Özkurnaz yaptığı açıklama da şunlar kaydetti: ‘’Biliyorsunuz Türkiye’de 31 tane büyükşehir var. Bir önceki yasada 750 bin nüfus üzeri olan yerleşim yerleri büyükşehir olabiliyordu. Şu anda mevcut yasayla Türkiye’de bir çok ilin büyükşehir statüsüne alınacağı ifade ediliyor. Bu konuda mecliste büyük bir çalışmanın var olduğunu ve çok yakın gelecekte de büyükşehir yasasının çıkacağı da bir gerçek. Çanakkale ilimiz 520 bin nüfusa sahip olduğunu, 565 köyünün olduğu ve Çanakkale merkez nüfusunun 130-140 bin arasında olduğunu bilmekteyiz. Bizim amacımız teknolojinin olacağı yatırımların, sanayinin, Çanakkale’nin gelişmesi için büyükşehir olması için bir şanstır. Her şeyden öncede şunu da incelememiz gerekir. Büyükşehir olduğunda Çanakkale, 565 köyü, 11 ilçesi ve merkeziyle beraber , merkezde dahil toplam 12 ilçesiyle beraber büyük bir yerleşim alanı olarak gözükmektedir. Buranın büyükşehir belediyesi olması bir şans olarak değerlendiriyoruz. Çanakkale’nin bir an önce büyükşehir statüsünde olması hem Çanakkale’de yaşayanlar hem de gerçek anlamda kentleşmenin olacağı, mevcut Çanakkale genelinde imar yasasının zaten mevcut 1580 sayılı yasada olacağı bir gerçektir. Bunu da şöyle değerlendirmek lazım. Çanakkale ilçeleri ve beldelerin dışında tüm alana Çanakkale İl Özel İdaresi bakmaktadır. Özel idarede ki bu hantal yapı her yerleşimde, Çanakkale halkı ve özellikle kırsalda yaşayan köylülerimiz, büyük sıkıntı çekmektedir.
Her istediği gibi ruhsat sahibi olma şansıda oldukça zordur. Ruhsat almak için günlerce, aylarca beklemek zorundadır. Her konuda olduğu gibi geçiş süreçleri sıkıntılı olacaktır ama o sıkıntıyı da sonuç itibariyle çok yakın zamanda aşabileceklerine inanıyoruz. Çünkü bir yasanın değişmesi diğer bir yasayla bağlantılı olması halinde bir hantal yapının içerisinden kurtulup daha aktif ve büyükşehirin mevcut imar yasasında bir çok değişikliğin olacağı gibi bir çok yetkilerinde, çabuk bir şekilde, yakın zaman içerisinde kullanılabileceği de bir gerçektir. Mesela Çanakkale kentimize baktığımızda çarpık bir kentleşme olduğunu görebiliyoruz. Çanakkale’ye her ne kadar barışın kenti denilse de belli bir küçük zümrenin mutlu olduğunu görüyoruz. Özellikle tüm Çanakkale halkının ve dışındaki ilçeler, köyleriyle beraber mutluluğu hep birlikte yaşamak, paylaşmak daha önem kazanacağı inancındayız. Çanakkale İl Özel İdaresinden örnekleme yapacak olursak geçmişte, merkezi olarak baktığımızda Çanakkale Valiliğinin Eski Özel İdare Binasını yapıldığını görüyoruz ve aradan birkaç sene geçiyor ve bir kolonda çatlak meydana geliyor. O bina tekrar boşaltılıyor ve komple güçlendirme yapılıyor. Binanın masraflarına baktığımızda belki de yeni binanın maliyetini geçmiş bir durum ortaya çıkıyor. Bugün yine baktığımızda en son yapılan binanın güçlendirilmesiyle ilgili, deprem riskine karşı yapılan binada ön taraf sağlam duruyor fakat arka yüzü nedense dayanıksız, çürük çıkıyor. Böyle bir sıkıntılı süreci muhakkak bir deprem olması sonucunda mı boşaltılacak? Son meclis toplantısında Çanakkale Belediye Başkanının ifadesi doğrultusunda, mecliste konuşulanlardan bir tanesi de; il genel meclisi oy birliğiyle eski özel idare binasının yıkılması ve halk bahçesine katılması kararını alıyor. Ancak iki tane ayrı yer sahibi olduğunu ve bunların muhakkak İl Özel İdare tarafından satın alınıp belediyeye o şekilde verilmesi konusunda belediye başkanımızın böyle bir talebi olmuştur.
Burada oturan müstecirlerde sonuç itibariyle binlerce insanın hakkı olan paralarla, özellikle de kooperatif olarak burayı almışlardır. Bunların haklarınında ödenmesi ve binanın yıkılacaksa yıkılacaktır. Yıkılmayacaksa bina bir an önce boşaltılıp yerine yeni bir binanın temeli atılarak, yeni bir binanın yapılmasını daha uygun görmekteyiz. Yine Çanakkale bölgesinde İl Özel İdareye baktığımızda her şeyin basit olmadığı, mevcut ihaleyle binaların yapılabileceği ve burada bu binaları yapan firmaların ne kadar ciddi bir müteahhitlik sorumluluğu içerisinde binaları yaptığı da çok önemlidir. Bu nedenle binaların yapımındaki gerçek müteahhitlerin bu işleri yapması gerekir. Her önüne gelen ‘’ ben müteahhitim’’ deyip , ihaleye girip ve ihalede bir bina yapımına alınabilir ama deprem kuşağında olduğumuzdan dolayı insan can güvenliğine önemde vermesi gerekiyor. Bu sorumluluğu da müteahhitin taşıması gerekiyor. Sağlam binaların olduğu ve kaliteli bina yapımının da göz ardı edilmemesi gerekir. Burada ki hantal yapının hem önüne geçilmesi hem de Çanakkale büyükşehir olduğunda Çanakkale’nin genelinde gerçekten bir heyecan yaratacaktır. Çanakkale gelişmesinde en büyük katkının özel idarenin belli yasalarıyla çözülemeyeceğini ancak belediyeler nezdinde, belediye olduğunda Çanakkale genelinin sorunlarının çözüleceği bir gerçektir. Sonuçta Çanakkale’nin büyükşehir belediyesi olması Çanakkale halkına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Çanakkale’nin gelişmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ham bir bölge olan Çanakkale olan diğer ilçeleri veya köyleri veya topraklarının da imara açılacak bölgelerin, gerçek bir kentleşmenin ancak o zaman ortaya çıkabileceği somut olarak görülmektedir. Türkiye ve Dünyada ikinci veya üçüncü stratejik öneme sahip olan Çanakkale boğazının hem dışarıdan dış turizme hem de iç turizme, bundan sonra ki süreçte daha fazla etki edeceğini düşünmekteyim.’’ Doğancan Ustabaş
Yorumlar
Yorum Yaz