Belediye Çalışanları Sosyal Tesisleri Lokalinde gerçekleşen imza törenine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Disk Çanakkale Şube Başkanı Metin Ceylan, CHP Çanakkale İl Başkanı Metin Ümit Ural katıldı. Törende konuşan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Biliyorsunuz bu sözleşme Çanakkale Kentsel Hizmetler anonim şirketiyle DİSK Genel İş arasında 698 işçimizi kapsayan bir toplu sözleşme imzası. Bu 1.5 yıllık dönemi kapsıyor. 6 aydan beri süre gelen görüşmelerin bir sonucu. Burada sözleşme öncelikle işçilerimizin mağduriyetini gidermek için çalışmalar yapıldı ve sonuç olarak bu kadar uzun bir süre aldı. Yoksa hemen yapılabilirdi ama burada taşeronda sürekli işçiliğe geçen işçilerin 2 yılı aşkın bir süreçte yüksek hakem kurulunun belirlediği zam oranında zam yapabildik oda %4. Burada bizim belediyenin sürekli işçi kadrosunda olan arkadaşlarımızın sürekli ve mali haklarını eşitlemek aynı duruma getirmek için bir toplu sözleşme çalışması müsaade edildi ve bunu yaptık. Burada biz zaten DİSK Genel İş ile sözleşmelerimizi yapıyorduk ve yine öngörerek buradaki şube ile hazırlayarak bugüne getirdik. Burada dediğimiz gibi aynı işi yapan aynı unvanda aynı kıdem yılına sahip arkadaşların farklı ücret yılına sahip olması rahatsızlık yaratıyordu. Aynı iş kolunda çalışılıyor aynı hizmeti veriyorsunuz ama taşerondan geldiğiniz ve bizim toplu sözleşme yetkimiz olmadığı için bu eşitliği sağlayamıyorduk. Bu toplu sözleşme ile bu farklılıkları kaldırarak dengelemiş olduk.” dedi.
Gökhan; “En düşük maaşımız 3187 lira”
En düşük maaş ve en yüksek maaşı açıklayan Başkan Gökhan; “Şu an itibariyle en düşük çıplak maaşımız 3187 lira oldu. En yüksek maaşımız ise 5098 TL oldu. Bu tabi 3187 TL’li kısım son asgari ücretten 1 ay önce başladı. Yürürlük tarihi de 1 Temmuz olduğu için 6 aylık farkta alınacak. İkramiyeler ve iyileştirmeler ile bu rakam biraz daha iyileştiriliyor.Pandemi dolayısıyla belediyenin gelirleri de azaldı ama bizim burada bahanemiz olamaz. Bazı yatırımlarımızı öteleyebiliriz ama işçilerimizin emekçilerimizin haklarını ötelemeye hakkımız yok. Sonuç itibariyle de bütçemizin el verdiği oranın sonuna kadar kullanarak bu çalışmamızı tamamladık. Her ay her şeyden önce ilk yapacağımız iş çalışanlarımızın ücretlerini ödemektir. Yani ilk talimatımız budur, önce işçilerimizin memurlarımızın ücretlerini temin etmek için çaba göstereceğiz. İkramiye ve destekleri sonra verebiliriz ama önce temel ücretlerini almalılar” diye konuştu.
“Yeni istihdam yaratabilmenin imkanını arıyoruz”
Başkan Gökhan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “İşsizliğin nereye vardığını, işi olanların bile işini kaybettiğini, düşük ücretlerle işlerinden ayrılıp 1138 liraya çalıştırıldığını, insanların iş bulamadığını, işten çıkarıldığını, sahte yollarla işten çıkarıldıklarını hepsini okuyorsunuz, dinliyorsunuz, biliyorsunuz. Dolayısıyla gerçekten Türkiye zor şartlardan geçiyor biz burada Çanakkale’de en azından yerel yönetimdeki mevcut çalışan arkadaşlarımızın hak ve hukuklarını koruyarak yeni istihdam yaratabilmenin imkanını arıyoruz.”
Çalışkan; “Çok daha fazlasını hak ediyorsunuz”
İmzalanan tutardan daha fazlasının hak edildiğini belirten Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan; “Zor bir dönem yaşıyoruz. Böyle bir pandemi döneminde toplu sözleşme imzası için bir araya gelmek bizim için çok anlamlı. Şu anda özlenen tablolardan bir tanesini yaşıyoruz. Çalışan emekçilerimizi kaybettiklerimizi anıyoruz, tedavisi hala devam eden arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Eve kapanılan dönemde sokak ve caddede çalışan arkadaşlarımıza ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu salgın ile yaptığımız savaşta başta sağlık çalışanlarına ve bu savaşı yürüten şehri güzelleştiren park bahçe işçilerine, asfalt döken fen işleri işçilerine ve riske rağmen sokak sokak temizlik yapan temizlik işçilerine özellikle teşekkür ediyorum. Emeğin yüceliğine inanlar olarak emeğin bir kez daha değerini anlıyoruz ve emeğin karşılığının verilmesinin anlamı biraz daha fazlalaşmakta. Bu toplu sözleşmeyi imzaladık çok daha fazlasını hak ediyorsunuz. Ancak toplu sözleşmeyi imzaladık bizim görevimiz bitti demeyeceğiz hiçbirimiz.” dedi.
Çerkezoğlu; “Toplu sözleşmeleri gerçekten çok kıymetli”
Toplu sözleşmelerin önemine değinen DİSK Konfederasyonu Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise; “Çanakkale Belediyesi Kentsel Hizmetler şirketinde çalışan ve önceki dönemlerde işçi sınıfı açısından son derece zorlu bir süreç olarak taşeron belası altında çalışmış ama ondan sonra verdiği mücadele ile örgütlülüğü ile bugün toplu sözleşme süreçlerine kadar gelmiş olan işçi arkadaşlarımızın toplu iş sözleşmesi töreni için buradayız. Bu toplu sözleşmeler çok önemli arkadaşlar. İçinden geçtiğimiz süreçte Türkiye’de işçi sınıfının özellikle 12 Eylül’den bu yana sendikasızlığa mahkum edildiği süreçte örgütlü olmak, sendikalı olmak diskli olmak ve bu örgütlülüğü de bu mücadeleyi de iş sözleşmelerine taşımak çok önemli. Bu toplu sözleşmeler içinden geçtiğimiz bu süreçte her zamankinde daha değerli ve önemli. Birincisi biraz önce söylediğim gibi taşeron günlerinden yani emek hırsızlığı günlerinden bu günlere geldiniz o nedenle KHK ile geçen arkadaşlarımızın toplu sözleşmeleri gerçekten çok kıymetli” diye konuştu.
“Emekçinin üzerindeki görünmezlik örtüsünü kaldırdı”
Pandemi de emekçinin öneminin arttığını dile getiren Çerkezoğlu; “İçinden geçtiğimiz pandemi sürecinde pandemi bize çok şey öğretti. Örneğin sağlığımızın değerini öğretti. Dayanışmanın ne kadar değerli olduğunu öğretti.Pandemi bize göre en fazla bir şeyi ortaya çıkardı oda işçi sınıfının emekçilerin üzerindeki görünmezlik örtüsünü kaldırdı. Olağan dönemde çok da farkında olmadığımız şeylerin. İşçilerin emekçilerin alın teri ile yaptıkları işin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Bizi tedavi ederek sağlığımıza kavuşturanların, sokaklarımızı temizleyenlerin, parklarımızı bahçelerimizi güzelleştirenlerin. Ekmeğimizi pişirenlerin, buğdayı ekenlerin yani ne varsa hayata dair her şeyi üreten işçi sınıfının emekçinin üzerindeki görünmezlik örtüsünü kaldırdı aslında pandemi. Bu toplu iş sözleşmesi bu pandemi sürecinde bir taraftan ülkenin ekonomik krizi bir taraftan pandemiile birlikte ağırlaşan bu süreçte çok daha fazla önemlisi. O nedenle ben bu toplu iş sözleşmesinin oluşmasında emeği olan başta sevgili başkanımız, sendikamızın temsilcileri ve bütün işçi arkadaşlarıma, belediyemizin bütün yöneticilerine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Omuz omuza birlikte yürütüyoruz”
Çerkezoğlu sözlerinin devamında ise; “Zor bir dönemden geçiyoruz. Türkiye çok ciddi bir biçimde bütün tercihlerin bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten işçisini emekçisini halkını yok sayarak yönetilmesinin ortaya çıkardığı olumsuz bir tabloyu yaşıyor. Pandemiyle birlikte bu tablo ne yazık ki daha da ağırlaştı. Türkiye tarihinin en büyük iş ve istihdam kaybını yaşıyoruz. Hepimizin evinde bir işsiz var. Bugün Türkiye’de neredeyse her evde bir üniversite mezunu işsiz var. Genç işsizliği kadın işsizliği Türkiye’nin geleceğini tehdit eden bir unsur haline geldi. Üretime değil ranta dayalı bir ekonomik modelin ve politikaların bizi getirdiği noktadır bu. Diğer taraftan şunu da çok açık bir biçimde ifade etmek gerekir ki bugün artık Türkiye’de yaşanan bu sürece karşı tüm zorluk ve baskılara rağmen emeğine sahip çıkan, geleceğine sahip çıkan, memlekete, cumhuriyete sahip çıkan milyonlar var. Tüm zorluk ve baskılara rağmen bu mücadeleyi omuz omuza birlikte yürütüyoruz. Disk olarak büyük bir tarihsel sorumluluk ile karşı karşıyayız.” şeklinde konuştu.
“Emeğin Türkiye’sini kuracak olan işçi sınıfıdır”
“Diskli olmak ülkeye sahip çıkmak demektir” diyen Çerkezoğlu; “Disk bu topraklarda 54 yıldır emeğin hakları mücadelesini veren, demokrasi mücadelesini veren eşitlik, özgürlük, adalet ve barış, kardeşlik mücadelesini veren bir örgüt. Böylesi onurlu bir mücadelenin, böylesi onurlu bir tarihin, geleneğin bugünki temsilcisiyiz bizler. Disk’li olmak demek ülkeye, emeğe sahip çıkmaktır. Böylesi bir tarihsel sorumlulukla yarınlarımızı kurmak için çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için mücadele etmek, omuz omuz vermek demektir. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki bu topraklarda eşitliği, özgürlüğü, adaleti, barışı, kardeşliği emeğin Türkiye’sini kuracak olan işçi sınıfıdır. Bu ülkenin aydınlık günlerini hep birlikte işçiler olarak, bütün demokrasi güçleri olarak bu ülkeye sahip çıkan. Bu ülkenin gerçek sahipleri olarak hep birlikte omuz omuza getireceğiz. Bu ülkenin aydınlık geleceği bizleriz artık. Bu ülkenin aydınlık gençleri sizlersiniz. Bu toplu sözleşmeler, örgütlü güçler o nedenle çok önemlidir” şeklinde konuştu.
Enishan Keskin
Yorumlar
Yorum Yaz