Kendini tankın, topun önüne attı. Demek ki bu bir ihtilal de değildi. Bu ordunun içindeki bir grubun kalkışmasıydı. Ne yazık ki bu grup bizim tanıdığımız bir gruptu. Yıllarca yemeyip onlara yedirdiğimiz kendi evlatlarımızdan esirgediğimizi burs diye evlerine verdiğimiz, kurbanlarımızı bağışladığımız bir gruptu. Silahlı örgütün başı olduğu 15 Temmuz akşamı iyice tescillenen Pensilvanya’da lüks konutunda yaşayan zat’a soruyorum; Siz bu devlete, millete ne ara bu kadar düşman oldunuz? Bunu anlayamadık.
Peygamber ocağı olarak gördüğümüz TSK’nın içine birer ajan olarak sızıp yerleşmiş olanlara ne diyelim? Ordumuzun içindeki hainleri 15 Temmuz’da gördük ki; bizim onlara, başkalarıyla, yani Türkiye’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü hedef alanlara karşı savaşmaları için vermiş olduğumuz topu, tankı, bu millete doğrulttular. Kendilerine savaşmak için teslim edilmiş helikopterlerle 10 yaşındaki, 13 yaşındaki çocukları kurşunladılar. Bunlara insan diyemezsiniz. Bunlar yurt dışından aldıkları emri uygulayan robotlardır. Aldıkları emirleri sorgulamadan yaptılar . Bırakın darbeleri, ülkemizi işgal etmeye kalkmış düşman askerlerinin bile akıl etmediği milletin meclisine saldırdılar. Gözleri öyle kararmış, öylesine körelmiş ki, milletimizin iradesinin temsil edildiği TBMM’ni bombaladılar. Tankların önüne ‘demokrasiyi çiğnetmeyiz’ diyen insanlara namlu uzattılar, tankların paletleriyle ezip geçtiler, top atışlarıyla insanlarımızın canına kaydılar. Bu canilere lanet olsun. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’nin bağımsızlığı için canını feda etmekten çekinmeyen asil Türk insanının kararlığı, inandığımız ‘demokrasiyi güçlendirme’ yolundan alı koyamaz. Milletimizi hiçbir güç yıldıramaz. İlla demokrasi. İlla Milletin Hâkimiyeti. İlla daha güçlü Türkiye. Sözlerimin en güçlü, en kararlı göstergesi Çanakkale’de halkımızın demokrasi nöbetindeki vakur duruşudur"
Ayhan Gider
Ak Parti Çanakkale Milletvekili
Yorumlar
Yorum Yaz