Kalenin Sesi Web TV’de yayınlanan ve Bülent Büberci’nin hazırlayıp sunduğu Dobra Dobra programına konuk olan Ayvacık Belediye Başkanı Mesut Bayram, ilçede tarım ve turizm sektörüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sosyal medya üzerinden canlı olarak yayınlanan programda Bülent Büberci’nin sorularını yanıtlayan Ayvacık Belediye Başkanı Mesut Bayram, Ayvacık ilçesinin tarihi ve doğasıyla ender bulunan bir ilçe olduğunu söyledi. Ayvacık’taki tarımsal faaliyetler hakkında konuşan Başkan Bayram, göreve ilk geldiği zaman Ayvacık Belediyesi’ne ait arsaların, zeytinliklerin ve tarlaların tespit çalışmasını yaptırdığını söyledi. Başkan Bayram, “Daha sonra baktık ki bazı iki yerde zeytinliğimiz var fakat yıllardan beri düzgün bir şekilde bakılmamış, orman olmuş. 'Bakarsanız bağ olur bakmazsanız dağ' olur tarzında, bakılmamış ve orman olmuş. Buraları tespit ettik ve gittik. Geçen yıl buraların bakımını yaptık, sürdürdük, kestirdik, budattık ve bu sene gerçekten bunun güzel bir ürün aldık. Belediyemize yaklaşık 700 kilogram zeytinyağı olarak ve ondan ziyade kırma zeytin, çizme zeytin ve siyah zeytin şeklinde de yaklaşık bir 400 kilogram civarında da zeytin ürettik. Bu tabii bizim belediyemize gelir olarak çok düşük bir şeydir ama her ne olursa olsun bir gelirdik. Biz bu tür ürünleri misafir olarak gittiğimizde veya misafirimiz geldiğinde bölgenin ürünü zeytin, zeytinyağı olduğu için götürüyoruz. Doğal olarak bu ürünlerimizi para vermeden kendi mahsulümüzü misafirlerimize tattırmış olacağız. Bu da bizim için güzel bir durum oldu.” dedi.
Zeytin ve zeytinyağı konusunda kadın kooperatifinin kuruluş aşamasında olduğunu söyleyen Başkan Bayram, “Bu bölgedeki kadınlarımızın oluşturduğu bir kooperatif şeklinde herkesin pay sahibi olduğu bir sistemi burada kuruyoruz. Bununla birlikte diğer belediyeler, İzmir, İstanbul gibi, hatta bu akşam buraya gelmeden önce de İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile zeytin, zeytinyağı, kekik ve sabun konusunda anlaşmamızı yaptık. Bu bölgenin ürünlerini İstanbul'daki belediyeye ait marketlerde, oradaki yaşayan vatandaşlarımız ulaşabilecek” diye konuştu.
“Türkiye’de ikinci ekimin yapıldığı nadir bir yer”
Zeytin ve zeytinyağı dışındaki tarımsal faaliyetlerden de bahseden Başkan Bayram, Kösedere bölgesindeki tarımın, Çanakkale’deki tarımsal faaliyetlerin bel kemiği olduğunu söyleyerek, “Türkiye'de en erken domates hasadının alındığı, ikinci ekimin yapıldığı ender yerlerden biridir. Şu anda ikinci mahsul domatesleri Cuma pazarımızda bulabilirsiniz. Bunlar konusunda da oradaki arkadaşlarımızla bir toplantı yaptık. Sera projemiz var. Bu sera projemizde hem ilçemizde hem de o bölgede kooperatif ile birlikte seralar kurup buradaki ürünleri de pazarlama aşamasına, onlara kendi ürünlerini İstanbul'daki İzmir'deki Cumhuriyet Halk Partili olan belediyelerin pazarlarında satış imkanı sunacağız. Organik yetiştirdikleri ürünleri, biz araçlarla beraber oraya götürüp orada satış yapmalarını sağlayacağız. Bu şekilde de onlara destek oluyoruz. Bizim balımız da çok güzeldir. Burada bal kooperatifimiz de var bizim arıcılık kooperatifimiz var. Onlarla da ortak organizasyon yapmayı düşünüyoruz, bunu da yakın bir zamanda inşallah gerçekleştireceğiz. Onlara da yine bu aynı imkanı sunup o bölgelerde bal satışlarını Çanakkale'de, İzmir'de İstanbul'da satış yapmanı imkanı sunacağız.” şeklinde konuştu.
“Teşvik etmeye çalışıyoruz”
Ayvacık bölgesinin domates, biber, zeytin, zeytinyağı, kekik gibi ürünlerle geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirten Başkan Bayram; “Kekik bu bölgenin sahil bandındaki köylerin geçim kaynaklarından biridir. Biz bunu teşvik etmeye çalışıyoruz. Çünkü kekik dağda yetişen, kıraç arazide her yerde büyüyen bir bitki ve bütün evlerin sofrasında bulunan bir bitki. Bunu tarlalara ektirip satışını pazarlamak istiyoruz. Hem eti hem de süt. Seçim çalışmalarında da şunu söyledim, peyniri Ezine'ye kaptırdık en azından etimize sahip çıkalım sloganını hep kullandım çünkü Ezine peynirinin oluşumu hiçbir zaman tek taraflı Ezine değildir. Ayvacık, Ezine ve Bayramiç üçgeninin sütlerinden oluşan bir peynirdir. Dediğim gibi eti de gerçekten her gittiğimiz yerde illa ki bir şeyler yiyoruz. Gerçekten bu bölgenin etinin lezzetini hiçbir yerde bulamıyoruz. Şuna bağlıyorum; hayvanların doğal beslenmesi, dağdaki kekiğin onlara verdiği lezzet, bunlar. Başlıca sebeplerinden biri de bunlardır.” dedi.
“Tarihi, doğası ve deniziyle ender bulunan bir bölge”
Assos gibi bir bölgede doğmuş, büyümüş bir kişi olarak gerçekten çok mutlu olduğunu ifade eden Başkan Bayram, bu bölgenin tarihi, doğası ve denizin olmasının ender görülen bir üçgen olduğunu söyledi. Başkan Bayram, “Bakir koylarımız var. Çok güzel, gerçekten gidilip görülmesi gereken bakir koylarımız vardır. Sivrice, Sokakağzı, ondan ziyade Assos'a yakın küçük güzel koylar var. İsmini burada söylesem bilmeyen vatandaşlarımız var. Kadırga koyumuz Türkiye'de mavi bayraklı ender yerlerden birisidir. Yaklaşık 3 kilometre kumsalı olan, denizi berrak, çok temiz denizi olan güzel bir koyumuzudur. Yine Batık Liman iskelemiz Assos'un gerçekten görülmesi gereken ve serin sularına girilmesi gereken bir yerimizdir. Babakale, Türkiye'nin en uç noktası, orasının hem doğası, hem tarihi hem denizi ile ender bulunan bir yerlerdendir. Bölge olarak şöyle anlatayım, bize ilk göreve geldiğimizde müfettişler geliyordu, kendisinin söylediği şuydu hiç unutmuyorum: 'Allah size çok özenmiş, hem altı hem üstü hem denizi ile her şeyi buraya vermiş.' gibi bir söz söylemişti. Gerçekten biz Allah'ın sevdiği kullarıymışız, bu bölgenin insanları, yaşayanları olarak tatil ihtiyacımızı gideriyoruz, deniz ihtiyacımızı gideriyoruz. Yine organik yiyecek, içecek ihtiyacımızı gidiyoruz. Her şey ile bu bölgede gelen misafirlerimizi çok rahat bunları karşılayabilirler.” diye konuştu.
“Nereyi kazsanız bir tarihi yapı çıkıyor”
“Assos'taki Athena tapınağı, Batık Liman, antik tiyatrosu, Agora'sı, Pazar Yeri, bu tür bildiğim kadarıyla Truva'dan sonra en büyük yerlerden birisi de Assos geliyor” diyen Başkan Bayram; “Eski dilde Truva il, Assos ilçe statüsünde bir yermiş. Buralarda tarihin bol olduğu yerlerde sadece Assos Gürpınar değil Babakale'de de tarihin içerisindeyiz. Nereyi kazsanız bir tarihi yapı çıkıyor. Bu da bizim için bir ekonomimize katkıdır. Gelen misafirlerimizin tercih etme sebeplerinden başlıca sebeplerinden biri de tarihin olmasıdır. Tarih, deniz ve doğanın olmasıdır.” şeklinde konuştu.
“Mücavir alanımız olmadığı için faydalanamıyoruz”
Ayvacık Belediyesi olarak Assos, Gürpınar, Babakale bölgelerinden yararlanamadıklarının altını çizen Başkan Bayram, bunun sebebini şu sözlerle açıkladı; “Bizim mücavir alanımızda olmadığı için bu bölgelerdeki idari yönetim tamamen Özel İdare ve muhtarlıklara ait. Onun için bu bölgelerde biz tam tersi hizmet sunuyoruz. Araç, gereç desteğinde bulunuyoruz, Behramkale ve Gürpınar'a çöp kamyonu takviyesinde bulunuyoruz, çöp bidonları takviyesinde bulunuyoruz. İhtiyacı olan bir sürü köyümüz var. Onlara gücümüz doğrultusunda destek olmaya çalışıyoruz ama olarak o köylerden maddi olarak belediyemize hiçbir şekilde getirisi olmuyor. Aslında buraların idari yönünü belediyelere bağlansa bence o zaman Assos'ta da Gürpınar'da da daha iyi hizmet, daha kaliteli hizmet olacağına hiç şüphem yoktur.”
“Yapacağımız parkları çocuklara çizdiriyoruz”
Göreve geldiği günden beri çocuklarla ilgili de projeler gerçekleştirdiğini belirten Başkan Bayram; “Göreve geldiğimizden itibaren şu ana kadar 7 tane çocuk parkı yaptık. Bizim çocuklarımıza sözümüz oydu. Dedik ki her mahallede en az mahalleyi bırakın 2 - 3 sokakta bir çocuk parkı yapacağız. Bugüne kadar çocuk parkı olmayan mahallelerimiz vardı. Biz bunu tespit ettiğimizde hatta şunu yaptık çocuklar yolda gördüklerinde, bizim mahallemize çocuk parkı istiyoruz, dediler. Ben de alıyorum çocukları götürüyorum kırtasiyeye, suluboya, bir resim defteri veriyorum. Hadi diyorum çizin, nasıl bir park istiyorsunuz. Rengi ne olsun? İnanın onlara çizdiriyoruz. Onların çizdiği şekilde biz onlara güzel bir yaşam alanı yapmaya çalışıyoruz ve her yaptığımız çocuk parkında sadece çocuklar olarak bakmıyoruz. Ebeveynlerin de orada onlarla birlikte oturabileceği bir alan yaratmaya çalışıyoruz. Çocuk parkında sadece oyuncaklar değil ailenin oturabileceği kamelyalar, yine özellikle yeşil alan ve ağaca önem veriyoruz. Her çocuk parkına belli bir kısmının büyük çoğunluğuna çim alan ve ağaçlandırma yapıyoruz. Gönül isterdi ki meyve ağacı dikelim ama korkuyoruz çocuklarımız o meyve ağaçlarına çıkıp düşebilirler diye. Yürüyüş yolları yapıyoruz içerisine. Yine bazılarına paten kayma alanı istiyoruz. Yani biz kendimize göre değil çocukların ve ebeveynlerin talebine göre her mahallenin çocuk parkı farklı farklı oluyor.” diye konuştu.
“HAYTAP’la beraber çalışıyoruz”
Ayvacık Beleidye Başkanı Mesut Bayram, programda ayrıca vatandaşların yönelttiği sorulara da cevap verdi. Murat Kamberoğlu adlı izleyicinin “Başkanım, sokak hayvanları için de bir şeyler yapar mısınız?” şeklindeki sorusuna yanıt veren Başkan Bayram, “Barınağımızda kısırlaştırma yapılıyor. Açık ve net söyleyeyim ben gerçekten köpeklerden korkan bir insanım. Bir ısırılma yaşadım o günden bugüne çok korkuyorum ama çocuğum da tam tersi aşırı derecede köpek seviyor. Tabii ben de seviyorum yanlış anlaşılmasın. Bizim de Assos'ta köpeklerimiz var. Köpek konusunda ilçemizde gerçekten çok büyük sıkıntılar var. Hayvan hakları derneği ile görüşüyoruz, mama yetiştiremiyoruz inanın. O kadar çok köpek bırakılıyor ki ilçemize. Burada yine en büyük sorunlardan bir tanesi yazlıkçılar. Yazın alıyorlar, besliyorlar 3 ay, giderken de Ayvacık'a bırakıp gidiyorlar. Bunu yapmasınlar lütfen. Bu konuda biz zorluk çekiyoruz. Şimdi yasalara göre bir köpeği bulunduğu yerden alıp hastaysa tedavisini yapıp tekrar bulunduğu yere bırakmamız gerekiyor ama bunu ilçemdeki, Ayvacık'ta yaşayan vatandaşlarımıza anlattığımızda 'Ya öyle şey mi olur?' diyorlar ama maalesef biz yasalara göre yönetmek zorundayız ve onların da bir hakkı var. Onun için gerçekten had safhada köpeğimiz var. Barınağımızda mümkün olduğunca bunlara bakmaya çalışıyoruz, evet. Bu konuda HAYTAP'tan da bize sağ olsunlar destek oluyorlar. Yakın zamanda da yine onlar için ısıtıcı gönderdiler köpeklerimiz için. Yine küçük barakalar yapıldı. Biz de onlara ilave olarak 20 - 30 tane yaptıracağız ama baş etmek çok zor” dedi.
“Kendilerine garanti verdik”
Ramazan Can adlı izleyicinin, “Kamyon otoparkının Yeşil Ayvacık 68 No’lu Kamyoncular olarak çevrilmesini istiyoruz.” talebine karşılık cevap veren Başkan Bayram, “Bugüne kadar kamyoncularla eski yönetim bir türlü anlaşamadılar kamyon otoparkı konusunda. Ben kendilerine üç tane yer teklif ettim. Dedim ki 'Hangisini istiyorsunuz? Siz seçin.' Onlar da verdiklerimizin içerisinde kendi otoparklarına 150 metre yakınında bizim eski buzhanemizin yanında bir yer vardı, orayı beğendiler. Tabii onlar şimdi oranın kullanım haklarını istiyorlar. Fakat sorun burada şu; tek tapu halinde. Buzhanenin bahçesi, mezbaha şeklinde büyük bir tapu. Önce bunu halletmemiz gerekiyor ki onlara resmi olarak tahsis edelim. Ben onlara şunu söyledim; görev sürecim devam ettiği müddet burası kamyon garajı olarak kullanılacak diye bunun garantisini kendilerine verdik” ifadelerini kullandı.
“Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz”
Altan Tekin isimli vatandaşın “Pandemiden kurtulup normale döndüğümüz zamanlarda, eskisi gibi sinema tarzında aktiviteler olacak mı? Zaten mutluğu getirdiniz bunun üzerine perçinleniriz.” şeklindeki yorumuna da cevap veren Başkan Bayram, “Pandemiden önce yaptığımız etkinliklerin aynı şekilde tabii devam edecek. Burada tiyatro gelmemiş, ücretsiz tiyatro oyunu getirdik, izledik insanlara. Bizim insanımız küçük şeylerle çok mutlu olurlar. Yaptığımız etkinlik 2 bin TL, 5 bin TL'lik etkinlikle 2 bin kişiye bir aktivite yapmış oluyoruz ve o kadar mutlu oluyorlar ki çıkıştı da o mutluluklarını bize dile getiriyorlar. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum. Onların mutluluğu bizim mutluluğumuz, onların üzüntüsü bizim üzüntümüz. Biz yerel yöneticiler olarak bunu sağlamak zorundayız. Devam edeceğiz hiç şüphesi olmasın, inşallah şundan bir kurtulalım devam edeceğiz daha iyileriyle.” dedi.
“Bütün desteğimi sunmaya hazırım”
Mangal kömürü hakkında gelen bir soruyu da yanıtlayan Başkan Bayram, “Mangal kömürü bizim olmazsa olmazımız ama en çok da şikayet gelen konulardan bir tanesi de o. Mangal kömürleri ilçeye yakın bir yerde dere yataklarında yakın bir yerde yakılıyor ve geceleri bu duman ilçeyi maalesef zarar veriyor ama bu mangal kömüründen de geçinen çok arkadaşımız var. Gerçekten alın terleri, toprak altındaki kömür alın terleriyse burada da aynı o şekilde çok alın terleri var. Onların yanlarına gittiğimde yüzleri görünmüyor, o derecede büyük emekleri var. Bizim kömürümüz de aslında marka olabilecek kömürlerimizden biri olabilir. Çünkü bizim meneşeden yapılan kömürler Kocaeli ziyaretinde Ayvacık'ın ürünü olan bir markayı orada gördüm, Cunda'da gördüm ve mutlu oldum. Oralara kadar gittiğini görmek bizi mutlu ediyor ama burada markalaşmak gerekiyor. Bizim maalesef Ayvacık'ta en büyük hata burada başlıyor. Bizim gerçekten güzel doğal ürünlerimizi markalaştıramıyoruz. Balımızı bildiğim kadarı ile bir kişi markalaştırdı. Buna ek olarak bu mangal kömürü de öyle. Bir veya iki kişide markalaşma var. Aslında bunlar birleşerek kooperatif altında olsa daha çok rağbet daha çok satış yapacaklarına inanıyorum ve bu konuda da ben Ayvacık Belediye Başkanı olarak ellerimden gelen bütün desteği onlara sonuna kadar sunmaya hazırım” şeklinde konuştu.
Enishan Keskin
Yorumlar
Yorum Yaz