Gündem

'Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk temelleri’ (20.03.2021)

Kaleninsesi WEB TV, 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106’ıncı yılına özel hazırladığı programda Tarihçi, Ya...

'Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk temelleri’ (20.03.2021)

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106’ıncı yılında, Kaleninsesi WEB TV 18 Mart tarihine ilişkin özel yayın yaptı. Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘Not Defteri’ 18 Mart özel yayınına Tarihçi, Yazar ve Şair Ahmet Kaşıkçı konuk oldu. Programda önemli mesajlar ve bilgiler veren Kaşıkçı, “Dünya tarihinde böyle bir savaş, böyle bir destan görülmemiş. Akif'in yazdığı mısralar, burada misli ile gerçekleşmiş. Türkiye Cumhuriyeti temelleri atılmasına neden olmuş” dedi.

Savaşa girerken Osmanlı nasıl bir durumdaydı?

Savaşa girmesi hataydı. 1912-1914 yılları arasında Balkan Savaşları'nda Bulgaristan'a dahi yenilmişti. Bulgarlara yenilmişiz, Sarıkamış faciamız var. Kanal faciamız var. Osmanlı'nın durumu içler acısı. Bu halde savaşa girmesi mümkün değil. Her cephede binlerce evladımız yok oluyor. Mustafa Kemal bunun farkında. Onlarda bizi özellikle savaşa sokmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Biz bu savaş karşılayabilmek için, Sultan Reşat padişahımızın izni alınarak İngilizlere iki gemi yaptırıyoruz. Birinin adı ilk padişahımızın adı Sultan Osman ve son padişahımızın adı Reşadiye. Son teknoloji ile yapılmış muazzam iki gemi bitmek üzere. İki gemiyi almaya giden heyeti Churchill gemilere bindirmiyor. Churchill o dönem İngilizlerin önemli bakanlarından bir tanesi. Ve diyor ki, 'Biz bu iki gemiyi Osmanlıya verirsek, bize karşı kullanacaklar ve biz kendi ayağımıza sıkmış olacağız. Vermiyoruz. El konacak.’ Parası peşin verilmiş. Nasıl vermiyorlar? Hatta onu ödeyebilmek için İstanbul'da Gelibolu'da bunlara ait kayıtlar var. Kadınlarımız bileziklerini, heybelerini hibe etmişler. O gemiler öyle satın alınmış. Ama gemilere binerken o heyete kurşun sıkılıyor. Bizim şimdi çok güçlü bir dış siyaseti olsa, bizim İngilizlerden iki gemi alacağımız var.

“SARI SAÇLI ALMAN GENÇLERİNE KIRMIZI FES GİYDİRİLİYOR”

Osmanlı savaşa nasıl girdi?

Savaş düzeninde o iki gemi olsaydı Osman ve Reşadiye gemileri olsa bir değişiklik olabilirdi. Son teknolojiyle yapılmışlardı ve boğazın bekçisi olacaklardı. Bunu fırsat bilen Almanlar Troya atı gibi kullandıkları Breslau ve Goben kullandılar. Onların kralı özellikle Enver Paşa'yı koruyor. Orada yetiştiriyor. Almanya'ya gittiğinde Alman generaller kendisine selam veriyor. Gönderilen silah sandıkları geldiğinde üzerinde 'Osmanlı İmparatorluğu', 'Ottoman Empire’ yazması gerekirken sandıkların üzerinde ‘Enverland’ yazıyor. Sultan Reşat'tan sonra Enver Paşa'nın bir nedenle darbe ile padişah olması bekleniyordu. Almanlarla beraber, Orta Doğu'da petrol yataklarını hakimiyetleri altına almayı düşünüyorlardı. Mustafa Kemal gibi aydın düşünen subaylarda savaşa karşı olduğundan Almanlar bu planı uyguluyorlar. O iki gemi güya Akdeniz'de düşman da kaçıyormuş… Tarih 10 Ağustos 1914. Cevat Paşa boğaz komutanı. Alman gemilerini almak istemiyor. 'Güç Kapısı Gelibolu' kitabımda bunu açıklamaya çalıştım. Seddülbahir ve Kumkale'deki halk istemiyor. Sonuçta Enver Paşa'nın bastırmasıyla, o sarı saçlı Alman gençlerine kırmızı fes giydiriliyor. Kıyafetler Gelibolu'dan getiriliyor. Osmanlı bayrağı takılıyor. Bu iki gemi 5 milyon altına satın alındı ibaresi kullanılarak önce Gelibolu'ya oradan da İstanbul'a doğru gidiyor. Alman Amiral Souchon, rahat durmuyor. Kendi kralının emrini dinleyerek Karadeniz'e çıkıyor. 29 Ekim 1914 tarihinde Novorossiysk Sivastopol limanlarını bombalıyor. Bizi bir nevi savaşa sokmuş oluyor. İngilizler, Fransızlarla beraber 3 Kasım 1914'te 12 gemi Çanakkale Boğazı'nın girişine yerleşiyorlar. Seddülbahir'deki kalemizi bombalıyorlar. Habersiz gelip yerleşiyorlar. Orada kalenin cephanesi infilak ediyor. 89 şehit veriliyor. Bizim Rusya'ya yaptığımız saldırının misillemesini yapıyorlar. Buradan Enver Paşa'nın haberi var. Çünkü söyle bir ifade geçiyor kaynaklarda, 29 Ekim kurban bayramına denk geliyormuş. Çifte bayram yapıyoruz diyor. Bunun nedeni 'Rusları vurduk' bu bir bayram birde normal bayram kutluyoruz.

“ZORLA GELMEK İSTİYORSA, SİZDE ZORLA KARŞILIK VERİN”

Enver Paşa’nın bu savaştaki konumu ne idi?

Enver Paşa evet milliyetçiydi, vatanını düşünüyordu. Ama kendini ön plana almak için çalıştı. Mustafa Kemal, bir tepenin ardında nasıl bir tehlike var diye düşünür nunu görmeden oraya bir tek askerini göndermez. Ama Enver Paşa, 'O tepe alınacak' derdi. Ardında cehennemde olsa masayı yumruğunu vurup ‘O tepeyi alacağız’ der. 90 bine yakın şehit verdiğimiz Sarıkamış bozgunu gibi. Aradaki fark bu. Hatta Kurtuluş Savaşı başladığında, Enver Paşa Batım'dan 'Bende Kurtuluş Savaşına katılacağım' diye haber göndermiştir. Mustafa Kemal istememiştir. 'Faydadan ziyade zarar verir. Zorla gelmek istiyorsa, sizde zorla karşılık verin' diyor. Liderler, gücünü kendi emelleri için kullanmaya başladıkları zaman arkasındaki halk zarar görüyor. Savaşa böyle giriyoruz. Midilli ve Yavuz adını verdiğimiz Alman gemileri Goben ve Breslau gemilerini satın almış olduk olarak görülmekle savaşa girmiş oluyoruz.

Savaş için farklı taktikler deneniyor mu?

Ardından cihat ilan ediliyor. Cihad-ı Ekber. Padişah cihat ilan edince zannediyor ki tüm İslam ülkeleri, Osmanlının yanında olacak. Hiç kimse gelmiyor. Savaşın çıkacağı bilgileri her gün gazetelere. Gelibolu yarımadasında bu kıyametin kopacağı konusunda... Mustafa Kemal'in gözü hep Gelibolu'dadır. Ve Cevat Paşa ile hep iletişim halindedir.

“DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN KAHRAMAN GEMİ”

Savaş fiili olarak ne zaman başlıyor?

İlk deniz savaşının başladığı gün 16 Şubat. Yaklaşık 1 ay sürüyor. İngiliz Amiral Carden, 16 Şubat tarihinde yapmalarının nedeni. Amiral Carden’ın emrine verilen gemi sayısı yaklaşık 49. 4 Kroze, 16 denizaltı, 21 mayın tarama gemisi,1 uçak gemisi. Dünyada ilk kez uçak gemisi de burada kullanılıyor.

Gazeteciler Churchill ile yaptıkları bir sohbette, ‘Siz Çanakkale seferini düşünüyorsunuz ama Osmanlı Çanakkale Boğazını sağlamlaştırdı. Nasıl geçeceksiniz’ denildiğinde Churchill, ‘Türkler mi? Boğazda bir İngiliz bayrağının dalgalandığını gördükleri zaman kaçacak delik arayacaklardır’ diye hafife alıyor. Bu savaşı başlatanlardan biride Churchill. Ve aynı Churchill daha sonrasında, ‘Dünya her yüzyılda bir dahi çıkartır. O da Türklerde karşımıza çıktı' demiştir. Aynı zamanda, ‘1. Dünya Savaşında binlerce gemi görev yaptı. Ama hiç birinin göreni Nusret mayın gemisinin görevi kadar önemli değildi' der. Gerçekten de Nusret, dünya tarihini değiştiren kahraman gemilerden biridir.

İlk hangi kıyıları bombalıyorlar?

16 Şubat'ta saat 11'de 3 gemi ile saldırı başlıyor. Kumkale hattını, karşıda Ertuğrul ve Seddülbahir Tabyalarını bombalıyor. Binden fazla mermi attıkları söylenir. Geriye çekiliyorlar, yarın boğaza girilebilir düşüncesi ile. Çok hatasız bir savunma yapmışız ve geçmelerini önlemişiz. Ama hava şartları nedeniyle aradan bir hafta geçmek zorunda kalıyor. İkinci saldırı 25 Şubat tarihinde başlıyor. 12 İngiliz ve Fransız gemisiyle saldırıyorlar. Tabyaların tamamı tahrip ediliyor. Taş üstünde taş kalmadı derler ya...

Agamemnon’a 17 isabet ettirmişler. Queen Elizabeth gemisindeki mermilerin ağırlığı 490 kilo mermi.

Nusret gemisini önemli kılan neydi?

7-8 Mart gecesi, Nusret mayın gemisi Cevat Paşa'nın emri ile 26 mayın dökecektir. Boğaz kesen şeklinde mayın hatları da zaten vardı. Buradaki mayın hattı, kıyıya paralel olarak döşeniyor. Dünya tarihini değiştiren olaylardan bir tanesi. Farkında değiller ve 18 Mart günü saldırıya geçiyorlar. 5 İngiliz gemisi birinci hatta, 8 İngiliz gemisi ikinci hatta, 5 Fransız gemisi üçüncü hatta birbirlerini takip ederek boğaza giriyorlar. Birbirlerinin üzerinden mermi aşırtarak boğazı ele geçirmeyi planlıyorlar.

Bütün saldırıları saat 9-10 sularında başlarken, 18 Mart sabahı 11'de başlamıştır. Erken yaptıkları saldırılarda güneş ışınları nedeniyle topçu erlerinin gözlerini alıyormuş. Güneş biraz daha yükselsin, hata yapmayalım diye düşünmüşler. Bouvet Mermisi bittiği için geriye dönüp mermi alacak iken, sağ döndüğünde Karanlık Limana paralel döşenen mayınlarına çarpıp 680 personeli ile birlikte batıyor. Onun ardından Irresistible ve Ocean yardıma gönderiliyor. Ocean gemisi de Seyit Onbaşının attığı mermi ile mürettebatı dağılınca boğazın akıntısına kapılıyor. Saat 18.30 sularında Queen Elizabeti kaçırıyorlar. İmha olmasın diye. Ve yenilgiyi kabul ediyorlar. 18.30'da zaferi ilan ediyoruz. Böylece Avrupalılara karşı müthiş bir zafer oluyor.

Bizim için 18 Mart’ın önemi nedir?

Daha sonrasında kara savaşlarına başlayacağız. Dünya tarihinde böyle bir savaş, böyle bir destan görülmemiş. Akif'in yazdığı mısralar, burada misli ile gerçekleşmiş. Türkiye Cumhuriyeti temelleri atılmasına neden olmuş. Mustafa Kemal, Kocatepe'de kalbine gelen şarapnel parası geldiğinde belki ölmüş olacaktı. Ama yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu olarak, temelini ilk burada atmış oldu.

İngiliz Kurmay Heyeti, 'Karşımızda bir deha var idi. Ama biz onu çok küçük gördük. O bütün dünya güçlerine karşı, ülkesini savunan kahramanlardan biridir' der. Yüzyıllar boyu savaş kaybetmişiz. Geri çekilmişiz. Ama bu savaş aynı zaman da Gelibolu Kara Savaşlarında da güç katmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atılmasına neden olmuştur. Atatürk'ün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bir rejim kökten değişmiştir. Dünyaya karşı gösterdiğimiz en büyük zaferlerden biri. 4 Mart'ta Mustafa Kemal, Seddülbahir'e gelmiş ve Meşhur Bigalı Mehmet Çavuş'un yaptığı savunmayı izlemiştir. Madam Corinne'e yazdığı mektupta “Bu savaşta bir Mehmet Çavuş Destanı yaşadım. Mermisi bitince, taş ile toprakla saldırdı. Kaç yara aldığını bilmiyorum. Böyle bir kahramanlığın madalya ile görevlendirilmesi gerekir” denildiği bilinir.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -