Çan’ın her geçen gün daha da kötüye gittiğini üzülerek gördüklerini söyleyen Akkaya, “Artık elimizi taşın altına koyma vakti geldi. Çok büyük bir potansiyeli olan Çan’ı hak ettiği yere taşıyabilmek için birlikte mücadele edeceğiz” dedi. Çan için bir çok projesi olduğunu da vurgulayan Akkaya, iddialı konuştu; “Benim yapacaklarımı hayal bile edemezler.”
“Çan’ın geleceğine birileri karar veriyor”
Çan’da 18 yıldır ticaret yapan, inşaat sektöründe yaptığı projelerle tanınan, geçtiğimiz dönem de, Çan Belediye Meclis Üyesi olarak da görev yapmış iş adamı Rıdvan Akkaya, 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’den Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu açıkladı. Çan’ın kötü yönetildiğini, bir Çanlı olarak da buna çok üzüldüğünü söyleyen Akkaya, özellikle son 5 yıldır elle tutulur bir yatırımın yapılmadığını vurguladı. Çan’ın gelişiminin imar sorunlarıyla kilitlendiğini aktaran Akkaya, “Biz son beş yılda bir tane inşaat yaptık. İnşaatçı olarak izliyoruz. Çünkü herkes kendi alanından bir değer biçiyor. Haricinde bakıldığında son 4 yıl, 5 yıl Çan'da benim bildiğim 3 veya 4 tane inşaat ruhsatı alındı. Çan'ın imarı kökten değiştirilmesi yerine yeni planlama yapıldı. Şu an planlama bitti. 200'ün üzerinde şikayet dilekçesi var. Hepsi olumsuz cevap. Yani hepsine dediler ki; tamam git kardeşim mahkemeye. Şimdi imar yaptılar. Yani şehir anlamında tecrübesi olmayan, bu konuda birikimi olmayan insanlar, Ankara'daki şehir plancısıyla bir planlama yapıldı ve bundan kimse memnun değil. Ya bundan şehir de memnun değil, bundan vatandaş da memnun değil, bundan şehir yapıcılar da memnun değil. Şimdi imar yapıyorsun. Çan'ın geleceğine, bizim geleceğimize birileri karar veriyor. Ankara'daki adamın kendi özel bürosunda oturmuş, buradaki üç kişiyle planlama yapmış, ‘Çan’ın geleceği bu’ diye inşa etmeyi planlıyor. Ya kardeşim şehir inşa eden bizleriz. Çan halkı. Ya vatandaşın yeri var. Burada bir mağduriyet var. İki yüzün üzerinde dilekçe var ve sizi kimse kale almıyor. Şehirlerin gelişi evin holü gibidir. Evin holü güzelse ev güzeldir zaten. Bunu görürsün zaten. Ya Çan'a giriyoruz, bir tane doğru düzgün mağaza yok ya, bir tane, neden? İmar yok. Verilen imar buna göre verilmemiş. Ya bir Biga'ya bak, en basit örneğimiz. Ya bir büyük şehre bakın, hiç mi görmediniz kardeşim ya? Bunları örnek alın ya. Ya sizin şehri her gün daha geri götürmek için mücadele veriyorsunuz ya. Ya bu halde olmamalıdır. Bu memleket bizim ya. Diyorum ya benim dışarıda bir tane çakalı çivim yok. Ben tüm geleceğimi Çan’a yatırdım. Çünkü Çan’dan umutluyum. Çan’dan dışarı çıkmak gibi bir hayalim de yok. Ben akşam oldu mu yine kahveye gideceğim. Yine de arkadaşlarla sohbet edeceğim. Arkadaşlarımla beraber mangala gideceğim. Yazın denize gideceğim. Ben burada keyif alıyorum. Çan’ı seviyorum ben. Çan’ı sevdiğim bu noktada, Çanın her gün kötüye gidişatı benim içime dokunuyor açıkçası” dedi.
“Çan’daki potansiyel Çanakkale’de bile yok”
Mevcut yönetimin, Çan için hizmet üretemediğini de söyleyen Akkaya, “Ya yeni bir yol yapıldı. Son beş yılda yapılan tek icraat, hastane yolu. Ya bir yol yapmayı beceremez misiniz? Her yerde menfez kapakları yoldan 10 santim yukarıda. Etrafı çukur. Sadece parke taşı sök, tak. Beton mu eskidi? Üç aydır görüyoruz. Kaldırım taşı boyuyoruz sadece. Ya dünyanın başka hiçbir ülkesinde yoktur bu. Ya Türkiye'de çoğu yerde yoktur da bizde var. Kaldırım taşı boyuyoruz. Ne yani? İşçi de bol boyada çok zaten. Ya bütün projemiz bu mu? Ya şehrin girişindeki göbeği 4 kere söktük taktık ya. Yazık orada harcanan emeğe de paraya yazık. Ondan sonra ‘Çan’da niye bir şey olmuyor? Paramız yok.’ Bu memlekete çok ciddi yatırımlar getirmeli. Kendimiz elimizi taşın altına koyup bu işte çok güzel şeyler yapmalıyız. Bunları yapabiliriz de. Böyle bir potansiyelimiz yok mu? Çok fazlası var. Bu şehirde olan imkanların bir çoğu, Biga’da yok, Çanakkale’de yok. Hiçbir ilçede yok. Muhteşem bir potansiyel var. Çok iyi bir şehir. Ve şehir geniş bir alanda. Yani Biga'nın dar sokakları gibi dar bir alanda da kısılıp kalmadık biz. Bizim caddemiz de geniş, sokağımız da geniş. Bu şehri inşa etmek isteyenler herhangi bir çalışma yapmıyor” diye konuştu.

“Benim yapacaklarımı hayal bile edemezler”
Çan için bir çok projesi olduğunu da dile getiren Rıdvan Akkaya şunları söyledi; “Çay boyunda 500 metrekare parke taşı döşeyip iki demir direkle spor kompleksi diye yutturuyor. Yok yeni kordon hazırladık. Yahu ne kordonu ya? Bu proje alanınız mı? Yazık günah ya. Ben en kötünün kötüsü böyle bir proje yapmam. Buna ihtiyaç da duymam. Ama yokluktan bu bile milletin gözüne hoş geliyor. Ya şehirde bir tane Tiyatro sinema yok. Bir sinema vardı ve son yapılandı. Geldiğiniz sinemayı kapattınız. Ya sinema ne diye kapatılır ya? Ya ben de iki tane çocuk var. Çocuğum hafta sonra bir sinemayı bir yere götüreceğim, Şehir dışına gitmek zorundayım. Gidiyorum Çanakkale'ye. Sinemayı izleyip geri geliyorum. Ya her gün iki saat git-gel. Hepimiz yollarda kalıyoruz. Sonra insanlar hafta sonu niye Çanakkale'ye gidiyor, niye şehir dışına çıkıyor? E bundan çıkıyor kardeşim. Şehirdeki bir tane sinemaya sahip çıkamadınız ya. Ya orada para kazanmayın. Bırakın zarar edin ya. Ya adama destek verin. Şu sinema yürüsün ya. Bu memlekete bir çok basit de olsa sosyal bir hizmet gelsin. Basit bir olay. Ben yapılacak projelerden bahsetmiyorum. Ya kafamda o kadar çok projeler var. Ben proje adamıyım. Yani bunu herkes iyi kötü bilir. Biz bugüne kadar hiç kimsenin görmediğini yapmaya çalıştık. Yani yaptığımız bir ticaret merkeziyle, Çanakkale'nin ilkiydi o. Bir arena projesi gerçekleştirdik. Hakikaten bu şehirdeki en güzel site. Kapalı otoparkından Çocuk Oyun Parkı'na kadar koyduk. Ben yaptığım her projede, her işte en iyisini yapmaya gayret ettim ve hakikaten de en iyisini yaptım. Şu Çan’da o kadar iyi potansiyel var, o kadar çok yapılacak projeler var ki emin olun yani hayallerime sığmıyor. Ki onlar benim yaptıklarımı hayal edemez. Bunu da net söylüyorum.”
“Şehrin en güzel yerleri mezbelelik halde”
“Ya bugün bir tane düğün salonu yapmak, bir tane kreş yapmak bir proje değil ya. Ben bunlara proje gözüyle bile bakmam. Bunlar haftada bir tane dikilir ya. Atla deve bir şey değil ya. İnanın beni haftada telefonumu en az iki kişi kiralık ev var mı diye arıyor. Yazının düğün salonları yedi günde dolu. Neden? 3 tane düğün salonu var. Çocuklarımız var. Kreşe göndereceğiz, Kreş yok. Ya bunları yapmak çok zor bir şey değil ha. Bunlar bir proje değil. Ya bir kreşin maliyeti ne? Biz bunu bile beceremedik ya. Kreşinden anaokuluna kadar bir çocuk eğitimini temelden başlatırsan bunu çok iyi bir şekilde götürebilirsin. Temel olmadan çatı olmaz. Hepimizin bildiği üzere. Bunlar da yerel yönetimler çok ciddi söz sahibidir. Proje anlamında bir düğün salonu bir kreş proje sayılacak boyutlar değil. Yani şu şehrin meydanı mezbelelik halde, herhalde yirmi senedir duruyor. Bir havuz açılıyor, bir havuz kapanıyor. Şehir ortada. Burada yapılacak muhteşem projeler var. Çayın boyu baştan sona o kadar güzel bir alan ki. Adam Eskisehir'de yapıyor, Türkiye'nin en iyi projesi oluyor. Bu ondan aşağı kalan bir yer değil yani. Şehrin ortasından bir kocabaş çayı geçiyor. Muhteşem bir yer aslında. Etrafı komple yeşillik. Biz her sene parke taşını döşüyoruz otopark yapmak için. Ama bunun üzerine etrafına yeşil güzel bir alan, bir park alanı oluşturmak için hiçbir çalışma yapılmamış bugüne kadar zaten. Mezbelelik halinde duruyor, şehrin en güzel yerlerinden biri. Muhteşem değerlendirilebilir ama durum ortada.”
“Hep birlikte yapacağız”
“Bunları göz önünde bulundurarak, sıkıntıları görerek, uzun yıllardır dile getirdik. Artık en sonunda kendi elimizi taşın altına koyma zamanı geldiğini düşünerek ben de önümüzdeki yerel seçimlerde Çan Belediyesi'ne, AK Parti'den Belediye Başkanı aday Adayı olarak göreve talibim. İnşallah Allah nasip eder. Bu memlekete hizmet etme şerefine nail oluruz. Amaç belli. Çan'ı daha iyi bir noktaya götürmek. Daha güzel işler yapmak. Çan’a hak ettiği değeri vermek. Bu şehri güzel bir şekilde, hep beraber inşa edeceğiz inşallah. Bunu sadece ben yapamam. Hep birlikte yapacağız, herkes mücadele edecek. Allah nasip ederse inşallah olur.”
Yorumlar
Yorum Yaz