Alper Doğmaz: ''Öncelikle şunu söyleyeyim benim memleketimde görmem gereken o kadar çok yer var ki yani Yunanistan’a, Midilli’ye bence bu anlamda benim gibi orta halli bir insan için üçüncü, beşinci öncelikte olur ama şunu söylüyoruz; Yunanistan’la kültürel tabanda çok benzeşik yanlarımız var, yani zeytin yağlılarımızdan, lokumumuza, lokumumuzdan içecek anlamındaki ürünlere kadar çok benzeşiyoruz. Siz burada Yunanistan’da bir adaya gittiğiniz zaman Türk yemeklerine benzer yemekler ve benzer kültürlerle karşılaşıyorsunuz. Bu anlamda Türkiye’ye çok benzeşik ama bu ülkeyle her nedense aramızda kara kara yeller esiyor. Bunun herhalde büyük bir kısmı siyasilerden kaynaklanıyor, karşı taraftan kaynaklanıyor yani onların özellikle Yunanlıların bir Türk düşmanlığı var. Bu anlamda bizim dostluk eli uzattığımız noktalar çok fazla miktarda var zaten. Buradaki belediyemizden tutunda Türkiye’den her anlamda Yunanistan’a aslında çok dost eli uzatılıyor. Siyasi anlamda da baktığınız zaman mesela en son bir asker krizi yaşıyoruz. Onu değerlendirdiğiniz zaman yani bizim oraya kaçan adamımızı vermemeyi demokratik gören bir Yunan idaresi benzeri anlamda onun benim ülkeme giren kaçak bir askerinin iadesini demokratik olmamakla yorumluyor. Şu var; bir ülkenin bir takım kriterlerinin olması lazım, objektif olması lazım, ülkenin bakanı kalkıp böyle açıklamalar yapmamalı. Bu anlamda baktığımız zaman Yunanistan’a karşı hep mesafe koruyoruz. Kültürel anlamda gidiş, geliş her ne kadar olmasına rağmen, Türkiye’den çok insan gitmesine rağmen böyle siyasi bir duvar var.
Bu anlamda da insanlar sanıyorum oraya gittiklerinde, tatillerinde de ara ara tedirginlikler yaşayabilirler. Bu tip ülkelerin insanlara alternatif turizm planlarının olması gayet normal, olabilir. Onlar da Türkiye’ye geliyorlar ve Rum asıllı bir sürü insanımız zaten birçok adamızda yaşıyorlar. Kültürel anlamda da bir bütünleşikliğimiz var. Tabi Küçükkuyu’ya bir hareket kazandıracaktır. Küçükkuyu yazları çok faal oluyor ama kışın çok sıkıntılı oluyor. Bu seferlerin başlaması en azından, kış turizmi açısından, kışın oranın hareketlenmesi açısından Çanakkale genelinde bir katkı sağlayacaktır diye umut ediyorum. Küçükkuyu sanki Çanakkale’den kopuk bir noktada kalıyor, yani Ege’ye açılan penceremiz biraz daha Ayvalık falan o konsept içerisinde kalıyor. Balıkesir modunda, oradaki ilçelere daha yakın bir formatta oluyor. Tabii ki Çanakkale’nin bir parçası, Ayvacık’a bağlı, bu anlamda belki de Çanakkale’nin en güzel beldelerinden bir tanesi. Oranın hareketlendirilmesi, Çanakkale ekonomisine bir şeyler kazandıracaktır.
Bir de Ayvacık- Çanakkale yolu tünel geçişleri yapılıyor, o anlamda da belki oraya gelen turistleri Çanakkale’ye çekebiliriz. Ya da Ayvacık’taki antik kentlere ziyareti Assos’taki turizme de bir katkı sağlar. O bağlamda baktığım zaman ileriye dönük bunların geliştirilebilir olduğunu düşünüyorum ve değerlendiriyorum. Herhalde bu değerlendirmeyi Küçükkuyu’daki belde belediye başkanı da, Ayvacık belediye başkanı da, Ayvacık kaymakamı da sanıyorum görüyorlardır. Bu ilişkilerin geliştirilmesi anlamında bu tip çabaları tabii ki destekliyoruz. Bizim tabanda Yunanlarla bir problemimiz yok ama siyasal anlamda biraz önce de ifade ettiğim gibi siyasi bir duvar var. Objektif olmayan bir duvar var. Yani bu duvar olduğu müddetçe de bu toplumların birbiri arasındaki problem çözülmez. Kıbrıs’ta da aynı tarzda çözümsüzlüğü pompalayan bir Yunanistan onun dışında ilişkiler bazında da biz her ne kadar yaklaşsak ta kendi yapınca problem yok ama bizden de benzer bir hukuksal yaklaşımı gördüğünde bunu anti demokratiklik olarak yorumlayabiliyor. Ben bu bağlamda bakıyorum. '' dedi. Nurcan Aytekin
Yorumlar
Yorum Yaz