Gündem

Mustafa Olgun ‘’AMERİKA’DAN ÇANAKKALE’YE’’

Mustafa Olgun Boss The Pizza İşletmecisi ‘’Çanakkale’yi seviyoruz ve amacımız Çanakkale’ye bir şeyler kazandırmak’’

Mustafa Olgun ‘’AMERİKA’DAN ÇANAKKALE’YE’’

1.)Şirketiniz ve faaliyet alanları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Firmamız bir şahıs firmasıdır, faaliyet alanlarımız daha çok İtalyan Mutfağı ve unlu mamüller üzerinedir. Pizza, calzon,sandviç ve salatalarımız bulunuyor. Hem fast food hem de restaurant tarzı bir firmayız. Yaptığımız ürünleri Türkiye’de sayılı firmalar yapıyor. Bizim yaptığımız iş biraz sanat yani yaptığımız ürünler mutfak sanatının içerisinde yer alıyor. Yaptığımız işin en önemli noktası özen göstermek o yüzden bizim bir ürünü çıkarmamız biraz zaman alıyor, yapılan küçük hatalar bile pizzadaki aromayı deformasyona uğratabilir ve müşterilerimiz daha önce aldığı tadı tekrar alamaz. Tam standartımız yok bizim üzerinde biraz uğraşmamız gerekiyor. Mutfakta ben ve bir arkadaşım daha çalışıyoruz, paket servisimiz bulunuyor ve devamlı ar-ge çalışması yapıyoruz. Yeni bir ürün üretmekte tabi biraz zaman alıyor bu aşama bazen yılları bulabiliyor. İçerisinde kullanılan malzemelerin birbirine uyumu ve aroması tam olmadan hiçbir ürünümüzü müşterimize sunmuyoruz. Bir ürünü çıkartmadan önce gurme dediğimiz, damak zevkine güvendiğimiz kişilere defalarca denetiyoruz. Gerçekten olumlu geri dönüş alırsak menülerimize ekliyoruz.
‘’Çok fazla deneme yaparak bu tadı bulduk’’
2.) Çanakkale’ye yatırım yapma fikriniz nasıl ortaya çıktı?

Boss the Pizza’nın ortaya çıkışı biraz tesadüf, biz daha önce ailemle Amerika’da yaşıyorduk. Orada ticaret yaptık, ben aslında gemi kaptanıyım, 9 yılım denizde geçti. Daha sonra biz Amerika’ya göç ettik, 10 yıla yakın süre orada yaşadık, orada ticaret yapıyorduk. Benim ticareti de öğrendiğim yer Amerika’dır. Daha sonra o hevesle Çanakkale’li olduğumuz için öğrendiklerimizi buraya getirmek istedik. Çanakkale’nin gelişmesinde bizimde payımız olsun, gidemeyenler, göremeyenler de bunu burada daha uygun şekilde ama birebir aynı gibi deneyip tatsınlar diye Çanakkale’ye getirdik. Amacımız Çanakkale’ye bir şeyler kazandırmak. Aslında çok zor bir iş yapıyoruz, çok büyük emek harcıyoruz, yaptığımız ürünlerin hiç birinde fabrikasyon yok. Her şeyde el emeği ile sanat yapmaya çalışıyoruz. İlk buraya geldiğim zamanlarda başka konularda ticaret yapmaya başladım. Daha sonra Amerika’ya dönme durumum oldu ve bir arkadaşımla orada restaurant işine girdik. Buranın aynısı bir yer yine orada hala faaliyettedir. Bütün her şeyi neyin, nasıl olması gerektiğini orada öğrendik. Orası da gurme restaurant pizzalarımızda birbirine benziyor. Biz burada biraz daha ekleme yaparak müşterilerimize sunduk. Bizim çok farklı tatlarımızda var ama tabii ki herkese, her şeyi beğendiremiyorsunuz herkesin ayrı bir damak zevki var. 1000 kişi içerisinden 8 kişi beğenmiyorsa o ürün kötü demek değildir ama biz o 8 kişinin de damak zevkine uygun tatlar sunuyoruz, onun için uğraşıyoruz. Şuanda da o seviyede olduğumuzu söyleyebilirim, çok zaman alan bir şey her şeyimizi, hamurumuza kadar kendimiz yaptığımız için mutfak kısmında daha fazla zaman geçiriyoruz. ‘Calzon’ diye bir ürünümüz var onu da beğeniye sunduk ve müşterilerimizin bir çoğu talep etti. Ürün yelpazemizi herkesin damak tadına uygun olması için olabildiğince geniş tuttuk ve herkes kendine göre bir şeyler bulabiliyor. Burayı açmamın biraz tesadüf olduğunu söylemiştim, benim kayın validemin bir çiğ köfte dükkanı vardı. Orada ben ona yardım ediyordum, o sırada ben buraya gelmişken birkaç pizza yapalım dedim, bir fırın aldık, küçük bir çalışma yeri hazırladım. Amerika’da çalıştığımız zaman ürünler İtalya’dan geliyordu, burada aynı tadı alamadık. Daha sonra orada uğraşmaya başlayınca ve deneyince gelişmesi orada başlamış oldu. Başlarken de para kazanmak için başlamadık. Çünkü zor bir iş altından kalkmanın biraz zor olduğunu düşündüm, çünkü bir günümün en az 12 saatini burada harcıyorum. Sevdiğim bir iş olduğu için en iyisine yapmaya uğraşıyorum tabi biz sevince insanlarda sevdiler. Pizzamızı yaparken kimseyi kırmıyoruz istedikleri lezzetleri ekleyebiliyor çıkartabiliyoruz. Bizim bir de ‘’kendi pizzanı kendim yap’’ bölümümüz var. Herkes kendi istediği malzemeyi seçiyor ve biz onların isteğine göre yapıyoruz. Bunu yapabilmekte insanların oldukça hoşuna gidiyor.
3.)Çanakkale’de proje yapmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Çanakkale biraz zor ve karışık, oturmuş bir sistem olmadığı için zorlukları var. Çünkü işletme anlamında ben kimin nasıl iş yaptığını bilmiyorum tabi merakta etmiyorum ama buranın sistemi işletmeyi zorluyor. En kolayından personel açısından bile zorlanıyoruz. Çünkü oranlar bozuk, bir oran bozukluğu var bu da belki de zamanla değişir. Ben tek başıma bazı şeyleri değiştiriyorum, benim işletmemdeki gibi olmayan şeyler başka yerlerdi olabilir. Ben işimi kendi bildiğim doğrulara göre yapmaya çalışıyorum. Doğru olduğuna eminsem de yapıyorum. Avantaj olarak ta Çanakkale’nin küçük bir şehir olması ve samimi ortamı en büyük avantaj olarak sayılabilir.
‘’Biz kendi trendimizi kendimiz belirliyoruz’’
4.)Pizzacılık veya gurme restaurant alanının belli bir standart’ı bulunuyor mu?
Burada bildiğimiz markalar var. Amerika’da insanların favorileri değişiyor. Mesela insanlar akşam yemeği yiyorlar ya da öğle yemeği o zamanlar gurme restaurant seçiyorlar. Sadece karın doyurmak isteyenler fast food ürünleri daha çok tercih ediyorlar. Burada ücrette fark ediyor ama zevkli yemek isteyenler onu göz önüne alıyorlar. Kendi trendimizi daha çok kendimiz belirliyoruz, her mekanın aurası farklı oluyor ve tabii ki yaptıkları da farklı oluyor. Mesela biz gurme pizzacı olduğumuz için bizim trendlerimiz daha farklı oluyor ama endüstriyel pizza yapanların belli trendleri oluyor.
‘’Her şey yavaş, yavaş olmalı’’
5.)Gelecek yıllar için projeleriniz nelerdir?
İlla ki büyüyeceğiz ama bu biraz zaman alacak çünkü bir şeyleri yerine oturtarak ilerliyoruz. Biz açılalı daha 2 yıl olmadı, bunun için çok erken olduğunu düşünüyorum. Biz bu işi hızlandırmak istemiyorum daha yavaş ve daha fazla kişiye ulaştıktan sonra düşüneceğiz. Bizim lezzetimiz genelde kulaktan kulağa yayılıyor ve daha yavaş ilerliyoruz. Arada bizimde hatalarımız oluyor ama tabi bunu minimum düzeye indirmek önemlidir. Hatasız iş yapamayız ve mükemmel insanda zaten yoktur. Biz buraya şehir dışından gelen insanların Çanakkale’de de bu tadı almasını istiyoruz. İtalyan mutfağının bir kısmını Çanakkale’ye getirdik ve ilerletmeyi de düşünüyoruz.
Caner Küpeli

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -