Gündem

Süleyman Canpolat''Çanakkale AVRASYA'nın giriş kapısıdır''

Geleceğini Planlayan Çanakkale adlı özel dosyamızın bugünkü konuğu Süleyman Canpolat. Türkiye Emekli Subaylar Derneği Çanakkale...

Süleyman Canpolat''Çanakkale AVRASYA'nın giriş kapısıdır''

GELECEĞİNİ PLANLAYAN ÇANAKKALE

Çanakkale'nin dinamikleri şehrin olumlu ve olumsuz taraflarını değerlendiriyor.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Çanakkale Şubesi başkanı Süleyman Canpolat

1- Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Amacınız ve şehre katmak istedikleriniz nelerdir?

Ben Çanakkale, Biga ilçesinin Danışment Köyünden Süleyman Canpolat.Türk Silahlı Kuvvetlerinde 40 yıla yakın hizmet yaptıktan sonra Emekli Tuğgeneral olarak Genel Kurmay Silahsızlanma ve Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanlığından emekli oldum. Dernek konusuna geldiğimizde de başkanlıkta bu ikinci yılım ve toplam üç yıl başkanlık yapma hakkımız var. Nasip olursa önümüzde ki sene ocak ayında görevimi başka bir arkadaşa teslim edeceğim. Bildiğiniz gibi Türkiye Emekli Subaylar Derneği'nin merkezi Ankara'da. Ülke genelinde bir çok ilde olduğu gibi bende Çanakkale şubesinin başkanıyım. Yönetim kurulunda beş arkadaşım var. Çanakkale'de emekli subay sayısı fazla yok. Üç yüz emekli subay olduğunu tahmin ediyoruz. 80 civarında da dernek üyemiz var. Geri kalan arkadaşlar bize gönülden katkıda bulunuyorlar. Bize her arkadaş 100'er liralık bir katkıda bulunuyor ve giderlerimizi bununla temin ediyoruz. Faaliyetlerimizi kamu yararına yapıyoruz ve buna inanıyoruz. Çünkü tüzüğümüz bize bunu emrediyor.

İlk değinilecek konu biz Atatürkçü bir derneğiz. Yani Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye'ye bıraktığı değerlerin korunması yönünde faaliyet gösteriyoruz. En önemli görevimiz budur. Burada iki tane görevimiz var. Biraz önce söylediğim gibi cumhuriyetin kazanımlarına, ulusal bütünlüğümüze, egemenliğimize, laik ve demokratik sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı bireyler yetişmesi için gayret gösteriyoruz. Gençleri bu yönde etkilemeye çalışıyoruz. İkinci ayağımızda diğer derneklerin de olduğu gibi sosyal yardımlaşma alanımız var. Zor durumda olan arkadaşlara yardım ve katkıda bulunarak onların yükünü biraz olsun azaltmayı hedefliyoruz. Ayrıca 15 günde bir burada ülke sorunlarıyla ilgili seminer, sempozyum türü çalışmalar yaparak arkadaşlarla konuları tartışıp birbirimizi bilgilendiriyoruz. Ayrıca dışarıdan da konularla ilgili uzmanlar davet edip onlardan da bilgi alıyoruz. Böylelikle biz emekli subaylar olarak topluma katkı sunuyoruz.

Dünyanın merkezi kabul edilen AVRASYA bölgesi vardır. Bütün dünya stratejistleriAVRASYA'ya el atan dünyaya hakim olur diye söyler. Çanakkale buranın giriş noktasıdır, kapısıdır. Askeri açıdan Türkiye'nin en önemli noktasıdır. İstanbul boğazını demiyorum, Çanakkale boğazı en önemli noktadır. Buraya sahip olan bütün dünyaya hakim olur. Çanakkale'nin askeri önemini insanlar yeterince idrak edememektedir. Çanakkale askeri olarak yüksek düzeyde korunma bölgeleri haline getirilmesi lazım. Zor durumda düştüğünüzde yapamazsınız. Eskiden yapılmış ama şimdi harpler çok süratli olduğu için tedbir almaya zaman kalmaz. Zamanında tedbirler alınması lazım. Çanakkale bir asker bölgesi olması lazım ama yeterli gücün şu anda olduğunu düşünmüyorum.

2- Çanakkale'nin dinamikleri(valilik,belediye,üniversite,dernekler,STK) ortak çalışmalar yürütebiliyor mu? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?

Güç birlikten doğar. Yani ortak çalışmaların yürütülmesine hayır demek mümkün değil. Bizim tüzüğümüzün benzeri olan dernekler var. Atatürkçü dernekler var. Onlardan da önce dört tane asker derneği var. Bunların üyelerinin büyük çoğunluğu asker kökenli insanlardır. Onlarla ortak bir platform kurduk ama gayri resmi, sadece gönüldaşlıküzerine kurduk. Yemeklere beraber katılmalar, ortak projelerde bulunmalar, bir birimize yardım etmeler gibi platformumuz var. Şu anda ki dernek başkanları bu platforma sırayla başkanlık yapıyor. Böyle bir topluluk olduğu zaman bizde yapabileceklerimizi daha hızlı ve rahat yapabiliyoruz. Sesimizi daha fazla duyurabiliyoruz. Bizim derneğimizin kapısı her zaman açıktır.

3- Çanakkale'ye ve ilçelerine ekonomik yönde nasıl yatırımlar yapılmalıdır?

Çanakkale bölgesinin dünya açısından değerini biliyoruz. Çanakkale askeri açıdan Türkiye'de değil, bölgede değil, dünyada herkesin gözünde olan bir bölgedir.Buda AVRASYA bölgesine hakim olmaktan kaynaklanıyor. Çanakkale askeri olarak ileri karakol diye adlandırılır. Çanakkale'nin askeri açıdan çok iyi bakılması lazım ama bugünkü savaşların karakteri itibariyle önemsenmemektedir. Fakat günü gelirse çok geç kalınabilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta yapısı içerisinde kritik görevlerde bulundum. Bunlarla ilgili yabancılar değerlendirme belgeleri, stratejik dokümanlar hazırlanıyordu. Ülke güvenlikleriyle ilgili Silahlı Kuvvetler Değerlendirmeler yapıyordu. Bunlar sivil makamlara gönderilerek önerilerde bulunuyordu. Bunlar Türkiye'de siyasetçilerimiz tarafından yeterli derecede incelenmiyordu. ''Bunlar asker kafasıdır ve farklı düşünür'' deniyordu. Şu anda mesela çevre kriz anlarında bir sorun var. Ana politika yok. Dolayısıyla askerler olarak bizler bunları yaptık, dikkate alınmadı. Bundan sonra ülkemizde tekrar askerlerin güvenlik değerlendirilmelerinin dikkatle incelenmesi lazım. Sivil-asker ve uzmanlar birlikte raporlar hazırlasın ama tamamıyla bilimsel raporlanması lazım. Böyle bir değerlendirme yapıldığı taktirde zaten Çanakkale gerekli yerini alacaktır.

Çanakkale ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmalıdır. Çanakkale eski çağlardan günümüze kadar çok değerli alt yapıya sahip ve keşfedilmemiş değerlerde olduğuna inanıyorum. Diğeri de askeri yığınak olması gerektiğini düşünüyorum.

4- Çanakkale gelişiyor, sanayi gelişiyor. Kalifiye eleman konusunda göç alacağız. Çanakkale özelinde düşündüğümüzde kalifiye eleman yetiştirme konusunda eğitim ve yönlendirme yapılıyor mu?

Çanakkale'ye büyük sanayi tesisleri istemeyiz. Neden çünkü burası ileri karakol olduğu gibi ilk düşman müdahalesinde bu yatırımlar zarar görürse ülkemize olumsuz etkileri olacaktır. Çanakkale'de kalifiye eleman tarımda, turizmde ve bilimsel alanda kaliteyi arttıracak kalifiye elemanların yetiştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

5- 2018 Troia yılına nasıl hazırlanıyoruz? Projeleriniz var mı?

Biz dernek olarak Troia bölgesinde bir inceleme yaptık ve bir rapor hazırladık. O raporda;Troia'nın büyük bir tarihi değeri vardır. Onunla ilgili harcamalar yapılsın, müzesi yapılsın, tarihi alanlar geliştirilsin ve daha fazla turist çekilsin ama Kumkale merkezli bölgedeki Çanakkale harbinden kalma tesislerde, malzemelerde, bölgede yeterli ilginin olmadığını yazıyor. Toplar sağa sola atılmış, şehitlikler bakımsız kalmış. Tesisler kaybolma noktasına gelmiş. Özetle, Gelibolu yarımadasında olduğu gibi Anadolu yakasında ki Kumkale merkezli Çanakkale harbinden kalma merkezlerinde yüceltilmesini, yükseltilmesini öneriyoruz. Güzel bir yıl ama sadece Troia'yla kalmayıp Çanakkale'nin diğer tarihi özelliklerine de vurgu yapmamız gerekiyor. Troia yılıyla ilgili önerimi çok açık ve spesifik olarak dile getirmiş oluyorum.

6- Enerji,maden ve çevre ilişkisine nasıl bakıyorsunuz? Şehre katkıları neler olacaktır?

Çanakkale'nin termik santrallere dayalı bir enerji üretim merkezi olmasını desteklemiyoruz. Çanakkale orman ve denizin birbirini kucakladığı bir konumdadır. Kaz dağlarının oksijen deposu olması nedeniyle doğanın yapısını bozacak enerji ve maden arama faaliyetleri yerine güneş ve rüzgar enerjisine dayalı enerji yapılması ve bunların doğal düzeni bozmadan tesis edilmesinin önemine inanıyoruz. Şehrin yapılaşmasında da aynı hassasiyetin gösterilmesini ve Çanakkale'nin planlı yapılaşarak betonlaşmanın önlenmesinin gerekli olduğu değerlendirilmektedir.

Bu kapsamda şehrin bitişik nizamda yerleşime açılması yerine, aralarında 5-6 Km. boşluklar bulunan ayrı yerleşim birimlerinin yapılması hem insan hem de tabiatın korunmasına katkıda bulunacaktır. Yapılacak boğaz köprüsünün de ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Ancak köprünün aynı duyarlılıkla yapılmasına önem veriyoruz.

Çanakkale ve ilçelerine halen yapılan ve yapılması planlanan termik santrallerin, maden ocaklarının, sanayi tesislerinin Çanakkale'nin havasına, yer altı ve yer üstü sularına, ormanlarına, sulak alanlarına zarar vermeden yapılması önemlidir. Gelinen nokta Çanakkale halkının sağlığını ve geleceğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Geç kalınmadan gerçekçi tedbirler alınmalı, istihdam ve çevre dengeleri göz önünde bulundurulmalıdır.

7- Çanakkale'de yeşil alan artışı görüyor musunuz? Öğrenci ve çocuklara yönelik parklar yeterli mi?

Çanakkale'de yeşil alanların muhafaza edilerek ve daha da arttırılarak park ve eğlence tesisleri yapılmasını destekliyoruz. Yapılaşmanın doğanın düzenine engel olmadan sürdürülmesine hassasiyet gösterilmesi en büyük beklentimizdir. Şehrin merkezinde araçların girmediği yay bölgeleri ve parklar arttırılmalıdır. Ayrıca orman alanlarının da korunması için ayrı bir alana ihtiyaç vardır.

8- Yapılacak olan Teknopark'ın Çanakkale'ye nasıl katkısı olur?

Çanakkale gibi doğanın her türlü nimetini sunduğu bir ilde çevresel değerlere sahip çıkarak ve doğayı bozmayacak şekilde bilimsel araştırmalara ve Çanakkale'nin gelişimine katkıda bulunacak Teknopark şehrimize yarar getirecektir diye düşünüyorum.

9- Çanakkale'de ulaşım ve otopark konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?

Çanakkale'de şehir içinde ulaşım sorun haline gelmeye başlamıştır. Bu sorunun çözülmesi aciliyet kazanmıştır. Çanakkale belediyesi son on yılda çok büyük çapta alt yatırımlar yapmış ve yolları çift şerit olarak yeniden inşa etmiştir. Ancak şeritlerin biri park alanına dönüşmüş durumdadır. Bu durum trafiği olumsuz etkilemektedir. Araçları buralardan kaldırmanın imkanı yoksa bu alanlar paralı otopark haline getirilerek, elde edilecek gelirle yeni otoparklar ivedilikle yapılmalıdır. Ayrıca şehir girişinde araçların park edebileceği otoparklar yapılması, fazla yer işgal etmemesi için bu otoparkların katlı ya da bina altlarında olmasının daha uygun olacağı değerlendirilmektedir. Katlı otoparklar yaygınlaştırılmalıdır. Otoparklar rant için değil park sorunun çözmek için olmalıdır. Belediye otobüsleri seferleri ve güzergahları gerçek ihtiyaca göre güncellenmelidir. Bizim ana fikrimiz; '' Söz konusu vatansa gerisi teferruattır'' ve '' Türkiye Cumhuriyeti bu vatan topraklarında ilelebet payidar kalacaktır'' olduğundan, gelecek nesillere daha yaşanabilir vatan toprağı bırakmanın zorunluluk olduğuna inanıyoruz

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -