İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Basın İş Kanunu'nda kullanılmayan izin ücretlerinin ödenmesi konusunda herhangi bir şart bulunmazken, Deniz İş Kanunu'nda işverenin haklı sebeple iş akdini feshetmesi durumunda kullanılmayan izin ücretinin ödenmeyeceği öngörülmekteydi. Ancak, Yargıtay bu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu ve AYM, başvuruyu haklı bularak düzenlemeyi iptal etti.
Deniz İş Kanunu'na göre, bir takvim yılı içinde en az altı ay çalışmış denizciler yıllık ücretli izne hak kazanıyorlar. İzin süresi, hizmet süresine bağlı olarak belirleniyor ve işverenin uygun gördüğü bir zamanda kullanılıyor. Ancak, işçinin hak ettiği izni kullanmadan iş akdi sona erdirilirse, izin süresine ait ücret ödenmiyordu. Yargıtay, bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek iptal başvurusunda bulundu ve AYM de bu başvuruyu kabul etti.
AYM'nin kararında, diğer iş kanunlarında izin ücretinin işçiye ödenmesi için sözleşmenin sona erme nedenine bağlı bir şart öngörülmediği vurgulandı. Ancak Deniz İş Kanunu'nda işçinin izin kullanma zamanının işverenin kararına bağlı olduğu ve iş akdinin belirli sebeplere dayanarak sona ermesi durumunda işçinin dinlenme hakkını kullanamayacağı belirtildi. Bu nedenle AYM, Deniz İş Kanunu'nun ilgili maddesini iptal etti ve yasal boşluk oluşmaması için yeni bir yasal düzenleme yapılana kadar 6 ay süre verdi.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, işçilerin izin ücretlerine ilişkin haklarını güvence altına almak ve eşitlik ilkesini sağlamak adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, işçilerin izin sürelerine ilişkin haklarının daha adil bir şekilde korunması hedeflenmektedir.
Yorumlar
Yorum Yaz