Gündem

TARİHİ TROYA’YA BAŞKA BİR GÖZLE BAKTI (29.12.2021)

Troya Antik Kentine bir işçinin gözünden bakarak çektiği kısa film ile yönetmen Ülkü Sönmez, 6 kıtada 20’den fazla ülkede başar...

TARİHİ TROYA’YA BAŞKA BİR GÖZLE BAKTI (29.12.2021)

Dünyanın en bilinen ve üzerinde en çok konuşulan antik kentlerinden Troya Antik Kenti’ne başka bir açıyla bakan yönetmen Ülkü Sönmez, çektiği kısa film ile kıtaları aştı. Yönetmen Sönmez, arkeologlar ve konunun uzmanlarından bilimsel yönünü, dizi ve sinema alanlarında ise mitolojik hikayesini öğrendiğimiz Troya’yı, bir Troyalı’nın gözünden anlattı. Troya kazılarında çalışan Engin Abi’nin kısa filmi olan ‘Troya’dan Bir Kesit’ 6 kıtada 40’dan fazla 40’dan fazla film festivalinde ve 20’den fazla ülkede gösterime girdi. Sönmez’in kısa belgesel filmi, bu yıl Türkiye’nin en çok festivale katılan kısa belgesel filmi olmaya aday durumda.

“ULUSLARARASI TANINIRLIK AÇISINDAN ÇOK MUTLULUK VERİCİ BİR DURUM”

Kısa filminizle uzun bir festival yolculuğuna çıktınız. Bu başarıyı bekliyor muydunuz?

Ne kadar başarılı olur ya da olmaz o konuda net bir fikrim yoktu ancak bir önce çektiğim filme göre daha çok festivalde gösterileceğini biliyordum. Önceki filmde festival süreçlerini, festivallerin seçkilerini daha iyi kavramış oldum. Bu sayede de daha doğru bir yol çizebildim. Deneyimlemekle alakalı bir süreç olduğunu düşünüyorum. Her filmde biraz daha üzerine koyarak ilerliyorum. Bu tabi filmlerimin kalitesinden ziyade sektörü tanıma ile alakalı. Filmin dağımı ve gösterimi için 1 yıllık plan çizdim. Katılabileceğim festivalleri seçtim ayrıca artık bazı festivaller katılmam için davet etmeye de başladı. Bu uluslararası tanınırlık açısından çok mutluluk verici bir durum. Her yönetmen filminin başarılı olmasını umut eder ve öyle planlar. Benim için de böyle ancak ben filmi çekerken başarılı olmasını düşünerek çekmiyorum. Çünkü başarılı olma kaygısı sinema kaygımın önüne geçebilir ve uzun vadede istediğim sonuca gelmemi engelleyebilir.

Kısa film konusunu nasıl belirlediniz? Bir arkeoloji işçisi gözünden anlatma fikri nasıl doğdu?

Troya Kazıları Sanat Ekibi olarak bir sergi düzenleyecektik. Farklı disiplinlerden insanların bulunduğu bir ekiptik. Herkes kendi disipliniyle ilgili bir iş üretecekti. Bu fikir de Troya Ören Yerini gezerken şekillendi. Orada bir belgesel film çekmek istiyordum ama ne olacağına dair en ufak bir fikrim yoktu. Tek bildiğim klişelerle dolu bir film olmasını istemediğim gerçeğiydi. Bugüne kadar o bölgede çekilen çoğu film veya belgesel işin profesyonellerince yönetilmiş, anlatılmış işlerdi. O yüzden Troya hikayesini bir arkeologdan ya da akademisyenden dinlemek istemiyordum. Çünkü akademisyenler olarak olaylara her zaman objektif bakma eğilimindeyiz. Her zaman bilimsel gerçekler üzerinde duruyoruz fazla düşünme ihtiyacı hissediyoruz. Ama hikayeyi anlatacak kişinin de Troya’yı yaşaması anlaması orayla bir bağ kurması gerekliydi ve Engin Abi tam da bu kişiydi. Günümüz Troya’lısı olarak orayı anlatabilecek bir kişiydi. Aynı zamanda da ören yerinin taşrada bulunması taşra dinamiklerini gösterebilmem açısından elverişli bir atmosfer sağladı. Sonrası ise hikayeden kendimi ve kameramı tamamen soyutlayıp akışa bırakmaktan ibaret oldu. Çünkü belgesel doğası gereği gerçektir ve gerçekten o anda olan şeylerin kayda geçmiş halidir. Tabi sadece kayda girmek ve bitirmek kadar yüzeysel gerçekleşmiyor. Bilgi birikiminizi, teknik becerinizi kararında uygulamanız da gerekiyor.

“HER İZLEYİCİDE FARKLI BİR ETKİLEŞİM YARATTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Arkeolojiye başka bir bakış açısından bakmayı sağlayacak bir kısa film oldu. Kazanımları neler?

Kazanımları olarak kısaca arkeolojik bir kazının arka planını görmemizi sağladı diyebilirim. Ama kazanımdan ziyade her izleyicide farklı bir etkileşim yarattığını düşünüyorum. En önemli şey de bu aslında. Bir işin sanat niteliği kazanabilmesi için seyircisi ile arasında duygu aktarımını gerçekleştirmesi gereklidir. Bu bazen iyi bazen kötü bir duygu olabilir. Umarım bu aktarım filmde vardır.

“FİLMİN TAMAMEN BANA AİT OLMASI ÖNEMLİ”

Uluslararası kazandığınız başarılar, uluslararası mecralarda bir kez daha Troya’yı Troya Ören Yeri ve müzesini de anlatmış oldu? Gelen tepkiler nasıl?

Troya tüm dünyaca tanınan herkesin iyi kötü bir fikir sahibi olduğu çok önemli bir değer. Bu manada filmin Troya’nın tanınmasında önemli bir katkısı olduğunu sanmıyorum. Ama bir kişi bile öğrendiyse bu benim açımdan mutluluk verici olur. Aldığım tepkiler olumlu yöndeydi ama kötü yönde de olsa sürecimi çok etkilemezdi. Eleştirileri fazlaca dikkate almak işimi etkileyecekse bu durumdan kaçınırım. İyi eleştiriler de dahil. İyi eleştiriler almak kaygısıyla yaptığım bir işin tamamen benim olduğunu iddia edemem benim olmaktan çıkar. Ne kadar kibirli bir hal gibi görünse de en doğrusunun bu olduğunu düşünüyorum. Yaptığım işin sadece benim kararlarımla ilerlemesini, şekillenmesini isterim. Hatta özellikle sanat disiplinlerinde çok sesliliğe asla inanmam ve içerisinde bulunmak istemem. Filmin tamamen bana ait olması önemlidir.

“40’DAN FAZLA FİLM FESTİVALİNDE GÖSTERİLDİ”

Hangi festivallerde ödül aldınız?

Şu ana kadar dünya çapında 40’dan fazla film festivalinde ve 20’den fazla ülkede gösterildi ve gösterimler devam ediyor bu yıl için Türkiye’nin en çok festivale katılan kısa belgesel filmi olmaya aday durumda.

Europe Film Festival, World Film Festival, Golden Sparrow Film Festival, Indo French Film Festival, Uruvatti Film Festival, Golden Leaf Film Festival ve New York BFF festivallerinden ödül kazandı. Norgs International Independent Festival, InternationalTourism Film Festival, Viva Film Festival, Fotofilm International Film Festival, Sweden Film Awards, Stockholm City Film Festival, International Moving Film Festival, Inter Short Film Festival , Eurasia International Monthly Film Festival , International Folklore Film Festival , Kino Festival Light of the World, UK Montly Film Festival, Shine Online International Film Festival, Foça Film Days, Anatolia International Film Festival, Eastern Europe Film Festival , ThePausPremieres Festival, Golden Tree International Documentary Festival, Farcume Festival Internacional de Curtas-Metragens de Faro , EatsaArtlab Film Competition , Paris Film Awards , Aporia International Village Film Festival gibi festivallerde finalist ve resmi gösterim başarıları kazandı.

“DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNÜYORUM”

Arkeoloji ve sanat tarihine farkındalık yaratacak başka projeleriniz var mı?

Arkeolojinin içerisinde yer aldığı ilk filmim oldu ve bu süreçten çok keyif aldım. Devam etmeyi düşünüyorum ama bu yine Troya ile mi alakalı olur yoksa başka bir bölgede mi olur bilemiyorum. Özellikle Anadolu’da bulunan yeraltı şehirleri oldukça ilgimi çekiyor çeşitli hikâyeler ve yapımlar kuruyorum aklımda. Umarım yakın zamanda hayata geçer.

Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Filmime ve hikayeme yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Umarım yeni filmlerle projelerle tekrar görüşmek dileğiyle.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -