Slacktivizm, geleneksel aktivizme kıyasla daha düşük etki faktörüne sahip, bireylerin kendilerini önemseyen ancak siyasal ve sosyal alanda sınırlı bir etki yaratan bir tür aksiyonerlik olarak tanımlanmaktadır. Çelik, slacktivistlerin sayısında gözlemlenen artışın, insanların yeni dijital ortamlara olan ilgisinin bir sonucu olduğuna dikkat çekmektedir. Gün geçtikçe daha fazla insanın dijital platformlarda sosyal ve siyasal meselelere ilgi gösterdiği bir dönemde, slacktivizmin popülerliği de paralel olarak artmaktadır. Ancak, bu tür aktivizmin genellikle yetersiz etki yaratma potansiyeli olduğu ve gerçek dünyadaki değişim için daha fazla katılım ve çaba gerektiren geleneksel aktivizme göre daha sınırlı bir rol oynadığı belirtilmektedir.
Slacktivizm, yerel literatürde "miskin eylemcilik", "pasif eylemcilik" veya "tembel eylemcilik" olarak adlandırılırken, dijital ortamda gerçekleşen bu eylemciliğin fiziksel çabanın az olması sebebiyle etkisiz bir güç taşıdığı vurgulandı. Slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynaklarının takipçi kazanmak, beğeni sayısını artırmak ve görünürlük elde etmek olduğunu ifade eden Çelik, bu motivasyonlar arasına vicdan rahatlatma düşüncesini de ekledi. Slacktivizm kavramının yabancı literatüre yeni girmiş olmasına rağmen, yerel literatürde "tembel" veya "pasif eylemcilik" olarak nitelendirilebileceğini belirten Çelik, konu hakkında yeterli araştırmanın olmadığını belirtti.
"Slacktivistlerin sayısında her gün artış olduğunu gözlemek de mümkün"
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Fikriye Çelik, “Bugün deneyimlediğimiz 21. yüzyıl kamusal alanında yeni bir çevrimiçi davranış olarak çıktı. Geleneksel aktivizme göre dijital alanın zamandan ve mekandan muaf yapısından oldukça faydalandı diyebiliriz. Slacktivizm, aslında kendini oldukça önemseyen ancak siyasal ve sosyal açıdan baktığımızda etki faktörü oldukça düşük bir aksiyonerlik olarak kendisini gösterir. Burada slacktivistlerin sayısında her gün artış olduğunu gözlemek de mümkün durumda. Bunun sebebi nedir diye baktığımızda gerek dijital göçmenler gerekse dijital yerliler olarak yeni dijital ortamlar oldukça kabul gören ortamlardır. Her geçen gün sosyal medya platformlarının kullanışının artışıyla beraber slacktivistlerin sayısında da artış görünür diyebiliriz. Slacktivizm konusu yerli literatürde miskin eylemcilik, pasif eylemcilik veya tembel eylemcilik olarak yer bulduğunu görüyoruz. Dijital ortamda yapılan bir eylemcilik olduğu için fiziksel hareket veya çabanın az olmasından dolayı slacktivistlerin etkisiz bir gücü var” dedi.
“Slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynakları takipçi kazanmak”
Çelik, slacktivizm kavramının yeni bir kavram olduğunu belirterek, “7 Ekim’den itibaren dünya gündemini meşgul eden Filistin-İsrail çatışmasında Filistin’e destek vermek amacıyla bir tür çevrimiçi aktivistlik ortaya koyan 5 TikTok hesabını inceledik. İnceleme sonucunda 5 hesabın takipçi ve beğeni sayısının yüksek olduğunu gördük. Burada slacktivistlerin en büyük motivasyon kaynaklarının takipçi kazanmak, beğeni sayısını artırmak ya da görünürlük kazanmak olduğunu söyleyebiliriz. Bu motivasyonların arasına vicdan rahatlatmayı da koyabiliriz. Slacktivizm kavramı çok yeni bir kavram yabancı literatüre girdik ancak yerli literatüre baktığımızda 'tembel' veya 'pasif eylemcilik' olarak nitelendirmek mümkündür. Konu hakkında çok araştırma yok, bizde çalışmamızla katkı da bulunmayı amaçladık” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum Yaz