Gündem

SAÇIKARA; “ÖSO TARTIŞMASI GEREKSİZ”

Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Saçıkara, partisinin haftalık olağan basın toplantısında ‘ÖSO tartışmalarına’ ilişkin önemli...

SAÇIKARA; “ÖSO TARTIŞMASI GEREKSİZ”

“ABD’nin İpi İle Kuyuya İnilmez”

Partisinin İl merkez binasında basın toplantısı düzenleyen Saçıkara, konuşmasına, Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan askerlere rahmet dileyerek başladı. Suriye sınırında oluşturulması planlanan güvenli bölge tartışmalarına değinen Saçıkara, “Bilindiği gibi Afrin operasyonu sonrası Amerikan yönetimi Türkiye'ye güvenli bölge oluşturma teklifinde bulundu. Buna göre, Suriye sınırında 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturulacak. Çok açık söylüyorum; Bu öneri ABD’nin yeni bir şark kurnazlığıdır. Biz Güvenli Bölge’nin ne demek olduğunu Kuzey Irak’tan da çok iyi biliyoruz. Çekiç Güç’ün faaliyetlerinden çok iyi biliyoruz. Şimdi aynı tezgâhı Kuzey Suriye için kurmaya çalışıyorlar. Türkiye bu oyuna gelmemelidir. Bizim kabul edebileceğimiz tek güvenli bölge önerisi, ABD’nin bölgeden tamamen çıkmasıdır. ABD İslam dünyasından elini ayağını çektiği gün, sadece Türkiye değil sadece Ortadoğu değil bütün dünya çok daha güvenli hale gelecektir” ifadelerini kullandı.

“Ege Adaları Beka Sorunudur”

Saçıkara, Türkiye’nin çok hassas ve kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekerek, konuşmasına, şöyle devam etti: “Dört bir yandan kuşatma altındayız. Türkiye üzerinde emelleri bulunan herkes adeta fırsat kolluyor. Bunun son örneği Ege’deki adalarda yaşananlardır. Yunan Savunma Bakanı’nın Kardak adasına çıkarma yapmaya kalkıyor. Burnumuzun dibindeki adalarda yunan askerleri kuzu çevirme partisi düzenliyor. Adalara Kiliseler, Karakollar inşa ediyor. Askeri birlikler yerleştiriyor. İşte Türkiye için gerçek beka sorunudur budur.”

“ÖSO Tartışmaları Yersiz ve Gereksizdir”

ÖSO oluşumuna ilişkin tartışmaların yersiz ve zamansız olduğunu ifade eden Saçıkara, şunları kaydetti: “Muhalefetin, YPG saflarında Mehmetçiğe karşı savaşan Amerikalı, İngiltereli, Almanyalı, hatta Çinli unsurları görmeden, ÖSO’nun içindekileri sorgulamasını doğru bulmuyoruz. Muhalefet açısından bu yaklaşım ne kadar yanlışsa, iktidar açısından da; dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Ordusu’nu sürekli ÖSO ile birlikte anmak o kadar yanlıştır. TSK, 40 yıldır teröre karşı mücadele etmektedir. Terörle mücadele konusunda her türlü tecrübeye sahiptir ve Tarih boyunca kendisini her zaman ispat etmiş bir ordudur. Böyle bir orduyu sürekli ÖSO oluşumuyla birlikte anmak, sanki ÖSO olmasa bu harekât başarısız olacakmış bir algıya neden olur. Bu da Mehmetçiğe yapılacak en büyük haksızlıktır.”

“Afrin Parti Meselesi Değil Ülke Meselesidir”

Saçıkara, Zeytin Dalı Harekâtı’nın siyasi bir çıkar amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Böyle bir durum bu millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Afrin, sadece bir partinin değil Türkiye’nin meselesidir. Bu yüzden Kızılelma gibi hamaset yüklü sloganlarla değil, iyi düşünülmüş, iyi planlanmış stratejilerleler yürütülmelidir. Ecdadımız kızıl elmanın peşinden değil adaletin peşinden gitmiştir. Eğer Tarihi yanlış okursanız geleceği yanlış belirlersiniz. Burnumuzun dibindeki adalardan oluruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Dağda Kazandığımızı Masada Kaybetmeyelim”

Saçıkara, “Özellikle uluslararası medyada Afrin operasyonu ile ilgili gerçek dışı resim ve haberlerle Türkiye savaş suçlusu gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Akla ziyan saçmalıklar var. Ama kesin olan bir şey var ki Türkiye’ye karşı bir algı operasyonu yürütülüyor. Türkiye bu tehlikeye karşı atağa geçmeli ve uluslararası hukukta meşruiyet ve haklılığını anlatmalıdır. Haklıyken haksız duruma düşmemeli, arazide şehit vererek kazandığını, masada ayak oyunlarıyla, algı operasyonlarıyla kaybetmemelidir” diye uyardı.

“Tarıma Hayvancılığa Zeytin Dalı Uzatılmalı”

Saçıkara, her alanda bir Zeytin Dalı’na ihtiyaç olduğunun altını çizerek, konuşmasını, şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin sadece terörle mücadele de değil: Ekonomiden dış politikaya, eğitimden, sanayiye, tarımdan hayvancılığa hemen her alanda bir zeytin dalı harekâtına ihtiyacı var. Ama bu ‘zeytin dalı’na en çok siyasette ihtiyacımız var. Birbirimize zeytin dalı uzatmak zorundayız. Siyasi kavgaları, çekişmeleri, polemikleri bir kenara bırakmalıyız. Siyasi geleceğimizi düşünerek değil Ülkemizin geleceğini düşünerek hareket etmeliyiz. Her zaman olduğu gibi bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak yapıyoruz.”

“Ülke Bekası Parti Bekasından Önce Gelir”

BOP projesinin adım adım işlediğini söyleyen Saçıkara, “Bölgemizdeki saldırıların arkasında ırkçı emperyalizm ve Siyonizm var. 40 yıldır söylediğimiz bu konular Türkiye’nin gündemine gelmeye başladı. Bu gelişmeler vakanın ta kendisidir. Bu oyunları hepimizin iyi bilmesi gerekiyor. Başarılarımızı günlük bir başarı gibi görmemeliyiz. Bütün oyunların arkasında ‘Büyük İsrail Projesi’ vardır. Yürütülen proje, bölgedeki bütün ülkelerin beka sorunu oluşturuyor. ABD ile birlikte hareket edenler bu tuzağa ve oyuna karşı dikkati olmalıdır. Herhangi bir parti ülkenin geleceğini kendi geleceği gibi düşünürse bu kabul edilemez bir durumdur. Bu ülkeye yapılacak en büyük ihanettir. Hiçbir partinin bekası ülkenin bekasının önüne geçemez” diye konuştu.

“Adalet Rafa Kaldırıldı”

Saçıkara, Bylock’ta yaşanan mağduriyetlere değinerek, şunları kaydetti. “Adaleti rafa kaldırmak çok zor bir iştir. Adalete haksızlık yapanların sadece mazlumlara yapmaz Allah’a karşı da hesabı var. İnancımız gereği bu muhakkak sorulur. Adaletten ayrılmayın. Haksızlık aldı başını gidiyor. Bylock’tan binlerce kişi mağdur oldu. Bundan başka sıkıntıların olduğunu görüyoruz. 6 bin kişilik bir kesim ne için ihraç edildiklerini bilmiyor. Bu kesim hiçbir kurumda görev alamıyor. Toplum tarafından dışlanıyorlar. Sadece bir KHK ile görevden alındılar. O KHK’ları imzalayanların attıkları imzayı bir daha düşünmelidir. Suçsuz olduğu tespit edilenler göreve bir daha alınmıyor. Bu insanlar mazlum ve mağdur. Hükümetin buna biran önce müdahale etmesi gerekiyor. Kurulan komisyonun bunu biran önce sonuca ulaşmasını istiyoruz. Suçlunun ceza görmesine kesinlikle itiraz etmeyiz. Mazlumun bir gün bile ceza almasına rıza gösteremeyiz.38 bin civarında astsubay meslek lisesi öğrencisi mağdur. Bu öğrenciler hangi kapıya gideceklerini bilmiyor. Bu subaylara kimse iş vermiyor. Bu gençlerin 146’sı intihar etti. Yazık değil mi bu çocuklara.” HABER MERKEZİ

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -