Gündem

Oral Kaya ''1 SAATLİK KULLANIM İSRAFTIR ''

Geleceğini Planlayan Çanakkale adlı özel dosyamızın bugünkü konuğu Troya Genç Çevre Derneği Başkanı Oral Kaya oldu. Kaya; '' Es...

Oral Kaya ''1 SAATLİK KULLANIM İSRAFTIR ''

GELECEĞİNİ PLANLAYAN ÇANAKKALE

Çanakkale'nin dinamikleri şehrin olumlu ve olumsuz taraflarını değerlendiriyor.

Troya Genç Çevre Derneği Başkanı

Oral Kaya

1- Derneğinizi kısaca tanıtır mısınız? Amacınız ve şehre katmak istedikleriniz nelerdir?

Troya Çevre Derneği 2009 yılında özellikle yerel gündem 21 süreci içerisinde ortak çalışmalar yapmış olan arkadaşlar tarafından kuruldu. Kurulma gerekçesi de iklim değişikliği önümüzdeki süreçte yaşayacağımız en büyük sıkıntılardan bir tanesi ve şu anda da yaşamaya başladık. İşte buna karşı biz yerelden ne tür önlemler alabiliriz ve nasıl engel olabiliriz? üzerine kuruldu. Kurulduğu tarihten bugünlere kadar hep uluslararası projelerle iklim değişikliği alanında neler yapmak gerekiyor? Nasıl çalışmalar yapılıyor? dünyadan, Avrupadan ve ülkemizden örnekleri bir araya getirip karar vericilere raporlar hazırlayan bir dernek konumuna geldi. Troya Çevre Derneği özellikle 2012 yılında özellikle bir adım atmaya başladı. Oda yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanılmasını teşvik etmek ve bunların toplumsal boyutunu yaygınlaştırmak üzerine çalışmalar yaptı. Özellikle son 4 senedir yenilenebilir enerji kooperatifi kavramını da tüm Türkiye'de yaygınlaştırmak için projeler yapıyor. Toplam 42 tane üyemiz var ve daha çok dediğimiz gibi bilimsel çalışmaların yoğun bir şekilde raporlanıp hem topluma anlatılması hem de politik karar vericilere anlatılması.

2- Çanakkale'nin dinamikleri (valilik, belediye, üniversite, dernekler, STK) ortak çalışmalar yürütebiliyor mu? Ne gibi çalışmalar yapılabilir?

Biz Çanakkale'de ki dinamiklerin çoğuyla ortak çalışmalar yapıyoruz. Dönem dönem farklı projelerde farklı kurumlarla da beraber çalışıyoruz. 18 Mart Üniversitesinden tutun Çanakkale valiliğine oradan belediyeye veya farklı meslek odalarıyla çalışmalar yürütebiliyoruz. Hatta ve hatta bazı farklı meslek gruplarıyla bile değişik çalışmalar yürüttüğümüz oluyor. Bugüne kadarda her hangi bir engelle karşılaşmadık. İlişkilerimiz gayet sağlıklı bir biçimde yürüyor.

3- Çanakkale'ye ve ilçelerine ekonomik yönde nasıl yatırımlar yapılmalıdır?

2002 yıllarında tüm karar vericilerle beraber Çanakkale için bir eylem planı hazırlanmıştı. Orada farklı meslek gruplarından ve kurumlardan kişiler bir gün boyunca Çanakkale'nin ne yönde gelişmesine karar vermişlerdi. Orada ortaya çıkan ana temel kavramlardan bir tanesi turizm kentinin olması, gıdaya dayalı sanayi yatırımının olması ve bir üniversite kenti olmasıydı. Bunların üçünü zaten o dönemde vizyon olarak belirlemişti. Bu alanlarda da zaten gelişmeye devam ediyor. Bunların haricinde ben özellikle Çanakkale'nin rüzgar enerjisi kaynak üretme merkezi olmasını talep ederim. Bu bölge, bu alan gerçekten çok değerli. Rüzgar enerjisi bakımından çok değerli. Termik santral bacaları yerine oralarda rüzgar enerji merkezleri olsa daha temiz bir sistemle karşı karşıya kalabileceğimize inanıyorum.

4- 2018 Troia yılına nasıl hazırlanıyoruz? Projeleriniz var mı?

Öncelikle bizde ismimizi Troia'dan aldık. Bu seninin Troia yılı kapsamında ilk etkinliği ocak ayında yapmış olduğumuz bir piyano resitaliydi. Böyle bir çalışma yürüttük. Otistik bir engelli arkadaşımıza konser vermesini sağladık ve Çanakkale'de ki dinleyicilerle buluşturduk. Troia yılı bazında değil ama Troia yılına atfedeceğimiz başka bir çalışmamız olacak. Biz iki senedir Uluslararası Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri Konferansı düzenliyoruz. Tüm dünyadan ve farklı ülkelerden örnekleri Çanakkale'de buluşturuyoruz ve Türkiye'de ki kurumları da bir araya getiriyoruz. Bu sayede Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri kendi içi dinamikleriyle farklı çalışmalar yaparak bu konudaki bilgi ve deneyimlerini arttırıyorlar. Bu bizimde istediğimiz temel kavramlardan bir tanesi. Bu senede konferansın üçüncüsünü yapacağız. Balkan ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinden katılımcılar gelecekler. Buda Troia yılının bir etkinliği olarak düşündük. Baktığımız zaman direk Troia yılıyla içi içe olan bir dernek değiliz. Fakat Troia yılına atfedip bu yıl ile ilgili özverili çalışma yapan arkadaşlarımıza da desteğimiz olsun diye düşündük.

5- Enerji,maden ve çevre ilişkisine nasıl bakıyorsunuz? Şehre katkıları neler olacaktır?

Öncelikli üçünü ayrı ayrı ele almak gerekiyor. 2012 yılı hatırlarsanız Çanakkale için çok önemli bir milattır. Çanakkale Bölgesel Kalkınma Raporunun hazırlanmasıyla ve birden bire 12 tane termik santralin yapılma duyurusu karşımıza çıktığında bizde bunlara alternatif olarak ne yapabilirizi düşündük ve bu aşamada da cevap olarak yenilenebilir enerji kaynaklarını gördük. Mesela şuanda bizim derneğimiz güneş panelleri kullanıyor ve derneğimizin bütün elektrik ihtiyacını bu güneş panelleriyle karşılıyoruz. Şuanda dışarıda bulutlu bir hava var ama bu havaya rağmen klimamız, buzdolabımız, bilgisayarlarımız çalışıyor. Yani yeterli bir sisteme sahibiz. Bu bide ne kadar pratik bir şekilde hayatın dönebileceğinin ve döndüğünün göstergesidir. Biz bu konuyu uygulamak ve yaygınlaştırmak üzerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını özellikle teşvik ediyoruz. Çanakkale'den başlayan Ege bölgesi dünyada ki en verimli rüzgar koridorlarından bir tanesidir. Bu rüzgar koridorunun da Türkiye'nin Enerji ihtiyacı açısından çok büyük bir nimet olduğunu duyuruyoruz. Onun için biz enerji için fosil yakıtların kullanılmasını kesinlikle kabul etmiyoruz çünkü bunlar iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının yayılmasına neden oluyor. Artı olarak nükleer enerjiye de hiç bir şekilde ihtiyaç olmadığını belirtiyoruz. Çünkü tamamı ile dışa bağımlı bir teknoloji.

Madencilik ve çevre konularına da çok kısa bir şekilde deyinelim. Madenciliğe baktığımız ulusal bir kaynaktır ve nihayetinde kullanılması gerekir. İnsanoğlu her bir işini yapabilmesi için çeşitli madenlere ihtiyaç duymaktadır. Fakat özellikle son dönemde Türkiye'de karşılaştığımız ''vahşi'' madenciliğe kesinlikle karşıyız. Yani doğanın tamamıyla talan edilmesi ve hiç bir şekilde sürdürülebilir yaşam biçimlerinin önemsenmemesine kesinlikle karşıyız. Nasıl enerjiye ihtiyacımız var ve bunun bir şekilde alternatifini bulmuşsak aynı şekilde madenciliğinde yapılması gerekir. Madenciliğe de ihtiyaç vardır ama bunun için gerçekten dünyamızın geleceğini düşünerek belli oranlarda ve tertemiz bir şekilde yapılması gerek.

6- Çanakkale'de yeşil alan artışı görüyor musunuz? Öğrenci ve çocuklara yönelik parklar yeterli mi?

Sadece Çanakkale değil bütün Türkiye'nin en büyük sıkıntılarından bir tanesi yeşil alanlardır. Şehirleşme kavgasının içine girdiğimiz zaman en büyük kavganın verildiği alan doğa ve ranttır. Tabi ki bu konuda uygar ve gelişmiş kentler daha çok yeşil alanın korunması üzerine önlemler almaktadırlar. Çanakkale'nin de bu konuda var olan yeşil alan potansiyelinin çok iyi kullanılmadığını iddia edebilirim. Daha verimli kullanılması gerektiğine de inanırım. Fakat bir İstanbul'la kıyasladığımız zaman Çanakkale gerçekten çok daha yeşil bir kent olarak kalıyor. Ama sadece İstanbul'la da kıyaslamamak gerekiyor. Mesela Berlin kentinin %40'ının orman olduğu gerçeği var. Böyle bir şeyle karşı karşıya olduğumuzda da diyorsunuz ki bu kentin daha çok yeşil alana ihtiyacı var. Ben ümit ediyorum ki bu konuda çalışan diğer arkadaşlarımızla ve özellikle yerel yönetimle kentin yeşil alanını genişletmek ve daha efektif kullanılmasını sağlamamız gerekmektedir. Bugün kent merkezinde gerçekten yeşil alan diyebileceğimiz alan halk bahçesi kalmıştır. Bununda içinin bisikletler ve motor bisikletlerle işgal edilmiş görüyoruz. Buda ileride arabalarında işgal edeceği anlamına geliyor.

7- Çanakkale'de ulaşım ve otopark konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz?

Eski kentlerin en büyük sıkıntılarından bir tanesi ulaşımdır. Dar sokaklar nedeniyle mutlaka otopark sorunuyla karşılaşılıyor. Biz mesela dernek olarak geçen ay bir anket yaptık ve bu anket sonucunda çıkan gerçekten çok ilginçti. Çanakkale'de yaşayan insanlar arabalarını sadece 1 saat veya daha az kullanıyorlar. Geri kalan 23 saat o araba bir yerde bomboş duruyor. Bu aslında bakarsanız çok büyük bir otopark sorunu demek, çok büyük bir parasal ekonomik israf demektir. Bunların yanında kent planlamasının da buna göre yapılması gerekiyor. Anket çalışma sonuçlarını yerel yönetime ilettik. Yerel yönetimin bu gibi anketlerden veya üniversitemizin yaptığı araştırmalardan da etkilenip daha etkin bir toplu konut ulaşım sistemini hayata geçirmesini bekliyorum. Özellikle eski kent merkezinde tamamıyla trafiğe kapatılması gerektiğini düşünüyorum. Yollar zaten dar ve buralarda çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz. Böyle bir şeyi yaptığınız zamanda tabikide başka bir yerde daha büyük bir otopark yapmaya imkan vermeniz gerekmektedir

8- Yapılacak olan Teknopark'ın Çanakkale'ye nasıl katkısı olur?

Hayal olarak kalır diye düşünüyorum. Yapılmasına yapılır tabelasını koyarsınız. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin hiç bir tane bilimsel çalışmasını ve kongresini görebiliyor musunuz? Ben göremiyorum. Burada üniversite yönetimini suçlamak istemezdim ama suçlamamız gerekiyor. Üniversitelerimiz artık gerçek faaliyetlerinin dışına çıktılar. Teknopark bilimsel bir çalışma ve teknolojik bir alt yapı demektir. O konuda çalışacak elemanınız yokken üniversite öğrencileriyle mi yapacaksınız? Üniversitemizi küçümsemiyorum. Var olan üniversiteler içinde önemli bir yere sahiptir ama ne yazıkki Teknopark'ı kaldıracak bir potansiyele sahip değildir. Doğancan Ustabaş

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -