ÇTSO Meclis Başkanı Osman Okyay toplantıda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Demokrasinin olmadığı bir ülkede kalkınma olmaz. Demokrasiden uzaklaşan baskıcı rejimler tarafından idare edilen ülkeler, tarihin her döneminde karanlığa ve yokluğa sürüklenmiştir. Buna karşılık demokrasinin kişi başına milli geliri yüzde 20 arttırdığı araştırmalarla sabittir. Demokrasi zenginliği değil, zenginlik demokrasiyi takip eder. Türkiye’de olan da budur. Ülkemiz en yüksek kalkınma hızlarına, daima demokrasiyle idare edildiği dönemlerde ulaşmıştır. Bugün ülkede, darbe girişiminin olumsuz etkilerini gidermek için üç ay süreyle OHAL ilan edildi. Ülke yönetiminin, devlet içindeki paralel yapılanmayı ayıklamak için attığı adımları hep birlikte izliyoruz. Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye artık operasyon yapılacak bir ülke değildir. Olan biten her şeye rağmen ekonominin bütün kurum ve kurallarıyla dimdik ayakta olduğunu görüyorsunuz.
Artık geleceğe daha umutla, daha coşkuyla bakma zamanıdır. 15 Temmuz Gecesi demokrasimize çifte su verilmiştir. Bu ülkenin girişimcileri olarak şu andan itibaren bizlere büyük bir misyon düşüyor. Üretim iştahımızı hiç eksiltmeden, Türkiye ekonomide lider bir ülke olana kadar aynı hırs ve iştahla çalışmalıyız. Bu dönemde bize yakışan, ekonomide Çanakkale ruhuyla davranmaya devam etmektir. Bunu yapmamız, ülke yönetiminin bu olumsuz durumu tersine çevirmek için atacağı adımlara da güç ve destek verecektir. Bu vesileyle demokrasi şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza şifa, ülkemize sabır ve metanet diliyorum. Geriye yaslanıp sadece son bir yılda yaşadıklarımızı bir düşünün. İki genel seçim, hortlatılan terör, Rusya ile uçak krizi, ülke yönetiminde değişim vs. gibi pek çok badire. Bütün bu gündem, ekonomisi ve demokratik duruşu güçlü olmayan bir ülkede yaşansaydı, doğrusu çok daha yıkıcı sonuçları olurdu.
Hep söylüyorum ve tekrarlamaktan da çekinmiyorum: Türkiye, demokrasisi, ekonomisi, girişim becerisi, nitelikli insan kaynağı ve konumu ile potansiyeli yüksek bir ülkedir. Bizi bu kadar güçlü yapan, bu millete olan sevgimiz ve ülkemize olan inancımızdır. Geride kalan bir yılda, yaşanan tüm türbülansa karşın, ülkemizi ekonomide yeni bir sıçramaya götürecek çok önemli yasal düzenlemeler yapıldı. Devletin çarkları, yaşanan olağanüstü döneme karşın, daha güçlü yarınlar için çalışma hızını kesmedi. İşte Meclis’e getirilen yeni varlık barışı ve kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması düzenlemeleri, ekonomide işlerin daha hızlı ilerlemesi için atılmış önemli adımlardır. Komşu ülkelerle sorunlarımızı çözme yolunda ortaya konulan iradenin onarıcı etkisini önemsiyorum” dedi. Bütün bu musibeti, daha aydınlık yarınların miladı yaparak yolumuza devam etmek zorundayız. Yaşananlardan, herkese düşen dersler var. En önemli ders de; tek bayrak, tek millet, tek devlet anlayışı içinde, karşılaştığımız bütün zorluklara, omuz omuza karşı koyabilme iradesini daima muhafaza etmemiz ihtiyacıdır. Eğer bunun gereğini yapabilirsek, 15 Temmuz’da gösterdiğimiz büyük dayanışma, asla unutulmayacak ve bütün dünya için örnek bir demokrasi refleksi olarak tarihteki şanlı yerini alacaktır.” BÜLTEN
Yorumlar
Yorum Yaz