Gündem

NEREDE KOMİSYON ?

NEREDE KOMİSYON ?

NEREDE KOMİSYON ?

Çanakkale Belediyesinin ‘Yeşil bina’ projesine kurban verdiğimiz işçi kardeşimizin ölümüyle ilgili Fen İşlerinden resmi bir açıklama yapıldı. Yüklenici firmadan alt taşerona, kullanılan makinelerin muayenesine, işçi sağlığı v.s birçok detay var ve kesin kaza raporu için hem polis, hem de yargı incelemesini ‘bekleyelim’ deniyor. Bir de ‘mekanik kol koptuğu için’ gibi bir detaya yer verilmiş açıklamada…

O kolun kopması için taşıma kapasitesinin üzerinde yük oluşması lazım. Bu konuya hiç değinilmiyor. Bom’ un taşıyacağı yük miktarı ile kaza anındaki yük ölçüldü mü? Kolu işlevsel kılan parçalar teknik anlamda incelendi mi? Daha birçok soru geliyor akıllara. Küçük bir ayrıntı gibi gösterilmeye çalışılsa da ihtimal dahilinde değerlendirmek lazım diye düşünüyorum.

Açık söylemek lazımsa; ana muhalefet diye bakmadan, parti ayrımı yapmaksızın, Çanakkale’de meydana gelen iş kazası ve hayatını yitiren işçinin ‘bir emekçi olduğu’ göz önünde bulundurularak, emeğe saygıda samimiyet adına CHP’nin TBMM parlamento grubunda bir heyet oluşturup Çanakkale’ye göndermesini beklerdim.

Söz konusu olan insan canı ve her şeyin ötesinde bir emekçi kaybedilen…

Ezine’de, doğal bir ölüm için milletvekili gönderen CHP, Çanakkale’deki iş kazasını inceleme ve bilgi alıp araştırma ardına niye hassasiyet göstermiyor? Kazanın olduğu mekan CHP’li belediyeye ait olduğu için mi TBMM Başkanlığına komisyon kurulması için teklif verilmiyor?

Gerçekten düşündürücü…

Ha Soma’da yitirilen işçiler, ha Çanakkale’de hayatını kaybeden Mehmet Yıldız.

CHP, iş kazalarında ölenlerin sayısal çoğunluğa göre mi hassasiyet gösteriyor? Çanakkale Belediyesinin CHP’li olmasına bağlı olarak Yıldız’ın ölümünü ‘ecel’ olarak mı yorumlayacağız? Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın ölen madencilerle ilgili sözlerine tepki gösterip ayağa kalkan CHP, Çanakkale’deki kaza için niye sessiz?

Komisyon kurulması fikrinden vazgeçtim, genel başkan yardımcısı düzeyinde veya yeni oluşturulan CHP MYK’sında işçi ve işçi sendikalarından sorumlu Yakup Akkaya neden Çanakkale’ye gelmedi? Alt taşeron da olsa yitirdiğimiz Mehmet Yıldız’ın sendikasız çalıştırılmasına CHP’den niye tepki yok?

Emekten yana olduğunu söyleyip basbas bağıran, 1 Mayıs’ta nutuk atan ancak CHP’li Biga belediyesinde tatil günü işe gönderilip elektrik akımına kapılması karşısında susan sol tandaslı köşe yazarları ya sizler, çıkıp niye Mehmet Yıldız’ı savunma ihtiyacı duymuyorsunuz?

Ölen insan değil mi?

Yitirilen can emekçi değil mi?

Emek karnesinde hepiniz sınıfta kaldınız…

TURAN’IN NE YAPMASI LAZIM?

Bu soruyu geçenlerde bir arkadaşım sordu. ‘Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ne yapmalı ki, insanların gönlünde taht kurabilsin?’ Zor bir soru. Bu tamamen soruyu yönelten kişiyle ilintili sonuç ilişkisi. Kastetmek istediği ne? Bireysel çabalar mı, hükümet icraatlarına bağlı bir talep mi? Proje bazında farklılık mı?

Aslında cevabı hazır da, biliyorum tatmin edici bulmayacak. Böylesi durumlarda vaziyeti kurtarma adına yapacak iki şey var. Ya soruya soruyla karşılık vereceksin veya topu taca gönderecek hamle yapacaksın. İkincisi, genellikle karşı tarafa haklılık kazandıracağından gazeteciler tarafından pek tercih edilecek bir şey değil. İyisi mi suskun kalmak, düşünüyor gibi yaparak soruyu yöneltenin ağzından baklayı çıkarmak.

Nitekim son tercihi kullandım.

Aklından geçenleri sıraladı. Biraz çevrecileri andıran yaklaşımla fikrini söyledi. Tam olarak entelektüel diyemeyeceğim bir beklenti çünkü siyasetle fazla iç içe olmayan arkadaşımın düşüncesine saygı göstermek durumundayım. Bahsettiği tercih, Ak Partili Turan’ın tek başına karar verebileceği, üzerinde çalışma yaparak ilgili bakanlığı ve hükümeti etki altına alması zor.

Verdiğim bu örnek aslında seçmen, vatandaş, halk, siyasetçinin gündeminden farklı bir düşünce taşıyor. Siyasetçinin halk ne düşünüyor diye merak etmesi için illa o meşhur MECLİS TAKSİ’yi kullanması gerekmiyor. Toplum yapısı genelde asilin vekalete olan saygıdan kaynaklı sesli düşünmemesi. Sesli düşünenler ise; ya ideolojik söylemler veya iktidar karşıtlığına dayalı olduğundan millet olarak onları dinlemekten soyutlamak zorunda kalıyor.

Sonuç olarak; dönüp dolaşıyor her şeyi vekilin inisiyatifine kalıyor.

Aramızdan bizim arkadaş gibi bir ikisi çıkıyor, seçtiği vekilin yerine düşünüyor,hayalleri gerçekleşmeyince de küsüyor. Ve bunlar birer kar topu olmaktan çıkıp çığı gibi siyaset kurumunun üzerine düşüyor.

Peki çözüm ne?

Milletin sesini yansıttığı herkese açık platform oluşturmak…

Böyle bir platformla talepler ve öneriler diye ayrı, ayrı değerlendirme yapmak mümkün.

Bence asıl yapılması gereken bu…

AKILCI İŞ DEĞİL

Gökçeada Belediyesi, mülkiyeti olan otel ile birlikte lokanta ve 3 işyerini satışa çırakmış. Hem de 2 MİLYON 717 BİN TL bedel üzerinden. Gökçeada’nın turizm alanında geldiği yer ve birkaç yıl içinde elde edeceği değer dikkate alındığında sudan ucuza bir berdel tespiti yapılmış.

Ada gerçekten istikbal vaat eden bir turizm merkezi. Son yıllarda büyük aşama kaydetti. Yurt içi ve yurtdışında bilinir bir İlçe. Yaşantısı ile dünyanın en sakin tatil kasabası ilan edildi. Tüm bunlar bize gösteriyor ki, Gökçeada iyi bir konumda. Kamunun otel işletmesine, lokantacılık yapmasına ben de sıcak bakmıyorum ama iyi kira bedeli ile bu kamu mülki daha uçun yıllar korunabilir. Çünkü satışına karar verilen mülkiyetler binbir çaba sonucu elde edildi.

Kısacası satış akılcı iş değil.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -