Köprünün yapılmasıyla birlikte nüfusun önüne geçilemeyeceğini ifade eden Bedel; ‘’Geldiğim zamanlarda Çanakkale küçük, sakin bir emekli şehriydi. Sadece güzel havalarda sokaklarda insan görebiliyordunuz. Daha sonra son 2 yılda bir göç dalgası başladı ve nüfus artışı oldu.’’dedi.
Şebnem Bedel ; ‘’Ben buraya öğrenci olarak geldim daha sonra mezun olunca burada yaşamaya karar verdim. Geldiğimden bu yana Çanakkale’de çok fazla değişiklik olduğunu söyleyebilirim. Geldiğim zamanlarda Çanakkale küçük, sakin bir emekli şehriydi. Sadece güzel havalarda sokaklarda insan görebiliyordunuz. Daha sonra son 2 yılda bir göç dalgası başladı ve nüfus artışı oldu. Bu da şehrin yapısını etkiledi. Yeni yerleşim yerleri oluşmasına ve kalabalığa sebep oldu. Artan nüfus beraberinde betonlaşmayı, trafik ve otopark sorununu da getirdi. Çanakkale küçük bir şehir olduğu için sanırım planlaması da ona göre yapılmış, bu yüzden araç sayısı artınca otoparklar yetmemeye, yol kenarları park şeklindeki araçlarla doldu. Bunun çözümü gelecek yıllara yönelik planlama yapmaktır. Artık küçük şehir kalmayacak, teknoloji gelişiyor, ulaşım gelişiyor. İnsanlar diğer şehirlerden buraya kolaylıkla gelebiliyorlar. Köprü’de yapılınca bu daha da kolay bir hale gelecektir ve nüfusunun önüne geçilemeyecektir. Tabi bu nüfus artışının eksileri olduğu kadar artıları da olacaktır diye düşünüyorum.’’
‘’BETONLAŞMA ŞİDDETİNİ ARTTIRIYOR’’
‘’Artan betonlaşma ile beraber yeşil alanların kaybolması gözle görülür şekilde arttı. Çanakkale yeşil ve doğa ile bütünleşmiş bir şehir, Kaz Dağları’na sahip bir şehrin böylesine betonlaşması gözümüzü korkutuyor. Konut illaki insani bir ihtiyaç ama oksijen için yeşile de ihtiyacımız var. Yeşili yok edip yerine çam ağaçları fidanı dikmek çözüm olmayacaktır. Konutlar kurak, verimsiz alanlara yapılırsa daha iyi sonuç elde edilir. Çanakkale temiz hava solumuş olur. Burada sanayi olmaması güzel ama bazı ilçelerinde sadece sanayi olduğunu da biliyorum. Şehirler var olan değerlerine göre ekonomik gelir oluşturmalıdır. Buranın en önemli değeri Gelibolu Şehitliği, Troia Antik Kenti, Assos, Bozcaada ve Gökçeada’dır. Buralarda yapılacak en güzel işte turizm potansiyeli oluşturmaktır. Şu an bu saydığımız yerlerde turizm potansiyeli yüksek ama yerli turist çekebiliyor. Buraları dünya çapında turizm alanları olarak tanıtmamız gerekiyor. Bozcaada Türkiye’nin en güzel adalarından bir tanesi ve burası Çanakkale sınırları içerisinde ama ulaşım çok uzun sürüyor. Aynı şekilde Gökçeada’ya ulaşmak en az 2 saatinizi alıyor. Buralara ulaşım hızlandırılmalı, çalışmalar ona göre dizayn edilmelidir. Dediğim gibi ulaşılabilirlik artık günümüzde hızlı bir hal alıyor. İnsanlar zamanı iyi değerlendirmek istiyorlar ama siz Bozcaada ve Gökçeada’ya 2 saatlik bir ulaşım haritası çıkartırsanız insanlar buraları tercih etmeyeceklerdir. ‘’
‘’HER ALANDA TEKNOLOJİ KULLANILMALI’’
‘’Çağımızda teknoloji hayatımızın her yerinde, Türkiye’nin ve Çanakkale’nin bu çağı yakalaması gerekiyor. Şehir içi ulaşımda teknoloji kullanılıyor. Duraklarda araçların geleceği zaman aralıkları belirtiliyor ama bu eski bir teknoloji bunların güncellenmesi gerekiyor. Diğer büyükşehirlerde akıllı duraklar mevcut, bunlar neden Çanakkale’de de olmasın? Şehir merkezinde inşaat alanları görüntü kirliliği oluşturuyor, bir turizm şehrinin merkezinde bu hoş bir durum değil. Buralar daha iyi şekilde kapatılabilir, eski demirlerle kapatılınca insanların gözlerine kötü geliyor ve farklı bir reaksiyon oluşturuyor. Bu inşaatların çevreleri kısa bir süreliğine neden yapay ağaçlarla kaplanamıyor? ‘’
‘’KADROLAR DONANIMLI KİŞİLERDEN OLUŞMALI’’
‘’Gelecekte nüfus daha da artacak, betonlaşma daha da artacak, trafik ve otopark sorunu daha da artacak, yaşanılabilir en güzel şehirlerden bir tanesi olan Çanakkale yaşanamaz hale gelecektir. Bunun önlemini almak da yöneticilerin elindedir. Çanakkale emeklisiyle, öğrencisiyle, memurlarıyla, çalışanlarıyla geleceğe hazırlanmak zorunda, umarım yöneticiler Çanakkale’yi doğru şekilde geleceğe hazırlayacaklardır. ‘’ CANER KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz