar verir? Anne karar verir. Annenin kararını ise arkadaş çevresi etkiler. Hayatınızın bir bebek bezi olduğunu düşünün.

“Başka bir ürünü düşünün. Bir gözlük. Gözlüğü ben satın aldım, ne tür olacağına ben karar verdim, parasını ben ödedim. Belki bazen birileri beni etkilemiş olabilir. Belki hayatınız gözlük gibi, belki de bebek bezi gibi. Ya da hayatınızın bazı bölümleri gözlük, bazı bölümleri bebek bezi. Kendi hayatınıza sahipseniz ve kontrol edebiliyorsanız, hayatınıza yatırım yapıyorsanız başarılı olursunuz. Bu bir metafor. Hayatımdan ve geçmişimden bazı örnekler vermek istiyorum. Üniversiteye başlamadan önce bir hedef belirledim. Hedefim şuydu; en az 5 Avrupa ülkesini, en az 1 hafta kalmak ve hiçbir para harcamamak şartıyla gezmek. Üniversiteye başladım. İlk yılımda NTV kanalını izlerken televizyonda AEGEE adında sivil toplum kuruluşunu duydum. Avrupa’nın en büyük öğrenci birliği. 200’den fazla ülkede yürütülüyor. En büyük ofisleri ise İstanbul’da. Yeri buldum, bir aktiviteye katıldım. Aynı yıl bazı uluslararası projeler yaptım. Eğitim program direktörüydüm ve AEGEE İstanbul ofisinin başkanvekili oldum. Bu bana başka bir kapı açtı. AEGEE sivil toplum kuruluşunda 10’da fazla projeye katıldım. Gençlik projelerine liderlik yaptım. Bazı uluslararası programlara dahil oldum. Erasmus, Socrates, Minerva gibi. İlk projemiz, ‘Global dünyada Zenefobia’nın üstesinden gelmekti. Zenefobia, ırkçılığın ilk adımıdır. Bu programda Erasmus’uöğrendik. Yurt dışında Erasmus var ancak Türkiye’de yok. 2000 yılından bahsediyoruz. Neden diye sorduk? Türk öğrenciler neden katılamıyor. Türk otoriteler bize şu an yapabilecek uygunlukta olmadıklarını iletti.Tamam, sunum yapmak için Brüksel’e, Danimarka’ya gidelim. Sunum yapalım, kendimizi anlatalım, “Türk öğrenciler için Erasmus programı istiyoruz” diyelim. AEGEE’den bir grup insan, Brüksel’e gittik ve sunum yaptık. Türk öğrenciler olarak Erasmus programında yer almak istiyoruz dedik. Üniversite hayatımın 4. yılında, 2004’te, Türkiye Erasmus’a dahil oldu. Marmara ÜnirvesitesiErasmus programını başlattı. Ben de Marmara Üniversitesi’nin Erasmus ofisinin koordinatörü oldum. Sonra, 7 kişi Erasmus programını geliştirmek için eğitici olarak yetkilendirildi. Biri bendim ve aralarında en genç bendim. Bilgi Üniversitesi’ne, Galatasaray Üniversitesi’ne, Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne, Bilgi Üniversitesi’ne, Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne Erasmus Ofisi kurulması konusunda danışmanlık yaptım. 4 yıl sonunda 9 ülke gezme şansı buldum, uluslararası projeler yaptım. Üstelik para harcamadan. Para kazanma şansı da buldum, para da kazandım. Neden bunlardan bahsettim. Ben üniversite kazandım. Tamam. Bu normal bir şey. Beklentilerinize göre bir bölüm seçeceksiniz. İşletme, Mühendislik, Tıp her neyse…

Ancak mutlaka hedef belirleyin ve hedeflerinizden şaşmayın. Uluslararası bir şeyler yapmak, uluslararası projelere liderlik yapmak, Türkiye’yi uluslararası platformda temsil etmek son derece kritik.

Hedef belirle ve hedefinden şaşma. Uluslararası bir şeyler yapmak, uluslararası projelere liderlik yapmak, dahil olmak Türkiye’yi uluslararası platformda temsil etmek son derece kritik.”

İngilizce konuşulan, tartışma kültürünün benimsendiği, bireysel ve ekip olarak deneyim kazanılan, tartışma kültürünün ön plana çıktığı dünya çapındaki en önemli etkinliklerden sayılan Model Birleşmiş Milletler Konferansları, öğrencilerin akademik ve sosyal hayatlarına deneyim kazandırmayı amaçlıyor.

CEMİL SERDEN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -