Gündem

Talip Haner Göçmen “Önlemimizi alırsak mesele değil”

Özel Dosya’ya konuşan MUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Talip Haner Göçmen “Çanakkale köprünün de temelinin atılmasıyla İstanbullu sa...

Talip Haner Göçmen “Önlemimizi alırsak mesele değil”

ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR

Talip Haner Göçmen – MUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi

1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?

Çanakkale’nin sadece nüfus oranı ve betonlaşma oranı artıyor. Bu büyüme de Çanakkale’nin doğasına ve yapısına zarar veriyor. İstanbul’un durumu ortada, karmaşık bir şehir haline geldi. Yıllar önce ki İstanbul’a bakın birde şimdiki İstanbul’a bakın. Arada dağlar kadar olumsuz fark var. Çanakkale’nin de İstanbullaşmasından korkuyorum. Benim apartmanımda üst katta her gün içki içen insan, alt katımda 5 defa hacıya gitmiş insan oturuyor. Karşı komşum her sabah namazına gidiyor onun yanında hiç namaz kılmamış insan oturuyor. Yani herkes iç içe. Çanakkale böyle güzel ama bu anlayışla gidilen yol ayrıştırma yolu, yanlış yol. O yüzden şehrin anlamlı büyümesi lazım ,şehre düzenli büyüme lazım. Çanakkale köprünün de temelinin atılmasıyla İstanbul’lu sanayicilerin gözünü diktiği bir yer haline geldi. Sanayinin istihdam oluşacaktır ama çevre kirliliği de artacaktır. Tabi bunları en minimum düzeye indirmemiz gerekiyor çünkü geleceğimiz ve çocuklarımız için bunu yapmamız şart. Kısacası sanayi gelecektir ama gerekli araştırmalar ve çevre düzenlemelerinin yapılması gerekiyor. Bunu yapınca da Çanakkale hem doğa bakımından hem de iş istihdamı bakımından çok güzel bir şehir haline gelecektir.

2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yöndeilerleme kaydedecektir?

En fazla ilerleme nüfus sayısında olacaktır. İnsanlara yeni ve düzenli yaşam alanları açmak gerekiyor. Artık hemen hemen herkesin aracı var. Otopark sorunu büyük bir sorun haline geldi. Arabayı koyacak yer yok. Bunların çok önceden olması gerekiyordu. Bunların önlemini almak zorundayız. Trafik artık büyük bir sorun haline geldi. Gerekli alt yapının yapılması gerekiyor. Bunların tamamlanması halinde daha fazla ilerleme kaydedilecektir. 5 yıl içerisinde sanayi öne çıkacaktır. Tabi bunu köprünün gelmesine bağlıyorum çünkü ulaşım çok rahatlayacak. İstanbul’da büyüdü ve oradaki fabrikalar şehrin içinde kaldı. Bu yüzden oranın sanayisi Çanakkale’ye doğru kayacaktır. Diğer yanda tarıma gereken değer verilmiyor. Tarımın üzerinde daha çok durulması lazım çünkü tarım Çanakkale için büyük anlamlar ifade ediyor. Tarım alanında Çanakkale’ye özel bir çokmeyve, sebzemiz var. Gereken önemin verilmesi halinde Çanakkale’nin gelişimi için önemli bir etken olacaktır.

3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?

Çanakkale doğa güzelliğiyle en güzel şehirlerinden birisidir. Fakat yıllardan beri süre gelen çarpık yapılaşma , yollarımızda büyük sıkıntılar var. Ben Çanakkale’de doğdum, büyüdüm hala daha benim dükkanımın önündeki yol aynı. Tahta köprümüz var hala aynı duruyor. Bunlar belki ufak tefek konular ama mutlu bir kent olma bunlarla başlıyor zaten. Alttan yukarıya doğru gitmek gerekiyor. Mesela bir Fevzipaşa mahallesi var. Burası bizim yıllardan beri çözüm bekleyen bir mahallemiz. Çanakkale’nin en güzel yerlerinden birisi. Oradaki insanlara daha güzel yaşam hakları verip , düzeltmeler yapılırsa turizm açısından bile büyük katkılar sağlar. Gökçeada ve Bozcaada gibi adalarımız var ama kalkındırmak lazım. Fakat şuan Çanakkale’ye böyle bir hizmet yapıldığını görmüyorum. Başta söylediğim gibi nüfusumuz artıyor, binalar artıyor. Büyüyen bir şehiriz tabi ki nüfus ve binalar artacak ama bunun yanında insanlara daha rahat bir yaşam alanı sağlamak gerekiyor. Ama yapılanmada bunda dair hiçbir hareket yok. Apartmanlar yapılıyor, altında otoparkları olması gerekiyor ama hiçbir apartmanın otoparkı yok. Barbaros Mahallesi’nde arabalar üst üste duruyor. Bu şekilde gelişirse doğal güzellikte kaybolur gider. Çanakkale’ye belediyesiyle , İl Özel İdaresiyle planlı programlı hizmetlerin yapılması gerekiyor. Dışardan gelenler doğaya bakınca hayran kalıyor ama dönüp arkaya şehri görünce karmakarışık bir yer görüyor. Örneğin bir yol kazılıyor 5 ayda bitmiyor. Burası senin benim değil burası hepimizin. Siyasilerin, bürokratların, sanayicilerin , tarım yapanların herkesin kavgayı bırakıp Çanakkale için en güzel ne olacaksa onların yapılması gerekiyor. Sigara izmariti atarken bile düşünmemiz gerekiyor. Yani Çanakkale insanının Çanakkale’yi benimsemesi ve ona göre hareket etmesi gerekiyor. Çanakkale çok özgür, çağdaş ve demokratik bir yer olarak gözüküyor fakat biz o özgürlüğü başkasını kısıtlayarak yaşıyoruz. Bunlarda çok can sıkıcı konular oluyor. Hükümet partisinin Çanakkale’yi almasıyla daha güzel ve düzenli yatırımların geleceğine inanıyorum. Daha büyük projelerin olduğunu düşünüyorum. Yani şuanda hizmet olduğunu düşünmüyorum. Mesela Üniversite var. Her geçen yıl 3 bin, 5 bin öğrenci katılıyor. Nüfus sayısı artıyor. Planlanması gerekiyor. Yani planlı ve programlı şehir anlayışı olursa ilk 10’a değil ilk 3’e girecektir. Mesela bakıyoruz burada çalışan memurlar, amirler, bürokrat insanlar emekli olunca Çanakkale’yi tercih ediyorlar. Biz bunu görüp, yaşıyoruz. Üniversite olarakda öğrencilerin tercih ettiği en önemli üniversitelerden bir tanesi. Yani potansiyel çok ama kullanamıyoruz. Ben 42 yaşındayım ve 42 seneden beri Yeni kordon ve Kıyı Avm’ ye doğru giden yolda düzenleme yok. Oralar başka şekilde kullanılsa cennet gibi yerler . Boğaz var bunu değerlendiremiyoruz. Sistem birazcık ağır işliyor. Çanakkale’yi satamıyoruz. Allah doğa güzelliğini vermiş bizde onun üzerine keyfimizi sürüyoruz. Üstüne bir şeyler katamıyoruz. Hadi üzerine bir şeyler katmayı geçtik bari oraları bozmayalım. En önemlisi de biz iş adamları olarak tartışma ve kavga etmek yerine birleşip bu büyümeden faydalanıp Çanakkale’ye yerli değerler katmamız gerektiğini düşünüyorum.

4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Sanayi önümüzdeki yıllar içerisinde istesek de istemesek de büyük yatırımlara gebe olacaktır. Maden olarak baktığımızda gelişmekte olan bir ülkeyiz ve fazlaca potansiyellere sahibiz. Bunlar yıllarca kullanılmadı. Bu tip yatırımlar çevreye zarar veriyor fakat bunları kullanmak zorundayız. Madenleri kullanırken de çevreye verilebilecek en düşük zararla çıkartıp işlememiz lazım. Ondan sonrada rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani maden sahalarının doğaya dönüşünü sağlamamız gerekiyor. Bunları yapmak zorundayız, kullanmak zorundayız. Gelişmekte olan bir ülkeyiz ve baktığımız zaman bir Japonya gibi marka ürünlerimiz yok. Tabi yeni yeni üretimlere başlıyoruz ama elimizin altındaki madenleri de kullanalım. Fakat kendi milli ve yerli maden şirketlerimizle kullanalım. Devletimizin çok ciddi bir şekilde gözetimi altında ve dünyadaki prosedüre uyup faydalanmamız gerektiğini düşünüyorum.

5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?

Şehir merkezinde özellikle yaz dönemin de aşırı derecede bir trafik sorunu oluşuyor. Hatta artık normal günlerde de yaratmaya başladı. Aynı olay Gelibolu’da Lapseki’de Çardak’ta da var. İnsanlar gemi kuyruklarında saatlerini geçiriyor. Bu Çanakkale’ye de her türlü zarar veriyor. Bu konu gemilerle çözülecek bir konu değil çünkü GESTAŞ’ın yeteri kadar gemisi var. Gemi sayısı artırılırsa bu problem çözülecek mi ? hayır çözülmez. Yani köprü bizim temel ihtiyacımız haline geldi. Temelleri de atıldı. Nasip olursa 2023 gibi hizmete girecektir. Sadece Çanakkale’ye bir kazanım değil Türkiye’ye de ayrı bir marka değeri katacaktır. Ama bunun alt yapısını iyi doldurmak gerekiyor. Gelecek olan sanayilerden Çanakkale iş adamları ve halkının daha fazla faydalanması gerekiyor. Özetle köprü şehrin merkezinde önemli bir rahatlama sağlayacaktır. Sonrasında da gelen sanayiyle beraber önemli iş sahaları açılacak ve şehir ekonomik yönden de sosyal yönden de şahlanacaktır. Ama tek temellim Çanakkale’nin saflığının güzelliğinin bozulmaması.

6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?

Emeği geçen arkadaşlar çok teşekkür ediyorum. Çanakkale için çok güzel bir kazanım olmuş ama sadece Troia’yla kalmamak lazım. Çanakkale’nin bir çok değeri var. Her yerinden tarih fışkırıyor. Bu konuları çeşitlendirip Çanakkale’yi daha güzel pazarlayabiliriz. Böyle projeler için çalışan arkadaşları arttırmamız lazım. Bunlar 2,3,5 kişiyle değil daha büyük organizasyonlarla yapılması gerekiyor. Çanakkale’ye gelen turistin bir daha gelmek istemesi gerekiyor.

7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Artık büyükşehir olmamız gerekiyor ama belediyecilik anlayışının değişmesi gerekiyor. Çanakkale merkezde büyük sıkıntılar gözüküyorken büyükşehir belediyesi olmak biraz sıkıntılı duruyor. Belediyeyi savunan vatandaşların çoğu yönetimden memnun değil. Kısacası Büyükşehir olmamız şart ama bu belediyeyle işimiz çok zor. Belediyenin değişmesi gerekiyor.

Doğancan Ustabaş

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -