Arzu Parten, gerçekleştirmiş olduğu üretimlerinin ana eksenini, bellek ve mekan sorunsalı üzerinden kurgulayarak ilerlemektedir. Sanatçı, kişisel sergisinde mekanın güçlü hafızası içine yerleşen, çoklu bir dil kurgulamaktadır.
Çanakkale’nin antik dünyanın önemli merkezlerinden günümüze ulaşan sesleri, yakın tarihin kahramanlık öyküleri ile katmanlar halinde ilerleyen yapısına, Parten, kemiksi bir tümülüsle cevap verirken, galerinin giriş salonu bir zamanlar İngiliz tüccar bir ailenin evi olan, şehrin hafızasına kazınmış, Madam Kety’nin piyanolu salonu için üretilmiş, antik deniz mitlerinden esinlenen figüratif heykel serisini yerleştirmektedir. Sergi odalarından bir diğerinin duvarına yerleşen eğrelti, bedenden koparılmış “sağır kulaklar”, “kör duvara”, çoğaltma tekniği ile yerleşmektedir.
Bu kulaklar, geçici bir sağırlığa yol almak için seyircisine zamansız bir öneri sunarken, Odisseas’ın deniz yolunu selamlamaktadır. Ancak son oda, ev sahibi olan Madam Kety’nin suretini hayal ettiren bir rölyefle son bulurken, sanatçı Arzu Parten, şehrin sahiline konuşlanan, boğazı selamlayan Çanakkale Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde, eserleri ile ev sahibi olmaktan ziyade konumunu “misafir” çizgisine yerleştirmektedir. Büyük beğeni toplayan sergi, 5 Ekim tarihine kadar izlenime açık olacak.
NİHAL İLHAN
Yorumlar
Yorum Yaz