Kaleninsesi WEB TV üzerinden Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ‘Not Defteri’ programı, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulünün 100. Yıldönümü nedeniyle özel yayın yaptı. Canlı yayına konuk olan tarihçi Ahmet Uslu, “Bütün dünya klasiklerini okumuş Batı ve Doğu'yu sentez etmiş inanılmaz bir kalem gücü. Mehmet Akif'i başka bir şekliyle araştırmaya gerek yok. Mehmet Akif'in bir Çanakkale şiiri bir İstiklal Marşı şiiri Mehmet Akif'i anlatıyor” ifadelerine yer verdi.
Sorulara cevap veren Tarihçi-Yazar Ahmet Uslu’yu konuk ettiğimiz programın detayını değerli Çanakkale halkının beğenisine sunuyoruz.
Çanakkaleli Mehmet Akif'i anlatır mısınız bize?
Mehmet Akif deyince benim aklıma Çanakkale ile ilgili üç tane şey geliyor. Bir Mehmet Akif Çanakkale doğumlu mudur? İki Mehmet Akif Çanakkale şiirini nasıl ve hangi şartlarda yazmıştır? Üç Çanakkale Mebusluğunu niye kabul etmemiştir?
Büyük tartışma konusu. Akif nereli?
Birçok kayıtta İstanbul Fatih'te 1873 yılında yani hicri olarak da 1290 yılında doğduğu yer alıyor. Hatta babası Fatih Medresesi'nde müderristir yani din âlimidir. Doğum tarihi itibariyle hicri 1290 yılı ebcet hesabıyla Rağıf kelimelerine denk gelmektedir. Bunun üzerine de babası ismini Rağıf olarak koyup ona o şekilde seslenmektedir. Fakat söylenişi zor olduğundan dolayı çevresi ismini Akif olarak söylemekte ve sonra da Akif olarak düzeltilmektedir. Bu doğumu ile ilgili küçük bir enstantanedir. Bayramiç'te Akif’in doğduğu ev müze şekline getirilerek bizi gururlandıran her Çanakkalelinin adını duyunca mutlu olacağı bir durum. Ancak Akif kesinlikle İstanbul doğumludur. Akif'in babası müderris Mehmet Tahir Efendi Fatih Medresesi'nde görevlidir. Medrese de görevli müderrisler belli yıllarda belli dönemlerde Anadolu'ya ilim ve irfanını geliştirmek ve kendilerinin ilim ve irfanını Müslüman halk ile paylaşmak üzere gönderildiler. Bu görevli olarak Bayramiç bölgesine gelmişti. Bayramiç kazası o zaman Çanakkale’nin büyük kazalardan bir tanesidir. 1873-1877 arasında Bayramiç'te Merkez Camii’nde halka dersler vermiş ve o bölgede bulunarak İslam’ı en iyi şekilde anlatmaya çalışmıştır. Benim şahsi düşüncem yanında da Mehmet Akif'i getirmiştir. Bu yüzden Akif'in Bayramiç'te bulunduğu çocukluğunun geçtiği doğrudur. Ama bütün kaynaklar Akif'in 1870'de İstanbul'da doğduğunu göstermektedir. Son yıllarda çekilen bir Mehmet Akif belgeselinde, Mehmet Akif Ersoy'un Bayramiç doğumlu olduğu her ne kadar söylenmiş olsa da Mehmet Akif'in mirasçılarından bir hanımefendi bu konuda çok sert tepki göstermiş ve bu belgeseli yapanlar resmi olarak özür dilemek zorunda kalmışlar ve bildiğiniz gibi belgesel her yerde yayımlanmadan sessiz sedasız yayından çekilmiştir. Bu da bize gösteriyor ki Mehmet Akif İstanbul doğumludur. Fakat Bayramiç'te bulunmuştur.
“BİZİM GÖZÜMÜZDE BAYRAMİÇLİ”
Bizim için önemli olan o mübarek adamın çocukluğunun Bayramiç'te geçmiş olması yeterlidir. Biz onu hemşerimiz olarak görüyoruz. Sonuçta o Bayramiç havasını solumuş o Kaz Dağlarından gelen rüzgârda üşümüş belki de bu Çanakkale'nin atmosferi ilerde Çanakkale Türküsü ‘nü yazmaya vesile olmuştur diye düşünüyorum. Bu konuda tartışmanın hiç gereği olmadığını ve uzatmamamız gerektiğini Mehmet Akif nerede doğarsa doğsun bizim gönlümüzde Çanakkale Bayramiç’li olduğunu dile getirmek istiyorum. Mehmet Akif İttihat ve Terakkiye girmiştir. İttihat ve Terakki de ne yapabiliriz diye başladıkları zaman savaş döneminde Almanya'da ki Müslümanların durumu ve onlara savaşı anlatmakla ilgili Almanya'da Enver Paşa tarafından görevlendirilmiştir. Bu görevlendirilme 1915 Mayıs'ında bitmiş. Kuşçubaşı Eşref ile Arabistan'da aynı hizmeti yapmak üzere Arabistan'a gitmişlerdir. Arabistan'da el muazzam adlı tren istasyonunda Çanakkale Savaşı'nın bittiğinin haberini almış ve bütün duaları savaşın galibiyetini görmeden gözlerinin kapanmaması şeklinde olmuştur. Kuşçubaşı Eşref hatta konu ile ilgili çok ilginç bir şey söyler. Mehmet Akif'in o an ki hissiyatını; Kuşçubaşı Eşref biliyorsunuz o zaman ki Teşkilat-ı Mahsusa'nın hem kurucusu hem de başkanıdır. Mehmet Akif'in o an ki hissiyatını anlatmak için ‘Duası hıçkırıklarla kesiliyor diyordu. Onu teskin etmek mümkün değildi zaten müdahale etmek de istemiyorduk. Bu bir ilham manzarası idi ve ben o Mehmet Akif'i görmüş bir fani idim’ diyor. Ertesi gün işte hepimizin bildiği meşhur bir Çanakkale şiiri ortaya çıktı. Bu şiirde ne diyor Mehmet Akif: ‘Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın, gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.’ Bakın binlerce kilometre uzakta Çanakkale Savaşı'nı bundan daha iyi anlatabilen ne bir şair oldu ne de bundan sonra olacaktır. Mehmet Akif Çanakkale'yi görmeden Çanakkale Zaferini yazdığı bu şiir muazzam bir şiirdir.
Neden Çanakkale önerilmiştir ve kendisinin Burdur ile nasıl bir bağı vardır?
Milli mücadele Ankara'da bütün yoğunluğu ile devam ederken ülkenin her yerinde seçimler yapılır. Bunları genellikle Müdafaa-i Milliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri yapar. Çanakkale'de bu seçimi yapacak ilçeler, Bayramiç, Ayvacık, Ezine sadece üçünde. Diğer yerler bölgelere İngiliz istilası olduğu için boğazlar dolayısıyla İngiliz hâkimiyetinde olduğu için cemiyetler rahat çalışamamakta ve kendi aralarında seçim yaparak milletvekili adayını Ankara'ya bildirememektedir. Bayramiç Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Mehmet Akif'in Biga Sancağı milletvekili olmasını teklif ederler. Aynı anda Burdur'dan da bir seçim yapılmış ve bir boşalma olmuştur. Mehmet Akif Burdur milletvekilliğini tercih eder. Çocukluğu Bayramiç'te geçmiş dünyanın duyabileceği en mükemmel Çanakkale şiirini yazmış, Çanakkale Savaşı'nda düşmanın çekildiğini öğrendikten sonra bir tren istasyonuna kapanıp böyle bir şiir yazmış adamın acaba Çanakkale yerine Burdur vekilliğini niye tercih etti? Bu konuda bir yorum yapamıyorum çünkü Burdur ile hiçbir bağı yok. Ben o yüzden Burdur'un tamamen tesadüf olduğunu zannediyorum. Çünkü baba tarafı müderris Mehmet Tahir Bey şimdi Kosova sınırları içerisinde kalan İpek Kasabasının bir köylüsüdür. Yani Mehmet Akif Ersoy'un baba tarafı Kosovalı ve Arnavut. İpek Kasabası bugün Kosova'da Üsküp’e 70 kilometre uzaklıkta olan ve halen yaşayan bir Anadolu kasabalarından biri. Yani Bayramiç'ten hiçbir farkı olmayan bir kasabada babası doğmuş ve daha sonra dini eğitim almak üzere İstanbul'a gelmiş. Acaba dede tarafı Burdurlu mu gibi bir şey yok. Baba tarafı kesinlikle Arnavut'tur. Bir de bu yönü var.
Şiirin alt yapısı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Çanakkale şiirine benzer şiirler yazıyor Mehmet Akif. Mesela 1912 yılında Cenk Marşı'nı yazıyor. Yazmasının nedeni de o yıllarda Balkanlarda ülke çok kötü. O günler de Mehmet Akif Müslümanları eleştiriyor. Yani Osmanlı'ya karşı savaşan Balkanlarda ki çeşitli Çek- Bulgar ordusunda Karadağ'da Arnavutluk'ta Yunan ordusunda bulunan Müslümanları eleştiriyor. En büyük hayal kırıklıklarından biri bu Mehmet Akif'in Müslümanlar konusunda ve 1912'de ki Balkanlar'da ki hareketi anlatan B0alkanlar'da savaşan Türk ve Arnavut Müslümanları teşvik etmek için bir Cenk Marşı yazıyor. Bu marşı dikkatli okuduğumuzda sanki Çanakkale şiirinin kardeşi gibi değerlendirebiliriz. Bazı bir kaç kıtasından ufacık şeyler okuyacağım. Çanakkale'de ki o şiirle bu iki şiirin alt yapısının benzer olduğunu göreceğiz. Bak ne diyor; “Ceddi şehidim işit durma git evladım uğurlar ola, durma git evladım açıktır yolun Cenk'e sıvansın o bükülmez kolun süngünü tak ön safhaya geçmiş bulun. Uğurun açık olsun, uğurlar ola” gibi. En altında da şöyle bitiriyor artık. “Dinle şehit sesleridir rüzgârı durma levent asker uğurlar ola. Ey vatanın şanlı gaza mevkibi saldırınız düşmana aslan gibi. İşte müdahai yaveriniz haydi gidin haydi uğurlar ola” Mehmet Akif bu kahramanlık şiirlerini görmeden inanılmaz bir öngörüyle yazan bir şairimiz. Onun için de bu yüzden Mehmet Akif.
Akif’in Bayramiç'te evi hakkında ne düşünüyorsunuz?
En azından Bayramiç'e gelenler ziyaret ediyor. Bir ev kuruldu. Burada Mehmet Akif'in anısı yaşatılmak isteniyor. Bence milli şairimizin adının yaşatılması çok güzel. Fakat biz bunu yaşatmak için illa Bayramiç doğumlu yapmak zorunda değiliz. Böyle bir tarihi yanlışlığımız var. Bunun ben çok üzerine gidilmeyerek yok Bayramiçli yok İstanbullu denmeyerek Mehmet Akif bizim şairimizdir. Bu topraklara Çanakkale'ye Çanakkale şiiri ile Bayramiç ile en sonunda İstiklal Marşı'mızı yazarak zaten gereken her türlü görevini yapmıştır. Bizim görevimizde Mehmet Akif'in anılarına hatıralarına sahip çıkmak onu yaşatmaktır. Bundan sonra yapılacak olan Mehmet Akif'in nerede doğduğu tartışmasının yapılmamasıdır. Mehmet Akif, Mehmet Akif'tir bitmiştir. Bayramiç'teki evinin Mehmet Akif'in anılarıyla Mehmet Akif'i daha çok anlatan anılarla bilgilerle, belgelerle, kitaplarla doldurulup orasının bir Mehmet Akif külliyesi gibi yapılmasıdır. Mehmet Akif'in doğduğu ev değil de bence bir enstitü bile kurulabilir. Mehmet Akif'e eğer biz sahip çıkmak istiyorsak Mehmet Akif'in doğduğu ev budur diyerek herhangi birinin yazdığı bir internet bilgisine dayanmamalıyız. Mehmet Akif’in evet Osmanlı döneminde o dönemde bir nüfus idaresinden alınan bir belgede adı geçmektedir. Buna dayandırılmaktadır Bayramiç'li olduğu ama o belge dediğimiz gibi babası ile beraber geldiği çocuk yaşta gerekli olduğu zaman alınmış bir belgedir. O yüzden Bayramiç'te doğup doğmaması bizim için önemli değildir. Bizim gözümüzde Çanakkalelidir, Bayramiçlidir. Anne tarafı Samsun'lu bir Türkmen beyinin kızıdır. Yani anne tarafından da bizim bölgemizle bir bağı yok.
Akif şiirle nasıl tanışıyor?
Mehmet Akifbütün eğitim hayatı İstanbul'da geçmiştir. İstanbul'da eğitime Fatih Camii medresesinde başlıyor. Fatih İbtidaisine gidiyor. Fatih Merkez Rüştiyesinde ortaokula başlıyor. Daha sonra mülkiyenin lise kısmına giriyor. Mülkiye dediğimiz devlete memur yetiştiren şimdiki Siyasal Bilgiler Fakültesi ayarında olan Mülkiye. O zaman Mülkiye'nin İdadi Lise bölümüne başlıyor. Fakat hayatında bir takım şanssızlıklar var Mehmet Akif'in. Bunlardan bir tanesinin 1888 yılında babası rahmetli oluyor ve aynı yıl evleri yanıyor. Önce evleri yanıyor sonra babası rahmetli oluyor. 1888'de daha 18 yaşında. Bakıyor ki İdadi Mülkiye'ye gitmek masraflı bir iş ve geçim derdine düşüyor aile, baba ölmüş evleri yanmış hatta babasının bir öğrencisi yanan eve yeni bir ev yapıyor yardım olarak. Sonra 1888'de Baytar Mektebi'ne kayıt oluyor. Çünkü Baytar Mektebi'nin mezunları bitirir bitirmez iş buluyorlar o zaman Osmanlı'da. Derhal kapışılıyor ve sadece İstanbul'da olan bir okul. 1893 yılında da o okulu birincilik ile bitiriyor. Yani şiirle de ilginçtir ki Baytar Mektebinde şimdiki adıyla Veterinerlik Mektebinde tanışıyor. İşte ilk şiirlerini o zaman yazmaya başlıyor yani 18 yaşından sonra. Dönemin Türk bütün şairlerini okuyor ama bir de inanılmaz bir durum var. Fransızca biliyor, Farsça biliyor ve bunları bildiği için bütün dönemin Fransız şairlerini Batı'ya okuyor ve Farsça bildiği için Doğu'yu okuyor. Doğu ve Batı sentezini çok iyi yapabiliyor. İsmail Gaspıralı ve Yusuf Akçura bunlar onun özellikle idolleri diyebiliriz. İstiklal Marşı'nın nasıl yazıldığı belli. Biraz önce de dedik ya Mehmet Akif'in babasının ölümü ve evlerinin yanması dolayısıyla mülkiyeden ayrılıp, bir mülkiyede okumaya devam etseydi karşımıza bir devlet adamı olarak çıkacaktı. Ama kader onu Baytarlık Mektebine yönlendirdi. Mehmet Akif Ersoy'un dönüm noktalarından bir tanesi de 1913 yılında daha önce girmiş olduğu İttihat ve Terakki'den ayrılma şeklidir. İttihat ve Terakki'ye girme şeklide farklıdır, ayrılma şeklide. İttihat ve Terakki'ye girerken bir yemin ettirirler. O yeminde artık çok seveceğime dinimi şöyle yapacağıma yani dönemin şartlarına göre hazırlanmış bir yemindir. Ve kesin biat ister. Mehmet Akif ben partiye girerim fakat yemin etmem der. Mehmet Akif'in istediği şekilde üye kaydı yapılır ve belki de o dönem yemin etmeden olan tek üye diyebildiğimiz Mehmet Akif'tir. Mehmet Akif'in ittihat ve terakkiden ayrılması da sahibi ve başyazar olduğu dergide arkadaşlarıyla otururken o dönemin dâhiliye vekâletinden yani İçişleri Bakanlığı'ndan bir grup gelir. Yazılarına dikkat etmesini ve hükümet aleyhinde yazılar yazıldığını tehdit vari bir şekilde söyleyince o da ittihat ve terakkiyle tek bağı olan İttihat ve Terakki'de ki Türkçe derslerini de o akşam keserek ittihat ve terakkiyle de bağını keser.
İstiklal Savaşı'ndan sonra Mehmet Akif ne yaptı?
İstiklal Savaşı başladıktan sonra kesinlikle Mehmet Akif İngiliz muhipler cemiyeti Amerikan Mandacılığı gibi çeşitli toplumun bazı kesimlerinde taraftar bulan görüşlere itibar etmedi. Oğluyla beraber Ankara'ya geçerek ve Mustafa Kemal'inde davetiyle dergisinin Ankara'da çıkarılması istendi. Daha öncede Anadolu'nun çeşitli yıllarını dolaşıyordu. Balıkesir Zağnos Paşa Camii’sinde yaptığı bir konuşmadan sonrada İstanbul Hükümeti tarafından kırmızı çizgi yedi. Anadolu'da Ankara'ya geldi. Ankara'da toplumun dini yapısını çok iyi bilen kişileri Anadolu'nun çeşitli yerlerinde görevlendirmek istedi Mustafa Kemal. Bundan dolayı da Mehmet Akif'i Kastamonu da görevlendirdi. Kastamonu da irşat etti. İnsanlarla konuştu. Toplum kanaat önderlerini yönlendirdi ve Kastamonu Bölgesinden Milli Mücadele'ye çok büyük bir destek verdi. Daha sonra Burdur Mebusu oldu. İstiklal Marşının yazılması da Mehmet Akif yapılacak olan yarışmada bir ödül olduğu için ve bu işin bir ödül ile olmayacağını düşünerek katılmadı. Fakat ödülün bir hayır derneğine verileceği şeklinde sözleşme değiştirilince Ankara'daki Taceddin Dergahı’nda İstiklal Marşı'mızı yazdı. Cumhuriyet kurulduktan sonra ikinci bir dönem milletvekilli olmak istemedi. Daha önce dini görüşleri altında etkide kaldığı din âlimlerinin düşünceleri doğrultusunda kendisini oraya çağıran Mısır'a gitti. Orada dersler verdi. 1936 yılında sağlık durumu da bozulunca ülkeye geri döndü ve burada rahmetli oldu.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Mehmet Akif'in apayrı bir mesleği var. Dünya şairlerini dünya diline karşı inanılmaz bir teveccühü var. Dillere karşı inanılmaz bir kabiliyeti var. Yani bütün dünya klasiklerini okumuş Batı ve Doğu'yu sentez etmiş inanılmaz bir kalem gücü. Mehmet Akif'i başka bir şekliyle araştırmaya gerek yok. Mehmet Akif'in bir Çanakkale şiiri bir İstiklal Marşı şiiri Mehmet Akif'i anlatıyor. Benim bir tarihçi olarak ilgimi çeken Çanakkale'yi görmeden Çanakkale'yi bu kadar güzel anlatmak her insana nasip olmaz. Ama bu Mehmet Akif'e nasip oldu. Çünkü O Mehmet Akif'ti.
Damla Yeltekin
Yorumlar
Yorum Yaz