CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, 204 yılında meydana gelen depremde ağır hasarlı olarak tespit edilen ve yıkılan evlerle ilgili ev sahiplerine DASK tarafından para ödenmediğini gündeme taşımış.
Eğer Öz’ün iddia ettikleri doğruysa gerçekten durum vahim. İddiaya göre; DASK, evlerin kalitesiz malzemeden yapıldığını ileri sürüp para ödemiyormuş. Madem kalitesiz malzemeden yapıldı, niye sigorta kapsamına alıp bir de vatandaşlardan prim topladın diye sormazlar mı adama?
Nasıl mantık bu?
Böyle bir saçmalık olur mu?
NOKTASAL MERAK VE RANT
Çanakkale için ne yapılması gerek ki, herkes mutlu olsun. Çanakkale’ye öyle bir şey yapılmalı ki, 7’den 70’şe herkesin ilgisin çeksin, refah düzeyi artsın. Çanakkale ismini öyle duyursun ki, yılın 365 günü hep konuşulsun, yıllarca konuşulmaya devam etsin. İnsanın yanı sıra, kuş, böcek, çiçek, ağaç ne varsa Çanakkale’nin doğasında koro oluştursun. Seçilmiş siyasetçi öyle enerjiye sahip olmalı ki, biyonik adam gibi ve verdiği her sözü tak, ertesi gün yerine getirsin !.
Boğaz, Saros derya kuzularıyla dolup taşsın. Çakma Pentagon yerine kayıkta, hafif dalga arası sallantıyla sohbet edebilsek, pişmanlıkları itiraf edebilsek (!). Doğup büyüdüğümüz topraklara vefa borcumuzu öderken (!) testine tabi tutulmasak. Keşke karşımızdakine inanıp güvensek de birilerine gbt sorgulaması gibi kentin fotoğrafını çektirmesek.
Bütün bunlar birer dilek, temenni.
Kim üzerine ne alırsa alsın. Kaldıracağı yüke bağlı.
Gelelim Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Bandırma-Çanakkale arasına kurulacak liman ile ilgili sözlerine. Hollanda dönüşü, uçaktan yeryüzüne salınan bir haberle öğreniyor ve kafamıza meteor taşı düşmüş gibi oluyoruz bir anda.
Saçmalayanlar da var.
Adamın biri yazmış;
Arsa rantı şüphesiyle ‘liman tam mevki olarak nereye kurulacak’ diye soruyor meteor taşının yarattığı sersemlikle. Aklı fikri rant. Çevresinde dağıtılan, kendisinin de ortak olduğu rantlar ve rantçılıklardan habersizmiş gibi. Cahil diyeceğim ama diyemiyorum maşallah cin gibi.
Turan’ın verdiği müjdeyi sığ bir şüphenin içine mahkum eden o zihniyet keşke ‘Marmara çanağı fırtınalara, alargaya, kerteriz işaretlemeye, demir üstü yatmaya , ikinci demir fundo’ya ne kadar güvenli?” gibi deniz terimlerini içeren sorular yöneltebilse idi. Böylece hiç değilse yatırımı güvenlik açısından sorgulamış olurdu.
Maalesef gazetecilik ‘muhalif’ diye tanımlanırken hiç kimse cehaletine toz kondurmuyor.
Sonra da itibar bekliyor.
Azıcık aç oku birader…
SEZAİ AMCANIN FERYADI
Sezai Ercan, Çanakkale’de sosyal sorumluluk denince ilk akla gelen isimdir. Allah uzun ömür versin bu yaşına kadar Çanakkale’ye, Çanakkale insanlarına çok faydası dokunmuştur. Vakıf mütevelli heyeti kurucu yönetimi dahil huzurevi yapımına kadar hayır işlerinde hep yer almış ve hiçbir çıkar gözetmeden, şaibeye karışmadan görevini devir etmiştir.
Ben ona hep Sezai Amca derim. Kumkale Belediye Başkanlığı yaptığı dönem de dahil.
Sezai Amcanın bizlerden bir istirhamı var. Daha doğrusu son bir rica.
Çanakkale Valisi Hamza Erkal ile de görüştüğünü ancak dilek ve temennisini henüz Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’a iletme fırsatı bulamamış.
Sezai Amcanın dileği şu; Kumkale’de bir Şehitlik kurulması. Çanakkale Savaşları sırasında tek bir kurşun yemeden, süngü yarası dahi almadan Batak Ovasının bataklığında boğulup şehit düşen 1745 Mehmetçik anısına bir Şehitlik kurulmasını istiyor. Halen mevcut olan ve adı da Kumkale Şehitliği diye konulan yerde yatan şehitlerin Kumkale ile alakası yok. Çünkü onlar İntepe Topçu Bataryasına bağlı 14 şehit anısına kurulmuş.
Oysa Sezai Amcanın bahsettiği Batak Ovasında şehit düşen ve anısı için Orman kurulan 1745 şehidimizle ilgili. Bununla ilgili ÇOMÜ’de görev yapan bir tarih araştırmacısının belgeli kaydı dahi mevcut.
Buradan sayın Vali Erkal’a, sayın Turan’a sesleniyorum; Sezai Amcanın feryadına , bizlerden rica ettiği talep için ne olur duyarlı olalım. Gelecek kuşaklara aktarılması adına çok önemli. Ha bir de her yıl 25 Nisan’da Kumkale’de yapılan törenlere de atıfta bulunarak tarih sayfalarını yeniden açıp okunması için hatırlatmada bulunuyorum.
Son düşman askerinin 25 değil 27 Nisan’da çekildiğini de hatırlatmış olayım.
Yorumlar
Yorum Yaz