Ancak uzmanlara göre, bu güvenli görünen sistemlerin şifreleri bir gün kırılabilir ve buna "Q-Day" adı verilmektedir. Kuantum bilgisayarların kodlarının çözülmesi durumunda, gizli bilgilerin ifşa olma riski ortaya çıkabilir, bu da dünya genelinde dijital gizlilik konseptini kökten değiştirebilir.
Siber güvenlik uzmanları, Q-Day'in ne zaman gerçekleşeceği konusunda ortak bir görüşe sahip değiller. Reuters'a göre, bazı araştırmacılar Q-Day'in yüzyılın ortalarında ortaya çıkabileceğini öngörürken, diğerleri bu olayın çok daha erken bir tarihte gerçekleşebileceğini düşünmektedir.
Kuantum bilgisayarlar, atom altı parçacıkların özelliklerine dayanarak karmaşık hesaplamaları gerçekleştirebilen ve bilgiyi olağanüstü hızlarda işleyebilen cihazlar olarak bilinir. Ancak mevcut kuantum bilgisayarları, kübit adı verilen anahtar işlem birimlerinin veri şifrelerini çözmek için yeterince kararlı olmamaları nedeniyle henüz sınırlı bir işlem gücüne sahiptir.
Kuantum teknoloji şirketi Q-CTRL'ün CEO'su Michael Biercuk, teknolojinin olgunlaştığı noktada, elektriğin 19. yüzyılda olduğu gibi bir kaynak olarak kullanılmasının dönüşümsel olacağını ifade etti. Bu nedenle, ABD, Çin gibi küresel güçler, Q-Day öncesinde kuantum araştırmalarına önemli yatırımlar yapmaktadır. IBM, Amazon, Intel, Google gibi şirketlerin liderlik ettiği Kuzey Amerika, kuantum bilişim alanında öncü bir konumda bulunmaktadır. McKinsey & Company'nin tahminlerine göre, 2022'de ABD'nin kuantum araştırmalarına yatırımı 1,8 milyar dolar olurken, Çin'in bu alana 15 milyar doların üzerinde yatırım yaptığı belirlenmiştir.
Hangi ülkenin bu teknolojiye daha önce ulaşacağı henüz belirsiz olsa da, küresel güvenlik üzerindeki etkilerinin önemli olması beklenmektedir.
Yorumlar
Yorum Yaz