Gündem

Tülek; “Köprü vazifesi görmeyi görev edindik” (01.09.2020)

Çanakkale Madenciler Derneği, basın mensuplarıyla toplantıda bir araya geldi. Toplantıda konuşan Çanakkale Madenciler Derneği Y...

Tülek; “Köprü vazifesi görmeyi görev edindik” (01.09.2020)

Çanakkale Madenciler Derneği, Çanakkale’de görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Truva Otelde gerçekleşen toplantıda konuşan Çanakkale Madenciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tülek; “Ulu önderimizin ve dava arkadaşlarının bizlere hediyesi bağımsızlığımızın sembolü 30 Ağustos Zafer Bayramımız bir kez daha kutlu olsun' Ulu' önderimizin de Türkiye'nin kalkınması için öncelik verdiği İktisadi egemenlik konusu, bu akşam bir araya gelmemize vesile olmuştur. İktisadi egemenlik konusu, Atatürk'ün 17 Şubat 1923 tarihinde toplanan İzmir iktisat Kongresi'nde en çok üzerinde durduğu konudur. ‘Ulusal egemenlik, iktisadi egemenlik ile pekiştirilmelidir’ diyerek iktisadi hayatın yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için önemini belirtmiştir. Kongrede kabul edilen Misakı iktisat esasları iktisadi hayatın düzenlemesini amaçlamıştır. 12 maddeden oluşan Misakı iktisat esaslarının 5. maddesi madenlerle ilgilidir. Bu maddede, Türk halkının altın hazinesine sahip olduğu madenleri kendi üretimi için işleteceği ve sahip olduğu servetleri herkesten fazla tanımaya çalışması gerektiği belirtilmiştir” dedi.

“Bize bırakılan emanete sahip çıkmak, derneğimizin en kıymetli amaçlarından biri”

Yeraltı zenginliklerinin önemine değinen Tülek; “Bu amaçla; - 20.05.1933 tarihinde Türkiye' de petrol ve bunlarla çıkacak diğer madenleri aramak ve sonuçları elverişli olanları işletmek üzere Petrol Arama ve İşletme İdaresi ve Altın Arama ve İşletme İdaresi iktisat Vekâletine bağlı olarak, 14 Haziran 1935 tarihinde, Atatürk'ün direktifi ile Türkiye'nin yer altı kaynaklarını işletmek ve değerlendirmek üzere Etibank, sanayinin ihtiyacı olan madenleri, endüstriyel hammaddeleri, enerjiyi üretmek ve bu işlerin yapılması için gerekli sermayenin toplanacağı her türlü bankacılık işlemini yapması için kuruldu. Buradan da anlaşılacağı gibi bize bırakılan emanete sahip çıkmak, derneğimizin en kıymetli amaçlarından biri olmalıdır. Yeraltı zenginliklerimizin tespit edilip, üretilerek ekonomiye kazandırılması ekonomik bağımsızlığımıza büyük katkılar sunacaktır. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde, Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Karadeniz'deki Tuna-1 kuyusunda keşfedilen doğalgaz yatağı ülkemiz için iktisadi anlamda büyük bir değer ifade etmektedir. Karadeniz'de keşfedilen doğalgaz yatağı ile bölgemizde işletilmekte olan ve işletmeye hazırlanan maden konuları da bizim bu toplantıyı düzenlememize vesile olan iki önemli gündem maddesidir. Maden çeşitliliği açısından zengin olan Çanakkale ilimizin ekonomisiyle ilgili olarak; Seramik fabrikalarımızın kullandığı endüstriyel hammaddelerin üretimi, termik santrallerin kullanmakta olduğu kömür üretimi, diğer sanayi dallarında kullanılan çimento hammaddeleri, kalsit, agrega üretimi, sanayimizin ana metallerinden bakır, altın, kurşun gibi metalik madenlerin üretimi, Çanakkale ve Ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.” diye konuştu.

“Yer altında çıkarılmayı bekleyen madenlerimiz çok önemlidir”

Çanakkale’nin maden üretimine de dikkat çeken Tülek; “Çanakkale ilimiz genelinde maden üretimi ile ilişkili olarak; 3 adet firmanın 5 Seramik fabrikası, 6 adet Kömüre dayalı Termik santral, 1 adet Demir Çelik fabrikası, 1 adet Altın Tesisi, 7 adet Doğal Gaz kullanan fabrika bulunmaktadır. Her doğrudan çalışan kişi başına 12 dolaylı kişi fayda sağlamaktadır. Yukarıda belirttiğimiz, tesislerde çalışanların sayısı dikkate alındığında, Çanakkale'mizin bu kutsal topraklarında maden ve madencilikle ilgili tesislerden ne kadar çok insanın fayda sağladığı anlaşılmaktadır. Değerli Çanakkale halkı, Madenci kardeşlerimiz ülkemiz ekonomisine doğrudan katkıda bulunup büyük yarar sağlamaktadırlar. Dış ticaret açığımız döviz kuru artışlarının en önemli nedenlerinden biridir. Yerli kaynaklara dayalı üretim ise döviz açığının kapanmasında en önemli etkendir. Petrol, doğalgaz ve maden tesisleri en az ithal girdiye ihtiyaç duyan tesisler olarak, döviz açığının kapanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz yatağı ile bölgemizde keşfedilmeyi bekleyen diğer doğalgaz ve petrol kaynakları kadar, yer altında çıkarılmayı bekleyen madenlerimizde çok önemlidir ve dış ticaret açığımızı kapatmakta en önemli unsurlardır.”ifadelerini kullandı.

“Madenler kısıtlı kaynaklardır”

Madenlerin kısıtlı kaynaklar olduğunu belirten Tülek; “1980’li yıllarda bütün dünyada artan çevre bilincinin sonucu oluşan çevre mühendisliği disiplini insan türünün dünya üzerinde devamlılığı için şart olan üretimin yine başka bir şart olan çevresel değerlerin korunduğu yaşanabilir bir çevre uyumlu olarak gerçekleştirebilmesine olanak sağlamıştır. Bu anlayışın ileri safhada uyguladığı proje ve işletmeler altın ve bakır madenciliği proje ve işletmeleridir. Madenler, denizler, ormanlar, dereler gibi yer kabuğu içindeki oluşumlardır. Bu nedenle madenlerin nerelerde oluşup oluşmayacağına insanlar karar veremiyor. Bu sebeple madenler oluştukları yerlerde çıkartılıp işletilme mecburiyeti arz ederler. Madenler kısıtlı kaynaklardır, belirli sürelerle üretilirler ve tamamı işlendikten sonra bu yerler tekrar doğaya kazandırılarak eski statülerine geri dönerler. Kısaca, yeraltında olan bu kaynakların üzerindeki örtü belirli bir süreyle açılarak, tamamen alıcı ortam olarak adlandırdığımız etrafıyla bağlantısı kesilerek izole bir şekilde kapalı devre işletilirler. Adı üzerinde bu metal madenleri doğanın doğal süreçleriyle oluşuyor ve oluştukları bölgelerde yer kabuğu üzerinde metal içeriğini yükseltiyor. Cevherleşmelerin olduğu bu bölgelerde madencilik faaliyeti yapılmadığı takdirde özellikle su kaynaklarında metal kontaminasyonuna sebebiyet veriyor. Olduğu gibi bırakıldığı takdirde yıllar boyunca bu kontaminasyona yol açan bu oluşumları içindeki metalleri alarak ve doğadan bunları izole ederek daha fazla kontaminasyon oluşumunun önüne geçmektedir.” dedi.

“Köprü vazifesi görmeyi görev edindik”

Madenciler ve Çanakkale halkı arasında köprü olmayı hedeflediklerini dile getiren Tülek; “Faaliyeti bitirip sahayı bırakıp gitmezler, sahada sıyrılıp depolanan bitkisel toprağı çalışma biten alanlara sererek, yeşillendirilip ağaçlandırılarak doğaya uyumlu hale getirirler. Sözün özü buradan öncelikle Çanakkaleli hemşehrilerimize ve Türkiye kamuoyuna ilan etmek istiyoruz; Çevresel değerlerin korunduğu sürdürülebilirlik madencilerin asli işlerinin başında gelir, tıpkı maden jeolojisi ve maden mühendisliği gibi. Yapılan ve yapılacak olan tüm bu yatırımlar için şimdiden yatırımı yapacak olan yatırımcıları derneğim ve arkadaşlarım adına tebrik ederim. Bizler, yapılmış ve yapılacak olan sektörümüzle ilgili tüm yatırımlarda siz değerli basın mensupları ve Çanakkale'nin tüm sivil toplum örgütlerine köprü vazifesi görmeyi görev edinmiş bulunmaktayız. Bu sebeple; Çanakkale ve Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak tüm sektör yatırımlarında, Çanakkale'nin tüm STK’Iarı ve siz değerli basın mensuplarıyla çalışmaktan onur duyacağımızı belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Enishan Keskin

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -