Sedef hastalığı (psoriasis) yapılan çalışmalarda tüm kronik hastalıklar içinde hastayı en fazla olumsuz etkileyen ve yükü en ağır hastalıklardan biri olarak görülüyor. Dünyada sedef hastalığının yaygınlığının yaklaşık yüzde 3 olduğu düşünülüyor. Çocuklukta görülen deri hastalıklarının ise yüzde 4'ünü sedef hastalığı oluşturuyor.
“Kırmızı zeminli deri üzerinde beyaz kepeklerle kaplı plaklar şeklindeki döküntüler halinde kendini gösteren sedef hastalığının nedenleri arasında genetik yatkınlık ve çevresel faktörler var” diyen uzmanlar sedef hastalığının yaşam kalitesini nasıl etkilediğini anlattı:
Hastaların yarısından çoğu gerekli tedaviyi alamıyor
“Sedef hastalığı tedavisinde temel prensip öncelikle hastalığın şiddetinin belirlenmesi ve beraberindeki hastalıkların tespit edilmesidir” diyen uzmanlar, hastaların yarısından çoğunun gerekli tedaviyi alamadıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Hastalarımızın gerçek tedavi ihtiyacı karşılanamıyor. Genel olarak deri belirtilerinin ölçümü ve takibinde kullanılan endeks PAŞİ (Psoriasis Alanı ve Şiddet İndeksi) skoru olarak bilinir. Lezyonların kızarıklık, kabuklanma, kalınlık ve vücudun her bölgesindeki tutulum oranının değerlendirildiği skorlamada ilk ölçümlere göre değişim tedavinin etkinliği için kullanılıyor. Başlangıca göre yüzde 50 iyileşme PAŞİ 50 olarak ifade edilirken, PAŞİ 90 deride tama yakın, PAŞİ 100 ise tam iyileşme anlamına geliyor. Günümüzde tüm sağlık otoriteleri tedavide hedefin PAŞİ değerinin 90-100 aralığında olması gerektiğini belirtiyor.” BÜLTEN
Yorumlar
Yorum Yaz