Türkiye genelinde olduğu gibi Çanakkale’de de vatandaşlar, ‘koronavirüs’ korkusu nedeniyle kuaför ve berberlere adım atmıyor. ‘Virüs kaparım’ korkusuyla berber ve kuaförleri tercih etmeyen vatandaşlar, aldıkları makinelerle evlerinde tıraş oluyor. Bu nedenle zor günler yaşayan kuaför ve berberler, virüs salgını ve normalleşme sürecinden olumsuz yönde etkilendi. 55 gün boyunca dükkânlarını açamadıklarını belirten kuaför Gül Gürhan, Mart ayından beri tam anlamıyla toparlanamadıklarını söyledi.
“Önümüzü göremez olduk”
Çanakkale’nin sevilen kuaförlerinden biri olan Gülüm Kuaför’ün sahibi Gül Gürhan, pandemi dönemi başladığından beri işlerin bir günden bir güne iyiye gitmediğini ve her geçen günün bir öncekinden maddi açıdan daha zor olduğunu söyledi. Gül Gürhan, “Yaşadığımız salgında 55 gün dükkânımızı açamadık. Neredeyse 2 ay boyunca kapalı kalan dükkâna kira ödedik, elemanlarımızın maaşını, sigortasını ödedik… Bunları hep kendi cebimizden, kendi birikimimizden harcadık, devletten hiçbir yardım da almadık bu dönemde. 1 Haziran’da normalleşme sürecine girdik ama düğünler bir iptal ediliyor, bir olacağı söyleniyor, hal böyle olunca biz kuaförler olarak normalleşme sürecinde olduğumuzu dahi anlayamadık, önümüzü göremez olduk. Müşteri sayımızda ciddi bir azalma var, her geçen gün bir öncekinden daha zor oluyor bizim için. Allah sonumuzu hayır etsin.” dedi.
“İnsanlar kuaförlere adım atmaz oldu”
“Yaz mevsiminde bizim en büyük gelir kapımız düğünlerdi, bu sene bundan da olduk” diyen Gürhan; “Bir sabah uyanıyoruz düğünler iptal olmuş oluyor sonra bir bakıyoruz tekrar düğünler olacak deniliyor… Düğün yapacakların da kafası karışık o yüzden biz de ekmeğimizden olmuş olduk. Hangi kuaföre giderseniz gidin size aynı şeyi söyleyecektir, bir kuaför yaz aylarında en çok düğünden, gelin başından ekmek yer. Koronavirüs bizi mahvetti diyebilirim, sadece düğünden değil, diğer müşterilerimizden de olduk. İnsanlar hastalık kaparım korkusuyla kuaförlere adım atmaz oldu” şeklinde konuştu.
“Müşterilerimizde yüzde doksanlık bir azalma var”
Geçtiğimiz seneyle bu seneyi kıyasladığında arada uçurum gibi bir düşüş olduğuna dikkat çeken Gül Gürhan, geçen sene aynı dönemde kuaföre günde 20 kişi geliyorsa, bu sene bu sayının 2’ye kadar düştüğünü belirtti. Gürhan; “2019’un yaz mevsiminde günde 20 müşteri geliyorsa bugün bu sayı 2’ye kadar düştü, yüzde doksanlık bir azalma var, hatta yeri geliyor bazen siftah yapamadığımız günler oluyor. 1 sene içinde arada uçurum gibi bir düşüş oluştu. Mart ayından beri tam anlamıyla toparlanamadık, salgın en çok kuaförleri etkiledi” ifadelerini kullandı.
“Kuaförler en büyük risk altındaki grup”
Kuaför Gül Gürhan, kuaförlerin koronavirüse yakalanma riski en yüksek olan meslek grubu olduğunu söyledi. Gül Gürhan; “Hem bu kadar risk altındayız hem de kazancımız dükkânımızın giderlerini bile çıkartmıyor! Haberlerde görüyoruz, kuaförler için sağlık personellerinden sonra en büyük risk altındaki grup deniyor. Bu kadar risk altında bile bu mesleği yapmaya devam ediyoruz ama keşke emeğimizin bir karşılığı olsa, devlet tarafından bu dönemde önemsenmeyi çok isterdim kendi adıma konuşacak olursam. Ne bileyim devlet geri ödemesiz ya da bu süreç tamamen atlatıldıktan sonra ödenecek bir para yardımında bulunabilirdi bizlere, böylelikle biz de en azından yarını ya da bir sonraki günü düşünmeden rahat bir nefes alırdık. Ya da dükkân sahipleri böyle zor bir dönemde kiraları birkaç ay erteleyebilirdi, fakat ne yazık ki herkes aynı dönemden geçtiği için herkesin önceliği kendisi oldu…” diye konuştu.
“İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı genelgeye uyarak çalışıyoruz”
Hastalığın, vaka sayılarının yeniden artmaya başladığını ama vatandaşın kuaförlere gelmeye çekinmesinin yanlış olduğunu söyleyen Gürhan; “Maskesiz müşteriyi asla kabul etmiyoruz, girişte müşterilerimizin ateşini ölçüyoruz hem kendi hem de diğer müşterilerimizin sağlığı için elimizden gelen önlemi almaya çalışıyoruz. Kullandığımız malzemeleri de her kullanımdan sonra dezenfekte ediyoruz, sağlık her şeyden önce gelir, bunun bilincinde olarak çalışıyoruz. Yani müşterilerimizin aklında ‘acaba’ diye bir endişe varsa bu endişeye hiç gerek yok. İçişleri Bakanlığı’nın hazırladığı genelgeye uyarak çalışıyoruz” dedi.
Funda Figen
Yorumlar
Yorum Yaz