Yaşam

Van Gölü'nde Küresel Isınmanın Etkisiyle Su Seviyesindeki Düşüş Mikrobiyalitlerin Tehlikesini Artırıyor

Van Gölü, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yaşanan kuraklık nedeniyle giderek küçülüyor. Dünyanın en büyük sodalı gölü olma özelliğine sahip Van Gölü'nde, su seviyesindeki düşüş devam ederken, bu durum balıkçılar için yeni bir tehlike oluşturuyor. Özellikle su seviyesinin düşmesiyle su yüzeyine çıkan mikrobiyalitler, balık ağlarına ve teknelerin zarar görmesine neden olabiliyor.

Van Gölü'nde Küresel Isınmanın Etkisiyle Su Seviyesindeki Düşüş Mikrobiyalitlerin Tehlikesini Artırıyor

Küresel ısınmanın etkisiyle Van Gölü'nde yaşanan su seviyesindeki düşüş, dalış turizmi için de büyük önem taşıyan göldeki mikrobiyalitlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu mikrobiyalitler, Van'ın Gevaş, Erciş ve Muradiye gibi kıyılarında gün yüzüne çıkıyor ve su seviyesinin düşmesiyle daha fazla görünür hale geliyor.

Geçmiş yıllara göre sıcaklıkların artması ve yağışların azalmasıyla birlikte buharlaşmanın artması, Van Gölü'nün su seviyesindeki düşüşü hızlandırıyor. Bu durum, balıkçılar için de yeni bir sorun yaratıyor. Özellikle su seviyesinin düşmesiyle balık ağlarının zarar görmesi ve mikrobiyalitlerin tekneler için tehlike oluşturması, balıkçıları endişelendiriyor.

Konunun uzmanları, balıkçıları bu duruma karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Su seviyesinin düştüğü bölgelerde balık avlamak için daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguluyorlar. Ayrıca, su seviyesinin düşmesiyle birlikte ortaya çıkan mikrobiyalitlerin, çevre ve ekosistem üzerindeki olası etkilerini de araştırmaya devam ediyorlar.

“Gölün özellikle güney doğusundaki kıyıya yakın seyreden teknelerin dikkatli gitmesi gerekiyor “
Van Gölü 3 bin 712 kilometrekarelik alanıyla beraber ülkemizin en büyük gölünü oluşturduğunu ifade eden Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, “Van Gölü sahip olduğu eksterm su kalitesiyle beraber özel bir ekosistem. Çünkü pH’sı 9.5, 9.7’lerde ve tuzluluk oranını binde 21. Van Gölü’nün sahip olmuş olduğu bu özel karakterden dolayı gölün tabanında organasedimenter yapılar, mikrobiyalitler yada Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın deyimiyle Van Gölü mercanları mevcut. Van Gölü’ndeki mikrobiyalitler adeta ağaç gibi yapılar ve bir ağaç gibi yüzeye doğru çıkıyorlar. Adeta gölün tabanındaki devasa direkler gibi. Şu ana kadar Van Gölü’nün tabanındaki mikrobiyalitler, gölün su seviyesi düşmeden önce su yüzeyi ile aralarında en az 1-2 metrelik bir fark vardı. Fakat göl su seviyesinin düşmesiyle beraber özellikle gölün güney ve güney doğu kısmındaki mikrobiyalitler ya yüzeye 50 santim 30 santim mesafe, yada tamamen yüzeye çıktılar. İşte bu nedenden dolayı geçmiş yıllarda balıkçıların tekneleriyle beraber üzerinde geçtiği mikrobiyalitler artık yüzeye çok yakın. 3-5 yıl önce sorunsuz bir şekilde üzerinden geçtiğiniz mikrobiyalitler artık balıkçılılar için bir tehlike oluşturuyor. Bu sebepten dolayı gölün güney ve güney doğu kısımlarında özellikle kıyıya yakın seyreden teknelerin dikkatli gitmesi gerekiyor. Çünkü eskiden rahatlıkla gittiğiniz yerde şimdi tam yüzeye yakın bir mikrobiyalitin tepesi bulunabilir. Yada geçmişte ağ atıp sorun yaşamadığınız yerde artık ağlarınız mikrobiyalitlere takılabilir. Bu hem binlerce yılda oluşan mikrobiyalitler için bir sorun, hemde can güvenliği balıkçılık açısından bir sorun teşkil ediyor” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Bizi Takip Edin
Google News Flipboard
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
- REKLAM -