ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR
Serpil ŞAHİN
Birleşen Yürekler Derneği Çanakkale Şube Başkanı
1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Çanakkale gerçekten büyüyor ve gelişiyor. Öncelikle sanatsal açıdan bakalım sonrada genel olarak bakalım. Sanatsal olarak evet çok büyük gelişmeler var ama yeterince değer ve önem verilmediğini düşünüyorum. Özellikle Çanakkaleli sanatçılara, Çanakkale için yaptıkları her çalışmanın bence, yer açısından, sergi açısından, eğitim açısından daha iyi destek olarak onlara yardımcı olunmalı. Genel olarak düşünürsek, evet Çanakkale gelişiyor ama Çanakkale öğrenci şehri oluyor. Önceden Çanakkale, emekli şehriydi. Tabi yine var buranın doğallığını, güzelliğini beğenen ve burada özellikle memur olarak, asker olarak çalışanlar burasını sevdikten sonra gelip burada yaşıyorlar. Çanakkale’nin eski halinin çok daha güzel olduğunu düşünüyorum. Tabi gençlerin olması bir artı çünkü, gençlere verebileceğimiz çok şey var. Yine ben kendi açımdan düşünürsem, geleneksel bir keçe sergisine gelen gençlerin ‘’biz bu sanatı hiç görmemiştik, bilmiyorduk, nedir?’’ demeleri beni gerçekten çok üzüyor. Bunlarla ilgili, mesela bir kafede boşu boşuna zaman geçirmektense bu tür sanatsal faaliyetleri yapabilecekleri yerlerin açılması, buralarda onların çalışmalarının sağlanması gerekirse dinlenmelerinin sağlanması. Çünkü sanat, aynı zamanda insanı dinlendirir. Bir yandan gelişme var ama bir yandan da atılan adımlar az. Turizm de çok gelişmiş değil, Çanakkale de turizm olması gerektiği yerde değil. Bir aynalı çarşıya gidiyorsunuz, bir sürü ziyaretçiler geliyor, geziyorlar ve orada gördükleri çoğunlukla Çin malları. Bir tahtadan at alıyorlar, Seyit Onbaşı’nın bir biblosunu alıyorlar. Evet Çanakkale, bir tarih şehri ama bir de şöyle düşünmek lazım Çanakkale, 81 il’in ruhunun olduğu bir şehir. Seyit Onbaşının, Truva Atı’nın önemini bu eserleri Çin’de üretilmiş ürünleri satarak gösteremeyiz. Bizim yerli üretimiz yani Çanakkale halkının el emeğiyle yapılmış olması lazım bezden yapılan bir eser Çin’den getirilen taştan, seramikten daha değerli ve önemli. İşin içine sanat, el emeği ve kadın giriyor ve o insanlara sağlanan destek yetersiz.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Ben önümüzdeki beş yılı net olarak göremiyorum. Yani beş yıl önce neler oldu, beş yıl sonra neler olabilir? Aslında bilinçlenmemiz açısından, gelişmemiz açısından çok fazla şey olabilir. Bir kültür semineri oluyor, çoğu insanın haberi yok. Çünkü Çanakkale’nin büyük bir kısmı da kırsal kesimden gelen ailelerden oluşuyor. Onlara ve çocuklarına ulaşmak çok önemli. Belki de çarşıya inmeyen aileler, evinden çıkmayan kadınlar var. Bu işler duraklara afiş yapıştırmakla olmuyor. Kesinlikle daha farklı çalışmalar yapılması, o insanları daha fazla bilinçlendirip etkinliklere katılmaları sağlanmalı. Bir sanat sokağı yapılıyor ama bu sokaktan haberi olan belki de elli kişiyi bulamazsınız. Onlarda aynı yüzler. Bunları değiştirmek biraz daha farkındalık yaratmak çok önemli. Beş yıl sonra bu olur mu bilemiyorum. Doğru bir planlamayla beş yılda çok daha fazlası yapılabilir.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Bence Çanakkale, birinci sırada olmayı hak eden bir şehir. Neler yapabiliriz? İşte dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. Kültür seviyesi, yapılan etkinliklerin ve çalışmaların belli bir kesime hitap etmeden herkese ulaşıyor olması sağlanabilir. Doğa, tarih, tarlalarımız, köylerimizdeki insanlarımızın emekleri, her türlü imkanımız var. Köydeki insanları, şehre sadece bu etkinlikleri görmek, bu etkinliklerden faydalanmak ve bunlardan haberdar etmek için çekmek lazım. Onları alıp Çanakkale’ye yerleştirmek için değil. İnsanlar hep bunun hayaliyle yaşıyor. Böyle olunca da insanlar sadece yaşam mücadelesi telaşına giriyorlar. Başka bir şey yapmaya zamanları kalmıyor. Ben geçen yıl ilkokul çocuklarına geleneksel keçe eğitimi verdim. Orada şunu gözlemledim; sadece çocuklar değil anneleri dersi iple çekiyorlardı. Bir şeyler öğrenmek isteyen insanları gerekli zamanda gerekli yere yönlendirebilmek bizi çok mutlu bir kent yapacaktır.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Açıkçası ben maden ve termik santraller hakkında çok bilgili değilim, sadece gördüğüm ve duyduğum kadarıyla yararlı olmadığını biliyorum. Yakın zamanda Gülpınar ‘da bunu örneğini gördük, bir karşı insanlar topraklarını korumak amacıyla termik santrale karşı çıktı. Zararlı olduğu söyleniyor ama gereklilik var mı? Önce bunun açıklanması lazım. Gelişim için de insanlara ulaşmak, onları zorlamak yerine kendi istekleri dahilin de onları üretken hale getirmek gerekir. Turizm Çanakkale de hak ettiği yer de değil. Biz çok bilinçsiz bir turizm yaşıyoruz. Çanakkale çevresi, sahil kıyıları o kadar bilinçsiz ki, sadece para kazanmak amacıyla turizm yapıyorlar. Oralar da gerekli düzenlemeler gerekli kontroller yapılsa daha güzel şeyler ortaya çıkacak ve turistlerin ilgisini çekecek. Oradaki insanlar iki tahta bulup üzerinde ürünlerini satmaya çalışmayacaklar, daha güzel daha görsel şeyler yapılabilir. İnsanların rahat etmesi lazım, tahtam kırıldı, bezim yetmedi derdi olmaması lazım. O zaman çok daha üretken olurlar. Turizm ve kültür sanat alanındaki yatırımların kesinlikle arttırılması gerekiyor. Tarıma bakacak olursak o da iç açıcı değil. Çiftçi zor geçiniyor. Zirai ilaçlar, kötü tohumlar toprağın bereketini kaçırıyor, termik santraller burada da ortaya çıkıyor. Termik santrallerin bulunduğu yerlerde tarımda iyi sonuçlar alınmadığı söyleniyor. Verimli topraklar yok ediliyor. Turizm derken insanlar o toprakları turizm adına da yok ediyorlar. Ekonomik durum çok iyi değil, insanların geçinmek için paraya ihtiyacı var. Çiftçi uygun bir miktar duyunca zeytinliğini turizmci yani işletmeciye satabiliyor. Bunların önüne nasıl geçilebilir, insanlar nasıl bilinçlendirilir, ya da köylü nasıl toprağını daha verimli hale getirir. Şimdi tarlasını satan çiftçi müteahhit oldu. Alıyor tarla parasını ya kahve de oturuyor ya da veriyor birisine parayı inşaat yapmaya başlıyor. Böyle olursa Çanakkale bir gelişim gösteremeyecektir.
5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
Köprünün Çanakkale’ye bir artısı olacağına inanıyorum. Ama az önce sorduğunuz beş yıl içinde ne olur sorusunda ki gibi ilerisini görmek çok zor. Öncelikle oralar tarihi alanlar, bu projeyi yapanlar bunu mutlaka düşünmüştür. Belki köprüyle birlikle giriş, çıkışlar daha kolay olacaktır. Çanakkale şuan da sadece geçiş noktası köprü olunca turizm de bir gelişme olabilir. Tabi dediğim gibi ilerisini görmek çok zor. İyi olacağını düşünüyorum daha doğrusu olmasını istiyorum. İnşallah güzel katkıları olur. Merkez esnafa bir zararı olur mu diye düşünürsek, gelen ticaret yapmak isteyenler ya da tatilciler işini kolaylaştırmak için köprüden transit geçecektir ama feribot seferlerinin duracağını zannetmiyorum. Yani herkes köprüden geçmeyecektir. Aşırı bir düşüş olacağını zannetmiyorum zaten Çanakkale’yi gezip, görmek isteyen mutlaka gelip görecektir.
6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?
Açık ve net söylemek gerekirse 2015’te ne kadar hazırlık yapıldıysa o kadar hazırlık yapıldığını görüyorum. Aslında Troya, çok güzel işler yapılabilecek, çok iyi hazırlık yapılabilecek bir yer ama bir yılda hazırlanacak bir olay değil. 2015’i de aynı şekilde yaptık. Çok farklı çalışmaların olması gerekiyor çünkü, Troya’yı tüm dünya tanıyor. Çanakkale deyince düşünen bir Avrupalı olabilir ama Troya deyince herkesin gözü fal taşı gibi açılıyor. Biz çok önemli ve değerli bir hazinenin içinde yaşıyoruz. Ama bunun ne kadar farkındayız? Bu konu ile ilgili neler yapabiliyoruz? Yapılanların kesinlikle yeterli olduğunu düşünmüyorum ve biz her şeyi son dakika yapıyoruz. Bu projenin çalışmasının en az iki ya da üç yıl önceden yapılması gerekiyordu. Evet bir şeyler olacak ama gereği gibi olacağını zannetmiyorum. Uluslar arası boyutlarda güzel çalışmalar yapılırsa, gerçekten çok büyük kazanımlar elde edilebilir. Troya sadece Troya Antik Kentinden ibaret değil, ona bağlantılı Apollo Smintheion , Assos ve her şeyin başlangıcı İda var. Ancak bunların hepsini toplarsanız ortaya muhteşem bir şey çıkarabilirsiniz. Eğer sadece Troya-Ören yeri olarak düşürseniz, ortaya çok güzel ve kaliteli bir şey çıkmayacaktır zaten herkes tarafından bilinen şeyler olacaktır. Farkındalık yaratacak çok farklı yerler var. Bir Yunan, Aristo’yu nasıl sahiplenirse biz de Troya’yı öyle sahiplenmeliyiz. İnsanlarımızın büyük bir kısmı Apollo Smintheion’un belki de adını bile duymamıştır. Her zaman yaptığımız gibi son dakika değil de planlı, projeleri çalışırsak ve imkanlarımızı kullanırsak Troya bize hazinesini gösterecektir.
7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bence Çanakkale, büyükşehir olmaya hazır değil. Görünür de aslında Çanakkale büyükşehir oldu. Ama yeteri kadar alt yapı yok, kültürel olarak hazır değil. Tiyatro salonu olmayan bir büyükşehir düşünemiyorum. Daha yapılması gereken çok şey var. Henüz büyükşehir olmamalı diye düşünüyorum. Troya konusunda da dediğim gibi her zaman yaptığımız şekilde olmamalı ama öyle olacak gibi duruyor. Sistemli bir şekilde tek tek ele alındığında çok daha güzel işler olabilir. Biz o kadar karmaşık iş yapıyoruz ki, bir iş bitirmeden başka bir işe el atıyoruz ve o yüzden her şey birbirine karışıyor. Her şeyin sırayla yapılması gerekiyor. Bir şey yapıyorsak kimseyi darıltmadan, gücendirmeden hep birlikte el ele yapmamız gerekiyor. Çanakkale 81 il’in ruhunun olduğu bir yer bunu hak ediyor. Ne yapılması gerekiyorsa, gerektiği gibi yapalım bu güzel şehri hep beraber geliştirelim sonuçta hepimiz Çanakkaleliyiz. Çanakkale için bir düşünelim. Birleşen Yürekler Derneğinin ana fikri de budur ; Çanakkale için birleşmek, üretmek ve bu şehri en iyi yerlere getirmek. Bunu sağlamak çok zor değil.
Caner KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz