Perinçek, depremin beklenen bir olay olduğunu, ancak büyüklüğünün tahmin edilenden daha yüksek gerçekleştiğini söyledi.
“Deprem magma sokulumu sonucu oluştu”
Prof. Dr. Perinçek, yaptığı açıklamada bölgedeki depremlerin magma sokulumu (intrüzyonu) kaynaklı olduğuna dikkat çekti.
“Sındırgı güneyinde ve Simav kuzeyinde meydana gelen depremlerin magma sokulumu sonucu olduğunu daha önce defalarca yazmıştım. Temmuz ve Ekim aylarında yayımladığım iki makaleyle düşüncelerimi jeolojik veriler ışığında halkımıza ve bilim camiasına sunmuştum” ifadelerini kullandı.
“Bu depremi bekliyorduk ama 6.1 şaşırttı”
Sındırgı güneyinde meydana gelen son depremin, daha önce “magma sokulumu alanı” olarak tarif ettiği dairesel bölgenin tam merkezinde gerçekleştiğini belirten Perinçek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Açıkçası bu depremi bekliyorduk ama en fazla 5.5 dolayında olur diye düşünmüştüm. 6.1 büyüklüğüyle beklediğimden daha güçlü bir deprem yaşandı. Bu olayı ayrı bir şok olarak değerlendirmek gerekir, fakat her iki deprem de (10 Ağustos ve 27 Ekim tarihli 6.1 büyüklüğündeki depremler) magma sokulumu ile ilgilidir.”
“Artçılar 5 bini geçebilir”
Prof. Dr. Perinçek, önümüzdeki günlerde binlerce artçı depremin yaşanabileceği uyarısında bulundu:
“Önümüzdeki on gün, dün geç saatlerde olan depremin artçılarını yaşayacağız. Bu artçıların sayısının 5 bini geçeceğini düşünüyorum. Önümüzdeki 30 gün içinde Simav kuzeyinde 5 büyüklüğünde bir deprem olursa bu bizi şaşırtmaz.”
Perinçek ayrıca, bölgedeki depremlerin Gediz, Simav ve Sındırgı hattından geçen Simav Fayı’yla doğrudan ilişkili olmadığını belirtti.
Değerlendirmesinin sonunda “Atalarımızın ana yurdu Özbekistan’dan Sındırgılı canlara ve tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” diyen Prof. Dr. Doğan Perinçek, bölge halkına dikkatli olmaları yönünde çağrıda bulundu.
Yorumlar
Yorum Yaz