1.Topluluk hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bu topluluk günümüzde tüm dünyada ve Türkiye’de çok popüler bir kavram olan futbol taraftarlığını reabilite etmek, Avrupa Birliği normlarına uygun, özellikle de çağımızda sıkça görülen nefret suçları kapsamında mücadelede bilinçlendirme ve bilgilendirme faaliyetleri yapıyoruz. Nefret suçlarını şöyle sıralayabilirim, ırkçılık, ayrımcılık, aşağılama, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi, bunlar Avrupa genelinde nefret suçları olarak kategorize ediliyor. Çok şükür bizim ülkemizde bu sorunlar büyük boyutta değil ama Avrupa’da çok büyük sorunlar var orada insanlar ırklarından, cinslerinden, milliyetlerinden, ya da Müslümanlıklarından dolayı bir baskı altında kalıyorlar. Mesela şuanda Antalya sporda futbol oynayan SamuelEto en parlak futbolculuk dönemlerinde Barcelona’da oynarken taraftarlar ona muz attı. Resmi müsabakanın içinde SamuelEto maçı bırakıp çıkmak istedi. Hakem ve rakip takım oyuncuları dahilonu durdurmaya çalıştı. Bu gün kendini çağdaş ve modern addedenBatı’da bu sorunlar büyük boyutta var. Biz batıda var olan bu sorunları ayrıca Avrupa Birliğinin 2007 yılında yayınladığı sporda yol haritasını anlatan Beyaz Kitap isimli raporda da bu ırkçılıkla ayrımcılıkla mücadele edilmesi gerektiği bunun ciddi bir sorun olduğu bu Avrupa birliği üyesi ülkelere ve aday ülkelere hatırlatıyor. Biz buradan anlıyoruz k Avrupa’da böyle ciddi bir sorun var. Avrupa’da bununla bağlantılı olarak çeşitli sivil toplum kuruluşları kuruldu. Türkiye’de de bu sivil toplum kuruluşları ile aynı eş güdümlü paralel çalışan tek sivil toplum kuruluşu biziz. Futbolda Aktif Taraftarlar Derneği bu piyasada var olan bir dernek bu dernekle benzer amaçları paylaşan Futbolda Aktif Taraftarlar Topluluğu isminde benimde akademik danışmanlığını yaptığım bir topluluk var. Topluluğumuz da 100 civarında üyemiz var. Topluluğumuz 2010 yılında kuruldu.
- Topluluk olarak ne gibi etkinlikler yaptınız ve önümüzde ki dönemler de ne gibi etkinlikler yapmayı planlıyorsunuz?
2010 yılında 2 tane program yaptık birincisinde rahmetli Toktamış Ateş’de katılmıştı. İkinci yaptığımız ise bir Avrupa Birliği Projesiydi fonlarını ve finansmanını Avrupa Birliği’nden aldık. Burada ki amacımız bir farkındalık yapmaktı. Ben Akademik eğitimimi Almanya Köln Spor Akademisi’nde tamamladığım için yabancı ülkelerde ki bu gelişimi yakından takip ediyorum. Beraber okuduğum bazı arkadaşlarımda bu projelerin içinde onlarla da haberleşiyoruz hatta 2011 yılında Football AgainstRacism İn Europe(FARE) adında ki yapılan bizi Londra’ya çağırdı, bu yapılanma aynı zaman da beyaz kaplı kitap raporunda desteklenmesi gereken yapılanmalardan gösterilir.Biz ve Avrupa’nın 27 farklı şehrinden sivil toplum kuruluşu Chelsea Stadı’nda toplantı yaptık 2 gün sürdü. Orada biz Türkiye’den davet edilen tek sivil toplum örgütüydük. Zaten bizim dışımız da bu faaliyetleri yapan başka dernek ve vakıf yok. Biz orada islamofobi’nin ciddi bir sorun olduğunu bunun da nefret suçları kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledik onlar da bunu kabul etti. İslamofobi’nin nefret suçlarından bir basamak olduğu kabul edildi ve programa dahil edildi. Bizde bu şekilde Türkiye’yi orada iti bir şekilde temsil etmiş olduk. Dönüp geldikten sonra bu konuda akademik çalışmalarla toplumu bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını devam ettiriyoruz. Şu an da bizim içinde bulunduğumuz ve Avrupa ile temas halinde bulunduğumuz yapılardan özellikle İtalya’da ve Hamburg’daAlmanya’da
belli zamanlarda farklı dernekler topluluklar oralara gidiyor. Oradaki insanlarla tanışıyorlar.
Atölye çalışmaları yapıyorlar. Kendi aralarında sembolik maçlar yapıyorlar. Bunları üye öğrencilerimize anlatıyoruz, üye öğrencilerimizden çok yüksek düzeyde bir teveccüh var. Hocam mayıs ayında İtalya’da ki organizasyon bizde katılalım, diyorlar. Bizim oradaki organizasyona katılıp aynı değerleri paylaştığımız Avrupalı benzer kuruluşlarla temas etmek gibi düşüncemiz var. ancak bunun için tabi ciddi bir maliyet, sponsor ayarlamak bunlarla ilgili lojistik konuları halledebilirsek birebir öğrencilerimizi yurtdışına götürüp orada ki bu organizasyonlarda Avrupa’nın farklı ilkelerinden gelen aynı değerlere sahip çıktığımız ve insan onurunu insanca yaşamayı kendine rehber edinmiş kişilerle bu organizasyonu orada da yapayı düşünüyoruz.Öğrencilerden yeterli istek gelirse ve bizde Çanakkale’de gerek belediyeden gerek rektörlükten veya valilikten bu konuda destek görürsek biz bu organizasyonların bir ayağını da Çanakkale’de yapmak istiyoruz.
- Yaptığınız etkinlikler ile neler hedefliyorsunuz? Çanakkale’ye, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesine(ÇOMÜ) ve öğrencilere ne gibi faydalar sağlamayı düşünüyorsunuz?
Öğrencilerin entelektüel olarak gelişmeleri sağlanıyor. Türkiye’de ve dünyada var olan futbol taraftarlığıyla ilgili aktüel sorunlar bunların çözüm yolları. Bu sorunların kaynağının neler olduğu ve ne gibi çalışmalarla bunların giderilebileceği konusunda bilgi aktarımı yapıyoruz. Normal birinsanın ırkçılığa ayrımcılığa ve islamofobiye karşı çıkması beklenir. Bunlar insanlık onurunu ilgilendiren konular. Bu alanda çalışma yapan dernek veya topluluk yok Türkiye’de bu konuda akademisyen sayısında çok az biz bu konudaki açığı dolduruyoruz. Burada okuyan öğrencilerde bundan bilgilenmiş oluyor. Mesela siz internette arama yapsanız karşınıza bizim ismimiz çıkıyor. Hem şehrimizi hem okulumuzu bu şekilde topluluk olarak temsil ediyoruz.
- Etkinliklerinizde karşılaştığınız olumlu veya olumsuz etkenler nelerdir?
Bazen bu çalışmalarımızı bir takımın taraftarlarının yaptığı bir faaliyet olarak görüyorlar. Oysaki biz tüm taraftarların haklarını savunuyoruz. İnsanlar bu insanlık onurunu koruyan faaliyet gösteriyor ol maktan mutlu olduklarını söylüyorlar. Bunların güzel çalışmalar olduğunu devam etmesi gerektiğini ne kadar güzel düşünmüşsünüz, iyiki düşünmüşsünüz şeklinde bazı teşekkürler alıyoruz.
5.Topluluğunuzun Çanakkale’de kurulmasının avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Çanakkale Türkiye’nin diğer illerine göre gerçekten entelektüel düzeyi yüksek bir şehir. Karşınızda ki insanın sizin gibi düşünmüyor olması normal karşılanıyor ve sizi dinliyor.
Sizin gibi düşünmese de size saygı duyuyor. Türkiye’nin başka illerinde insanlar birbirlerine bu kadar toleranslı değil. Üniversite bu faaliyetlere destek veriyor mesel üniversitemiz En çok topluluğa sahip üniversitelerin başında geliyor. Birçok faaliyet alanında etkin olmak üniversitenin desteklediği bir şey, kent kültüründe de bunar olumlu karşılanıyor. Çanakkale’de olmak bizim için bir artı. Dezavantajını ben görmedim ama belki büyük bir kent olmadığı için
veyaÇanakkale’nin futbol takımının üst liglerde olmadığı için ulusal ve uluslararası medyanın buraya ilgi göstermediği için olabilir.
- Okulunuzdan ve Çanakkale halkından topluluğunuz için beklentileriniz nelerdir?
Bize ilgi göstermelerini bekliyoruz çünkü biz kısır taraftar tartışması gibi bir şey yapmıyoruz. Biz entelektüel bir mücadele, Avrupa’da yeri olan yüksel değerli bir şeyi kendimize çalışma alanı belirledik. Hal böyleyken yöneticilerin bizim faaliyetlere gelmeleri bizi desteklemeleri bize fon vermeleri bizi motive edecektir.
- Topluluk olarak büyümek gibi bir hedefiniz var mı? Sizi seçmek isteyen öğrenciler için neler söylemek istersiniz?
Topluluğa üye olan arkadaşlarımız derneğimize de gelebilir biz onlardan hiçbir şekilde üyelik aidatı beklemiyoruz. Topluluğa gelenlerin birçoğuderneğe de üye oluyor. Çünkü topluluktaki faaliyetlerin daha fazlası dernekte yapılıyor. Dernekte Türkiye genelinde ilk dernek ve bu alanlarda gerek akademik gerek sosyal olarak çalışma yapmak isteyen bizimle temas kurmalıdır. Öğrencilerimiz entelektüel bilgi düzeylerini arttırırlar, standart taraftarlıkta saplanıp kalmazlar. Herkesi daha büyük bir pencereden görebilirler. Çünkü bahsettiğimiz nefret suçları alanındaki sıkıntılar ve sorunlar takım taraftarlığına özgü olmayıp hepsini kaplayan şeyler, dolayısıyla futbol dediğimiz değerli bir mamulün korunması anlamında bilgi sahibi olurlar Avrupa ve dünyada ne gibi sorunlar var nasıl çözüm önerileri getiriyorlar onları öğrenirler, istekli olurlarsaAvrupa’daki organizasyonlara katılabilirler kendi ülkelerinde yaptıkları çalışmaları oralarda sergileme imkanı bulabilirler.
Merve Karaoğulları
Yorumlar
Yorum Yaz