Kültür

O, BİR HALK OYUNU MİMARI... (27.02.2021)

İnsanın varoluşu ile başlayan ve günümüze kadar insan yaşamının izlerini farklı bir perspektifte yarınlara aktaran 'Halk Oyunla...

O, BİR HALK OYUNU MİMARI... (27.02.2021)

Dans insanın varoluşu ile başlar. İlk zamanlar dansın amaçları inanç, eğitim ve eğlencedir. Tarihte ilk Türk uygarlarından Şamanların, Hunların ve Oğuzların günümüze uzanan belgelerinde yaptıkları törenlerde en önemli bölümü halk oyunlarının oluşturduğu bilinmektedir.Türkler, Orta Asya’dan getirdikleri kültürlerini Frigya, İon, Bizans kültür birikimleri üzerine Selçuklu ve Osmanlı kültürlerini de ekleyerek geliştirdiler. Bunun sonucunda ortaya çıkan, paha biçilmez halk oyunlarımız nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiştir.Halk oyunlarının farklı kültürlerin yaşamlarından kesitlerini görsel ve işitsel kurgu ve kareografiler ile bir sanat bütünselliğine dönüştürerek sergilediğini ifade eden Selim Yazan, bir kültür birikimi niteliği ile toplumların mirası olarak yaşatıldığına vurgu yaptı.

Merhaba Selim Bey. Bize biraz derneğinizden söz edebilir misiniz?

2000 yılında Anafartalar Kültür Sanat Merkezi olarak başladık. 2004 yılında katıldığımız etkinlikler ve yarışmalarla beraber adımıza Çanakkale ismini de alarak

Çanakkale Folklor Araştırma Derneği olarak yola devam ettik. 21 yıldır Çanakkale'nin sosyal ve kültürel hayatına katkı sunmaya devam ediyoruz.

“FOLKLOR ÖZÜMÜZDÜR”

Çanakkale'den değil, başka yörelerden de izler taşıyorsunuz?

Ülkemizin 7 bölgesindeki coğrafi zenginliklerden ortaya çıkan halk oyunlarını gençlerimize ve hobi gruplarımıza sunuyoruz. Her yıl 7 bölgeden seçtiğimiz oyunları repertuarımıza alıyoruz. Bu halk oyunlarımızı gençlerimize öğretiyoruz. Yaklaşık 4 yıl sürdürdüğümüz bir projemiz var, 'Bir Deniz İki Yaka Kol kola'. Özellikle Çanakkale olarak mübadil bir şehirde yaşıyoruz ve mübadil dansları da öğrencilerimize ve hobi gruplarına öğretmeye çalışıyoruz.

Bazı kavramlar karışıyor. Halk oyunları ve folklor dediğimiz zaman neyi kast ediyoruz? Ne anlamalıyız?

Özellikle öğrencilerimizin, bürokrasimizin ve öğretmenlerimizin de yanlış kullandığı terimdir. Hepimiz folkloru dans olarak biliriz. 'Hangi derse gidiyorsunuz' diye sorduğunuzda 'Folklor dersine gidiyorum' yanıtını alırsınız. Aslında folklor bakıldığında bizim özümüz. İçinde bugüne kadar bizi var eden her şeyi bulunduran bir kültür. Halk oyunları bu kültürün bir parçası. Folklorun içinde ninnilerimizden tutun, nişan, düğün, kına, söylenen türküler ve ağıtlar yani yaşamımızda ne varsa bunların hepsi yer alır.

“HALK OYUNLARININ TEMELİNDE HALK VAR”

Peki folklor nedir? Niçin önemlidir?

Gençlerimiz maalesef çok fazla bilmiyorlar, el yıkama alışkanlığımız, yaşlılara gösterdiğimiz saygı, onların karşısındaki oturuş tarzımız bizim folklorumuzdur, geleneğimizdir. Folklor bu genel başlığın adıdır. Halk oyunları folklor içinde önemli bir kültürel değerdir. Halk oyunları temelinde halkın olduğu oyunlardır. Biz son zamanlarda genellikle halkı kenara bırakıp sadece oyununa bakarız. Oysa bu oyunları üreten halktır. Halkı bilmeden, halkı tanımadan, yaşam tarzını ve yaşayışını, geçmişini araştırmadan, alan araştırmaları derlemeleri yapmadan onların oyunlarını da sağlıklı anlatabilmemiz mümkün değildir. Halk oyunları denildiğinde herkesin aklına davul ve zurnayla herkesin hoplayarak oynadığı oyunlar gelir. Halk oyunları, bazen bir duruştur, ağır kımıldanmadır, derin bir üzüntüsünün sahneye yansımasıdır. Halk oyunlarını sadece zıplayarak, hoplayarak oynanan bir oyun olarak görmemek durumundayız. Bu nedenle halkı ana temaya koymamız lazım. Halkın oyunları daha sonra anlatmamız ve öğrenmemiz gerekiyor.

Folkloru etkileyen faktörler neler? Etkilerin halk oyunlarına yansıma şekli nedir?

Halk oyunlarıyla etkileşimde bulunan birçok faktör var. Coğrafi faktörler bunlardan bir tanesi. Yaşadığınız yerdeki canlılar bunlardan bir tanesi, iklim şartları, yaşadığınız coğrafi özelliklerin varlığı. Halk oyunlarımıza yansıyan sahneleme özellikleri vardır. Karadeniz yöresinde ekip bazen durgunlaşır, birden coşar, dizilişi düzdür, uzun boylular ortadadır, baktığınızda bu bir coğrafi etkileşimdir. Sahil boyu giden dağlar insanların gözünde hep o sırayı oluşturmuştur. Karadeniz’in hırçın dalgaları oyunun hareketini belirlemiştir. Doğu oyunlarına baktığımızda, el ele kol kola omuz omuza oynarsınız. Coğrafi şartları kışın 8-10 ay ulaşımın olmayışı, mezraların, köylerin kendi içine kapanışı ve doktora bile gidemeyişi oradaki insanların imece dediğimiz yardımlaşma, dayanışma, birbirleriyle bir belayı, kurt istilasını beraber atlatmaları, birbirlerine omuz vermeleri çok önemlidir ve bu halk oyunlarına yansımıştır.

“HALK OYUNUNDA BİR DERİNLİK VARDIR”

Yansımalara biraz örnek verebilir misiniz?

Mesela Bingöl'ün kurt kuzu oyunu vardır. Kurdun aç kalarak köydeki kuzuları alıp götürmesini halk oyunu olarak anlatırlar. Susuzluktan kaynaklanan ya da tarım hastalığından kaynaklanan birçok şey yaşamıştır insanlarımız ve bu yaşadıklarını danslarına aktarmışlardır. Ekin toplayan kadınların yemlerini dağıtmaları, erkeklerin oraklarla gelip onların biçmeleri halk oyunlarına yansımıştır. Halk oyunlarımız bu kültürün içinde bizim yaşanmışlıklarımızdan ortaya çıkan bir durumdur. Bir oyunun halk oyunu olmasını eğer kabul edeceksek iki temel noktaya bakarız. Bir tanesi zamanda derinlik yani oyunun uzun süredir oynanması gerekir. İkincisi mekanda genişlik yani Çanakkale'nin Biga Örtülce Köyünde bir grup tarafından oynan bir oyun ise her yere dağılmış bir halk oyunu diyemeyiz. Biga'nın ve Çanakkale’nin başka köylerinde de oynanacak ve başka topluluklar tarafından kabul görecektir. Halk oyunu dediğimizde insanların acılılarını, hüzünlerini, aşklarını, sıkıntılarını, mutluluklarını anlattıklarını

çok derin bir yapıdan bahsediyoruz. Neşet Ertaş Hocanın dediği gibi, 'Biz acısını çekmediğimiz türküyü yakmadık' diyor. Tam da bu cümle. Halklar yaşamadıkları hiçbir şeyin ne türküsünü yapmışlardır, ne de oyununu oynamışlardır. Mutlaka yaşanmışlık vardır, derinliği buradadır.

“HALK OYUNLARININ OLMADIĞI BİR DÜĞÜN DÜŞÜNÜLEMEZ”

Milli değerlerin korunması, halk oyunları ve folklor ilişkisi nasıl bağlarla birbirine bağlıdır?

Halkların, toplumların yaşayış biçimi milli ve manevi değerlerde belirlenmiştir. Bir çocuğun doğuşu, doğumundan itibaren kulağına okunan ezanından, 40 mevlidi, çocuğun yaşına girmesi, sünneti bu bir dini ritüeldir. O çocuğun okula başlaması, devam ettirmesi, evlilik törenleri, bunların hepsi dini ritüelin devamıdır. Dini ritüellerin devamında milli değerlerimizde ortaya çıkar. Halk oyunları hem dini yapımızı üzerinden yüzyıllar da geçse aynı tadı ve tazeliğiyle bir sonraki nesillere götürür. Milli değerlerimizde aynı şekilde. Hala kınalar, gelin almalar yapılmaktadır. Halk oyunlarına ve bu kültür ne kadar bağlı kalınırsa aslında geçmişimizi gelenek ve göreneklerimizi yaşatmış oluyoruz. 2020’li yıllar daha modernleşme ve çağdaşlaşma dönemleri. Ama gelenek ve göreneklerimize bağlı kalmak bu anlamda halk oyunlarıyla beraber önemli. Halk oyunu oynamaya iki genç, son dönemlerde düğünlerinde zeybek oynamak istemektedirler. Halayın olmadığı bir düğün töreni düşünülemez. Zeybeğin olmadığı bir düğün düşünülemez. Halk oyunları var olmalıdır. Bizim milli manevi değerlerimizi 2021 yılına kadar taşıdık. Taşımaya da devam ediyoruz.
Folklor ve soyut kültürel miras bağı niçin önemlidir?

Geçmişten bugüne yaşatılarak gelmektedir. Son dönemlerde dansın ve halk oyunlarının kültürel bir etkinlik mi, sportif bir faaliyet mi olduğunu sorgulamaya başladık. Halk oyunları kültürel bir etkinliktir. Bizim milli ve manevi mirasımızdır. Bu kültürel mirası devam ettirebilmek için, özellikle kamu kurulumları, üniversiteler, Kültür Bakanlığı'nın son dönemlerde kültürel araştırmalar azaldı. Muzaffer Sarısözen hocamız birçok türküyü hayata geçiremezmişiz. Somut kültürel miras dediğimiz sadece binalarımız değildir, kültürel değerlerimizdir. Çocuklarımıza unutturulamamalıdır.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -