Sağlık

SEDEF ROMATİZMASINDA ASIL ŞİKAYET TOPUK AĞRISI 28.09.2019

Sedef hastalarının beşte birini etkileyen Psöriatik artrit (sedef romatizması), vücuttaki tüm eklemleri etkileyebilen bir romat...

SEDEF ROMATİZMASINDA ASIL ŞİKAYET TOPUK AĞRISI 28.09.2019

Psöriatik artrit veya diğer adıyla sedef romatizması, sedef hastalarında görülebilen bir romatizma çeşidi. Sedef hastalarının yaklaşık beşte birini etkileyen hastalığın her yaştan kişide ortaya çıkabilme ihtimali olsa da 40-50 yaşlarındaki hastalarda daha sık görülüyor. Psöriatik artrit hastalığının başlıca nedeni ise bağışıklık sisteminin uygunsuz çalışması. Kalıtsal bir tarafı da olduğu düşünülen sedef romatizmasında, hastaların üçte birinin aile üyeleri ve yakın akrabalarında sedef ve/veya sedef romatizması olduğu biliniyor.

Sedef romatizmasında asıl şikayet topuk ağrısı
Sedef hastalığı ülkemizde yüzde 1-2 arasında bir yaygınlıkta görülüyor. Buradan yola çıkarak Psöriatik artrit sıklığının yüzde 0,2-0,4 arasında olduğunun varsayılabileceğini bildiren uzmanlar hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi: “El küçük eklemleri, el bileği, omuz, ayak parmakları, ayak bileği, diz, kalça, omurga; diğer bir deyişle vücuttaki tüm eklemleri etkileyebilen Psöriatik artrit hastalığında eklemlerin yanı sıra tendonların kemiğe yapıştığı alanlarda da iltihaplanma olabilmektedir. En büyük tendonlardan biri olan aşil tendon sıklıkla etkilenmektedir ve hastalıkta asıl şikayet topuk ağrısıdır.”
Sabahları daha belirgin olan eklemde ağrı ve şişlik, sedef romatizmasının en önemli belirtileri

uzmanlar hastalığın belirtilerini ise şöyle özetledi: “Hem kol hem de bacak eklemleri sedef romatizmasından etkilenebilmektedir. Etkilenen eklemlerde ağrının yanı sıra şişlik de olabilmektedir. Topuk ağrısı önemli bir şikayettir. Bazen el veya ayak parmağının biri şişebilir. Bazı hastalarda ise bel ve sırt ağrısının eşlik ettiği omurga tutulumu olabilir. Omurga tutulumunda hastalar sabah kalktıklarında belde tutulma ve harekete başlamakta güçlükten yakınırlar. Sabahları daha belirgin olmak üzere eklemde ağrı ve şişlik en tipik özellikleridir. Ayrıca halsizlik ve yorgunluk da sıklıkla eşlik etmektedir.”

Her eklem tutulması Psöriatik artrit değil
Psöriatik artrit hemen her zaman sedef hastalarında saptanıyor. Ancak uzmanlar, dikkat edilmesi gereken bir noktanın yüzde 10'luk bir hasta grubunda deri bulguları ortaya çıkmadan önce eklem bulgularının görülebilmesi olduğunu belirtti: “Sedef hastalığı ve sedef romatizmasını aynı hastalığın parçaları olarak değerlendirmek gerekmektedir. Her eklem tutulması Psöriatik artrit değildir. Özellikle sabahları eklemlerde tutukluk olması ve eklemde şişlik bulunması ayırt etmede önemlidir. Ancak her durumda eklem şikayetlerinin konu hakkında uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.”

Sedef hastalarının romatizma ve cilt doktoru tarafından ortak takip edilmesi gerekiyor
Sedef hastalarında eklem ağrısı ve şişliği olduğunda doktorun muayenede bu bulguyu saptaması oldukça önemli. Uzmanlar, bu nedenle romatizmal hastalıklarda muayenenin tanısal yöntemlerin başında geldiğini bildirdi: “Bazı durumlarda tanı koymak adına etkilenen eklemin röntgeni, ultrasonografik incelemesi veya manyetik rezonans görüntülemesi yapılabilmektedir. Psöriatik artrit hastalarında romatoid faktör gibi kan tetkikleri genelde negatiftir.Bu hastaların cilt ve romatizma doktoru tarafından ortak takip edilmesi son derece önemlidir. Önemli bir kısım hastada ilk bulgu sedefe bağlı cilt döküntüleri olduğu için hastalar sıklıkla cildiye (dermatoloji) bölümünde takiplerine devam etmektedir. Bu hastalarda eklem şikayetleri geliştiğinde romatizma doktorundan görüş alınması gerekmektedir. Ülkemizde ve dünyada hala dermatoloji-romatoloji arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair çalışmalar devam etmektedir. Kas iskelet şikayetlerini romatoloji bölümü ve/veya ihtiyaç halinde fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleri takip etmektedir.”

Tedavi ile eklemdeki iltihaplanmanın kontrol altına alınması mümkün
Hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu ve bu tedavinin tutulan eklemin yeri, ciddiyeti, deri tutulumu, omurga tutulumu gibi birçok faktör hesaba katılarak belirlendiğini söyleyen uzmanlar, ağrı kesiciler dışında iki büyük grup tedavi seçeneği bulunduğundan bahsetti ve şöyle açıkladı: “Özellikle verilen tedavi ile eklemdeki iltihaplanma kontrol altına alınmalıdır. Eklem ve çevre kas dokusunun sağlıklı olması adına günlük egzersizler mutlaka önerilmekte ve hastanın yaşamın içinde kalması sağlanmaya çalışılmalıdır. Birinci tedavi seçeneği sentetik olarak hastalık düzenleyici ilaçlardır. Bu tedavilerin birine veya birkaçına yeterli yanıt alınamadığında biyolojik hastalık düzenleyici ilaçlar veya hedefe yönelik hastalık düzenleyici ilaçların kullanımı gündeme gelmektedir. Şu anda ülkemizde yukarıdaki saydığım gruplar eşliğinde 12 farklı ilaç seçeneği bulunmaktadır. Ancak asıl sorun tanıdaki gecikmelerden kaynaklanmaktadır. Yeterli tedavi edilmeyen bazı olgularda eklem hasarlanması ve etkilenen eklemin istenildiği şekilde kullanılamaması ne yazık ki halen görülebilmektedir.”

Kilo vermek, hastalığın bulgu ve şiddetini baskılıyor
Hem ülkemizde hem de dünyada yapılan çalışmalara göre anksiyete ve depresyon sıklığı, sedef romatizması hastalarında artıyor. Hastaların yarısından fazlasını etkileyen yorgunluk da bu ruhsal durum üzerine olumsuz etki yapıyor. Hastalığa yakalanmamak için ise enfeksiyonlardan korunulması ve sigaradan uzak durulması gerekiyor. Sedef romatizması hastalığında şeker ve tansiyon yüksekliğine genele göre daha sık karşılaşılıyor. Diğer romatizmal hastalıklardan farklı şekilde sedef romatizması hastalarında oldukça yüksek oranlarda obezite görülüyor. Özellikle obez hastaların kilo vermesiyle eklem şikayetlerinin gerilemesi veya tamamen ortadan kalkması mümkün olabiliyor.

BÜLTEN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -