Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu olan Ebru Naz Özdemir, işletmecisi olduğu Rino Tiyatro Atölyesi ile ilgili faaliyetler hakkında Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Tiyatro atölyelerinde yaptıkları çalışmalardan, Çanakkale’ye ve öğrencilere kattıkları değerlerden, pandemi sürecindeki zorluklarından bahseden Özdemir, çocuk psikolojisini dikkate alarak çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirtti. Yaklaşık 2016 yılının Ocak ayından beri Belediyenin tiyatro topluluğunun yerel tanıtım ve yönetmenliğini yaptığını söyleyen Özdemir, konservatuarı kazanmadan önce de orada oyuncu olduğunu ve iki sene önce 3 Mayıs 2019 da Rino Tiyatro Atölyesini açtığını söyledi.
“BU BENİM HAYALİMDİ”
Tiyatro atölyesi açmanın, kendisinin uzun süredir hayali olduğunu belirten Ebru Naz Özdemir; “Ben zaten konservatuara başladığımdan beri Çanakkale’de özel bir tiyatro okulumun olması her zaman hayalimdi. Ama bu kadar erken olacağını tahmin etmiyordum. Çanakkale’de özel tiyatro işleyebilir diye düşündüm çünkü insanların tiyatroya ilgisi, merakı var. Tiyatroların ne kadar belediye getiriyor ve ücretsiz bilet, davetiye dağıtıyor olsa da bir seyircisi var tiyatronun. Bütün bunların yanında da Çanakkale'de özel tiyatro eksikliği var. Yalnızca belediyenin seçip getirdiği oyunları izleyebiliyor vatandaş. Bu yüzden de küçük bir tiyatro okulu açmak istedim hem çocuk hem yetişkin oyunlarının olacağı.” dedi.
“KORONA SÜRECİ BİTER BİTMEZ DEVAM EDECEĞİZ”
Rino Sanat Atölyesi’nin faaliyetlerine değinen Özdemir, “Burada gösteri sanatları üzerine faaliyet veriyoruz yalnızca. Kendi alanımızın dışına çıkmak istemedik. Böyle bir atölye açtığınızda genelde çocuklara yönelik birçok sanat dalında kurs vermeniz bekleniyor ki biz bir kurs değil, atölyeler düzenliyoruz. Bizim ana hedefimiz, asıl yapmak istediğimiz şey özel bir tiyatro olmak. Biz çocuklarla da çalışıyoruz, yetişkinlerle de. Yaratıcı drama atölyesi yapıyoruz. Dört beş yaşından başlayarak yaratıcı drama atölyesinde çalışmalar yapıyoruz. Onun dışında yazarlık atölyemiz var. Pandemiden önce buraya başta çok severek gelindi, hatta katılımcılarımız bizi aradı ve artık başlasın diye taleplerde bulundu ama maalesef koronadan dolayı bir araya toplanamıyoruz. Fakat özellikle yetişkinlerin çok talep gösterdiği bir alan, yazarlık atölyesi.. Kısa öykü üzerine kurgulamıştık. Önce bir eğitim, bilgi alıyorlar. Bu bilgi alma süreci içerisinde de pratik yapıyoruz onlarla beraber. Önümüze hedefler de koyuyoruz genelde en az birkaç tane iyi öykü çıksın ortaya diye. En azından gerekli yerlere gönderip yayımlanmasını sağlayalım diye. Ama bizim de Mayısta açıldık aşağı yukarı bir yılını doldurmadan korona başladı zaten. Dolayısıyla atölyelerimizin hepsi yarım kaldı ister istemez. Bu korona süreci biter bitmez de hepsi devam edecek.” diye konuştu.
“GÖSTERİLER ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
“Bizim atölyemizde pandemi öncesi toplamda yaklaşık 100 e yakın öğrencimiz vardı” diyen Özdemir; “Birçok grubumuz vardı. Yedi dokuz yaş arası çocuk grubunda tiyatro atölyemiz vardı. Çok rağbet olduğu için öğrenci sayısını biraz genişletmek durumunda kaldık. Normalde on kişiyle sınırlı tutuyoruz çünkü atölyelerimizi daha kaliteli olabilmesi açısından. Yaratıcı drama ve yazarlık atölyelerimiz ile beraber toplamda 100 e yakın öğrencimiz bulunmaktaydı. 2 tane de eğitmenimiz bulunmakta şimdilik. Korana süreci yüzünden herhangi bir yarışmaya veya bir etkinliğe katılıp ödül alamadık. Ama korona süreci içerisinde Ege Tiyatrolar Birliği bizden oyunumuzu onların düzenlemiş olduğu bir festival içerisinde oynamamızı istediler. Orada oyunlarımız oynandı. Yetişkin oyunlarımızı sergileyemeden pandemi sürecine girdik. Sergileyebilmiş olsaydık güzel ve başarılı bir çalışma olacaktı. Ama çocuk grubuyla yaptığımız kukla gösterimiz çok rağbet gördü. 3 tane anadolu masalından aldığımız ve hazırladığımız kukla gösterimizde, seyirci kapasitesinin yüzde 50 den fazlası doldu. Bu gösteriler hem çocukların dil zenginliğini geliştirmesi, hem de hayal gücünü geliştirebilmesi için oldukça güzel oluyor” şeklinde konuştu.
“SIRF PARA KAZANALIM DİYE, KALİTESİZ İŞ YAPMIYORUZ”
Pandemi nedeniyle sıkıntılı bir süreç geçirdiklerini dile getiren Rino Tiyatro Atölyesi’nin işletmecisi Ebru Naz Özdemir; “Pandemi süreci yeni açılmış ve tam anlamıyla o istenilen raya oturamamış bir tiyatro atölyesi için çok sıkıntılı bir süreç oldu. Bütün özel tiyatrolar için pandemi süreci çok sıkıntılı bir süreç. Çünkü insanlar tamamen temel ihtiyaçlarına yöneldiler bu süreçte. Tabi yine velilerden çok talep geliyor çünkü çocuklar evde çok sıkıldılar ve buraya gelmeyi çok seviyorlardı. Online çalışmamız için çok baskı yapıyorlardı hatta. Ama biz bir tiyatro atölyesi olarak, online çalışmanın kaliteli olmayacağını düşündüğümüz için, sırf para kazanalım diye kalitesiz bir iş yapmak istemiyoruz. Tam yeni yeni insanlar bize alışmıştı, veliler bize ilgi gösteriyordu ki pandemi süreci maalesef bütün işimize taş koydu.” ifadelerini kullandı.
“EN ÖNEMLİ TEDBİRİ BİZ ALDIK”
Pandemi için aldıkları en önemli tedbirin şu anda faaliyet vermemeleri olduğunu belirten Özdemir, şu şekilde konuştu; “Pandemi için aldığımız en önemli tedbir şu anda bu atölyede kimseye eğitim verilmiyor. Hedef kitlemiz genelde çocuklar olduğu için ve çocuklarla sosyal mesafeyi korumamız çok kolay olmayacağı için risk almak istemedik. Biz burada hijyenik bir ortam yaratırız tabi ama beş altı yaş grubunun ve yaratıcı dramanın doğası gereği, çok yakın temas gerektiriyor. Dolayısıyla biz şimdilik, en azından belli bir süre kapalı kalmayı tercih ettik. Çünkü herhangi bir temasta bulunma ya da bir pozitif olma durumu çok ciddi sonuçlar doğuracağı için öyle bir sorumluluğu çok üstlenmek istemedik açıkçası.”
“ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİSİ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
Çanakkale'de sahne imkanının çok az olduğuna dikkat çeken Ebru Naz Özdemir; “Rino Tiyatro Atölyesi bizim için çok özel. Sadece iş veya ticaret alanı gibi görmüyoruz biz burayı. Tamamen gönül işi yapıyoruz burada. Zaten Türkiye şartlarında bir tiyatronun kendi kendini döndürmesinden başka çok bir kazanç sağlamıyor. O yüzden bu bizim bir hayalimizdi. Hem Çanakkale bir tiyatro kazansın hem özel sahnesi olsun diye düşündük. Çünkü Çanakkale'de sahne imkanları çok az. Hem biz kendimizi, işimizi düzgün yaparak tatmin olalım, hem de seyirci buraya gelip oyunu izlediğinde, iyi bir oyun izlesin diye düşündük. Bunların yanında da günümüz şartlarında maalesef çocuk oyunları basit veya amatörlerin oynadığı şeylermiş gibi algılanıyor. Ama oysaki çocuk oyunu çok derin bir bilgi gerektiriyor. Hem pedagoji bilmek gerekiyor, hem çocukların yaş gruplarının vereceği değerleri, hem de o tarzı bilmek gerekiyor. Ama insanlar sırf işleri dönsünler diye bu çocuk oyunlarını hızlı bir şekilde, kolay bir şekilde ve hiç pedagojiye uygun olmayan, çocukların psikolojisini düzgün etkilemeyecek şekilde çıkarıyorlar maalesef. Çocukların psikolojisi bizim için çok önemli. Biz de bunun önünde geçmek istiyoruz ve farkı göstermek istiyoruz açıkçası. Bunun için de çocuk oyunları yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Sedef Cansu Karakuş
Yorumlar
Yorum Yaz