Kültür

SANATA FARKLI BAKIŞ (26.01.2021)

Amatör ve profesyonel sanat ilgilileri süregiden salgın döneminde dar mekanlara sıkışan etkinliklere farklı yaklaşım ve önerile...

SANATA FARKLI BAKIŞ (26.01.2021)

İlgililer, sanal müzeleri daha eğlenceli kılacak olan drama etkinliklerinin sürekli olmasının müzelerle ortak çalışma ya da projenin duyurulmasının da önemli olduğunun altını çiziyor. Bu anlamda ayrı ayrı kanallarda gelişen etkinliğin bir çatı altında toplanmasının hem müzelerin hem kültürel mirasın korunması açısından değerli olacağı görüşünde birleşiliyor.

Arkeolog ve Yaratıcı Drama Lideri Gül Bulut, farklı bir öneride bulunarak Troya Müzesi’nin Müzede Drama Etkinliğini paylaşıp müze severleri, farklı bir deneyimle buluşturmada vesile olabileceğini söyledi. Bulut, kültürel mirası sevdirmek için kolları sıvadı. Bulut, müzelerde yaptığı drama etkinliklerini Pandemi sürecinde de devam ettirdi. Bulut’un yetişkin etkinlikleri kapsamında en çok talep gören atölyesi ise Müzede Drama Projesi ‘Sanal Troya Müzesi’ etkinliğine şimdiye kadar 600 kişi katıldı.

ESKİ EŞYA DEPOLARI?

Bulut, müzelerin ‘eski eşya depoları’ olarak görülmesi ve okul gezilerinde öğrencilerin ‘bir kapıdan girip diğer kapıdan çıktıkları’ mekanlar olmaması için Müzede Drama Projesi’ni geliştirdi. “Tanırsak anlarız, anlarsak benimseriz, benimsersek severiz, seversek koruruz. Gelecek nesillerin kültürel mirasımıza sahip çıkmaları ancak bu şekilde mümkün olabilecektir” sözlerine yer veren Bulut, kültürel mirasın insanlığın ortak mirası olduğunu vurguladı.

‘DOKUNMA, ELLEME!’

Bulut, ülkemizde müze ve müze gezilerinin çok önemsenmediğine dikkat çekerek, “Pek tercih edilen bir aktivite değil. Müzeler toplumun büyük kesimi tarafından ‘eski eşya deposu’ olarak algılanıyor” dedi. Okul etkinlikleri kapsamında gerçekleşen müze ziyaretlerinin etkili yürütülmediğini vurgulayan Bulut, “Müze ziyaretleri de ‘bir kapıdan girip diğerinden çıkma’ veya ‘dokunma, elleme’, ‘sırayı bozma’ gibi uyarılarla geçen yorucu geziler olarak değerlendiriliyor” dedi.

MÜZELER SINIF DIŞI ÖĞRENME MEKANLARINA DÖNÜŞÜYOR

Müzeleri ilgi çekici ve eğlenerek öğrenilebilen mekanlara dönüştürmeyi hedefleyen Bulut, “Müzede Drama Projesi yeni yetişen kuşakları müzelerin eğlenceli yüzüyle tanıştırmayı hedefliyor. Daha özgür ve yaratıcılığı güdüleyici en etkin sınıf dışı öğrenme mekanlarından birine dönüştürmektedir” sözlerine yer verdi.

Alışkanlıkların çocukluk yıllarında başladığını söyleyen Bulut, “Müze kültürünün, kültürel miras ve müze bilincinin çocukluk çağından itibaren aşılanması, temel eğitimin bir parçası haline getirilmesi ve örgün eğitime entegre edilmesi gerekiyor. Bu nedenle de üzerinde yaşadığımız toprakların geçmişini yansıtan ve bizlere emanet olarak bırakılan kültürel mirasımıza sahip çıkılması ve gelecek kuşaklara güvenle aktarılması bilincinin, tüm toplumu ele alacak şekilde yerleştirilmesi büyük önem taşıyor” dedi.

MÜZELER DUVARSIZ OKUL

Bulut, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul gören öğrenci merkezli Yapılandırmacı Eğitim yaklaşımı hatırlatarak, “Müzeler, geleneksel sınıf ortamından farklı bir öğrenme ortamı sunarak yapılandırmacı eğitim yaklaşımının uygulanması için de mükemmel bir ortam sunmaktadır. Bu bilgiler ışığında, Türkiye gibi oldukça zengin bir kültürel mirasa ve içinde kültürel birikimleri barındıran birçok zengin müzeye sahip bir ülkede, müzelerin bir eğitim ortamı olarak kullanılması olanağından yararlanmamanın büyük bir kayıp olacağı söylenebilir” dedi. Bulut, müzelerin günümüzde duvarsız sınıf ve okula alternatif mekan olarak tanındığını vurgulayarak, “Bu nedenle de Müzede Drama Projesi müze gezisi yerine ‘müze deneyimi’ kavramı üzerine vurgu yapmaktadır” diye belirtti.

MÜZEDE DRAMA NASIL BİR PROJE?

Bulut, “Bugünün Küçükleri Yarının Büyükleri’ne Yaratıcı Drama Yöntemiyle Arkeoloji Müzelerinde ‘Kültürel Miras’ ve ‘Müze’ Farkındalığı Kazandırmak” isimli projemin oluşturduğu Müzede Drama Projesi’nin müzeleri eğitim ortamına dönüşüyor” dedi. “Zengin kültürel mirasa sahip olan ülkemizin geleceği ve umudu olan çocuklara ve gençlere, kültürel miras ve müze farkındalığı kazandırmaya ve müzeleri öğrenim süreçlerine dahil ederek müzelerin bir eğitim ortamı olarak kullanılmasına odaklanmaktadır” diye konuşan Bulut, çocukları ve gençleri kültürel miras ve müzelerle buluşturuyor.

MÜZELER YARATICI DRAMA İLE YORUMLANIYOR

Bulut, Müzede Drama Projesinin farklı kültür ve uygarlıklara ait objeler ve koleksiyonların yaratıcı drama yöntemiyle yorumlanması olduğunu ifade etti. Müzelerde yer alan objeler ve koleksiyonlar aracılığıyla yeni yetişen kuşaklara kazanımlarına değinen Bulut, “Arkeoloji bilimi, kültür, sanat, tarih, mitoloji, sanat tarihi, kültür varlıkları, Anadolu ve Anadolu Uygarlıkları, Mezopotamya ve Mezopotamya Uygarlıkları, kültürel miras ve müze gibi çeşitli konularda farkındalık kazandırmak mümkün olabilmektedir” dedi.

“İNSANLIĞIN ORTAK MİRASI”

Bulut, kültürel mirasın toplumların en önemli varlıkları olduğunu kaydederek, doğal nedenler ve insanlar tarafından tahrip edildiğini hatırlattı. “Ülkemizde kültürel miras her geçen gün çeşitli şekillerde yağmalanmaktadır. Buna seyirci kalmak birey olarak beni üzdüğü ve kızdırdığı için kendi kendime üstlendiğim bir görev olarak tanımlayabilirim bu projeyi” sözlerine yer veren Bulut, Müzelere olan ilginin erken yaşlarda aşılanması gerektiğini kaydetti. Bulut, “Yaşadığımız coğrafyadaki kültürel çeşitliliğin insanlığın ortak mirası olduğunu ve kültürel mirasımızı korumanın bir yurttaşlık ve insanlık görevi olduğunu anlatmaya çalışıyorum” sözlerine yer verdi.

“HEDEF KİTLEM BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HERKES”

“Hedef kitlem aslında bu coğrafyada, bu topraklar üzerinde yaşayan herkes” sözlerine yer veren Bulut, en öncelikli hedefin kitlenin öğrenciler, veliler ve öğretmenler olduğunu söyledi. Ağaç Yaşken Eğilir atasözünü hatırlatan Bulut, “Çocuklarımızı öncelikle bir kültür ve eğitim kurumu olan müzeler ve kültürel mirasımız ile tanıştırmamız gerekiyor. Öğretmenler ise hem Müze-Eğitim ilişkisi ve Müze-Okul işbirliği için kilit rol oynadıklarından hem de binlerce öğrenciyi müzelere götürme olanağına sahip olduklarından dolayı büyük önem taşımaktadır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, Gelecek gençlerin, gençler ise öğretmenlerin eseridir” ifadelerine yer verdi.

ÇEVRİMİÇİ MÜZEDE DRAMA

Bulut, covid-19 pandemisi nedeniyle yüz yüze müzede drama atölyelerine ara verdiğini belitti. Pandemi tedbirlerinin alınmaya başlandığı Mart ayından bu yana yoğun bir şekilde projenin uzaktan eğitim sürecine adapte edilmesi ve atölyelerin çevrimiçi formata dönüştürülmesi üzerinde çalıştığını kaydeden Bulut, “Atölyelerimi katılımcılar ile maksimum derecede etkileşim kuracak şekilde ve ‘aktif öğrenme’ yaklaşımına uygun olarak tasarladım” dedi. Bulut, gerçek bir müze deneyimi yaşamanın yerine geçmese de zengin görseller, etkileşimli uygulamalar ve oyunların kullanıldığı bu atölyeler ile çevrimiçi müzede drama atölyeleri gerçekleştirdiğini kaydetti.

EN ÇOK TALEP TROYA MÜZESİNE

Bulut, Müzede Drama Yetişkin kategorisinde en çok talebin ‘Sanal Troya Müzesi’ atölyesi olduğunu belirterek, “Pandemi nedeniyle müze ortamında atölye yapmak mümkün olmadığı için atölye ortamı olarak sanal müzeleri kullanmaktayım. 30 Ocak 2021 tarihinde gerçekleştireceğim bir ‘Sanal Troya Müzesi’ etkinliğim bulunuyor. Ayrıca yarıyıl tatili için de özellikle çocuklara yönelik etkinlikler gerçekleştirmeyi planlamaktayım” dedi.

MÜZEDE DRAMA 3 AŞAMALI

Müzede Drama Projesi’nin mevcut müze eğitim programlarından farklı kılan özelliklerini anlatan Bulut, “Projenin temelinde ve her aşamasında ağırlıklı olarak Yaratıcı Drama yöntem ve tekniklerinin kullanılıyor olmasıdır. Diğer bir ünik özelliği de, müze deneyimi öncesi Yaratıcı Drama Atölyeleri, Müzede Drama Atölyesi ve müze deneyimi sonrası Görsel Sanatlar Atölyesi’nden oluşan bu projenin ayrıca, müze deneyimi sırasında bir ‘Müze Etkinlik Kitapçığı’ ile de destekleniyor olmasıdır” sözlerine yer verdi.

FARKINDALIK VE HOŞGÖRÜ KAZANDIRIYOR

“Kültürel miras bilincine sahip ve kültürel mirasa saygılı bireyler olarak yetiştirilmeleri yoluyla farklı uygarlık ve kültürlere karşı farkındalık ve hoşgörü kazanarak hem dünya kültürel mirasına hem de dünya barışına katkıda bulunulabilecektir” sözlerine yer veren Bulut, “Tanırsak anlarız, anlarsak benimseriz, benimsersek severiz, seversek koruruz. Gelecek nesillerin kültürel mirasımıza sahip çıkmaları ancak bu şekilde mümkün olabilecektir” diye sözlerini bitirdi.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -