Gündem

Şarlan; “Sözleşmenin feshi kararından acilen dönülmelidir” (21.03.2021)

Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan, feshedilen ‘İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin açıklama yaptı. Şarlan; “Sözleşmenin feshi kar...

Şarlan; “Sözleşmenin feshi kararından acilen dönülmelidir” (21.03.2021)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Türkiye tarafından feshedilen ‘İstanbul Sözleşmesi’ hakkında açıklama yapan Çanakkale Baro Başkanı Bülent Şarlan; “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelelerde temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası sözleşmedir. Sözleşmenin adından da anlaşılacağı üzere imzalanma yeri "İstanbul" dur. Yürürlük tarihi 1 Ağustos 2014 tarihidir ve Türkiye; sözleşmenin tüm maddelerine hiçbir çekince koymaksızın 11 Mayıs 2011 tarihinde sözleşmeyi ilk imzalayan ve Parlamentosunda onaylayan ülkedir. Sözleşmenin içeriğine kolayca erişilebilir, her madde teker teker okunduğunda görülecektir ki sözleşme; aile düşmanı değildir, erkek düşmanı değildir, boşanmaların sebebi değildir, bir grubu kayırmaz, ayrımcılık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşıdır, aile ilişkilerin sevgi ve insan hakları kapsamında devlet tarafından korunarak desteklenmesi ve devamını amaçlar. İç hukuk düzenlememiz olan Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine İlişkin 6284 Sayılı Kanunumuz ile uyum içindedir. Taraf devletlerin sözleşme kapsamında vermiş oldukları taahhütler, bağımsız uzmanlar grubu tarafından denetlenir. Bu husus da sözleşmeye uyma iradesi olmayan ülkeler için sorun olarak algılanmaktadır” dedi.

“Unutulmamalıdır ki ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’”

“İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasına ilişkin Türkiye hakkındaki denetmen raporu 3 Temmuz 2017 de yayınlamıştır” diyen Başkan Şarlan; “Türkiye'nin atılan olumlu adımlarına memnuniyet dile getirildikten- sonra kadına karşı şiddeti sonlandırmak için yasal düzenleme, politika ve tedbirlerdeki eksikliklere vurgu yapılmış, yargı kararlarındaki istatistiklere ulaşılamadığı, cinsiyetçi önyargılar ve mağduru suçlamaların yargılamada indirime yol açtığı, mağdurların ekonomik bağımsızlığının olmayışı, hukuksal metinlerde okur yazarlığın olmayışı, sorgulama ve yargılama makamlarına güvensizliğin etkisine dikkat çekilerek, özellikle tecavüz ve cinsel şiddet vakalarının neredeyse hiç bir zaman bildirilemediğine dikkat çekildi. Bu konuda yapılan tek istatistik olan Metropoll Araştırma 2018 Türkiye Genel Seçim Kamuoyu Araştırmasında halkın %64 nünün sözleşmeden çekilmeyi onaylamadığı açıklandı. Sözleşmenin feshi için Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile gece 02:00 de alınan fesih kararı Anayasanın 87,90 ve 104.maddelerine aykırı olduğundan yok hükmündedir. Sonuç olarak ülkemizdeki kadın cinayetlerine ilişkin vaka sayılarının sistematik şekilde arttığı bir zamanda, sözleşmenin feshi; tek güvencesi ve koruması devlet desteği olan on binlerce kadını sahipsiz bırakmak, bu ailelerdeki çocukları travmaya terk etmektir. Türk toplumunda aile; iyi olamazsa, toplum da hiçbir zaman iyi olamayacaktır. Kadının ve çocukların var olabildiği, mutlu olabildiği bir dünya için sözleşmenin feshi kararından acilen dönülmelidir. Unutulmamalıdır ki "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" şeklinde konuştu.

Enishan Keskin

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -