Olay, 2018 yılında Griffiths'ün kulağında nabzıyla ritim tutan şiddetli bir çınlama duymaya başlamasıyla başladı. Aynı dönemde sabahları baş ağrıları, konuşma güçlüğü ve düşünce akışındaki bozulmalar gibi belirtiler de ortaya çıktı.
Karen Griffiths, yaşadığı sıkıntılar nedeniyle ilk olarak doktora başvurduğunda, doktor tarafından menopoz teşhisi konuldu. Ancak semptomları giderek kötüleşen Griffiths, üç yıldan fazla bir süre boyunca yaşadığı acıları ve değerli zaman kaybını dile getirdi. Bu süre zarfında, menopozun baş ağrılarına, beyin bulanıklığına ve konsantrasyon güçlüğüne neden olabileceği bilgisine güvenilerek, gerçekte var olan beyin tümörünün belirtileri göz ardı edildi.
Eastbourne Bölge Genel Hastanesi'nde yapılan MRI taraması sonucunda Karen Griffiths'ün iyi huylu bir beyin tümörüne sahip olduğu ortaya çıktı. Yaşanan bu teşhis sonrasında Griffiths, beyin cerrahına yönlendirildi ve ameliyat oldu. Ancak cerrahlar tümörün tamamını çıkaramadı, bu da tümörün yeniden büyüme riski taşıdığı anlamına geldi.
Ameliyat sonrasında dahi, tümörün geriye kalan bölgesi nedeniyle Griffiths, geceleri nöbetler geçirmeye devam ediyor. Karen Griffiths, durumunun izlenmesi için düzenli MRI taramalarına girmeye devam ediyor. Bu olay, yanlış teşhisin yaşamı nasıl etkileyebileceğine dair önemli bir örnek oluşturuyor ve sağlık sorunlarının doğru şekilde tanılanmasının ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.
Yorumlar
Yorum Yaz