Gündem

Mutlu; “Yatırımlar, Çanakkale’mizi lojistik bir üs haline getirecek” (24.08.2020)

Çanakkale’nin önemli sivil toplum kuruluşları arasında yer alan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Çanakkale...

Mutlu; “Yatırımlar, Çanakkale’mizi lojistik bir üs haline getirecek” (24.08.2020)

MÜSİAD Çanakkale Şubesi Başkanı Şerif Mutlu, pandemi sürecinin iş dünyasına etkilerini, bu süreçte devletin yapmış olduğu destekleri, 2020 yılının 8 ayını, İş dünyasının 2021 yılından beklentilerini, Dolar ve Euro'nun artışının iş dünyasına olan etkilerini değerlendirdi. Çanakkale’nin mega projeleri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü, Ezine OSB ve diğer yatırımlara ilişkin de önemli açıklamalarda bulunan Başkan Mutlu, Çanakkale’de iş dünyası olarak gördükleri en önemli eksiklikleri de açıkladı.

“Sağlanan teşvikleri memnuniyetle takip ediyoruz”

Covid-19 salgını sürecinin, küresel ekonominin tamamında olduğu gibi, Türkiye ekonomisinde de hem arz hem de talep yönüyle ciddi bir tahribata neden olduğunu belirten Başkan Şerif Mutlu, ancak iş dünyası olarak devletin pandemi sürecine ilişkin aldığı tedbirleri ve sağlanan teşvikleri memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

“2021 yılının, 2020’ye kıyasla çok daha iyi bir dönem olacağına inanıyoruz”

Küçülme tahminlerinin yapıldığı 2019 yılı genelinde oldukça iyi bir performans göstererek 0,9 puan büyüyen Türkiye ekonomisinin, 2020 yılının ilk çeyreğinde de %4,5 oranında büyüdüğünü ve kritik bir eşiği başarıyla atlattığını ifade eden Başkan Mutlu, MÜSİAD olarak 2021 yılının, 2020’ye kıyasla çok daha iyi bir dönem olacağına inandıklarını kaydetti. Başkan Mutlu; “2021 yılının, Türkiye ekonomisi için %5,0 oranında bir büyüme hedefi ile olumlu bir atmosferde geçeceğine inanıyoruz” dedi.

“Yatırımlar, Çanakkale’mizi lojistik bir üs haline getirecek”

1915 Çanakkale Köprüsü ve Ezine Gıda İhtisas OSB gibi büyük yatırımların önemine değinen Başkan Şerif Mutlu, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün İstanbul, Balıkesir, İzmir ve Trakya aksında bulunan İlimizi lojistik bir üs haline getireceğini belirterek; “Ezine Gıda İhtisas OSB ile tarım ve tarıma dayalı sanayimiz gelişerek hem ilimiz hem de ülkemiz için katma değeri yüksek, ihracat kapasitesine sahip ürünlerin üretilmesi bölgemizin kalıcı istihdamına da olumlu yansıyacaktır” diye konuştu.

“Marka değerlerimize yeteri kadar sahip çıkamıyoruz”

Çanakkale’de en önemli eksikliğe de dikkat çeken Başkan Mutlu, kentte Yat Limanı ve Kruvaziyer Limanı’nın kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Çanakkale iş dünyası olarak; bölgemizde üretilen özellikle tarım ürünlerinin markalaşması konusunda kurumların daha fazla işbirliği halinde çalışması gerektiğini düşündüklerini de dile getiren Başkan Şerif Mutlu; “Marka değerlerimize yeteri kadar sahip çıkamıyoruz” dedi.

“Çanakkale'de yatırımlara karşı ne yazık ki bir direniş , “küçük olsun benim olsun” anlayışı ile bir ön yargı var”

“Ayrıca; İlimize katma değer yaratacak, istihdam sağlayacak, yasal çerçeveler içerisinde gerçekleştirilecek olan yatırımlar desteklenmelidir” diyen Başkan Mutlu; “Çanakkale'de yatırımlara karşı ne yazık ki bir direniş , “küçük olsun benim olsun” anlayışı ile bir ön yargı var. Yatırımcı bürokrasi ile birlikte bir de bu zihniyet ile savaş veriyor adeta. Bu zihniyet kırıldıkça pek çok şeyin değişeceğine inanıyoruz. Ülkemizin 2023 hedeflerine üretmeden, sanayileşmeden ulaşmamız mümkün değildir” şeklinde konuştu.

İşte o röportaj

MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Şerif Mutlu ile Kaleninsesi Gazetesi olarak yaptığımız özel röportajın ayrıntılarını değerli okuyucularımızla paylaşıyoruz.

Pandemi süreci iş dünyasını nasıl etkiledi?

Şerif Mutlu; Covid-19 salgını süreci, küresel ekonominin tamamında olduğu gibi, elbette Türkiye ekonomisinde de hem arz hem de talep yönüyle ciddi bir tahribata neden oldu. Salgın sürecinin ortaya çıkmasından önce %5,0 oranında büyümeyi hedeflediğimiz bir yıl olan 2020’yi, güncel tahmin ve beklentilere göre %-2,0 ila %1,0 arasında bir performansla kapatacağız. Küresel ölçekte azalan dış ticaret hacmi ve turizm gelirlerinin azalmasıyla hızlı bir şekilde artış kaydeden cari açığın ekonomimiz üzerinde olumsuz yansımaları oldu. Buna karşın, gerek sürecin başında Türkiye için tahmin edilen küçülme beklentilerinin daha derin olması, gerekse diğer ülkelerin bu süreçte yaşadığı küçülme oranları dikkate alındığında; göstermiş olduğu direnç ve performansla Türkiye ekonomisinin bu süreçte pozitif ayrıştığını net bir şekilde ifade edebiliriz. Nitekim son dönemde açıklanan reel sektöre yönelik üretim ve tüketim verilerin tamamı da, Türkiye ekonomisinde Covid-19 etkilerine yönelik en kötü dönemin geride kaldığını işaret etmektedir.

Pandemi sürecinde devletin yapmış olduğu destekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şerif Mutlu; İş dünyasının temsilcileri olarak bizler, ülkemizi ciddi bir şekilde etkisi altına alan bu krizin, hem üretici hem de tüketicilerimiz tarafından en az hasarla atlatılması için yoğun bir mesai harcıyoruz. Bu kapsamda ekonomi yönetimince alınan tedbirler ve sağlanan teşvikleri memnuniyetle takip ediyoruz. Pandemi sürecinde iş dünyasının vergi yükünü hafifleten, finansmana ulaşımını kolaylaştıran ve istihdamını koruyan ve reel sektör adına “can suyu” niteliğinde olan bu destek ve teşviklerin piyasalara olan olumlu etkilerinin, bilhassa yılın son çeyreği itibariyle çok daha fazla belirginleşeceğini tahmin ediyoruz.

2020 yılının 8 ayı iş dünyası için nasıl geçti?

Şerif Mutlu; Küçülme tahminlerinin yapıldığı 2019 yılı genelinde oldukça iyi bir performans göstererek 0,9 puan büyüyen Türkiye ekonomisi, 2020 yılının ilk çeyreğinde de %4,5 oranında büyümüş ve kritik bir eşiği başarıyla atlatmıştı. Covid-19’un ekonomimiz üzerindeki olumsuz etkilerinin en yoğun şekilde yaşandığı ikinci çeyrekte ise ciddi bir duraksama yaşamak zorunda kaldık. Haziran ayı itibariyle başlayan normalleşme sürecinde ise, ikinci çeyreğe yönelik kayıpların telafisi için önemli bir performans sergilendiğine şahit olduk. Bu dönem yalnızca ülkemiz için değil, diğer bütün ülkeler için de ciddi ekonomik daralmaların yaşandığı bir süreç oldu. Nitekim yılın ikinci çeyreğinde %32,9’luk küçülme ile Büyük Buhrandan bu yana en sert daralmayı yaşayan ABD ekonomisinin yanı sıra; %15,0 oranında küçülen Avro Bölgesi de büyüme verilerinin ölçümüne başlanan 1995 yılından beri en sert düşüşe işaret etti. Aynı dönemde İngiltere %21,7, Fransa %19,0, İtalya %17,3, Almanya %11,7, Rusya %8,5, Güney Kore %2,9 ve Japonya %1,7 oranında küçüldü. Haziran ayı ve sonrasındaki toparlanmanın üretim ve harcamalar üzerindeki etkisinde bakıldığında, Türkiye’nin ikinci çeyrek büyüme rakamlarının Avrupa ve ABD kadar negatif olmayacağını ifade edebiliriz.

İş dünyasının 2021 yılından beklentisi ne?

Şerif Mutlu; Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi; orta ve uzun vadede krizin ortaya çıkaracağı olumsuzlukları fırsata çevirebilme imkânının da elimizde olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda 2021 yılının önemli bir fırsat niteliği taşıdığını ifade edebiliriz. Elbette bu noktada Covid-19 salgınının piyasalar üzerindeki baskısı çok önemli bir yer teşkil ediyor. Salgının 2021 yılındaki seyri, küresel ölçekteki vaka sayıları ve aşı çalışmalarına yönelik gelişmeler, mevcut beklentiler üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olacaktır. Bununla birlikte, yeni bir felaketle karşılaşmayacağımızı ve günden güne normalleşmenin süreceğini temenni ettiğimiz 2021 yılının, 2020’ye kıyasla çok daha iyi bir dönem olacağına inanıyoruz. AB ülkelerindeki toparlanmanın hızlanmasıyla ihracatımızın yeniden artışa geçeceği, ekonomik aktivitedeki artışın üretim ve tüketime olumlu yansımalarının devam edeceği, turizmdeki kayıpların telafi edileceği ve hizmet sektörünün hızla normalleşeceği bir dönem olmasını beklediğimiz 2021 yılının, Türkiye ekonomisi için %5,0 oranında bir büyüme hedefi ile olumlu bir atmosferde geçeceğine inanıyoruz.

Dolar ve Euro'nun artması iş dünyasını nasıl etkiliyor?

Şerif Mutlu; Bilhassa son dönemde gelişmekte olan para birimleri üzerinde ciddi bir baskı gözlenmektedir. 2020 yılı başından itibaren gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin dolar karşısındaki seyrine baktığımızda; Brezilya realinin %35 civarında, Rus rublesinin ve Meksika pesosunun ise %20 civarında değer kaybettiğini görüyoruz. Son dönemde yaşadığı hızlı değişimler neticesinde, Türk Lirası da dolar karşısında %23 civarında bir kayıp yaşadı. Bu gelişmeler neticesinde, mevcut kayıplara karşın TL’nin diğer gelişmekte olan ülke paralarının dolar karşısında yaşadığı kayıplardan çok kötü durumda olmadığını ifade edebiliriz. Ancak ithal girdi oranı yüksek bir ülke olarak, öngörülemez her döviz artışının üretim maliyetlerini artırarak piyasalara olumsuz etki ettiğini görüyoruz. Son dönemde ciddi bir azalış kaydetmesine karşın, özel sektörün orta ve uzun vadeli döviz cinsi borcu da bu durumdan oldukça olumsuz etkilenmektedir. Ancak bu gelişmeler bahane gösterilerek; koronavirüse karşı yürüttüğü mücadeleyle dünyada örnek olarak gösterilen Türkiye’de döviz kurunun yükselmesi sonucu Türkiye ekonomisine yönelik algı operasyonları yürütüldüğünü, manipülasyonlar yapıldığını gözlemledik. Bu nedenle; ekonomiyi tek bir veri, yani döviz kuru üzerinden okuma sorununun ve bunun sonucunda ortaya çıkarılmaya çalışılan manipülatif ortamın müsebbiplerinin de bertaraf edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

MÜSİAD Çanakkale Şubesi’nin çalışmalarından bahseder misiniz?

Şerif Mutlu; MÜSİAD olarak halen ticaret ile uğraşan üyelerimizi genel merkezimizden gelen bilgilendirmeleri ulaştırıp işlerimizi büyütme konusunda eğitimli bilinçli olmalarını sağlıyoruz. Ayrıca bizim çok çok önemsediğimiz “GENÇ MÜSİAD” ile ticarette yeni arkadaşlarımızı üretime ve ihracata yönelik işlerle ilgili genel merkezimizle koordineli bir şekilde eğitime tabi tutuyoruz. MÜSİAD olarak sahip çıktığımız genç arkadaşlarımız ile inşallah Ülkemize ve Çanakkalemize faydalı olmaya çalışıyoruz.

1915 Çanakkale Köprüsü, Ezine OSB ve diğer yatırımları iş dünyası olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şerif Mutlu; 1915 Çanakkale Köprüsü ve Ezine Gıda İhtisas OSB bölgemizin orta vadeli en önemli yatırımları arasında yer alıyor. 1915 Çanakkale Köprüsü İstanbul, Balıkesir, İzmir ve Trakya aksında bulunan ilimizi lojistik bir üs haline getirecektir. Ezine Gıda İhtisas OSB ile tarım ve tarıma dayalı sanayimiz gelişerek hem ilimiz hem de ülkemiz için katma değeri yüksek, ihracat kapasitesine sahip ürünlerin üretilmesi bölgemizin kalıcı istihdamına da olumlu yansıyacaktır.

Bölgemizin öncelikli sektörleri; TARIM VE TARIMA DAYALI SANAYİ SEKTÖRÜ, TURİZM SEKTÖRÜ, YENİLENEBİLİR ENERJİ SEKTÖRÜ, ORMAN ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ olarak ortaya çıkıyor. Bu yatırımlar öncelikli sektörlerimizi daha da geliştirecektir. Mevcut durumda Çanakkale ilinin, Ekonomik faaliyetlerine göre son beş yıllık sektörel istihdam rakamları incelendiğinde; 1. sırada Hizmet, 2. sırada Tarım, 3. Sırada Sanayi sektörü olarak gerçekleştiği görülmektedir. Sanayi istihdamının da artması ile işsizlik sorunu önemli.

Çanakkale’de gördüğünüz en önemli eksiklik nedir?

Şerif Mutlu; Çanakkale iş dünyası olarak; bölgemizde üretilen özellikle tarım ürünlerinin markalaşması konusunda kurumların daha fazla işbirliği halinde çalışması gerektiğini düşünüyoruz. Marka değerlerimize yeteri kadar sahip çıkamıyoruz. Ayrıca; İlimize katma değer yaratacak, istihdam sağlayacak, yasal çerçeveler içerisinde gerçekleştirilecek olan yatırımlar desteklenmelidir. Çanakkale'de yatırımlara karşı ne yazık ki bir direniş , “küçük olsun benim olsun” anlayışı ile bir ön yargı var. Yatırımcı bürokrasi ile birlikte bir de bu zihniyet ile savaş veriyor adeta. Bu zihniyet kırıldıkça pek çok şeyin değişeceğine inanıyoruz. Ülkemizin 2023 hedeflerine üretmeden, sanayileşmeden ulaşmamız mümkün değildir. Çanakkale 671 km. kıyı ve sahil şeridi ile Ülkemizin en uzun 2. sahil şeridine sahip. Denizimizden daha fazla yararlanmalı, yat limanı ve kruvaziyer liman kazandırılmalıdır. Yenilebilir enerji üretimi için nitelikli ve ara eleman yetiştirilmesi hususunda prototip alanlar oluşturulabilir.”

Gürhan Kökçak

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -