Güray Yüksel geçen gün sosyal medya hesabının “anlık paylaşım” bölümünden zeytinliklerle ilgili bazı evraklar yayınladı.
Ama dikkat edin…
Normal gönderi değil.
Hikâye paylaşımı.
Neden?
Çünkü normal gönderi paylaşsaydı, altına gerçeği bilen insanlar yorum yazabilirdi.
Sorular sorulabilirdi.
Belgeler hatırlatılabilirdi.
İşte tam da bundan korkuldu.
Üstelik ikinci bir hesap daha vardı:
Yarın bir gün meydanlarda “Ben açıkladım, belge yayınladım” diyebilmek için ekran görüntüsü stoğu yapmak.
Yani kamuoyunu bilgilendirmek değil;
algıyı yönetmek.

PAYLAŞILAN EVRAKIN TARİHİ HER ŞEYİ ANLATIYOR
Paylaşılan meclis kararının tarihi:
07/06/1995.
Evrakın altında açık açık yazıyor.
Bir başka paylaşımda ise Karayolları’nın yol güzergâhı iptal yazısı yayınlandı.
Fakat burada kritik bir gerçek var:
Karayolları’nın bir zeytinlik alanı imara açma yetkisi yok.
Bahsi geçen;
Ezine ilçesi Tavaklı Köyü 294 ada 5 parselde kayıtlı alan, zeytinlik vasfında bir arazi.
Dolayısıyla burada esas belirleyici kurum Karayolları değil;
Tarım İl Müdürlüğü’dür.
Peki Tarım İl Müdürlüğü’nün uygun görüşü var mı?
Ortada böyle bir belge yok.
Olması da mümkün görünmüyor.
Çünkü Tarım Bakanlığı, zeytinlik alanlar konusunda son derece hassas davranıyor.
Eğer uygun görüş olsaydı, bugün o belge çoktan boy boy paylaşılmış olurdu.
ZEYTİNLİK KANUNU NE DİYOR?
Konu tamamen nettir.
Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun’un ilgili yönetmeliğinin 24. maddesi aynen şöyle diyor:
“Zeytinlik sahaları daraltılamaz.”
Devamında ise şu hüküm yer alıyor:
28/02/1995 tarihinden önce kesinleşmiş imar planları geçerlidir.
Tarih önemli.
Çünkü paylaşılan meclis kararı bu tarihten sonra.
Yani kamuoyuna sunulan karar, tartışmalı bir hukuki zemine dayanıyor.
Daha da önemlisi;
07/10/2021 tarih ve 2021/100 sayılı meclis kararıyla parselin tamamına ticari alan imarı verildiği iddia ediliyor.
Soruyorum:
28/02/1995 tarihinden önce bu parsele ilişkin kesinleşmiş bir plan varsa açıklayın.
Yayınlayın.
Yoksa neden sustunuz?
TİCARİ İMAR MI, RANT PLANI MI?
Tavaklı sahilinde gerçekten ticari ofis alanına ihtiyaç mı vardı?
Bu imar değişikliğinden kim kazanç sağladı?
Neden parselin tamamı ticari alana çevrildi?
Daha da önemlisi;
İmar planlarının onaylanmasına ilişkin Değer Artış Payı uygulandı mı?
Vergi ödendi mi?
Yoksa kamu zararına yol açacak şekilde bu süreç bypass mı edildi?
Eğer her şey yasal ise,
değer artış payı dekontunu yayınlayın.
Bu kadar basit.

EZİNELİDEN %45 KESİNTİ, VİLLALARA SIFIR DOP MU?
Türkiye’nin her yerinde imara açılan alanlardan;
yol,
yeşil alan,
otopark,
okul,
sağlık ocağı gibi kamu alanları için kesinti yapılır.
Peki bu parselde yapıldı mı?
Yapılmadıysa neden?
Ezine halkından yüzde 30, yüzde 35, hatta yüzde 45’e varan Düzenleme Ortaklık Payı kesilirken;
bu parsel neden ayrı tutuldu?
Seçim döneminde atılan şu slogan doğru muydu?
“Villalara %0 DOP, Ezinelilere %35 DOP.”
Eğer yanlışsa belge yayınlayın.
Doğruysa kamuoyuna açıklayın.
MEMURLARA BASKI YAPILDI MI?
Bir başka ciddi iddia daha var:
Bu işlemlere imza atmayan memurlara baskı yapıldı mı?
Mobbing uygulandı mı?
Sahte ihbar tutanakları tutuldu mu?
Bir memur istifaya,
bir memur tayine zorlandı mı?
Hatta daha ileri gidelim:
İşlem havale edilen memur sizden yazılı emir istedi mi?
İstediyse neden yazılı talimat verilmedi?
Çünkü iddia şu:
“Sorumluluğu memur alsın, rantı ben alayım.”
Eğer yanlışsa çıkın açıklayın.
ŞİMDİ BELGE YAYINLAMA ZAMANI
Kamuoyu artık laf değil,
belge görmek istiyor.
Bu nedenle aşağıdaki evrakları açıklayın:
1. 2021/100 sayılı meclis kararına ilişkin Tarım İl Müdürlüğü uygun görüş yazısı
2. 07/10/2021 tarihli meclis kararı
3. Değer artış payı vergisinin ödendiğine dair dekont
4. Düzenleme Ortaklık Payı kesinti evrakı
5. İmar planı alanına ait jeolojik raporlar
Çünkü bu mesele artık sadece bir imar tartışması değildir.
Bu mesele;
hukuk,
kamu hakkı,
vicdan
ve Ezine’nin geleceği meselesidir.
Ve unutulmasın:
Kamu gücü kullanan herkes,
bir gün kamuoyunun sorularına cevap vermek zorundadır.
Bazen insanlar kendilerini savunmaya çalışırken,
farkında olmadan en büyük gerçeği kendileri ortaya koyar.
Nitekim eski bir sözün dediği gibi:
“Merdi Kıpti, şecaat arz ederken sirkatin söyler.”
İLKER ÜLKER
Yorumlar
Yorum Yaz