Naim Makas açıklamasına şu sözlerle devam etti: "O günlerde alınan kararlar; doğrudan milletin seçme ve seçilme iradesini de hedef almıştır. Dönemin seçilmiş hükümeti, sandıkta alınan yetkiye rağmen vesayet baskısıyla karşı karşıya bırakılmıştır.
Ancak 28 Şubat’ın en ağır bedelini maalesef yine vatandaşlarımız ödemiştir.
Üniversite kapılarında başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı engellenen genç kardeşlerimiz…
Katsayı uygulamasıyla hayalleri ellerinden alınan imam hatipli öğrencilerimiz…
İnancı ve kimliği sebebiyle fişlenen, kamu görevinden uzaklaştırılan insanlarımız…
Bu süreç; yalnızca bir siyasi tartışma değil, toplumsal hafızada derin yaralar açan bir dönem olmuştur.
Fakat tarih, millet iradesinin bastırılamayacağını göstermiştir.
Geçen yıllar içerisinde demokratikleşme adımları atılmış; vesayetçi anlayış geriletilmiş; yasaklar kaldırılmıştır. Başörtüsü yasağı sona ermiş, katsayı uygulaması kaldırılmış, kamu alanında inanç özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Sivil siyasetin güçlenmesiyle birlikte, millet iradesinin üstünlüğü ilkesi kurumsal zemine taşınmıştır.
Bugün gelinen noktada; geçmişte mağdur edilen kardeşlerimizin hakları iade edilmiş, kaybedilen yılların telafisi için önemli adımlar atılmıştır. Bu dönüşüm; güçlü siyasi irade ve demokrasiye sahip çıkan bir milletin kararlılığı sayesinde mümkün olmuştur. Bu süreçte başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere vesayetle mücadele eden kadroların rolü son derece tarihidir.
28 Şubat’ı anmak; yalnızca geçmişin hafızasını diri tutmak için değil, demokrasinin kıymetini de unutmamak içindir.
Çünkü demokrasilerde esas olan sandıktır.
Esas olan millet iradesidir.
Geçmişten ders çıkararak; bir daha hiçbir vatandaşımızın inancı, kimliği ya da tercihi sebebiyle mağdur edilmediği bir Türkiye’yi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
28 Şubat’ı unutmadık ve o karanlık günlere geri dönmemek için demokrasiyi daha da güçlendirmeye kararlıyız."
Yorumlar
Yorum Yaz